bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü9
- erdal beşikçioğlu11
- isana2
- çay içen kız11
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek5
- taşaklardan birinin kayıp olması6
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- galatasaray9
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- dönmek istenilen yıl2
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- bir şeyler söyle4
- kalem4
- mutsuz olmak3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- gocu bak bi5
- galatasaray 3 rennes 33
- patates kızartması4
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- hırvatistan14
- yunanistan29
- ona bir şey söyle13
- ayrılık8
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yerinde dur3
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ölüm9
Ellesmere Gecleri - 2
Ellesmere'e en yakın ada Grönland. Ama aralarında kocaman aysbergler var. Bizim de en yakın arkadaşlarımızla bile aramızda aysbergler dolaşır. En içten, en samimi duygularımızı taşıyan Titanik'leri batıran aysbergler. Menfaat, çekememezlik, para, bencillik. Hepsi birer buzdağı. Sevgi güneşinin yakıcı ışınlarının eritemediği buzdağları herbiri.
insanlar kendilerinden başkasını da sevmek, fedakarlık yapmak, yardım etmek ihtiyacındadırlar. Bu yüzden arkadaş edinirler. Fakat hep bencildir insanoğlu. Olayları kendi açısından ele alır. Mesela fedakarlık yapar bir konuda; böylece kendisini iyi hisseder, vicdanını rahatlatır. Fakat bu fedakarlığını unutmaz ve unutulmasını istemez, karşılığını almak ister. Yani bir taşla iki kuş vurur. Hem sana bir borç vermiş olur, bir gün geri ödemen şartıyla, hem de sanki borç değil de bağış yapmış gibi gurura kapılır. Çoğu kez yaptığı fedakarlığın o kadar büyük olduğuna inanır ki karşılığında da neredeyse ömür boyu minnet bekler. Arkadaşı bunlardan habersiz, bazen sadece bir kuru teşekkürle yatinir. Tabii o zamanda iç dünyamızda kendimize bile itiraf edemediğimiz iç savaş başlar. Kişi, arzularına uygun olarak olayların gelişmemesini, doğrudan doğruya kendisini hedef almış bir saldırı olarak algılar. Burada çatışmayı doğuran sebep bir şeyin yapılması değil, yapılmamasıdır. Belki çoğu arkadaşlıklar bu tür beklentiler yüzünden son buluyor.
Çoğu zaman da arkadaşlarımızın hoşgörüsüne sığınarak yaptığımız işlerde hiç beklemediğimiz tepkilerle karşılaşıyoruz. En samimi arkadaşımıza bile derdimizi anlatamıyoruz. Onlar da sadece kendilerine yardım etmenizi bekliyorlar. Bir üçüncü şahsa, belki de ortak arkadaşınıza yaptığınız bir iyilik onu rahatsız ediyor. Denkleme arkadaşlarımızın bencilliklerini katmadığımız için sonuç yanlış çıkıyor.
Başka bir terslik de fedakarlığın ölçülerinde ortaya çıkıyor. Yaptığımız iyiliğin ya da fedakarlığın karşılığını beklemek onunb bir tür tefecilik, bir yatırım, bir borç verme oolması demektir. Buna karşılık yaptığınızın karşılığını beklemez ancak karşınızdakinin de size karşı bir iyilikte bulunmasına izin vermezsenin bu da size karşı bir antipati oluşturabilir. Fazla vericiden kimse hoşlanmaz. Alışverişte kendini borçlu hisseden düşmen olur.
Hayali veya ciddi menfaatler yolunu kesiyor dostluğun. insan, çevresine bencillik kozası ören bir tırtıl sadece. Mavi göklere kanat çırpan bir kelebek olabilmesi için önce kozasını yırtmalı. insanın kendi ile başbaşa kalmaya tahammülü yok. Dostlarımıza en az bir kese altına sahip çıktığımız kadar sahip çıkmalıyız. Elbette karşımızda bir çok engeller var. Bunların başında kendimizi, arkadaşlarımızı ve hayatı iyi tanıyamamak geliyor. Bu engeller karşısında en büyük yardımcımız ise sevgi ve hoşgörü.
Ellesmere'e en yakın ada Grönland. Ama aralarında kocaman aysbergler var. Bizim de en yakın arkadaşlarımızla bile aramızda aysbergler dolaşır. En içten, en samimi duygularımızı taşıyan Titanik'leri batıran aysbergler. Menfaat, çekememezlik, para, bencillik. Hepsi birer buzdağı. Sevgi güneşinin yakıcı ışınlarının eritemediği buzdağları herbiri.
insanlar kendilerinden başkasını da sevmek, fedakarlık yapmak, yardım etmek ihtiyacındadırlar. Bu yüzden arkadaş edinirler. Fakat hep bencildir insanoğlu. Olayları kendi açısından ele alır. Mesela fedakarlık yapar bir konuda; böylece kendisini iyi hisseder, vicdanını rahatlatır. Fakat bu fedakarlığını unutmaz ve unutulmasını istemez, karşılığını almak ister. Yani bir taşla iki kuş vurur. Hem sana bir borç vermiş olur, bir gün geri ödemen şartıyla, hem de sanki borç değil de bağış yapmış gibi gurura kapılır. Çoğu kez yaptığı fedakarlığın o kadar büyük olduğuna inanır ki karşılığında da neredeyse ömür boyu minnet bekler. Arkadaşı bunlardan habersiz, bazen sadece bir kuru teşekkürle yatinir. Tabii o zamanda iç dünyamızda kendimize bile itiraf edemediğimiz iç savaş başlar. Kişi, arzularına uygun olarak olayların gelişmemesini, doğrudan doğruya kendisini hedef almış bir saldırı olarak algılar. Burada çatışmayı doğuran sebep bir şeyin yapılması değil, yapılmamasıdır. Belki çoğu arkadaşlıklar bu tür beklentiler yüzünden son buluyor.
Çoğu zaman da arkadaşlarımızın hoşgörüsüne sığınarak yaptığımız işlerde hiç beklemediğimiz tepkilerle karşılaşıyoruz. En samimi arkadaşımıza bile derdimizi anlatamıyoruz. Onlar da sadece kendilerine yardım etmenizi bekliyorlar. Bir üçüncü şahsa, belki de ortak arkadaşınıza yaptığınız bir iyilik onu rahatsız ediyor. Denkleme arkadaşlarımızın bencilliklerini katmadığımız için sonuç yanlış çıkıyor.
Başka bir terslik de fedakarlığın ölçülerinde ortaya çıkıyor. Yaptığımız iyiliğin ya da fedakarlığın karşılığını beklemek onunb bir tür tefecilik, bir yatırım, bir borç verme oolması demektir. Buna karşılık yaptığınızın karşılığını beklemez ancak karşınızdakinin de size karşı bir iyilikte bulunmasına izin vermezsenin bu da size karşı bir antipati oluşturabilir. Fazla vericiden kimse hoşlanmaz. Alışverişte kendini borçlu hisseden düşmen olur.
Hayali veya ciddi menfaatler yolunu kesiyor dostluğun. insan, çevresine bencillik kozası ören bir tırtıl sadece. Mavi göklere kanat çırpan bir kelebek olabilmesi için önce kozasını yırtmalı. insanın kendi ile başbaşa kalmaya tahammülü yok. Dostlarımıza en az bir kese altına sahip çıktığımız kadar sahip çıkmalıyız. Elbette karşımızda bir çok engeller var. Bunların başında kendimizi, arkadaşlarımızı ve hayatı iyi tanıyamamak geliyor. Bu engeller karşısında en büyük yardımcımız ise sevgi ve hoşgörü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar