bugün
- özelde fingirdeşen yazarlar13
- insanın kendini çok değerli zannetmesi10
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- ben geldim kerkenezler12
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız7
- basit bir hayat istemek8
- aklın fikrin sekse çalışması6
- velvet36
- her yazdığı artı oy alan yazar4
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon5
- habire1233
- yeni parti13
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- escorta giden erkek3
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- yazarların özledikleri şeyler8
- dişçiye gitmek3
- çekirgeleri kim gönderdi9
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek3
- hiç sevgilisi olmamış insan3
- muslettin amca6
- kahramanmaraş taki okul saldırısı iddianamesi2
- konfor alanına yapışıp kalmak2
- g'i l d'e d l'i l y4
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- insan sevmeyen insan5
- nasreddinhoca4
- agaragar2
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- en son alınan hediye8
- hiç evlenmemiş erkek çocuklu kadın evliliği2
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- kabataş olayı görüntüleri27
- kürdüm5
- ben geldim karılarım3
- akılsızlığın tezahürü2
- istanbul un çok pahalı olması27
- çok yakışıklı bir erkek olmak2
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- fatma soydaş4
- dalida2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- bir insanı tanımadan hakkında konuşmak2
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- merak etmemenin huzuru6
Tatar Ramazan filminde Ramazan’ın cezaevine girdiği esnada mahkumlara bakıp “Merhaba yarenler, merhaba felaket arkadaşlarım” dediği sahne gibi selamlamak istedim hepinizi. Hepinize sağlıklar, esenlikler dilerim.
Kötü ve zalimlere de tez zamanda akıl, fikir.
Yüreğine sevgi çiçekleri ekmiş, dünyanın gam kasavetinden bir haber yaşadığım lise yıllarım aklıma düşüyor. O yıllar tanıdığım çoğu arkadaşımda benim gibiydi. Temelleri sapasağlam atılmış dostluklar, cep telefonlarının olmazsa olmaz olmadığı ve iletişimin bir hayli samimi olduğu bol tebessümlü dönemler. Paradokslar zinciri birbirini kovalasada yine de zamanda yolculuk mümkün kılındığı vakit o günlere tekrar dönebilirim belki, kim bilir.
Sabit bir hızda devam eden bir araçta otoyol bariyerleri eşit bir sürede hızlı hızlı gelip geçer yanıbaşımızdan. Halbuki duran onlardır, durağan varlıklardır. Özer Bal’ın “Geçen zaman değil duran bizleriz. Güneşin izinden git, yer ayrı zaman aynı kalacak.” sözü aklıma geldi. Miladi veya hicri belki de budist ya da maya takvimi hiç farketmez. Tüketen ve tüketilen formumda zaman ölçülmüş bir süreklilik benim için.
istisnai durumlar harici ortalama süresi belli olan yaşamda bu zamanı nasıl değerlendirmeli bir insan? Düşünelim. Tüm insanlık vaktini kitap okuyarak geçirirse yaşam durur. Tüm insanlık vaktini yürüyüş yaparak, bisiklet sürerek geçirirse yaşam durur. Tüm insanlık vaktini tarım yaparak sürdürürse yaşam gelecek nesillere bırakılarak devam eder. Bir insan fizyolojik mecburiyetlerini karşılamak için insanlara bağımlı değildir. Sadece tarım yaparak hayatını idame ettirebilir. Yetiştirdiği bir domatesi koparmanın mutluluğunu belki hissettiremem fakat burada sayfa sayfa anlatabilirim.
insan tüm bunların dışında duygusal bir varlıktır. Sevmeye, sevilmeye, mutlu olmaya, şefkate, merhamete ihtiyaç duyar. Aşk kişilerarası sevgide en derin hissedilen duygudur. Yine bir yazar kalemine şunları dökmüştü; “Sen incinirsen sol yanım çatlar. Belki de bu mücerret bir aşktandır.” Belki bu hissettiği en derin duygudur. Belki de bahsettiği gibi bu müşahhastan mücerrete ulaşmadır.
Her şeye ve herkese rağmen “Dünyayı güzellik kurtaracak. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.”
Kötü ve zalimlere de tez zamanda akıl, fikir.
Yüreğine sevgi çiçekleri ekmiş, dünyanın gam kasavetinden bir haber yaşadığım lise yıllarım aklıma düşüyor. O yıllar tanıdığım çoğu arkadaşımda benim gibiydi. Temelleri sapasağlam atılmış dostluklar, cep telefonlarının olmazsa olmaz olmadığı ve iletişimin bir hayli samimi olduğu bol tebessümlü dönemler. Paradokslar zinciri birbirini kovalasada yine de zamanda yolculuk mümkün kılındığı vakit o günlere tekrar dönebilirim belki, kim bilir.
Sabit bir hızda devam eden bir araçta otoyol bariyerleri eşit bir sürede hızlı hızlı gelip geçer yanıbaşımızdan. Halbuki duran onlardır, durağan varlıklardır. Özer Bal’ın “Geçen zaman değil duran bizleriz. Güneşin izinden git, yer ayrı zaman aynı kalacak.” sözü aklıma geldi. Miladi veya hicri belki de budist ya da maya takvimi hiç farketmez. Tüketen ve tüketilen formumda zaman ölçülmüş bir süreklilik benim için.
istisnai durumlar harici ortalama süresi belli olan yaşamda bu zamanı nasıl değerlendirmeli bir insan? Düşünelim. Tüm insanlık vaktini kitap okuyarak geçirirse yaşam durur. Tüm insanlık vaktini yürüyüş yaparak, bisiklet sürerek geçirirse yaşam durur. Tüm insanlık vaktini tarım yaparak sürdürürse yaşam gelecek nesillere bırakılarak devam eder. Bir insan fizyolojik mecburiyetlerini karşılamak için insanlara bağımlı değildir. Sadece tarım yaparak hayatını idame ettirebilir. Yetiştirdiği bir domatesi koparmanın mutluluğunu belki hissettiremem fakat burada sayfa sayfa anlatabilirim.
insan tüm bunların dışında duygusal bir varlıktır. Sevmeye, sevilmeye, mutlu olmaya, şefkate, merhamete ihtiyaç duyar. Aşk kişilerarası sevgide en derin hissedilen duygudur. Yine bir yazar kalemine şunları dökmüştü; “Sen incinirsen sol yanım çatlar. Belki de bu mücerret bir aşktandır.” Belki bu hissettiği en derin duygudur. Belki de bahsettiği gibi bu müşahhastan mücerrete ulaşmadır.
Her şeye ve herkese rağmen “Dünyayı güzellik kurtaracak. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar