bugün
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- çocukken içine kapanık olmak5
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- ragnar rockefeller38
- viski içen erkek seksiliği4
- ahmet sezar bey'e mesaj gitmemesi3
- bacakları traş edip canlı show yapan erkek3
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- aylık 336 bin lira iyi para mıdır sorunsalı4
- 309 iş başvurusu yapıp sıfır dönüş almak2
- sözlük yazarlarının trileçeleri19
- cd devrinin bitmesi8
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması12
- oberyn martell vs ramsay bolton3
- haçlı seferleri2
- modası geçmeyen şarkılar2
- kemalistleri yunanistana gönderelim kampanyası2
- bir amaca hizmet etmek3
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım4
- gocu meme ucu5
- gocu'ya yazdığım şiir3
- lahmacunun yanında ne içilir10
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler5
- babamın hiç 31 çekmemesi5
- gay sevgiliye lezbiyen bir kızın musallat olması7
- ilk buluşmaya giderken alınacak çiçek3
- deniz göktaş37
- tuzlu fıstık3
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız13
- türklerin tembel bir millet olması8
- queen feristah8
- evli olduğunu saklayan kişi9
- istanbul3
- millete gay guy diyenler2
- ahtapot yemek10
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- gürültüsü en rahatsız edici şey5
- fsm köprüsü ndeki abd bayrağı ışıklandırması5
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- evagreen6
- hava soğuk mu ılık mı anlamadım4
- 2026 dünya kupası20
- spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı2
- yazarlardan aforizmalar2
- dünya16
- futbol16
- günün şiiri12
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- ciddi ciddi aşure seven insan30
Okul ve işten zaman artık tatile gelmişti elif için. Ailesinin yanına gidecekti Afyon'a. Bu dönemlerde değişmeyen bir şeydi bu çünkü onun için. Bu sefer de yine akrabalara ziyaret, tören gibi pek çok şeye katılacaktı. Bunlar için kıyafet de bakmıştı daha gitmeden, hazırlık tamdı kısaca.
Otobüse bindiğinde, en azından işten vakit bulabildiği için biraz dinlenmenin iyi geleceğini düşünüyordu. Her ne kadar ziyaretler yorucu olacak olsa da. Hem ailesi ile de özlem gidermiş olacak, kuzenlerini görmüş olacaktı. Bu düşünceler zihninde dolaşırken birkaç saatlik yol çabucak geçmişti bile. Otogara indiğinde ailesi gelmiş Elif'i karşılaşmıştı. Sarılarak özlemlerini gidermişlerdi.
Sonrasında ise sadece o günün akşamı biraz olsun dinlenebilmişti. Ertesi gün başlayan yoğunluk birkaç gün sürmüştü. Yorulmuştu ama çok da şikayetçi değildi bu yorgunluktan. Bu birkaç günde onu rahatsız eden tek bir şey vardı. Gördüğü rüyalar...
Bu birkaç günde sürekli kaleyi görüyordu. Oraya çıktığını. Oysa o kaleye çıkmak pek de cazip bir fikir değildi. Ve kalenin tepesine geldiğinde de silik silik görüntüler oluyordu uyandığında sadece. O yüzden aklında kalan tek şey o kaleye çıktığı oluyordu. Rahatsız etse de bu yüzden çok da önemsemiyordu, çünkü zaten yoğunluk ve yorgunluk başındaydı.
Ta ki akrabalarından dönmeye kalktıkları o güne kadar. Akşam vaktiydi. Kuzenleri ile dönüyordu eve. Tam da kalenin merdivenlerinin olduğu tarafa giden yolun başladığı caddenin üzerinde yürürken istemsizce kaleye baktı. Rüyasında gördüğü bir sahneyi gördüğünü fark etti. Normalde yapmayacağı bir şeyi yapmak istedi o an. Adeta o yöne çekildi ve kuzenlerini bir şekilde atlattıktan sonra kaleye doğru yola çıktı.
Basamakları çıkarken içinde korku da vardı, rüyaları ile yüzleşme arzusu da. Merak da vardı cesaret de. Yüz küsür belki de daha fazla basamağı çıkmıştı ve sonlara doğru yorulduğunu hissetmişti. Biraz nefes nefese kalmış gibiydi. Yavaşça kalenin duvarlarındaki açıklıkların üzerine oturmaya gitti. Şehir ayaklarının altındaydı. Karanlıkta biraz daha iyi görünüyormuş burası diye düşündü. Ve duvara yaslanıp oturdu. Bir süre dinlendi. Etrafta ses yoktu. Boşuna çıktım diye düşünmeye başladı bu anda. Sadece bir rüyaydı neden bu kadar peşine düştüm diye serzenişte bulunurken gözüne bir ışık çarptı.
Buraya daha önce de çıkmıştı. Ama o ışığın geldiği yeri görmemişti. Orası üzerinde desenlerin olduğu bir duvardı sadece. Fakat şimdi gördüğü şey ise o duvarın aralık olduğu ve içeriden ışık sızdığıydı. içinde korku ve merakla oraya adım attı. Aralıktan içeriye baktığında, bedeni buz gibi oldu kaskatı kesildi. Beyaz teni daha açık bir beyaza büründü. Gözleri yerinden çıkacak gibi oldu. Nutku tutulmuş gibiydi. O an nefes almayı unuttuğuna bile yemin edebilirdi .
Sadece birkaç saniye yaşamıştı bu anı fakat birkaç saat orada durmuş gibi geldi Elif'e. Kendine geldiğinde sessiz ve hızlıca uzaklaşmaya çalıştı oradan. Basamakları hızlıca inerken rüyaları da netlik kazanmaya başlamıştı. Basamaklar bittiğinde dizlerinin üstüne çökmüş nefes nefese kalmıştı. Fazla durmadı eve gitmek istiyordu sadece.
Eve vardığında tek yapmak istediği şey yatağının içine girip dinlenmek ve uyumaktı. Ailesine bir şey fark ettirmeden odasına gitmişti. Ve sabah uyandığında dinlenmiş olarak uyanmıştı, rüya da görmemişti. Fakat içinde bir arzu uyanmıştı. O gördüklerini yazacaktı. Afyon'dan dönene kadar her gün yazmıştı. Kaç sayfa yazdığını bilmiyordu. Ve bunu yaparken içindeki duygular düşünceler çok değişikti. Fakat yazılar bittiğinde hissettiği şey saf bir tatmin duygusu, bir rahatlama bir özgürleşmeydi. Bu yüzden
bu tatil aklından hiç çıkmayacak bir tatil olmuştu...
Otobüse bindiğinde, en azından işten vakit bulabildiği için biraz dinlenmenin iyi geleceğini düşünüyordu. Her ne kadar ziyaretler yorucu olacak olsa da. Hem ailesi ile de özlem gidermiş olacak, kuzenlerini görmüş olacaktı. Bu düşünceler zihninde dolaşırken birkaç saatlik yol çabucak geçmişti bile. Otogara indiğinde ailesi gelmiş Elif'i karşılaşmıştı. Sarılarak özlemlerini gidermişlerdi.
Sonrasında ise sadece o günün akşamı biraz olsun dinlenebilmişti. Ertesi gün başlayan yoğunluk birkaç gün sürmüştü. Yorulmuştu ama çok da şikayetçi değildi bu yorgunluktan. Bu birkaç günde onu rahatsız eden tek bir şey vardı. Gördüğü rüyalar...
Bu birkaç günde sürekli kaleyi görüyordu. Oraya çıktığını. Oysa o kaleye çıkmak pek de cazip bir fikir değildi. Ve kalenin tepesine geldiğinde de silik silik görüntüler oluyordu uyandığında sadece. O yüzden aklında kalan tek şey o kaleye çıktığı oluyordu. Rahatsız etse de bu yüzden çok da önemsemiyordu, çünkü zaten yoğunluk ve yorgunluk başındaydı.
Ta ki akrabalarından dönmeye kalktıkları o güne kadar. Akşam vaktiydi. Kuzenleri ile dönüyordu eve. Tam da kalenin merdivenlerinin olduğu tarafa giden yolun başladığı caddenin üzerinde yürürken istemsizce kaleye baktı. Rüyasında gördüğü bir sahneyi gördüğünü fark etti. Normalde yapmayacağı bir şeyi yapmak istedi o an. Adeta o yöne çekildi ve kuzenlerini bir şekilde atlattıktan sonra kaleye doğru yola çıktı.
Basamakları çıkarken içinde korku da vardı, rüyaları ile yüzleşme arzusu da. Merak da vardı cesaret de. Yüz küsür belki de daha fazla basamağı çıkmıştı ve sonlara doğru yorulduğunu hissetmişti. Biraz nefes nefese kalmış gibiydi. Yavaşça kalenin duvarlarındaki açıklıkların üzerine oturmaya gitti. Şehir ayaklarının altındaydı. Karanlıkta biraz daha iyi görünüyormuş burası diye düşündü. Ve duvara yaslanıp oturdu. Bir süre dinlendi. Etrafta ses yoktu. Boşuna çıktım diye düşünmeye başladı bu anda. Sadece bir rüyaydı neden bu kadar peşine düştüm diye serzenişte bulunurken gözüne bir ışık çarptı.
Buraya daha önce de çıkmıştı. Ama o ışığın geldiği yeri görmemişti. Orası üzerinde desenlerin olduğu bir duvardı sadece. Fakat şimdi gördüğü şey ise o duvarın aralık olduğu ve içeriden ışık sızdığıydı. içinde korku ve merakla oraya adım attı. Aralıktan içeriye baktığında, bedeni buz gibi oldu kaskatı kesildi. Beyaz teni daha açık bir beyaza büründü. Gözleri yerinden çıkacak gibi oldu. Nutku tutulmuş gibiydi. O an nefes almayı unuttuğuna bile yemin edebilirdi .
Sadece birkaç saniye yaşamıştı bu anı fakat birkaç saat orada durmuş gibi geldi Elif'e. Kendine geldiğinde sessiz ve hızlıca uzaklaşmaya çalıştı oradan. Basamakları hızlıca inerken rüyaları da netlik kazanmaya başlamıştı. Basamaklar bittiğinde dizlerinin üstüne çökmüş nefes nefese kalmıştı. Fazla durmadı eve gitmek istiyordu sadece.
Eve vardığında tek yapmak istediği şey yatağının içine girip dinlenmek ve uyumaktı. Ailesine bir şey fark ettirmeden odasına gitmişti. Ve sabah uyandığında dinlenmiş olarak uyanmıştı, rüya da görmemişti. Fakat içinde bir arzu uyanmıştı. O gördüklerini yazacaktı. Afyon'dan dönene kadar her gün yazmıştı. Kaç sayfa yazdığını bilmiyordu. Ve bunu yaparken içindeki duygular düşünceler çok değişikti. Fakat yazılar bittiğinde hissettiği şey saf bir tatmin duygusu, bir rahatlama bir özgürleşmeydi. Bu yüzden
bu tatil aklından hiç çıkmayacak bir tatil olmuştu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar