bugün
- özelden gelen saçma mesajlar10
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- fon vurgunu34
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- kim bu erzincanlı8
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- clemence baptista17
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- saraca'ya uzaylı soruları4
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- mercimek makarnası3
- birbirini tanıdıkça sevmemek4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- platon un mağara alegorisi9
- buz mavisi gözler2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- ktç3
- terkedilmiş yaşlı amcalar2
- uzun mesaja karşılık ok denmesi2
- palmiye2
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- karıncalar da rüya görür mü3
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak3
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- platonun mağarası2
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- s'i l v'e r m'i s t15
- günü geçmiş buz gibi süt2
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- ben hariç herkes salak3
- fenerbahçe maçı2
- kahvaltım güzel mi8
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- kolye140
- yol geçecek diye dünyanın istimlak edilmesi olayı2
- çoğunluk oyuyla kim deli karar vermek2
- ayrıldıktan 1 ay sonra başkasına aşkım diyebilmek3
- spor salonu kokusu5
- ismet gurbuz 20249
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- kale3112 ifşa9
- kylie jenner2
onu yaşadığı zorluklarla kıyaslanmayacak olsa da kolay değildir bir adamın büyüttüğü kız çocuğu olmak. çok şey katar ama insana. pek tabii en iyi ileriki yaşlarda anlarsınız bunu. sancılı bir dönemi olur her iki tarafında. atlatırsanız ne ala...
biz atlatanlardandık.
birbirine her koşulda destek olanlardan. kimi durumlarda birbirinden çekinenlerden. karşılıklı içenlerden. gizlediğimiz birçok şey vardı ama asla şüphe duymadık birbirimizden.
ettiğimiz tek kavga vardır. "çık git gözüm görmesin seni" dediğini bilirim. o kapıdan çıkamadığımı, nereye gideceğimi bilmediğimi, geri dönmezsem babamı bir daha göremeyeceğimi düşündüğümü bilirim... kapı dibinde dikilirken ben, onun bana sarılışını bilirim, gururuna yediremediği için hiçbir şey demediğini, o gece daha çok içtiğini... ama en çok beni her şeyden çok sevdiğini bilirim.
çocuk gözünden yaşananları anlatabilirim, babamın yaşadıklarını ise az çok tahmin edebilirim. her baba farklı elbet, dile getireceklerim sadece benim hisettiklerim.
okulda ettiğiniz bir kavgayı söyleyemezsiniz ona. anlatamazsınız. anlatırsanız ertesi gün okulu basar, çocuğu bulur çünkü. o yaşlarda insan "hehe gördün mü bu adam var ya benim babam" diyemiyor. rezil olduğunu düşünüyor herkese. bizde de utangaçlık had safhada.
izin almak için cesareti toplamak gerekiyor. ara bulucu bir kimse yok ortamda. babayı ikna edecek, seni idare edecek biri yok. "hayır" dedi mi akan sular duruyorsa birde, vay haline. doğru cümleleri seçmek gerekiyor. izin istemeden önce uykusuz birkaç gece geçirmek ya da.
narin, kırılgan olmuyorsun pek. bir zaman sonra denesen de narin olmayı, sırıtıyorsun zaten. dinliyorsan şayet, verdiği akıllar daha dik durmanı sağlıyor başına gelenler karşısında.
eleştiriyorsun da ama. yapmasını beklediklerin oluyor. düşüncesiz olduğunu düşündüğün, anlayamadığına inandığın anlar. oluyor.. ergenlikte girdiğin bunalımlar oluyor. sanıyorsun ki herkes gibi baban da üstüne geliyor. yıllar geçtikçe farkediyorsun ama ona ne kadar çok benzediğini. o zaman daha iyi anlıyorsun onu.
hiçbir zaman karşına geçip ültimatom vermiyor. cezalandırmıor. sinirli bir adam olsa da sana kıyamıyor belki. iyi niyetini suistimal etmene tahammül edemiyor ama. haklı da...
neyi sevmediğini, neye kızacağını zamanla öğreniyorsun sende. bağıran çağıran bir adam olmadığından sesi yükseldiğinde yaş kaç olursa olsun o gözlerin sulanıyor.
evlenir diye korkuyorsun ara sıra. özellikle çocuk yaşlarda iğneleyici laflar edebiliyorsun. duyana komik gelen, edene zafer kazanmış hissi veren laflar bunlar.
"evlensin" diyorsun ya da. mutlu olsun o da. yaşlılığında bir dost olsun yanında. bak gene bile "yaşlılığında" diyorsun. paylaşamıyorsun işte kimseyle kabul et.
biliyorsun hep arkanda. senden güç alırken sana güç veriyor aynı zamanda. üniversite mezuniyetimde arkadaşlarımın annelerinin alkışlarını bastırmıştı babamın alkışları. gözlerinde gördüklerim sayesinde aramamıştı gözlerim annemi o kalabalıkta.
ödün kopuyor. "ya ona bir şey olursa" diye. hoş bu tüm evlatlar için geçerli biliyorum ama yalnız kalırım korkusu işte.
"iyi ki" diyorsun bazen. "iyi ki bu adam benim babam". gurur duyuyorsun babanla.
bu yatar en çok hayırlı evlat olma çabamın altında...
biz atlatanlardandık.
birbirine her koşulda destek olanlardan. kimi durumlarda birbirinden çekinenlerden. karşılıklı içenlerden. gizlediğimiz birçok şey vardı ama asla şüphe duymadık birbirimizden.
ettiğimiz tek kavga vardır. "çık git gözüm görmesin seni" dediğini bilirim. o kapıdan çıkamadığımı, nereye gideceğimi bilmediğimi, geri dönmezsem babamı bir daha göremeyeceğimi düşündüğümü bilirim... kapı dibinde dikilirken ben, onun bana sarılışını bilirim, gururuna yediremediği için hiçbir şey demediğini, o gece daha çok içtiğini... ama en çok beni her şeyden çok sevdiğini bilirim.
çocuk gözünden yaşananları anlatabilirim, babamın yaşadıklarını ise az çok tahmin edebilirim. her baba farklı elbet, dile getireceklerim sadece benim hisettiklerim.
okulda ettiğiniz bir kavgayı söyleyemezsiniz ona. anlatamazsınız. anlatırsanız ertesi gün okulu basar, çocuğu bulur çünkü. o yaşlarda insan "hehe gördün mü bu adam var ya benim babam" diyemiyor. rezil olduğunu düşünüyor herkese. bizde de utangaçlık had safhada.
izin almak için cesareti toplamak gerekiyor. ara bulucu bir kimse yok ortamda. babayı ikna edecek, seni idare edecek biri yok. "hayır" dedi mi akan sular duruyorsa birde, vay haline. doğru cümleleri seçmek gerekiyor. izin istemeden önce uykusuz birkaç gece geçirmek ya da.
narin, kırılgan olmuyorsun pek. bir zaman sonra denesen de narin olmayı, sırıtıyorsun zaten. dinliyorsan şayet, verdiği akıllar daha dik durmanı sağlıyor başına gelenler karşısında.
eleştiriyorsun da ama. yapmasını beklediklerin oluyor. düşüncesiz olduğunu düşündüğün, anlayamadığına inandığın anlar. oluyor.. ergenlikte girdiğin bunalımlar oluyor. sanıyorsun ki herkes gibi baban da üstüne geliyor. yıllar geçtikçe farkediyorsun ama ona ne kadar çok benzediğini. o zaman daha iyi anlıyorsun onu.
hiçbir zaman karşına geçip ültimatom vermiyor. cezalandırmıor. sinirli bir adam olsa da sana kıyamıyor belki. iyi niyetini suistimal etmene tahammül edemiyor ama. haklı da...
neyi sevmediğini, neye kızacağını zamanla öğreniyorsun sende. bağıran çağıran bir adam olmadığından sesi yükseldiğinde yaş kaç olursa olsun o gözlerin sulanıyor.
evlenir diye korkuyorsun ara sıra. özellikle çocuk yaşlarda iğneleyici laflar edebiliyorsun. duyana komik gelen, edene zafer kazanmış hissi veren laflar bunlar.
"evlensin" diyorsun ya da. mutlu olsun o da. yaşlılığında bir dost olsun yanında. bak gene bile "yaşlılığında" diyorsun. paylaşamıyorsun işte kimseyle kabul et.
biliyorsun hep arkanda. senden güç alırken sana güç veriyor aynı zamanda. üniversite mezuniyetimde arkadaşlarımın annelerinin alkışlarını bastırmıştı babamın alkışları. gözlerinde gördüklerim sayesinde aramamıştı gözlerim annemi o kalabalıkta.
ödün kopuyor. "ya ona bir şey olursa" diye. hoş bu tüm evlatlar için geçerli biliyorum ama yalnız kalırım korkusu işte.
"iyi ki" diyorsun bazen. "iyi ki bu adam benim babam". gurur duyuyorsun babanla.
bu yatar en çok hayırlı evlat olma çabamın altında...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar