bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası6
- the wheels on the bus2
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- intihar etmek4
- en iyi vampir filmi4
- yazarların akşam yemekleri6
- sözlük kızlarının kekleri24
- cok da abartmaya gerek uok6
- kuran2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- en iyi kurt adam filmi3
- kültür2
- kadınlar7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- intothenirvana2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması6
- meriç dükalığı8
- okan buruk9
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- islamda namaz yoktur30
- sevdiğiniz yazarlar8
- allah11
- gary oldman2
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- fusya semsiyeli yabanci22
- the crow2
- kürdistan10
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- çirkin2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- galatahahahahahaha3
- annem2
- ermeni alfabesi2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- true ile tatlı sert3
- ölümden korkuyor musunuz17
- günlük2
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
Türkiye'de şu anda yapılmakta olan ergenekon operasyonunun , italya'da yapılan benzeridir.
---------
italya'da 1992 yılında ülkenin kalburüstü politikacılarına karşı rüşvet ve yolsuzluk davaları açıldı. Davaların görülmesi sırasında, italyan siyasi partilerinin işadamları tarafından yasadışı biçimde finanse edildiği ortaya çıktı.
Mahkemeler sırasında tam olarak 4.472 kişi sorguya çekildi, bunlar arasından çoğunluğu işadamı ve politikacı olan 1.188 kişi çeşitli ağır cezalara çarptırıldı. Bu arada, yolsuzluklara adı karışan işadamlarından 12 tanesi intihar etti. italya'daki Temiz Eller harekatı birçok ülkede benzer operasyonların ilham kaynağı oldu.
Olayın uluslararası çapta analizi yapıldığında, karşımıza devlet mekanizması içinde yuvalanan yasadışı örgütler çıkıyor. Bu örgütler; Amerikan ve ingiliz kontrgerilla kuruluşu olan Stay Behind tarafından 1952 yılında kuruldu. italya'daki adı gladyo olarak geçen örgüt; ingiltere'de Stay Behind, Avusturya'da Schwert, Fransa'da Rüzgar Gülü, ispanya'da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), Batı Almanya'da Gehlen Harekatı olarak deyimlendirildi. Gladyo kavramı, en kısa tanımıyla, soğuk savaş döneminde komünizmin iktidarları ele geçirmemesi için NATO ülkelerinde kurulan NATO ve CIA destekli birimlerdir. Her NATO ülkesinin "Özel Harp Dairesi"nce yönetilen örgütün Türkiye'deki sivil ayağı ulusalcı kanat, kuvay-ı milliye, devlet içindeki ayağı ise kontrgerilla olarak kamuoyuna yansıdı.
Gladyo örgütlerinin her ülkede yüzlerce, binlerce cinayet, sabotaj ve sivil katliamından sorumlu olduğu kabul ediliyor. Gladyo, bazı eylemleri bizzat yapmış, bir bölümünde patlayıcı ve silah sağlamış, kimisinde ise provokasyon ve yönlendirmede bulunmuştur. Bu örgütlerin varlığı, faaliyetleri ve NATO ile işbirliği halinde ABD gizli servislerince yönetildiği Avrupa Parlamentosu'nun resmî kararlarına dahi yansımıştır.
Türkiye'de gladyo tipi bir yapının varlığı ayan beyandır ve bu gerçek, bizzat bazı üst düzey devlet ricali tarafından kabul edilegelmiştir. Hatta rahmetli Ecevit, başbakan sıfatıyla, böyle bir örgütün varlığını "devlet içinde kontrgerilla faaliyeti var" sözleriyle kamuoyuna açıkça yansıtmıştır. Susurluk davası ile yargılamanın henüz başladığı Ergenekon davası, "gladyonun en güçlü olduğu ülke Türkiye'dir" tezine haklılık kazandıran çapta ve mahiyette. Soruşturma, daha şimdiden göstermiştir ki; devlet aygıtı içinde devleti ve siyasal hayatı kendi noksan aklına göre yönlendirmek hayalindeki insan ve gruplar uzun sürelerdir faaliyet içindeler.
Öte yandan, italya'da olduğu gibi, Türkiye'de de gladyo faaliyetleri ekonomiyle iç içedir. Lafta vatan, millet edebiyatı ön planda tutulurken, her yasadışı işte olduğu gibi para bir numaralı faktördür. Ama gladyo eşkıyalığının ekonomiye asıl kötülüğü, liberal piyasa ekonomisinin olmazsa olmazı olan rekabet ortamını çeteler lehine bozmasıdır. Devlet, belediye, askeriye ihaleleri ve satınalmalarında fiyat, kalite ve yeterlilik gibi objektif kriterler yerine hile, tehdit, rüşvet ve danışıklı dövüş gibi çirkinlikler yer alır. Bunlar kamu kaynaklarının en kötü ve verimsiz şekilde dağıtılmasına yol açar. Böyle bir ortamda, ya yetkin ve dürüstçe yönetilen firmalar pasifize olur veya ülkenin sembolü haline gelmiş şirketler bile işlerini yürütmek için yasadışı yollara başvurmak zorunda kalırlar. Sonuçta, ülke ekonomisinin potansiyelinin elverdiği kadar ilerlemesini engelleyen bir fasit daire oluşur. Gladyo eşkıyası, kendini yasal güvenlik güçlerinin üzerinde bir vatan savunucusu olarak görürken, ekonomi pastası üzerinde de otomatikman hak ve pay sahibi olduğunu düşünür, hakkını (!) zorla almaya kalkar.
italyan ekonomisinin Temiz Eller hareketinden sonra hızla gelişerek, bugün dünyanın 6. büyük ekonomisi haline gelmesi bir rastlantı değildir. Ergenekon davasını layıkıyla sonuçlandıracak bir Türkiye'nin ise en büyük ilk on ekonomi arasında yer bulması işten bile değildir ve ülkemiz buna fazlasıyla layıktır.
kaynak:zaman.com.tr
------
---------
italya'da 1992 yılında ülkenin kalburüstü politikacılarına karşı rüşvet ve yolsuzluk davaları açıldı. Davaların görülmesi sırasında, italyan siyasi partilerinin işadamları tarafından yasadışı biçimde finanse edildiği ortaya çıktı.
Mahkemeler sırasında tam olarak 4.472 kişi sorguya çekildi, bunlar arasından çoğunluğu işadamı ve politikacı olan 1.188 kişi çeşitli ağır cezalara çarptırıldı. Bu arada, yolsuzluklara adı karışan işadamlarından 12 tanesi intihar etti. italya'daki Temiz Eller harekatı birçok ülkede benzer operasyonların ilham kaynağı oldu.
Olayın uluslararası çapta analizi yapıldığında, karşımıza devlet mekanizması içinde yuvalanan yasadışı örgütler çıkıyor. Bu örgütler; Amerikan ve ingiliz kontrgerilla kuruluşu olan Stay Behind tarafından 1952 yılında kuruldu. italya'daki adı gladyo olarak geçen örgüt; ingiltere'de Stay Behind, Avusturya'da Schwert, Fransa'da Rüzgar Gülü, ispanya'da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), Batı Almanya'da Gehlen Harekatı olarak deyimlendirildi. Gladyo kavramı, en kısa tanımıyla, soğuk savaş döneminde komünizmin iktidarları ele geçirmemesi için NATO ülkelerinde kurulan NATO ve CIA destekli birimlerdir. Her NATO ülkesinin "Özel Harp Dairesi"nce yönetilen örgütün Türkiye'deki sivil ayağı ulusalcı kanat, kuvay-ı milliye, devlet içindeki ayağı ise kontrgerilla olarak kamuoyuna yansıdı.
Gladyo örgütlerinin her ülkede yüzlerce, binlerce cinayet, sabotaj ve sivil katliamından sorumlu olduğu kabul ediliyor. Gladyo, bazı eylemleri bizzat yapmış, bir bölümünde patlayıcı ve silah sağlamış, kimisinde ise provokasyon ve yönlendirmede bulunmuştur. Bu örgütlerin varlığı, faaliyetleri ve NATO ile işbirliği halinde ABD gizli servislerince yönetildiği Avrupa Parlamentosu'nun resmî kararlarına dahi yansımıştır.
Türkiye'de gladyo tipi bir yapının varlığı ayan beyandır ve bu gerçek, bizzat bazı üst düzey devlet ricali tarafından kabul edilegelmiştir. Hatta rahmetli Ecevit, başbakan sıfatıyla, böyle bir örgütün varlığını "devlet içinde kontrgerilla faaliyeti var" sözleriyle kamuoyuna açıkça yansıtmıştır. Susurluk davası ile yargılamanın henüz başladığı Ergenekon davası, "gladyonun en güçlü olduğu ülke Türkiye'dir" tezine haklılık kazandıran çapta ve mahiyette. Soruşturma, daha şimdiden göstermiştir ki; devlet aygıtı içinde devleti ve siyasal hayatı kendi noksan aklına göre yönlendirmek hayalindeki insan ve gruplar uzun sürelerdir faaliyet içindeler.
Öte yandan, italya'da olduğu gibi, Türkiye'de de gladyo faaliyetleri ekonomiyle iç içedir. Lafta vatan, millet edebiyatı ön planda tutulurken, her yasadışı işte olduğu gibi para bir numaralı faktördür. Ama gladyo eşkıyalığının ekonomiye asıl kötülüğü, liberal piyasa ekonomisinin olmazsa olmazı olan rekabet ortamını çeteler lehine bozmasıdır. Devlet, belediye, askeriye ihaleleri ve satınalmalarında fiyat, kalite ve yeterlilik gibi objektif kriterler yerine hile, tehdit, rüşvet ve danışıklı dövüş gibi çirkinlikler yer alır. Bunlar kamu kaynaklarının en kötü ve verimsiz şekilde dağıtılmasına yol açar. Böyle bir ortamda, ya yetkin ve dürüstçe yönetilen firmalar pasifize olur veya ülkenin sembolü haline gelmiş şirketler bile işlerini yürütmek için yasadışı yollara başvurmak zorunda kalırlar. Sonuçta, ülke ekonomisinin potansiyelinin elverdiği kadar ilerlemesini engelleyen bir fasit daire oluşur. Gladyo eşkıyası, kendini yasal güvenlik güçlerinin üzerinde bir vatan savunucusu olarak görürken, ekonomi pastası üzerinde de otomatikman hak ve pay sahibi olduğunu düşünür, hakkını (!) zorla almaya kalkar.
italyan ekonomisinin Temiz Eller hareketinden sonra hızla gelişerek, bugün dünyanın 6. büyük ekonomisi haline gelmesi bir rastlantı değildir. Ergenekon davasını layıkıyla sonuçlandıracak bir Türkiye'nin ise en büyük ilk on ekonomi arasında yer bulması işten bile değildir ve ülkemiz buna fazlasıyla layıktır.
kaynak:zaman.com.tr
------
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar