bugün
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek6
- ben geldim naneler18
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek14
- ferdi özbeğen9
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- günün iddaa kuponu2
- sözlükte flörtleşmek18
- 2 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı2
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız2
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- devlet kim lan7
- çok çişi gelen insan5
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- pandela43
- menekşe moru oje4
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- pandela tarzı entry gir6
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- anın görüntüsü20
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- wednesdayin annesi8
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba2
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- mmm pandela poposu kocaman5
- ince ruhlu erkek olmak2
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- annenin ölmesi5
- tai lung ile revani yemek4
- pandela1bukentay3
- zoey2
- güne bir şarkı bırak2
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- aylık 409 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- azgın türbanlı10
- izlenmiş en kusursuz film8
- alain delon vs cüneyt arkın5
- 20263
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
Bir gün öğrencileri imam’ı Gazâli Hazretlerine:
– “Hocam! Ölüm nedir? Bize özel olarak anlatır mısın?” demişler.
Velâyet nûru ile ölümünün çok yakın olduğunu anlayan imam’ı Gazâli Hazretleri “Men lem yezuk, lem ya’rif” yani:
– “Tatmayan bilmez ki! Önce kendim tadayım, sonra size anlatırım” demiş.
Öğrencileri:
– “Aman hocam! Öldükten sonra sizinle nasıl bağlantı kurarız” dediklerinde gülümseyerek, yalnızca “inşâAllah” diye cevap vermiş.
Gerçekten aradan çok geçmeden imam’ı Gazâli Hazretleri ölümü tatmış ve öldüğü gece öğrencilerinin rüyâlarına gelerek:
– “Allah dostları sözünü tutar. işte, bugün ölümü tattım ve sözümü tutmak için rüyânıza geldim” demiş. “Abdestimi tazeleyip, sabah namazını kıldıktan sonra, yalnızca odama çekildim ve ölüm meleğini beklemeğe başladım.
Lâilahe illallah diye zikir ederken, bir anda odamı nur kapladı ve bütün hücrelerim nur oldu. Başımı kaldırıp yukarı baktım. O nur’un etkisi ile evimin tavanı cam gibi şeffaf olmuştu.
Yattığım yerden yedi kat gökleri, melekleri, Cennet’i gördüm ve Cennet’teki bir melek bana, ya imam! işte köşklerin, işte makamın diye Cennet’teki yerimi gösterdi. Cennet’e bakarken, sevgili Rabbim’in irci’ıy ilâ Rabbik (Rabbine dön) hitabını duydum. O anda ruhum Allah aşkı ile cezbeye gelip, beden kafesinden fırladı ve ben kendimi başka âlemlerde buldum.
Tekrar dünyaya döndüğümde, evimin çevresinde aşırı bir kalabalık gördüm. Onlara, ne var? Ne oldu? Niçin toplandınız? diye ısrarla sorduğum halde hiçbiri ne yüzüme baktı ne de bana bir cevap verdi. içeri girdim, hanımım ağlıyordu. Ona da aynı şeyleri sordum ama o da cevap vermeyince, az önce yatmakta olduğum odama girdim ve yerde yatan bedenimi görünce, hem öldüğümü, hem de insanların niçin benimle konuşmadığını anladım”.
Bazı öğrencileri:
– “Hocam, yerde yatan bedenimi görünce öldüğümü anladım diyorsun. Peki sen başka, bedenin başka bir şey mi?”
imam-ı Gazâli Hazretleri gülümseyerek:
– “insanın aslı, özü, gerçek ve kalıcı kişiliği Ruh’tur. Ruhsuz beden, kesilen kol, bacak gibi cansız bilinçsiz et, kemik yığınıdır”.
Yine bazı öğrencileri:
– “Hocam, o daracık, karanlık kabirde Kıyâmete kadar nasıl yatacaksın?”
– “Ah yavrum!” demiş. “Eğer kabirler dışarıdan göründüğü gibi dar, karanlık ve sıkıcı olsaydı, Allah dostları birer zindan mahkûmu gibi oraya atılır mıydı? Ana karnına göre dünya ne kadar geniş, güzel ve aydınlık ise, dünyaya göre kabirlerimiz de çok daha geniş, güzel ve aydınlık” demiş ve sonra:
– “Yakınlarım beni kabrimde bekliyor” diye ayrılıp gitmiş.
Allah’ü Teâlâ rahmet eylesin, bizleri de şefaatine nail eylesin inşallah.
– “Hocam! Ölüm nedir? Bize özel olarak anlatır mısın?” demişler.
Velâyet nûru ile ölümünün çok yakın olduğunu anlayan imam’ı Gazâli Hazretleri “Men lem yezuk, lem ya’rif” yani:
– “Tatmayan bilmez ki! Önce kendim tadayım, sonra size anlatırım” demiş.
Öğrencileri:
– “Aman hocam! Öldükten sonra sizinle nasıl bağlantı kurarız” dediklerinde gülümseyerek, yalnızca “inşâAllah” diye cevap vermiş.
Gerçekten aradan çok geçmeden imam’ı Gazâli Hazretleri ölümü tatmış ve öldüğü gece öğrencilerinin rüyâlarına gelerek:
– “Allah dostları sözünü tutar. işte, bugün ölümü tattım ve sözümü tutmak için rüyânıza geldim” demiş. “Abdestimi tazeleyip, sabah namazını kıldıktan sonra, yalnızca odama çekildim ve ölüm meleğini beklemeğe başladım.
Lâilahe illallah diye zikir ederken, bir anda odamı nur kapladı ve bütün hücrelerim nur oldu. Başımı kaldırıp yukarı baktım. O nur’un etkisi ile evimin tavanı cam gibi şeffaf olmuştu.
Yattığım yerden yedi kat gökleri, melekleri, Cennet’i gördüm ve Cennet’teki bir melek bana, ya imam! işte köşklerin, işte makamın diye Cennet’teki yerimi gösterdi. Cennet’e bakarken, sevgili Rabbim’in irci’ıy ilâ Rabbik (Rabbine dön) hitabını duydum. O anda ruhum Allah aşkı ile cezbeye gelip, beden kafesinden fırladı ve ben kendimi başka âlemlerde buldum.
Tekrar dünyaya döndüğümde, evimin çevresinde aşırı bir kalabalık gördüm. Onlara, ne var? Ne oldu? Niçin toplandınız? diye ısrarla sorduğum halde hiçbiri ne yüzüme baktı ne de bana bir cevap verdi. içeri girdim, hanımım ağlıyordu. Ona da aynı şeyleri sordum ama o da cevap vermeyince, az önce yatmakta olduğum odama girdim ve yerde yatan bedenimi görünce, hem öldüğümü, hem de insanların niçin benimle konuşmadığını anladım”.
Bazı öğrencileri:
– “Hocam, yerde yatan bedenimi görünce öldüğümü anladım diyorsun. Peki sen başka, bedenin başka bir şey mi?”
imam-ı Gazâli Hazretleri gülümseyerek:
– “insanın aslı, özü, gerçek ve kalıcı kişiliği Ruh’tur. Ruhsuz beden, kesilen kol, bacak gibi cansız bilinçsiz et, kemik yığınıdır”.
Yine bazı öğrencileri:
– “Hocam, o daracık, karanlık kabirde Kıyâmete kadar nasıl yatacaksın?”
– “Ah yavrum!” demiş. “Eğer kabirler dışarıdan göründüğü gibi dar, karanlık ve sıkıcı olsaydı, Allah dostları birer zindan mahkûmu gibi oraya atılır mıydı? Ana karnına göre dünya ne kadar geniş, güzel ve aydınlık ise, dünyaya göre kabirlerimiz de çok daha geniş, güzel ve aydınlık” demiş ve sonra:
– “Yakınlarım beni kabrimde bekliyor” diye ayrılıp gitmiş.
Allah’ü Teâlâ rahmet eylesin, bizleri de şefaatine nail eylesin inşallah.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar