bugün
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita10
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- izmir'in akp'ye geçmesi16
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi32
- ispanya'nin terör bitirme formülü17
- ellerim bos gonlum hos4
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak6
- tel avive atom bombası atmak5
- ayrı mutfakların insanları9
- gece gece bağırsakla ip atlayan salatalık görmek5
- candan erçetin'in kıymeti bilinmemiş saçma şarkısı3
- recep tayyip erdoğan31
- sözlükteki aktroller8
- havada uçak düşürmeye çalışan arap pilot3
- vişneli sarma8
- sabahın köründe işe giden ezik8
- ay diyen erkek5
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı6
- yandaş açlığı2
- birini unutmak6
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları6
- fatma betül sayan kaya66
- 190 boyunda kaslı ve zengin kadın4
- 1 90 esmer kaslı erkek5
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- teşkilattan bir kezo bulup piyasadan çekilmek2
- kuran da namazın olmaması3
- istanbul sokaklarında renkli ışıklandırmalar olsun3
- parmağıma iğne batması4
- sözlüğün vahşi kelebeği4
- tayyip istifa2
- belçika türkiye maçı saat 21 45 te atv de4
- israil ulusal güvenlik uzmanı uyardı3
- birbirine iyi gelmek6
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak7
- kabak tatlısı2
- rüyamda elim kadar tarantula gördüm ölüyordum2
- cin tarafından özel numaradan aranmak5
- ekrem imamoğlu'nun suçu ne2
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- napolyon vs atatürk7
- sarma8
- trump'ın iran açıklaması10
- grok2
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması5
- kanatları altına almak2
- aynı anda 3 kadın sevmek3
- göz kanlanması11
- osmanlı pilavı3
ingiltere’nin Ruanda’ya ilk etapta 120 milyon pound ödemesi ve sığınmacıların transferi ve Ruanda’daki işlemleriyle ilgili tüm masrafları karşılaması planlanıyor.
Öte yandan, yine ilk açıklamalarda -muhtemelen kamuoyu tepkisinin konsolide olmasını önlemek için- planın çoğunlukla Manş üzerinden gelen ‘bekar/yalnız erkekler’ için hayata geçirileceği söylense de, çocuklar hariç teknik olarak bu kategoriye giren tüm sığınmacılar Ruanda’ya gönderilebilir.
Sığınmacılar Ruanda’ya ulaştıktan sonra, artık o ülkenin iltica sistemine dahil olacaklar. Uluslararası mülteci ve insan hakları hukuku bakımından ingiltere’nin bu kişilere karşı sorumluluğunun sınırı nedir? insan hakları örgütlerine göre Ruanda’da muhalefet baskı altında, yaşam hakkı ihlal ediliyor ve adalete erişim kısıtlı.
Ülke, 2000’den bu yana iktidarda olan ve bu şartlar altında gerçekleştirilmiş bir anayasa referandumuyla 2034’e kadar iktidarda kalabilmesinin yolunu açmış eski bir asker olan Kagame tarafından yönetiliyor. Ruanda kendi ülkelerinde siyasi baskı ve zulümden kaçan sığınmacılar için gerçekten ‘güvenli ülke’ mi? ‘Planın kendisi ne kadar insan haklarına uygun ve dahası pratikte uygulanabilir? Bunları zaman gösterecek.
Ruanda anlaşmasının resmi adının ‘Göç ve Ekonomik Kalkınma Ortaklığı’ olması tesadüf değil.
Ne de ingiltere’nin Ruanda ile işbirliğinin sığınmacılarla sınırlı olmaması.
Geçmişte Almanya ve Belçika’nın sömürgesi olan Ruanda, 2009’da kendi isteğiyle ingiliz Milletler Topluluğu’na katılmış. Ülke, ingiltere tahtının varisi Galler Prensi Charles’ın 2020 Davos Zirvesi’nde duyurduğu Sürdürülebilir Pazarlar Girişimi’yle de bağlantıda. Ruanda’nın ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalı ve çay önemli ihracat kalemlerinden biri. ingiltere ülkenin çay sektöründeki en büyük yatırımcı olduğu gibi, tarımın tamamında şirketleşmeyi desteklemek için kaynak da sağlıyor.
Devlet başkanı Kagame özel sektöre ve doğrudan yabancı yatırıma verdiği önemle tanınıyor. Afrika’yı dünyanın en büyük serbest ticaret pazarlarından biri haline getiren Afrika Kıtası Serbest Ticaret Anlaşması da 2018’de Ruanda’nın başkenti Kigali’de imzalandı.
Ruanda zengin bir ülke olmamakla birlikte büyüme odaklı ekonomik stratejisiyle Afrika’da modernleşme ve ilerlemenin sembolü olarak görülmekte. Dünya Bankası’nın iş Yapma Kolaylığı endeksinde, ülke halihazırda dünyada 38, Afrika’da 2. sırada yer alıyor. ingiltere 2015’te Ruanda’nın ‘yatırım iklimi’ni geliştirmeye yönelik ‘reformlar’ için 4,8 milyon pound ayırdı. Bununla kastedilen, basitçe, yerli ve yabancı sermayenin önünün daha da çok açılması.
Bu arada, başta turizm ve inşaat, yanı sıra enerji ve finansal hizmetler ülkenin hızla büyüyen diğer sektörleri. ingiltere-Ruanda sığınmacı anlaşması hayata geçtiğinde, işçi haklarının zaten güçlü olmadığı ülkede, özellikle emek yoğun sektörler için sığınmacı emeği önemli bir kaynak olarak görülecektir.
Nitekim gönderilecek paranın bir kısmının hem sığınmacılara hem Ruandalılara yönelik mesleki eğitimler, dil eğitimleri vb. çalışmalara ayrılacağı açıklandı. Bu hizmetlerin bir kısmının ingiliz ya da ingiliz Milletler Topluluğu’nun diğer ülkelerindeki teknik danışmanlık ve eğitim şirketlerinden alınması durumunda, Ruanda’ya gönderilecek para, Kagame’nin iktidarını sağlamlaştıracağı gibi, yine ingiltere ve müttefikleri arasında dönecek.
Son olarak, Ruanda ile benzer bir sığınmacı anlaşması için görüşmelerde bulunan Danimarka’nın, aynı zamanda ülkeyle yenilenebilir enerji yatırımları konusunda da bağlantıda olduğunu belirtelim. Kaynağının yerli ya da yabancı olmasından bağımsız olarak, birçok yenilenebilir enerji projesinin doğayı nasıl tahrip ettiğini ve köylüleri mülksüzleştirdiğini sayısız örnekten biliyoruz.
Görünen o ki, Avrupa ülkeleri, Ruanda planı ve benzeri planlarla, sığınmacılara yönelik uluslararası normlardan kaynaklanan sorumluluklarını öteleyip taşeronlara havale ederken, aynı zamanda yoksul coğrafyalarda kendilerine yeni etki ve imtiyaz alanları da yaratmaya devam ediyor.
Öte yandan, yine ilk açıklamalarda -muhtemelen kamuoyu tepkisinin konsolide olmasını önlemek için- planın çoğunlukla Manş üzerinden gelen ‘bekar/yalnız erkekler’ için hayata geçirileceği söylense de, çocuklar hariç teknik olarak bu kategoriye giren tüm sığınmacılar Ruanda’ya gönderilebilir.
Sığınmacılar Ruanda’ya ulaştıktan sonra, artık o ülkenin iltica sistemine dahil olacaklar. Uluslararası mülteci ve insan hakları hukuku bakımından ingiltere’nin bu kişilere karşı sorumluluğunun sınırı nedir? insan hakları örgütlerine göre Ruanda’da muhalefet baskı altında, yaşam hakkı ihlal ediliyor ve adalete erişim kısıtlı.
Ülke, 2000’den bu yana iktidarda olan ve bu şartlar altında gerçekleştirilmiş bir anayasa referandumuyla 2034’e kadar iktidarda kalabilmesinin yolunu açmış eski bir asker olan Kagame tarafından yönetiliyor. Ruanda kendi ülkelerinde siyasi baskı ve zulümden kaçan sığınmacılar için gerçekten ‘güvenli ülke’ mi? ‘Planın kendisi ne kadar insan haklarına uygun ve dahası pratikte uygulanabilir? Bunları zaman gösterecek.
Ruanda anlaşmasının resmi adının ‘Göç ve Ekonomik Kalkınma Ortaklığı’ olması tesadüf değil.
Ne de ingiltere’nin Ruanda ile işbirliğinin sığınmacılarla sınırlı olmaması.
Geçmişte Almanya ve Belçika’nın sömürgesi olan Ruanda, 2009’da kendi isteğiyle ingiliz Milletler Topluluğu’na katılmış. Ülke, ingiltere tahtının varisi Galler Prensi Charles’ın 2020 Davos Zirvesi’nde duyurduğu Sürdürülebilir Pazarlar Girişimi’yle de bağlantıda. Ruanda’nın ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalı ve çay önemli ihracat kalemlerinden biri. ingiltere ülkenin çay sektöründeki en büyük yatırımcı olduğu gibi, tarımın tamamında şirketleşmeyi desteklemek için kaynak da sağlıyor.
Devlet başkanı Kagame özel sektöre ve doğrudan yabancı yatırıma verdiği önemle tanınıyor. Afrika’yı dünyanın en büyük serbest ticaret pazarlarından biri haline getiren Afrika Kıtası Serbest Ticaret Anlaşması da 2018’de Ruanda’nın başkenti Kigali’de imzalandı.
Ruanda zengin bir ülke olmamakla birlikte büyüme odaklı ekonomik stratejisiyle Afrika’da modernleşme ve ilerlemenin sembolü olarak görülmekte. Dünya Bankası’nın iş Yapma Kolaylığı endeksinde, ülke halihazırda dünyada 38, Afrika’da 2. sırada yer alıyor. ingiltere 2015’te Ruanda’nın ‘yatırım iklimi’ni geliştirmeye yönelik ‘reformlar’ için 4,8 milyon pound ayırdı. Bununla kastedilen, basitçe, yerli ve yabancı sermayenin önünün daha da çok açılması.
Bu arada, başta turizm ve inşaat, yanı sıra enerji ve finansal hizmetler ülkenin hızla büyüyen diğer sektörleri. ingiltere-Ruanda sığınmacı anlaşması hayata geçtiğinde, işçi haklarının zaten güçlü olmadığı ülkede, özellikle emek yoğun sektörler için sığınmacı emeği önemli bir kaynak olarak görülecektir.
Nitekim gönderilecek paranın bir kısmının hem sığınmacılara hem Ruandalılara yönelik mesleki eğitimler, dil eğitimleri vb. çalışmalara ayrılacağı açıklandı. Bu hizmetlerin bir kısmının ingiliz ya da ingiliz Milletler Topluluğu’nun diğer ülkelerindeki teknik danışmanlık ve eğitim şirketlerinden alınması durumunda, Ruanda’ya gönderilecek para, Kagame’nin iktidarını sağlamlaştıracağı gibi, yine ingiltere ve müttefikleri arasında dönecek.
Son olarak, Ruanda ile benzer bir sığınmacı anlaşması için görüşmelerde bulunan Danimarka’nın, aynı zamanda ülkeyle yenilenebilir enerji yatırımları konusunda da bağlantıda olduğunu belirtelim. Kaynağının yerli ya da yabancı olmasından bağımsız olarak, birçok yenilenebilir enerji projesinin doğayı nasıl tahrip ettiğini ve köylüleri mülksüzleştirdiğini sayısız örnekten biliyoruz.
Görünen o ki, Avrupa ülkeleri, Ruanda planı ve benzeri planlarla, sığınmacılara yönelik uluslararası normlardan kaynaklanan sorumluluklarını öteleyip taşeronlara havale ederken, aynı zamanda yoksul coğrafyalarda kendilerine yeni etki ve imtiyaz alanları da yaratmaya devam ediyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar