bugün
- sözlükte sizi kim tanıyor9
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız16
- kadınların koşamaması6
- kim kimin fakesi10
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- zall'a yazdığım mesaj5
- kiraz cicegi kolonyasi43
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler3
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- hazret ktc4
- sözlükte ciddi konuların konuşulmaması4
- sözlük kavgaları7
- orduevinde bira içmek2
- mehmet okuyan11
- homo erectus biraderyus4
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- küfürleşen iki yazardan birinin çaylak olması6
- bebek te üç beş tur atmak5
- hayatından 1 yılı kaça satarsın6
- kolektif bilinç olması kolektif dinleme olmaması3
- 10 temmuz 2026 s 400 lerin satıldığı iddiası7
- hesabı silmek2
- pasif gayler in ortak özellikleri5
- yapmasak da yaptı derler o yüzden yapıcaz4
- çomarların osmanlı hakkında bilmedikleri2
- kürt kızlarının sevişme sırasındaki cümleleri6
- sözlük erkeklerinin armutları3
- her gün hamburger yemek isteyen insan4
- gammaz çetesi çökertildi4
- gavurun kızı2
- küfrettiği yazarı çaylak edip utanmadan takıln yzr2
- deve sidiği ile giden araba2
- bir şey söyle2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- ayak saati6
- hintli ingilizcesi2
- fransızların sömürgeci olması5
- yazarların en sevdiği meyve11
- anadolu lisesi nde felsefe dersinin gereksizliği2
- kişisel gelişimcilerin hepsi delidir3
- karma bölü 100 çarpı ulupuanın yazar maaşı olması3
- internette her şey serbest zannetmek3
- zeki triko2
- on ikinci nesiller siktirsin gitsin3
- yazmaması istenince yazmayan erkek3
- lise arkadaşları buluşma partisi3
- corona sonrası dünya düzeni7
- romeo ve juliet in evlenmesi halinde olabilecekler2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- ciddi ciddi survivor ı takip eden insan3
27 aralık 1919'da heyet-i temsiliye reisi mustafa kemal paşa'nın ankara'ya gelmesi ile beraber, anadolu'nun tüm dinamikleri milli mücadele ateşi etrafında yek vücut olmuşlardı...
çok zor yıllardı.
elde yok avuçta yok.
temsil heyetinin masraflarını karşılayacak para yok.
mustafa kemal paşa bu yokluğa rağmen bankaların borç-kredi verelim tekliflerini sürekli reddediyor.
işte kızılca gün'ün ankarasında hal böyle idi.
mustafa kemal paşa ve temsil heyeti, ankara'ya bu şekilde gelmiş ve çalışmalara başlamıştı.
birkaç gün sonra mustafa kemal paşa'nın kalem müdürü mazhar müfit bey'in ofisine ak sakallı bir ihtiyar çıkageldi.
elinde sarılı halde bir çaput vardı ve o çaputu sıkı sıkıya tutuyordu.
kendisini tanıttı.
süleymaniye müderrislerinden ve aynı zamanda müftü olan börekçizade rifat efendi idi.
mazhar müfit bey, börekçizade rifat ismini, mustafa kemal paşa'dan defaaten duymuştu, müftü efendi, 19 mayıs 1919'da samsun'a ayak bastığı andan itibaren mustafa kemal ile irtibat halindeydi...
karşısındaki kişinin börekçizade rifat olduğunu öğrenen mazhar müfit bey hemen yerinden kalktı, buyur ederek masanın yanında yer gösterdi.
lakin elde yok avuçta yok.
müftü efendiye ikram edecek bir şey yok.
mazhar müfit şöyle söyledi;
-müftü efendi zannımca kahve içmezsiniz değil mi?
+evet kullanmıyorum.
-o halde sigara da içmezsiniz.
+evet, sigara da kullanmam...
ortada ne kahve, ne sigara vardı.
sadece mazhar müfit'in çekmecesinde sakladığı iki kesme şeker vardı ve bunları da mustafa kemal için saklıyordu.
börekçizade rifat efendi de durumun son derece farkındaydı.
elinde sıkı sıkıya tuttuğu çaputu mazhar müfit bey'in masasının üzerine bıraktı.
mazhar müfit bey çaputu açtı, içinde 1200 lira vardı.
rifat efendi ve eşinin kefen parasıydı. lakin yurt işgal altındayken zaten canlı canlı giyiyorlardı o kefeni. o halde esaret altında kefen parasının bir anlamı yoktu.
not: bu paranın bugünkü değerini anlamak için şöyle izah edelim. tbmm'nin kurulmasından sonra güney cephesi komutanlığına getirilen refet(bele) paşa'ya güney cephesi ordularının masrafları için 7000 lira ödenek gönderilmiştir.
işte börekçizade rifat efendi'nin kuvayi milliye için bağışladığı para böyle bir paraydı.
şüphesiz ki rifat börekçi ve eşi bu para ile londra'da ev alabilir, oraya yerleşebilirdi.
ama o milli mücadele'ye katılmayı, anadolu'yu düşman işgalinden kurtarmayı seçti.
çünkü o ve diğer kahraman din adamları, esaret altında müslüman olunamayacağını çok iyi biliyorlardı.
işgal kuvvetleri ve istanbul hükümeti'nin yavşak şeyhülislamı dürrizade abdullah'ın fetvasına karşı 153 kuvayi milliye müftüsü ile birlikte ankara fetvasını yayımladı. bu yüzden istanbul hükümeti tarafından idama mahkum edildi.
ama o ve din adamı arkadaşları, mehmet akif ersoy önderliğinde anadolu'yu karış karış dolaşarak kurtuluş savaşımız boyunca milli mücadele'yi ve milli mücadele'ye karşı olan vatan hainlerini anlattı.
bir avuç aydın din adamı, kurtuluş savaşımıza en az 1 ordu kadar destek ve fayda sağladı.
ruhu şad mekanı cennet olsun.
görsel
#tarih
çok zor yıllardı.
elde yok avuçta yok.
temsil heyetinin masraflarını karşılayacak para yok.
mustafa kemal paşa bu yokluğa rağmen bankaların borç-kredi verelim tekliflerini sürekli reddediyor.
işte kızılca gün'ün ankarasında hal böyle idi.
mustafa kemal paşa ve temsil heyeti, ankara'ya bu şekilde gelmiş ve çalışmalara başlamıştı.
birkaç gün sonra mustafa kemal paşa'nın kalem müdürü mazhar müfit bey'in ofisine ak sakallı bir ihtiyar çıkageldi.
elinde sarılı halde bir çaput vardı ve o çaputu sıkı sıkıya tutuyordu.
kendisini tanıttı.
süleymaniye müderrislerinden ve aynı zamanda müftü olan börekçizade rifat efendi idi.
mazhar müfit bey, börekçizade rifat ismini, mustafa kemal paşa'dan defaaten duymuştu, müftü efendi, 19 mayıs 1919'da samsun'a ayak bastığı andan itibaren mustafa kemal ile irtibat halindeydi...
karşısındaki kişinin börekçizade rifat olduğunu öğrenen mazhar müfit bey hemen yerinden kalktı, buyur ederek masanın yanında yer gösterdi.
lakin elde yok avuçta yok.
müftü efendiye ikram edecek bir şey yok.
mazhar müfit şöyle söyledi;
-müftü efendi zannımca kahve içmezsiniz değil mi?
+evet kullanmıyorum.
-o halde sigara da içmezsiniz.
+evet, sigara da kullanmam...
ortada ne kahve, ne sigara vardı.
sadece mazhar müfit'in çekmecesinde sakladığı iki kesme şeker vardı ve bunları da mustafa kemal için saklıyordu.
börekçizade rifat efendi de durumun son derece farkındaydı.
elinde sıkı sıkıya tuttuğu çaputu mazhar müfit bey'in masasının üzerine bıraktı.
mazhar müfit bey çaputu açtı, içinde 1200 lira vardı.
rifat efendi ve eşinin kefen parasıydı. lakin yurt işgal altındayken zaten canlı canlı giyiyorlardı o kefeni. o halde esaret altında kefen parasının bir anlamı yoktu.
not: bu paranın bugünkü değerini anlamak için şöyle izah edelim. tbmm'nin kurulmasından sonra güney cephesi komutanlığına getirilen refet(bele) paşa'ya güney cephesi ordularının masrafları için 7000 lira ödenek gönderilmiştir.
işte börekçizade rifat efendi'nin kuvayi milliye için bağışladığı para böyle bir paraydı.
şüphesiz ki rifat börekçi ve eşi bu para ile londra'da ev alabilir, oraya yerleşebilirdi.
ama o milli mücadele'ye katılmayı, anadolu'yu düşman işgalinden kurtarmayı seçti.
çünkü o ve diğer kahraman din adamları, esaret altında müslüman olunamayacağını çok iyi biliyorlardı.
işgal kuvvetleri ve istanbul hükümeti'nin yavşak şeyhülislamı dürrizade abdullah'ın fetvasına karşı 153 kuvayi milliye müftüsü ile birlikte ankara fetvasını yayımladı. bu yüzden istanbul hükümeti tarafından idama mahkum edildi.
ama o ve din adamı arkadaşları, mehmet akif ersoy önderliğinde anadolu'yu karış karış dolaşarak kurtuluş savaşımız boyunca milli mücadele'yi ve milli mücadele'ye karşı olan vatan hainlerini anlattı.
bir avuç aydın din adamı, kurtuluş savaşımıza en az 1 ordu kadar destek ve fayda sağladı.
ruhu şad mekanı cennet olsun.
görsel
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar