bugün
- 186 boyundaki erkek16
- bursalı erkekler5
- sivaslı yiğidolar7
- alevi erkek4
- adıyamanlı erkekler5
- erzincanlı erkekler4
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- izmirli kızlar4
- gocu27
- antalyalı erkekler4
- kadının kadından hoşlanması3
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- nervio'ya aşık olmak5
- abla deme lazım olur3
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- din tartışması7
- kabak yemeği vs hamburger2
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- kürt erkek2
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- marc cucurella'nın saçlarının sırrı2
- g'i l d'e d l'i l y20
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- 32 yaşına girmek12
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- ciguli kral7
- doların düşmesi3
- en büyük korkunuz4
- ilk buluşmada ne getirilmeli2
- konyalı erkekler2
- terlik giyen erkek5
- ilk buluşmada tavuk döner ısmarlayan 1 86lık erkek2
- zengin olsanız ne yapardınız9
- nevriye binti gammaz3
- üç kedi bir dilek3
- rizeli erkekler2
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- ıspartalı erkekler2
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- nervio'nun kedisi3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- pavlov un köpeğine isim önerileri3
- inceljakoben2
- era7capone3
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- birader terör örgütü3
- norveçte bok olsam9
iyi geceler sözlük.
biraz içimi dökeceğim bir entry olacak.
nasıl hissettiğimi bilmiyorum. hayatım boyunca direndiğim renkli reçete ilaçlarına 4 gün önce başlamak zorunda kaldım. en azından dozu az, "sakinleştirici" adı altında içiyorum.
hemen etki etmez diyorlar ama ben içim bomboş gibi hissediyorum. hissiz, dümdüz, ot gibi.
dışarıdan baktığınızda keyfim yerinde gibi duruyor. hatta bir hayli eğleniyora benziyorum.
dişlerimi sıkarak uyuduğumu, sıkarak uyandığımı hesaba katmazsak. ya da asla uyumadığımı...
hayatımda çok insanın kalbini kırdım. hiç birinde aslında niyetim bu değildi. hatta olabildiğince iyi biri olmaya çalıştım her zaman. saf iyiliğin var olduğuna inanırım.
ama sanıyorum ki tüm kırıklar birleşti ve bir hançerde toplandı. o hançer de 1 senedir benim kalbimde saplanmış olarak duruyor.
önceleri yavaş yavaş delmeye başladı, o yüzden fark edemedim. milim milim, hissettirmeden deldi derimi.
etimi, damarlarımı parçalayarak devam etti. kalbime ulaştığında fark etmiştim ama artık her şey için çok geçti. çıkartamadım. her gün kanasa da çıkaramadım onu.
soğuktan titreyerek, tek başıma koltuklarda uyudum. ağlayarak daldım uykuya, ağlayarak uyandım. yürürken ağladım, vapurda ağladım, takside ağladım, yemek yerken ağladım, çalışırken ağladım.
ağlamaktan gözlerimin altı mosmor olana kadar, çarpıntılarım tutana kadar, anksiyete krizleri geçirene kadar işkence ettim kendime.
umut, yer yüzünde insana verilmiş en büyük lanettir.
eskisi gibi olma, işleri yoluna koyma umuduyla her yeni güne hayallerle başlayıp, yastığa başımı hayal kırıklığı ile koyarken, yalnızlık bile sarılmadı bana. hücrelerim bile terk etti beni.
hayatımda göstermediğim anlayışı gösterip, yapmayacağım kadar çok alttan almayı yapıp, sonunda bataklığın içinde kendimi bulmayı ben de beklemiyordum.
insan çok aşık olmayagörsün, elini ayağını nereye koyacağını şaşırıyor. dünyanın en aptal insanına, en kör insanına dönüşüyor.
tek istediğim şey mutlu olmaktı. olmadı.
onun yerine kahroldum. paramparça oldum. tuzla buz oldum.
ağladığım hiçbir anın hakkını helal etmiyorum.
yalnızlaştırıldığım, değersizleştirildiğim, arkalara atıldığım hiçbir anın hakkını helal etmiyorum.
etmeyeceğim.
biraz içimi dökeceğim bir entry olacak.
nasıl hissettiğimi bilmiyorum. hayatım boyunca direndiğim renkli reçete ilaçlarına 4 gün önce başlamak zorunda kaldım. en azından dozu az, "sakinleştirici" adı altında içiyorum.
hemen etki etmez diyorlar ama ben içim bomboş gibi hissediyorum. hissiz, dümdüz, ot gibi.
dışarıdan baktığınızda keyfim yerinde gibi duruyor. hatta bir hayli eğleniyora benziyorum.
dişlerimi sıkarak uyuduğumu, sıkarak uyandığımı hesaba katmazsak. ya da asla uyumadığımı...
hayatımda çok insanın kalbini kırdım. hiç birinde aslında niyetim bu değildi. hatta olabildiğince iyi biri olmaya çalıştım her zaman. saf iyiliğin var olduğuna inanırım.
ama sanıyorum ki tüm kırıklar birleşti ve bir hançerde toplandı. o hançer de 1 senedir benim kalbimde saplanmış olarak duruyor.
önceleri yavaş yavaş delmeye başladı, o yüzden fark edemedim. milim milim, hissettirmeden deldi derimi.
etimi, damarlarımı parçalayarak devam etti. kalbime ulaştığında fark etmiştim ama artık her şey için çok geçti. çıkartamadım. her gün kanasa da çıkaramadım onu.
soğuktan titreyerek, tek başıma koltuklarda uyudum. ağlayarak daldım uykuya, ağlayarak uyandım. yürürken ağladım, vapurda ağladım, takside ağladım, yemek yerken ağladım, çalışırken ağladım.
ağlamaktan gözlerimin altı mosmor olana kadar, çarpıntılarım tutana kadar, anksiyete krizleri geçirene kadar işkence ettim kendime.
umut, yer yüzünde insana verilmiş en büyük lanettir.
eskisi gibi olma, işleri yoluna koyma umuduyla her yeni güne hayallerle başlayıp, yastığa başımı hayal kırıklığı ile koyarken, yalnızlık bile sarılmadı bana. hücrelerim bile terk etti beni.
hayatımda göstermediğim anlayışı gösterip, yapmayacağım kadar çok alttan almayı yapıp, sonunda bataklığın içinde kendimi bulmayı ben de beklemiyordum.
insan çok aşık olmayagörsün, elini ayağını nereye koyacağını şaşırıyor. dünyanın en aptal insanına, en kör insanına dönüşüyor.
tek istediğim şey mutlu olmaktı. olmadı.
onun yerine kahroldum. paramparça oldum. tuzla buz oldum.
ağladığım hiçbir anın hakkını helal etmiyorum.
yalnızlaştırıldığım, değersizleştirildiğim, arkalara atıldığım hiçbir anın hakkını helal etmiyorum.
etmeyeceğim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar