bugün
- iç sıkıntısı7
- kanadalı ünlüler7
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı14
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- ana haber bülteni2
- sabahları nefret edilen şeyler17
- sabahları sevilen şeyler6
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması5
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- beni kaybettin diyen erkek14
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- mazotun litresi 101 lira35
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- sadece filistin'i önemsemek15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak3
- gocu38
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- iblis'in sesini duymak11
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- g i l d e d l i l y27
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- israil11
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- kürdü sevin10
- anın görüntüsü24
- sevilen hitap şekilleri3
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- arkadaşlar bakar mısınız16
- yazarların fobileri20
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- petrol bulduk haberleri8
Viral genetik rekombinasyonlar ve mutasyonlar Yeni tip koronavirüs (SARS-CoV-2) söz konusu olduğunda beklenmedik ve bilinmedik değişimleri çağrıştıran mutasyonlar, özellikle bazı virüslerin yaşam döngüsünün doğal bir parçası. Virüsler genetik seçilimin bir sonucu olarak sürekli değişim geçiriyorlar. Hafif genetik değişimler mutasyon (değişinim) sonrası gerçekleşirken, büyük genetik değişimler rekombinasyon (yeniden birleşme) vasıtasıyla gerçekleşiyor. Mutasyon, virüsün genomu yani genetik materyelinde genellikle replikasyon esnasında bir hata oluşması üzerine gerçekleşiyor. Rekombinasyon ise eş zamanlı mutasyona uğrayan virüslerin genetik bilgi değişimi ya birleşimi sonrasında yeni bir genetik kombinasyona sahip virüsün ortaya çıkmasına neden oluyor. Örneğin Covid-19 pandemisine neden olan SARS-Cov-2'nin yarasalarda bulunan bir virüsün aracı bir hayvandaki başka bir virüsle yeniden birleşmesi yani rekombinasyonu sonrasında ortaya çıktığı ve insanı etkileyebilecek genetik materyale evrildiği düşünülüyor.
Koronavirüs ailesinin en fazla tanınan üyelerini hatırlayalım;
HIV-AIDS (1981 – Kinshasa - Demokratik Kongo Cumhuriyeti)
SARS (2002 - Guangdong - Çin)
MERS (2012 – Cidde - Suudi Arabistan)
Soru : Peki bu virüslerin ortak özelliği nedir?
Cevap : Çok hızlı mutasyon geçirebilmeleri ve güçlü bir genetik rekombinasyon yeteneği.
Öldürücülük oranlarını karşılaştıralım
HIV-AIDS (% 43.19)
SARS (% 9.19)
MERS (% 34.4)
YENi TiP KORONAViRÜS (%2.01)
Bu verilere ilave olarak 2009 yılında Meksika’da ortaya çıktığı iddia edilen küresel domuz gribi salgınını da kısaca hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Domuz gribi salgınına yol açan H1N1 (influenza A) virüsünün öldürücülük oranının da % 1.02 olduğunu biliyoruz. Hal böyleyken, öldürücülük oranı çok daha yüksek olan diğer koronavirüs enfeksiyonlarında üretilemeyen ve dayatılmayan aşı, bilimsel prosedürleri tamamlanmamasına rağmen neden yeni tip koronavirüs enfeksiyonunda ısrarla dayatılmaktadır.
Ana akım medyada sorgulanmayan gerçekler
- Şu ana kadar herhangi bir koronavirüs enfeksiyonuna karşı etkili bir aşı geliştirilebilmiş mi?
- Şu ana kadar herhangi bir salgın süreci aşı ile sonlandırılabilmiş mi?
- Aşılar etkili ise neden aşılı insanlar da hastalanabiliyor?
- Kaynağını tespit edemediğiniz, konak canlıdan izole edemediğiniz bir virüsün, laboratuvar destekli üretilmediğinden nasıl emin olabiliyoruz?
- Yabancı aşılar için imzalatılan onam formunu ne anlama geliyor?
- Bilim kurulunun da kabul ettiği üzere aşılıların da hastalığı bulaştırma ihtimali varken pcr testinin sadece aşısızlardan istenmesini, halk sağlığı açısından nasıl izah edebiliriz?
- Bizzat sağlık bakanı Fahrettin KOCA’nın mRNA aşıları ile ilgili ‘yeni bir teknoloji ne getirir ne götürür bilemiyoruz o nedenle inaktif aşı uygulamayı tercih ediyoruz’ açıklamasını hatırlıyor musunuz?
- Maske kullanımı ne kadar hijyenik ve maske içinden soluduğumuz havanın karbondioksit oranı ne kadar biliyor muyuz?
Sonuç olarak : Kovid-19 enfeksiyonu, diğer üst solunum yolları enfeksiyonları gibi engellenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Normal çalışan bir bağışıklık sistemi bu enfeksiyonu önlemek için ziyadesiyle yeterlidir. Riskli gruplar ya da aşı yoluyla pasif bağışıklık elde etmek isteyen insanlar elbette aşılanabilir ancak Anayasaya da aykırı olan aşı dayatması derhal sonlandırılmalıdır. Özellikle de bağışıklık sistemi çok güçlü olan ve virüs ile enfekte olma ihtimali çok düşük olan çocuklarımıza asla bu deneysel sıvılar verilmemelidir. Asla görmezden gelinemeyecek belki de en temel bilimsel gerçek şudur ki; Koronavirüslerin genetik değişim hızına aşı ile yetişmek mümkün değildir.
Yazar: Biyolog Dr. Beran Feridun
Kaynak: DAVAM HABER
Koronavirüs ailesinin en fazla tanınan üyelerini hatırlayalım;
HIV-AIDS (1981 – Kinshasa - Demokratik Kongo Cumhuriyeti)
SARS (2002 - Guangdong - Çin)
MERS (2012 – Cidde - Suudi Arabistan)
Soru : Peki bu virüslerin ortak özelliği nedir?
Cevap : Çok hızlı mutasyon geçirebilmeleri ve güçlü bir genetik rekombinasyon yeteneği.
Öldürücülük oranlarını karşılaştıralım
HIV-AIDS (% 43.19)
SARS (% 9.19)
MERS (% 34.4)
YENi TiP KORONAViRÜS (%2.01)
Bu verilere ilave olarak 2009 yılında Meksika’da ortaya çıktığı iddia edilen küresel domuz gribi salgınını da kısaca hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Domuz gribi salgınına yol açan H1N1 (influenza A) virüsünün öldürücülük oranının da % 1.02 olduğunu biliyoruz. Hal böyleyken, öldürücülük oranı çok daha yüksek olan diğer koronavirüs enfeksiyonlarında üretilemeyen ve dayatılmayan aşı, bilimsel prosedürleri tamamlanmamasına rağmen neden yeni tip koronavirüs enfeksiyonunda ısrarla dayatılmaktadır.
Ana akım medyada sorgulanmayan gerçekler
- Şu ana kadar herhangi bir koronavirüs enfeksiyonuna karşı etkili bir aşı geliştirilebilmiş mi?
- Şu ana kadar herhangi bir salgın süreci aşı ile sonlandırılabilmiş mi?
- Aşılar etkili ise neden aşılı insanlar da hastalanabiliyor?
- Kaynağını tespit edemediğiniz, konak canlıdan izole edemediğiniz bir virüsün, laboratuvar destekli üretilmediğinden nasıl emin olabiliyoruz?
- Yabancı aşılar için imzalatılan onam formunu ne anlama geliyor?
- Bilim kurulunun da kabul ettiği üzere aşılıların da hastalığı bulaştırma ihtimali varken pcr testinin sadece aşısızlardan istenmesini, halk sağlığı açısından nasıl izah edebiliriz?
- Bizzat sağlık bakanı Fahrettin KOCA’nın mRNA aşıları ile ilgili ‘yeni bir teknoloji ne getirir ne götürür bilemiyoruz o nedenle inaktif aşı uygulamayı tercih ediyoruz’ açıklamasını hatırlıyor musunuz?
- Maske kullanımı ne kadar hijyenik ve maske içinden soluduğumuz havanın karbondioksit oranı ne kadar biliyor muyuz?
Sonuç olarak : Kovid-19 enfeksiyonu, diğer üst solunum yolları enfeksiyonları gibi engellenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Normal çalışan bir bağışıklık sistemi bu enfeksiyonu önlemek için ziyadesiyle yeterlidir. Riskli gruplar ya da aşı yoluyla pasif bağışıklık elde etmek isteyen insanlar elbette aşılanabilir ancak Anayasaya da aykırı olan aşı dayatması derhal sonlandırılmalıdır. Özellikle de bağışıklık sistemi çok güçlü olan ve virüs ile enfekte olma ihtimali çok düşük olan çocuklarımıza asla bu deneysel sıvılar verilmemelidir. Asla görmezden gelinemeyecek belki de en temel bilimsel gerçek şudur ki; Koronavirüslerin genetik değişim hızına aşı ile yetişmek mümkün değildir.
Yazar: Biyolog Dr. Beran Feridun
Kaynak: DAVAM HABER
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar