bugün
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak9
- insanın kendini çok değerli zannetmesi8
- ben geldim kerkenezler12
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız6
- yeni parti13
- özelde fingirdeşen yazarlar5
- velvet36
- aklın fikrin sekse çalışması4
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon3
- muslettin amca6
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- habire1233
- çekirgeleri kim gönderdi9
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç11
- hiç evlenmemiş erkek çocuklu kadın evliliği2
- g'i l d'e d l'i l y5
- yazarların özledikleri şeyler7
- nasreddinhoca4
- insan sevmeyen insan5
- hiç sevgilisi olmamış insan2
- akılsızlığın tezahürü2
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- çok yakışıklı bir erkek olmak2
- ben geldim karılarım3
- dalida2
- kürdüm5
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- bir insanı tanımadan hakkında konuşmak2
- aylık 474 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- anneni mi babanı mı seviyorsun diyen akrabalar2
- fatma soydaş4
- ölmek için yaratılmış2
- kabataş olayı görüntüleri27
- kadınla erkek arkadaş olabilir mi2
- istanbul un çok pahalı olması27
- sevgiliyle karşılıklı osurarak sevişmek3
- hoşlanılan kızla karşılıklı santranç oynamak2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- rtx 50702
- bütün kutsal kitapları okudum yalanı3
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- şu aiye konumu versem tezimi yazar mı lan2
- basit bir hayat istemek4
- dem parti5
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
ingiltere’nin Ruanda’ya ilk etapta 120 milyon pound ödemesi ve sığınmacıların transferi ve Ruanda’daki işlemleriyle ilgili tüm masrafları karşılaması planlanıyor.
Öte yandan, yine ilk açıklamalarda -muhtemelen kamuoyu tepkisinin konsolide olmasını önlemek için- planın çoğunlukla Manş üzerinden gelen ‘bekar/yalnız erkekler’ için hayata geçirileceği söylense de, çocuklar hariç teknik olarak bu kategoriye giren tüm sığınmacılar Ruanda’ya gönderilebilir.
Sığınmacılar Ruanda’ya ulaştıktan sonra, artık o ülkenin iltica sistemine dahil olacaklar. Uluslararası mülteci ve insan hakları hukuku bakımından ingiltere’nin bu kişilere karşı sorumluluğunun sınırı nedir? insan hakları örgütlerine göre Ruanda’da muhalefet baskı altında, yaşam hakkı ihlal ediliyor ve adalete erişim kısıtlı.
Ülke, 2000’den bu yana iktidarda olan ve bu şartlar altında gerçekleştirilmiş bir anayasa referandumuyla 2034’e kadar iktidarda kalabilmesinin yolunu açmış eski bir asker olan Kagame tarafından yönetiliyor. Ruanda kendi ülkelerinde siyasi baskı ve zulümden kaçan sığınmacılar için gerçekten ‘güvenli ülke’ mi? ‘Planın kendisi ne kadar insan haklarına uygun ve dahası pratikte uygulanabilir? Bunları zaman gösterecek.
Ruanda anlaşmasının resmi adının ‘Göç ve Ekonomik Kalkınma Ortaklığı’ olması tesadüf değil.
Ne de ingiltere’nin Ruanda ile işbirliğinin sığınmacılarla sınırlı olmaması.
Geçmişte Almanya ve Belçika’nın sömürgesi olan Ruanda, 2009’da kendi isteğiyle ingiliz Milletler Topluluğu’na katılmış. Ülke, ingiltere tahtının varisi Galler Prensi Charles’ın 2020 Davos Zirvesi’nde duyurduğu Sürdürülebilir Pazarlar Girişimi’yle de bağlantıda. Ruanda’nın ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalı ve çay önemli ihracat kalemlerinden biri. ingiltere ülkenin çay sektöründeki en büyük yatırımcı olduğu gibi, tarımın tamamında şirketleşmeyi desteklemek için kaynak da sağlıyor.
Devlet başkanı Kagame özel sektöre ve doğrudan yabancı yatırıma verdiği önemle tanınıyor. Afrika’yı dünyanın en büyük serbest ticaret pazarlarından biri haline getiren Afrika Kıtası Serbest Ticaret Anlaşması da 2018’de Ruanda’nın başkenti Kigali’de imzalandı.
Ruanda zengin bir ülke olmamakla birlikte büyüme odaklı ekonomik stratejisiyle Afrika’da modernleşme ve ilerlemenin sembolü olarak görülmekte. Dünya Bankası’nın iş Yapma Kolaylığı endeksinde, ülke halihazırda dünyada 38, Afrika’da 2. sırada yer alıyor. ingiltere 2015’te Ruanda’nın ‘yatırım iklimi’ni geliştirmeye yönelik ‘reformlar’ için 4,8 milyon pound ayırdı. Bununla kastedilen, basitçe, yerli ve yabancı sermayenin önünün daha da çok açılması.
Bu arada, başta turizm ve inşaat, yanı sıra enerji ve finansal hizmetler ülkenin hızla büyüyen diğer sektörleri. ingiltere-Ruanda sığınmacı anlaşması hayata geçtiğinde, işçi haklarının zaten güçlü olmadığı ülkede, özellikle emek yoğun sektörler için sığınmacı emeği önemli bir kaynak olarak görülecektir.
Nitekim gönderilecek paranın bir kısmının hem sığınmacılara hem Ruandalılara yönelik mesleki eğitimler, dil eğitimleri vb. çalışmalara ayrılacağı açıklandı. Bu hizmetlerin bir kısmının ingiliz ya da ingiliz Milletler Topluluğu’nun diğer ülkelerindeki teknik danışmanlık ve eğitim şirketlerinden alınması durumunda, Ruanda’ya gönderilecek para, Kagame’nin iktidarını sağlamlaştıracağı gibi, yine ingiltere ve müttefikleri arasında dönecek.
Son olarak, Ruanda ile benzer bir sığınmacı anlaşması için görüşmelerde bulunan Danimarka’nın, aynı zamanda ülkeyle yenilenebilir enerji yatırımları konusunda da bağlantıda olduğunu belirtelim. Kaynağının yerli ya da yabancı olmasından bağımsız olarak, birçok yenilenebilir enerji projesinin doğayı nasıl tahrip ettiğini ve köylüleri mülksüzleştirdiğini sayısız örnekten biliyoruz.
Görünen o ki, Avrupa ülkeleri, Ruanda planı ve benzeri planlarla, sığınmacılara yönelik uluslararası normlardan kaynaklanan sorumluluklarını öteleyip taşeronlara havale ederken, aynı zamanda yoksul coğrafyalarda kendilerine yeni etki ve imtiyaz alanları da yaratmaya devam ediyor.
Öte yandan, yine ilk açıklamalarda -muhtemelen kamuoyu tepkisinin konsolide olmasını önlemek için- planın çoğunlukla Manş üzerinden gelen ‘bekar/yalnız erkekler’ için hayata geçirileceği söylense de, çocuklar hariç teknik olarak bu kategoriye giren tüm sığınmacılar Ruanda’ya gönderilebilir.
Sığınmacılar Ruanda’ya ulaştıktan sonra, artık o ülkenin iltica sistemine dahil olacaklar. Uluslararası mülteci ve insan hakları hukuku bakımından ingiltere’nin bu kişilere karşı sorumluluğunun sınırı nedir? insan hakları örgütlerine göre Ruanda’da muhalefet baskı altında, yaşam hakkı ihlal ediliyor ve adalete erişim kısıtlı.
Ülke, 2000’den bu yana iktidarda olan ve bu şartlar altında gerçekleştirilmiş bir anayasa referandumuyla 2034’e kadar iktidarda kalabilmesinin yolunu açmış eski bir asker olan Kagame tarafından yönetiliyor. Ruanda kendi ülkelerinde siyasi baskı ve zulümden kaçan sığınmacılar için gerçekten ‘güvenli ülke’ mi? ‘Planın kendisi ne kadar insan haklarına uygun ve dahası pratikte uygulanabilir? Bunları zaman gösterecek.
Ruanda anlaşmasının resmi adının ‘Göç ve Ekonomik Kalkınma Ortaklığı’ olması tesadüf değil.
Ne de ingiltere’nin Ruanda ile işbirliğinin sığınmacılarla sınırlı olmaması.
Geçmişte Almanya ve Belçika’nın sömürgesi olan Ruanda, 2009’da kendi isteğiyle ingiliz Milletler Topluluğu’na katılmış. Ülke, ingiltere tahtının varisi Galler Prensi Charles’ın 2020 Davos Zirvesi’nde duyurduğu Sürdürülebilir Pazarlar Girişimi’yle de bağlantıda. Ruanda’nın ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalı ve çay önemli ihracat kalemlerinden biri. ingiltere ülkenin çay sektöründeki en büyük yatırımcı olduğu gibi, tarımın tamamında şirketleşmeyi desteklemek için kaynak da sağlıyor.
Devlet başkanı Kagame özel sektöre ve doğrudan yabancı yatırıma verdiği önemle tanınıyor. Afrika’yı dünyanın en büyük serbest ticaret pazarlarından biri haline getiren Afrika Kıtası Serbest Ticaret Anlaşması da 2018’de Ruanda’nın başkenti Kigali’de imzalandı.
Ruanda zengin bir ülke olmamakla birlikte büyüme odaklı ekonomik stratejisiyle Afrika’da modernleşme ve ilerlemenin sembolü olarak görülmekte. Dünya Bankası’nın iş Yapma Kolaylığı endeksinde, ülke halihazırda dünyada 38, Afrika’da 2. sırada yer alıyor. ingiltere 2015’te Ruanda’nın ‘yatırım iklimi’ni geliştirmeye yönelik ‘reformlar’ için 4,8 milyon pound ayırdı. Bununla kastedilen, basitçe, yerli ve yabancı sermayenin önünün daha da çok açılması.
Bu arada, başta turizm ve inşaat, yanı sıra enerji ve finansal hizmetler ülkenin hızla büyüyen diğer sektörleri. ingiltere-Ruanda sığınmacı anlaşması hayata geçtiğinde, işçi haklarının zaten güçlü olmadığı ülkede, özellikle emek yoğun sektörler için sığınmacı emeği önemli bir kaynak olarak görülecektir.
Nitekim gönderilecek paranın bir kısmının hem sığınmacılara hem Ruandalılara yönelik mesleki eğitimler, dil eğitimleri vb. çalışmalara ayrılacağı açıklandı. Bu hizmetlerin bir kısmının ingiliz ya da ingiliz Milletler Topluluğu’nun diğer ülkelerindeki teknik danışmanlık ve eğitim şirketlerinden alınması durumunda, Ruanda’ya gönderilecek para, Kagame’nin iktidarını sağlamlaştıracağı gibi, yine ingiltere ve müttefikleri arasında dönecek.
Son olarak, Ruanda ile benzer bir sığınmacı anlaşması için görüşmelerde bulunan Danimarka’nın, aynı zamanda ülkeyle yenilenebilir enerji yatırımları konusunda da bağlantıda olduğunu belirtelim. Kaynağının yerli ya da yabancı olmasından bağımsız olarak, birçok yenilenebilir enerji projesinin doğayı nasıl tahrip ettiğini ve köylüleri mülksüzleştirdiğini sayısız örnekten biliyoruz.
Görünen o ki, Avrupa ülkeleri, Ruanda planı ve benzeri planlarla, sığınmacılara yönelik uluslararası normlardan kaynaklanan sorumluluklarını öteleyip taşeronlara havale ederken, aynı zamanda yoksul coğrafyalarda kendilerine yeni etki ve imtiyaz alanları da yaratmaya devam ediyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar