bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek9
- ölümden korkuyor musunuz11
- queen feristah15
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- melatonin3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- işiniz gücünüz yok mu11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- bir kadından hoşlanmak3
- apo'nun villası11
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- kürdü sevin21
- kendin hakkında bir entry bırak9
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- 195 kaslı pilot14
- zalbert ramstein4
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- uludağ sözlük evreni8
- hasan atilla uğur14
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- mazotun litresi 101 lira35
- para yok huzur var11
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- nervio12
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- heyt bea gocu mu5
Ellesmere Gecleri - 2
Ellesmere'e en yakın ada Grönland. Ama aralarında kocaman aysbergler var. Bizim de en yakın arkadaşlarımızla bile aramızda aysbergler dolaşır. En içten, en samimi duygularımızı taşıyan Titanik'leri batıran aysbergler. Menfaat, çekememezlik, para, bencillik. Hepsi birer buzdağı. Sevgi güneşinin yakıcı ışınlarının eritemediği buzdağları herbiri.
insanlar kendilerinden başkasını da sevmek, fedakarlık yapmak, yardım etmek ihtiyacındadırlar. Bu yüzden arkadaş edinirler. Fakat hep bencildir insanoğlu. Olayları kendi açısından ele alır. Mesela fedakarlık yapar bir konuda; böylece kendisini iyi hisseder, vicdanını rahatlatır. Fakat bu fedakarlığını unutmaz ve unutulmasını istemez, karşılığını almak ister. Yani bir taşla iki kuş vurur. Hem sana bir borç vermiş olur, bir gün geri ödemen şartıyla, hem de sanki borç değil de bağış yapmış gibi gurura kapılır. Çoğu kez yaptığı fedakarlığın o kadar büyük olduğuna inanır ki karşılığında da neredeyse ömür boyu minnet bekler. Arkadaşı bunlardan habersiz, bazen sadece bir kuru teşekkürle yatinir. Tabii o zamanda iç dünyamızda kendimize bile itiraf edemediğimiz iç savaş başlar. Kişi, arzularına uygun olarak olayların gelişmemesini, doğrudan doğruya kendisini hedef almış bir saldırı olarak algılar. Burada çatışmayı doğuran sebep bir şeyin yapılması değil, yapılmamasıdır. Belki çoğu arkadaşlıklar bu tür beklentiler yüzünden son buluyor.
Çoğu zaman da arkadaşlarımızın hoşgörüsüne sığınarak yaptığımız işlerde hiç beklemediğimiz tepkilerle karşılaşıyoruz. En samimi arkadaşımıza bile derdimizi anlatamıyoruz. Onlar da sadece kendilerine yardım etmenizi bekliyorlar. Bir üçüncü şahsa, belki de ortak arkadaşınıza yaptığınız bir iyilik onu rahatsız ediyor. Denkleme arkadaşlarımızın bencilliklerini katmadığımız için sonuç yanlış çıkıyor.
Başka bir terslik de fedakarlığın ölçülerinde ortaya çıkıyor. Yaptığımız iyiliğin ya da fedakarlığın karşılığını beklemek onunb bir tür tefecilik, bir yatırım, bir borç verme oolması demektir. Buna karşılık yaptığınızın karşılığını beklemez ancak karşınızdakinin de size karşı bir iyilikte bulunmasına izin vermezsenin bu da size karşı bir antipati oluşturabilir. Fazla vericiden kimse hoşlanmaz. Alışverişte kendini borçlu hisseden düşmen olur.
Hayali veya ciddi menfaatler yolunu kesiyor dostluğun. insan, çevresine bencillik kozası ören bir tırtıl sadece. Mavi göklere kanat çırpan bir kelebek olabilmesi için önce kozasını yırtmalı. insanın kendi ile başbaşa kalmaya tahammülü yok. Dostlarımıza en az bir kese altına sahip çıktığımız kadar sahip çıkmalıyız. Elbette karşımızda bir çok engeller var. Bunların başında kendimizi, arkadaşlarımızı ve hayatı iyi tanıyamamak geliyor. Bu engeller karşısında en büyük yardımcımız ise sevgi ve hoşgörü.
Ellesmere'e en yakın ada Grönland. Ama aralarında kocaman aysbergler var. Bizim de en yakın arkadaşlarımızla bile aramızda aysbergler dolaşır. En içten, en samimi duygularımızı taşıyan Titanik'leri batıran aysbergler. Menfaat, çekememezlik, para, bencillik. Hepsi birer buzdağı. Sevgi güneşinin yakıcı ışınlarının eritemediği buzdağları herbiri.
insanlar kendilerinden başkasını da sevmek, fedakarlık yapmak, yardım etmek ihtiyacındadırlar. Bu yüzden arkadaş edinirler. Fakat hep bencildir insanoğlu. Olayları kendi açısından ele alır. Mesela fedakarlık yapar bir konuda; böylece kendisini iyi hisseder, vicdanını rahatlatır. Fakat bu fedakarlığını unutmaz ve unutulmasını istemez, karşılığını almak ister. Yani bir taşla iki kuş vurur. Hem sana bir borç vermiş olur, bir gün geri ödemen şartıyla, hem de sanki borç değil de bağış yapmış gibi gurura kapılır. Çoğu kez yaptığı fedakarlığın o kadar büyük olduğuna inanır ki karşılığında da neredeyse ömür boyu minnet bekler. Arkadaşı bunlardan habersiz, bazen sadece bir kuru teşekkürle yatinir. Tabii o zamanda iç dünyamızda kendimize bile itiraf edemediğimiz iç savaş başlar. Kişi, arzularına uygun olarak olayların gelişmemesini, doğrudan doğruya kendisini hedef almış bir saldırı olarak algılar. Burada çatışmayı doğuran sebep bir şeyin yapılması değil, yapılmamasıdır. Belki çoğu arkadaşlıklar bu tür beklentiler yüzünden son buluyor.
Çoğu zaman da arkadaşlarımızın hoşgörüsüne sığınarak yaptığımız işlerde hiç beklemediğimiz tepkilerle karşılaşıyoruz. En samimi arkadaşımıza bile derdimizi anlatamıyoruz. Onlar da sadece kendilerine yardım etmenizi bekliyorlar. Bir üçüncü şahsa, belki de ortak arkadaşınıza yaptığınız bir iyilik onu rahatsız ediyor. Denkleme arkadaşlarımızın bencilliklerini katmadığımız için sonuç yanlış çıkıyor.
Başka bir terslik de fedakarlığın ölçülerinde ortaya çıkıyor. Yaptığımız iyiliğin ya da fedakarlığın karşılığını beklemek onunb bir tür tefecilik, bir yatırım, bir borç verme oolması demektir. Buna karşılık yaptığınızın karşılığını beklemez ancak karşınızdakinin de size karşı bir iyilikte bulunmasına izin vermezsenin bu da size karşı bir antipati oluşturabilir. Fazla vericiden kimse hoşlanmaz. Alışverişte kendini borçlu hisseden düşmen olur.
Hayali veya ciddi menfaatler yolunu kesiyor dostluğun. insan, çevresine bencillik kozası ören bir tırtıl sadece. Mavi göklere kanat çırpan bir kelebek olabilmesi için önce kozasını yırtmalı. insanın kendi ile başbaşa kalmaya tahammülü yok. Dostlarımıza en az bir kese altına sahip çıktığımız kadar sahip çıkmalıyız. Elbette karşımızda bir çok engeller var. Bunların başında kendimizi, arkadaşlarımızı ve hayatı iyi tanıyamamak geliyor. Bu engeller karşısında en büyük yardımcımız ise sevgi ve hoşgörü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar