bugün
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak9
- sarapci koala68
- tayland a giden erkeğin asıl amacı5
- salata ile başlanan gün6
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- iremga6
- bir babanın valiliğe yazdığı ötenazi dilekçesi3
- sezen aksu şarkılarında geçen acımasız sözler4
- ölümden korkmamak6
- kıyamet zamanlarında mı yaşıyoruz3
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçtim4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri30
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- teoman ın en güzel 3 şarkısı4
- sözlük erkeklerinin kombinleri2
- anın görüntüsü20
- yagmurcu ile yağmur altında dans etmek5
- gocu38
- halter kaldırırken osurmak4
- e'e f e5
- 14 eylül 2026 okulların açılması3
- algı çetesi7
- özgür özel10
- revizyonist troçkist kırması yeni oportünist cephe3
- masklavinin siyaseti bırakırsa düzeleceği kanısı8
- s'i l v'e r m'i s t29
- mazotun litresi 90 lira13
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir9
- fenerbahçe11
- sigaraya kahve sürmek5
- mesai bitimi2
- hostingdunyam7
- 81r4d3r5
- orhan gencebay2
- heyt bea birader4
- sözlükteki 4 harfliler4
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi7
- arkadaşlar kavga etmeyin8
- kargocularla kanka olmak4
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- idam anında kendini zehirlemek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı6
- kabe'ye secde etmek on emri ihlal ediyor mu4
onu yaşadığı zorluklarla kıyaslanmayacak olsa da kolay değildir bir adamın büyüttüğü kız çocuğu olmak. çok şey katar ama insana. pek tabii en iyi ileriki yaşlarda anlarsınız bunu. sancılı bir dönemi olur her iki tarafında. atlatırsanız ne ala...
biz atlatanlardandık.
birbirine her koşulda destek olanlardan. kimi durumlarda birbirinden çekinenlerden. karşılıklı içenlerden. gizlediğimiz birçok şey vardı ama asla şüphe duymadık birbirimizden.
ettiğimiz tek kavga vardır. "çık git gözüm görmesin seni" dediğini bilirim. o kapıdan çıkamadığımı, nereye gideceğimi bilmediğimi, geri dönmezsem babamı bir daha göremeyeceğimi düşündüğümü bilirim... kapı dibinde dikilirken ben, onun bana sarılışını bilirim, gururuna yediremediği için hiçbir şey demediğini, o gece daha çok içtiğini... ama en çok beni her şeyden çok sevdiğini bilirim.
çocuk gözünden yaşananları anlatabilirim, babamın yaşadıklarını ise az çok tahmin edebilirim. her baba farklı elbet, dile getireceklerim sadece benim hisettiklerim.
okulda ettiğiniz bir kavgayı söyleyemezsiniz ona. anlatamazsınız. anlatırsanız ertesi gün okulu basar, çocuğu bulur çünkü. o yaşlarda insan "hehe gördün mü bu adam var ya benim babam" diyemiyor. rezil olduğunu düşünüyor herkese. bizde de utangaçlık had safhada.
izin almak için cesareti toplamak gerekiyor. ara bulucu bir kimse yok ortamda. babayı ikna edecek, seni idare edecek biri yok. "hayır" dedi mi akan sular duruyorsa birde, vay haline. doğru cümleleri seçmek gerekiyor. izin istemeden önce uykusuz birkaç gece geçirmek ya da.
narin, kırılgan olmuyorsun pek. bir zaman sonra denesen de narin olmayı, sırıtıyorsun zaten. dinliyorsan şayet, verdiği akıllar daha dik durmanı sağlıyor başına gelenler karşısında.
eleştiriyorsun da ama. yapmasını beklediklerin oluyor. düşüncesiz olduğunu düşündüğün, anlayamadığına inandığın anlar. oluyor.. ergenlikte girdiğin bunalımlar oluyor. sanıyorsun ki herkes gibi baban da üstüne geliyor. yıllar geçtikçe farkediyorsun ama ona ne kadar çok benzediğini. o zaman daha iyi anlıyorsun onu.
hiçbir zaman karşına geçip ültimatom vermiyor. cezalandırmıor. sinirli bir adam olsa da sana kıyamıyor belki. iyi niyetini suistimal etmene tahammül edemiyor ama. haklı da...
neyi sevmediğini, neye kızacağını zamanla öğreniyorsun sende. bağıran çağıran bir adam olmadığından sesi yükseldiğinde yaş kaç olursa olsun o gözlerin sulanıyor.
evlenir diye korkuyorsun ara sıra. özellikle çocuk yaşlarda iğneleyici laflar edebiliyorsun. duyana komik gelen, edene zafer kazanmış hissi veren laflar bunlar.
"evlensin" diyorsun ya da. mutlu olsun o da. yaşlılığında bir dost olsun yanında. bak gene bile "yaşlılığında" diyorsun. paylaşamıyorsun işte kimseyle kabul et.
biliyorsun hep arkanda. senden güç alırken sana güç veriyor aynı zamanda. üniversite mezuniyetimde arkadaşlarımın annelerinin alkışlarını bastırmıştı babamın alkışları. gözlerinde gördüklerim sayesinde aramamıştı gözlerim annemi o kalabalıkta.
ödün kopuyor. "ya ona bir şey olursa" diye. hoş bu tüm evlatlar için geçerli biliyorum ama yalnız kalırım korkusu işte.
"iyi ki" diyorsun bazen. "iyi ki bu adam benim babam". gurur duyuyorsun babanla.
bu yatar en çok hayırlı evlat olma çabamın altında...
biz atlatanlardandık.
birbirine her koşulda destek olanlardan. kimi durumlarda birbirinden çekinenlerden. karşılıklı içenlerden. gizlediğimiz birçok şey vardı ama asla şüphe duymadık birbirimizden.
ettiğimiz tek kavga vardır. "çık git gözüm görmesin seni" dediğini bilirim. o kapıdan çıkamadığımı, nereye gideceğimi bilmediğimi, geri dönmezsem babamı bir daha göremeyeceğimi düşündüğümü bilirim... kapı dibinde dikilirken ben, onun bana sarılışını bilirim, gururuna yediremediği için hiçbir şey demediğini, o gece daha çok içtiğini... ama en çok beni her şeyden çok sevdiğini bilirim.
çocuk gözünden yaşananları anlatabilirim, babamın yaşadıklarını ise az çok tahmin edebilirim. her baba farklı elbet, dile getireceklerim sadece benim hisettiklerim.
okulda ettiğiniz bir kavgayı söyleyemezsiniz ona. anlatamazsınız. anlatırsanız ertesi gün okulu basar, çocuğu bulur çünkü. o yaşlarda insan "hehe gördün mü bu adam var ya benim babam" diyemiyor. rezil olduğunu düşünüyor herkese. bizde de utangaçlık had safhada.
izin almak için cesareti toplamak gerekiyor. ara bulucu bir kimse yok ortamda. babayı ikna edecek, seni idare edecek biri yok. "hayır" dedi mi akan sular duruyorsa birde, vay haline. doğru cümleleri seçmek gerekiyor. izin istemeden önce uykusuz birkaç gece geçirmek ya da.
narin, kırılgan olmuyorsun pek. bir zaman sonra denesen de narin olmayı, sırıtıyorsun zaten. dinliyorsan şayet, verdiği akıllar daha dik durmanı sağlıyor başına gelenler karşısında.
eleştiriyorsun da ama. yapmasını beklediklerin oluyor. düşüncesiz olduğunu düşündüğün, anlayamadığına inandığın anlar. oluyor.. ergenlikte girdiğin bunalımlar oluyor. sanıyorsun ki herkes gibi baban da üstüne geliyor. yıllar geçtikçe farkediyorsun ama ona ne kadar çok benzediğini. o zaman daha iyi anlıyorsun onu.
hiçbir zaman karşına geçip ültimatom vermiyor. cezalandırmıor. sinirli bir adam olsa da sana kıyamıyor belki. iyi niyetini suistimal etmene tahammül edemiyor ama. haklı da...
neyi sevmediğini, neye kızacağını zamanla öğreniyorsun sende. bağıran çağıran bir adam olmadığından sesi yükseldiğinde yaş kaç olursa olsun o gözlerin sulanıyor.
evlenir diye korkuyorsun ara sıra. özellikle çocuk yaşlarda iğneleyici laflar edebiliyorsun. duyana komik gelen, edene zafer kazanmış hissi veren laflar bunlar.
"evlensin" diyorsun ya da. mutlu olsun o da. yaşlılığında bir dost olsun yanında. bak gene bile "yaşlılığında" diyorsun. paylaşamıyorsun işte kimseyle kabul et.
biliyorsun hep arkanda. senden güç alırken sana güç veriyor aynı zamanda. üniversite mezuniyetimde arkadaşlarımın annelerinin alkışlarını bastırmıştı babamın alkışları. gözlerinde gördüklerim sayesinde aramamıştı gözlerim annemi o kalabalıkta.
ödün kopuyor. "ya ona bir şey olursa" diye. hoş bu tüm evlatlar için geçerli biliyorum ama yalnız kalırım korkusu işte.
"iyi ki" diyorsun bazen. "iyi ki bu adam benim babam". gurur duyuyorsun babanla.
bu yatar en çok hayırlı evlat olma çabamın altında...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar