bugün
- fatma betül sayan kaya27
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- epileptiğe bakmayan diş hekimi7
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş9
- alexander nübel11
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- masklavi felsefesi5
- henüz yolun başında olan yazarlar4
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane3
- kim cha eon12
- son 3 ayın en başarılı gammazları5
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü7
- fatma betülüm yapmaz9
- haram para5
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan5
- irancılar3
- hayati yazıcı4
- sinirlenen dilenci kadın6
- iyi menemenin sırrı22
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak2
- götü yere yakın olandan korkacaksın4
- sabahları nefret edilen şeyler7
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- raşid dostum2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı12
- uluspor2
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması3
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak3
- tulumba tatlısı3
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan3
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- akp seçmeni3
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- serdar ortaç tiktokta2
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu2
- dünyanın sonu2
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- sözlüğün yeni tasarımı14
- klodyan klod duruşu2
- boğaz ağrısı5
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- muslettin amca23
Fi tarihinden beri insanların zihninde "değer vermek" küçültülmüştür ve Sevgi değere havidir zannı, düşüncelere ket vurmuştur. Halbuki Bu tıpkı adalet tarafından yutulmuş eşitlik gibidir. Birbirinden bağımsızdır ancak patates ile köfte gibidir.
Her ne kadar bu uyum ve ahenk birbirine yakışsa da, tezahürü şart değildir. Geçmişimde bu husustaki kavram karmaşası yüzünden insanların pas tutmuş düşünceleri tarafından tahakküm edilip yanlış anlaşılmalardan çektiğim oldu. Zamanla aştım ve insanları sevsem de kendimi onların gözlerinde "beni seviyor" dedirtmek yerine "beni tanıyor" dedikleri bir tanıdığa evirdim.
Halbuki tüm canlıları sevdiğim gibi insanları da seviyorum fakat değer verdiğim manasına çıkmıyor. Bir kediyi de sevebilirim lakin onu beslemek zorunda veya ona bakmak zorunda hissetmem. insanları sevdiğim gerçeği, onlara değer vereceğim ve fayda sağlamaya çalışacağım anlamına gelmiyor. Gözümün önünde birisi kaza yapsa veya ciddi bir sağlık sorunu olsa bile yardım etmek zorunda hissetmem. Toplumun içerisinde yaşıyor olduğum gerçeği bana toplum kurallarına uyma zorunluluğu getirse de, normlara uymam konusunda hukuki şartlar yok. Zorunda değilim. iyi veya kötü olmak zorunda değilim. Kurallar başkalarının mutluluğuna zarar vermemi engelliyor ve bunu destekliyorum. Fakat aynı kurallar başkalarının hayatını kurtarma zorunluluğu getirmemişler. Tam tersi devlet yapıları, zaruret halinde başkalarını kurtarmaya izin verir konumdadır. Öncelik benimdir, sensindir. Gerisi tercihtir ve tercihin kurtarmaksa devlet buna müsaade eder, o kadar.
Tabii derdim kurallar değil. Benim derdim değer verdiklerimdir. Sevip değer verdiğim yegane insanlar ailemdir. Dışarıdan olmak suretiyle aileden olarak gördüğüm insan ise yoktur. Benimle hiçbir bağı olmayan, hayatımı güzelleştiren ve renk katan ancak, etkileşime girebildiğim bir manzaradan başka bir şey olmayan canlıları severim ama değer veremem. Onlara vereceğim her değer zerresi, zamanın boşa harcanmasıdır. Ayriyeten herkesin dilrubası kendinedir ve ben elimde ne varsa güzel görünen bir kanyona feda etmek yerine, dokunup tadını alabildiğim ve gerçekten sevdiğim, kanım canım olanlara sarf etmek isterim.
Son olarak, sevgi kelimesi haddinden fazla mahiyeti kapsamaya çalışıyor. Belki kısaca "aşık olan değer verir" denebilir. Bilemem.
Her ne kadar bu uyum ve ahenk birbirine yakışsa da, tezahürü şart değildir. Geçmişimde bu husustaki kavram karmaşası yüzünden insanların pas tutmuş düşünceleri tarafından tahakküm edilip yanlış anlaşılmalardan çektiğim oldu. Zamanla aştım ve insanları sevsem de kendimi onların gözlerinde "beni seviyor" dedirtmek yerine "beni tanıyor" dedikleri bir tanıdığa evirdim.
Halbuki tüm canlıları sevdiğim gibi insanları da seviyorum fakat değer verdiğim manasına çıkmıyor. Bir kediyi de sevebilirim lakin onu beslemek zorunda veya ona bakmak zorunda hissetmem. insanları sevdiğim gerçeği, onlara değer vereceğim ve fayda sağlamaya çalışacağım anlamına gelmiyor. Gözümün önünde birisi kaza yapsa veya ciddi bir sağlık sorunu olsa bile yardım etmek zorunda hissetmem. Toplumun içerisinde yaşıyor olduğum gerçeği bana toplum kurallarına uyma zorunluluğu getirse de, normlara uymam konusunda hukuki şartlar yok. Zorunda değilim. iyi veya kötü olmak zorunda değilim. Kurallar başkalarının mutluluğuna zarar vermemi engelliyor ve bunu destekliyorum. Fakat aynı kurallar başkalarının hayatını kurtarma zorunluluğu getirmemişler. Tam tersi devlet yapıları, zaruret halinde başkalarını kurtarmaya izin verir konumdadır. Öncelik benimdir, sensindir. Gerisi tercihtir ve tercihin kurtarmaksa devlet buna müsaade eder, o kadar.
Tabii derdim kurallar değil. Benim derdim değer verdiklerimdir. Sevip değer verdiğim yegane insanlar ailemdir. Dışarıdan olmak suretiyle aileden olarak gördüğüm insan ise yoktur. Benimle hiçbir bağı olmayan, hayatımı güzelleştiren ve renk katan ancak, etkileşime girebildiğim bir manzaradan başka bir şey olmayan canlıları severim ama değer veremem. Onlara vereceğim her değer zerresi, zamanın boşa harcanmasıdır. Ayriyeten herkesin dilrubası kendinedir ve ben elimde ne varsa güzel görünen bir kanyona feda etmek yerine, dokunup tadını alabildiğim ve gerçekten sevdiğim, kanım canım olanlara sarf etmek isterim.
Son olarak, sevgi kelimesi haddinden fazla mahiyeti kapsamaya çalışıyor. Belki kısaca "aşık olan değer verir" denebilir. Bilemem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar