bugün
- atatürk ün hataları9
- arda güler10
- jaws filmindeki sikko balik16
- yetkisi alınan yetkili8
- iltica20
- hintliler zenci midir4
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral8
- sözlüğün kralı9
- yemene asker gönderilme meselesi5
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- oktay saral'ın görevden alınması2
- ritmik cimnastik yarışması3
- gs fb derbisinde unutulmayan goller2
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- fon vurgunu50
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı4
- asansörde konuşmama kuralı4
- irana gelin gitmek4
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- moralin çok bozuk olması6
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- anthropic'e elvis presley davası2
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- evlenmek4
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- yalnız yaşamak6
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- fetöcü ünlüler3
- sabahları americano içmeyince gerilen adam2
- insan sevmemek4
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- betray me7
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- doğru don seçimi4
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- metamfetamin7
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- forma7
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- salçalı makarna10
" bizim ahvalimiz o tuhaf sineğe benzer ki, o kendini adam sanırdı.
içmeden sarhoş olmuş; zerresini güneş görmüş, doğan kuşlarının övüldüğünü işitmiş.
şüphe yok ki ben vaktin anka kuşuyum demişti "
Bir hikaye anlatıyor mevlana bizlere. siz hiç eşek sidiği gördünüz mü?
eşek işediği zaman bir su birikintisi oluşur toprağın üzerinde. işte günlerden birgün bir eşek sidiğinin üstünde duran saman çöpünün üstüne bir sinek konuvermiş.
gerisini mevlana şöyle anlatıyor:
" o sinek, eşek sidiğinin üstündeki saman çöpünün üstüne konup
başını bir gemi kaptanı misali kaldırarak:
"Ben, deniz ve gemi hikayesini okumuş
Bir zaman bunun üzerine fikretmiştim.
işte şu deniz, şu gemi ve bende ehliyetli
rey ve tedbir sahibi bir kaptanım " demişti.
denizin üstünde salını sürüp durmaktaydı
O kadarcık bir su, ona haddinden fazla görünmüştü.
O sidik sineğe göre hudutsuzdu
sinekte onu olduğu gibi görecek göz nerede?
onun alemi kendi görüşüne gore olur
gözü o kadardır, denizi de ona göre"
yani mevlana diyor ki " sineğe kızma. Çünkü onun gözü o kadar. sen küçüldükçe dünya daha büyük gelmez mi sana? o halde sineğe kızma. O küçücük ve akılsız...
sonra devam ediyor:
" kuruntusu olan kişiler işte bu sinek gibidir.
vehmi eşek sidiği, tasavvuru saman çöpüdür.
eğer sinek kendi isteğiyle, saplandığı bu kuruntudan, tevilden geçerse
bahtı onu bir hüma kuşuna çeviriverir.
bu ibret gözüne sahip olan ise sinek olmaz.
ruhu surete layık olmayacak derecede yüksek bir zat olur "
gelin bir dakikalığına bizde bütün dünyevi ve fani kuruntularımızdan geçelim.
Bugün bizimde durumumuz aynı değil mi?
dünyamız eşek sidiği, mallarımız saman çöpü ve bizlerse kendini bir şey sanan aciz bir mahlukuz.
machiavelli prens adlı kitabında " bir ressam bir dağ resmi çizmek isterse bir ovaya inmelidir. bir ova resmi çizmek isterse bir daha çıkmalıdır. Çünkü dağın silüetini en iyi ovadayken görebilir" diyor.
olayın merkezinde olursak kuruntularımızın farkına varamayız. bazen dağın tepesinden bir ovaya inememiz gerek. merkezden uzaklaşmamız gerek ki kendimize objektif olarak bakabilelim.
siyaseti, istekleri, arzuları ve düşünceleri günde sadece bir dakika kenara bırakıp, yani bu kuruntularımızdan geçip, kendimizden dışarı çıkarak kendimize bakalım.
şimdilik kendimizden dışarı çıkmayı deneyelim. bakarsınız birgün de kendi içimize seyehat etmeyi deneriz.
içmeden sarhoş olmuş; zerresini güneş görmüş, doğan kuşlarının övüldüğünü işitmiş.
şüphe yok ki ben vaktin anka kuşuyum demişti "
Bir hikaye anlatıyor mevlana bizlere. siz hiç eşek sidiği gördünüz mü?
eşek işediği zaman bir su birikintisi oluşur toprağın üzerinde. işte günlerden birgün bir eşek sidiğinin üstünde duran saman çöpünün üstüne bir sinek konuvermiş.
gerisini mevlana şöyle anlatıyor:
" o sinek, eşek sidiğinin üstündeki saman çöpünün üstüne konup
başını bir gemi kaptanı misali kaldırarak:
"Ben, deniz ve gemi hikayesini okumuş
Bir zaman bunun üzerine fikretmiştim.
işte şu deniz, şu gemi ve bende ehliyetli
rey ve tedbir sahibi bir kaptanım " demişti.
denizin üstünde salını sürüp durmaktaydı
O kadarcık bir su, ona haddinden fazla görünmüştü.
O sidik sineğe göre hudutsuzdu
sinekte onu olduğu gibi görecek göz nerede?
onun alemi kendi görüşüne gore olur
gözü o kadardır, denizi de ona göre"
yani mevlana diyor ki " sineğe kızma. Çünkü onun gözü o kadar. sen küçüldükçe dünya daha büyük gelmez mi sana? o halde sineğe kızma. O küçücük ve akılsız...
sonra devam ediyor:
" kuruntusu olan kişiler işte bu sinek gibidir.
vehmi eşek sidiği, tasavvuru saman çöpüdür.
eğer sinek kendi isteğiyle, saplandığı bu kuruntudan, tevilden geçerse
bahtı onu bir hüma kuşuna çeviriverir.
bu ibret gözüne sahip olan ise sinek olmaz.
ruhu surete layık olmayacak derecede yüksek bir zat olur "
gelin bir dakikalığına bizde bütün dünyevi ve fani kuruntularımızdan geçelim.
Bugün bizimde durumumuz aynı değil mi?
dünyamız eşek sidiği, mallarımız saman çöpü ve bizlerse kendini bir şey sanan aciz bir mahlukuz.
machiavelli prens adlı kitabında " bir ressam bir dağ resmi çizmek isterse bir ovaya inmelidir. bir ova resmi çizmek isterse bir daha çıkmalıdır. Çünkü dağın silüetini en iyi ovadayken görebilir" diyor.
olayın merkezinde olursak kuruntularımızın farkına varamayız. bazen dağın tepesinden bir ovaya inememiz gerek. merkezden uzaklaşmamız gerek ki kendimize objektif olarak bakabilelim.
siyaseti, istekleri, arzuları ve düşünceleri günde sadece bir dakika kenara bırakıp, yani bu kuruntularımızdan geçip, kendimizden dışarı çıkarak kendimize bakalım.
şimdilik kendimizden dışarı çıkmayı deneyelim. bakarsınız birgün de kendi içimize seyehat etmeyi deneriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar