bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- intihar düşüncesi6
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- cumartesi kahvaltısı5
- bara giden erkeğin asıl amacı9
- evliliği zorlaştırmak3
- sözlükte ne değişti5
- anneanne3
- at eti yiyen gay2
- insan olmaya ceyrek kala11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- zalbert ramstein6
- uludağ itiraf17
- ölümden korkuyor musunuz12
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- queen feristah15
- hafızayı sildirmek7
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- hava su ateş toprak2
- bir bela geliyor28
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- türkşad kunthan uçuk2
- fusya semsiyeli yabanci20
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- gocu42
- işiniz gücünüz yok mu11
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- melatonin3
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- ayıyla güreşmek7
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- erkekler neden evlenmek ister15
- ghost rider2
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- apo'nun villası11
- kürdü sevin21
- sözlükten korkmak5
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- mazotun litresi 101 lira35
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
Biz Prozac’ı içtikten sonra, Prozac’ın başka bir etkisi devreye girer. Antidepresan gibi bir iIaç içtiğimizde ilacın bize olan etkisinden sonra Dünya’ya olan etkisi başlar. Fluoksetin (Prozac markası ile ünlüdür) gibi psikoaktif iIaçIar da dahil olmak üzere çoğu farmasötik iIaç, yutulduklarında vücut tarafından tamamen emilmez. Kimyasalın geri kalanı daha sonra tuvalet vasıtasıyla kanalizasyon sistemine gitmektedir.
Ardından, atık su arıtma tesislerinde yok olmayan her şey okyanusa doğru yola çıkar. Ve canlıları etkilemeye başlar.
Bu canlıları hasta etmese de, sonuç olarak deniz canlıları bizim artıklarımızı vücutlarına almış olur. Bu durum ile ilgili henüz yeni bir bilgimiz yok. Ancak şuanki bilgimize göre araştırmalar; sudaki antidepresanlardan kaynaklanan kirlilik sebebiyle, balıkların bir nevi bir iIaç çorbasında yüzdüğünü gösteriyor. Bu canlıların davranışlarını farklı şekillerde ve olumsuz biçimde etkileyebilecek etkiyi sürmekte olan araştırmalar ile anlamaya çalışıyoruz.
Batı Avustralya Üniversitesi’nden evrimsel ekolojist Giovanni Polverino liderliğindeki bir araştırma ekibi; “Psikoaktif kirleticilerin yaban hayatı üzerindeki yan etkileri giderek artan bir endişe kaynağıdır.” diye açıklıyor. “Psikoaktif iIaçIar, hayvanlar aleminde evrimsel olarak korunan insan beyninin reseptörlerini hedef alır; bu nedenle diğer türleri de etkileyebilmeleri şaşırtıcı değildir.”
Bilim insanları vahşi doğadaki balıkların neredeyse tüm davranışlarını bu biyoaktif kirleticilerin değiştirilebileceğini düşünüyor: aktivite, sosyallik, beslenme, göç, çiftleşme ve daha fazlası. En önemli sorulardan biri; bu tür iIaçIarın hayvanları bireysel düzlemde nasıl etkileyeceğidir. Çünkü bugüne kadar bu fenomenle ilgili çoğu araştırma; balıkların grup halindeyken ki davranışları üzerine yapıldı.
Polverino ve ekibi, araştırma yapmak için laboratuvarda iki yıllık bir deney gerçekleştirerek lepistes nesillerini (Poecilia reticulata) su ortamlarındaki kimyasal kirliliğe eşit biçimdeki düşük seviyelerde fluoksetin konsantrasyonlarına maruz bıraktı. Sonuçlar netti: Antidepresan etkisindeki balıklar, maruz kalmalarının bir sonucu olarak bireysel yetilerini kaybediyor gibiydi, doz arttırıldıkça hayvanlar arasındaki davranış farklılıkları azalıyordu.
Kısaca, hepsi aynı şekilde davranmaya başlamıştı.
Araştırmacılar şöyle aktarıyor; “En önemli bulgu, çok düşük fluoksetin konsantrasyonlarına uzun süre maruz kalmak, bireyler arasındaki aktivite varyasyonunu azaltıyor.”. Sadece bu faktör düşünülünce, sadece buna bağlı olan ölümler gerçekleşmez. Ancak yeterince uzun bir zaman çizelgesinde kötü sonuçlar doğurur. Çünkü hayvanlar arasında risk alma ve davranış stratejileri gibi konulardaki farklılıkların; çeşitli ekolojik ve evrimsel süreçler yoluyla türlere fayda sağladığı bilinmektedir.
Örneğin araştırmacılar; daha aktif ve riske yatkın bireylerin daha fazla kaynağı güvence altına alıp daha büyük üreme başarısına sahip olmaları; bunun da türlerin zindeliğini, genetik çeşitliliğini ve genel dayanıklılığını desteklediğini söylüyor. Bunun sonucunda, her hayvan aynı şekilde davranmaya ve yaşamlarını bir antidepresan denizinde sürüklenerek yaşamaya başlarsa, deniz canlılarına çok çeşitli etkileri olur.
Polverino, “Balık popülasyonlarının çevresel değişim karşısında hayatta kalabilmesi için; gruplardaki üyelerin birbirinden farklı davranması gerekiyor.” diyor. “Ne yazık ki, bu tür davranışsal çeşitliliğin fluoksetine maruz kalan balık popülasyonlarına zarar verdiğini; büyük balık gruplarının değişen ve gittikçe kirlenen bir dünyada yok olma riskinin artmasına neden olabileceğini gördük.”
Elbette, araştırmacılar okyanusta fluoksetine gerçekte maruz kalma düzeylerinin ne olabileceğini henüz bilmeseler de; şuanlık laboratuvar ortamlarında yaptıkları iki yıllık deneylerinin bize verdiği sonuçlar ile tahmin yürütüyoruz. Okyanustaki deniz yaşamının deneylerimizdeki senaryodan daha farklı bir şekilde maruz kalması ve etkilenmesi mümkün. En azından gelecekteki araştırmalar bir şeyleri vahşi doğada daha fazla test edene kadar.
Ama belki de araştırmacıların deneyi, endişelenmemizi gerektirecek bir şey değildir. Fluoksetinin depresyonu tedavi etmenin bir yolu olarak yarım yüzyıl önce tasarlandı . ABD pazarında 1988 yılında Prozac adıyla piyasaya sürüldü ve 2001 yılında jenerik iIaç haline geldi. Prozac bu güne kadar dünyada en çok satılan reçeteli iIaçIardan biridir. Ve 2018’de ABD’de 25 milyondan fazla kez reçete edilir. Ve bunca zamandır, okyanusa doğru akmaktadır.
Ardından, atık su arıtma tesislerinde yok olmayan her şey okyanusa doğru yola çıkar. Ve canlıları etkilemeye başlar.
Bu canlıları hasta etmese de, sonuç olarak deniz canlıları bizim artıklarımızı vücutlarına almış olur. Bu durum ile ilgili henüz yeni bir bilgimiz yok. Ancak şuanki bilgimize göre araştırmalar; sudaki antidepresanlardan kaynaklanan kirlilik sebebiyle, balıkların bir nevi bir iIaç çorbasında yüzdüğünü gösteriyor. Bu canlıların davranışlarını farklı şekillerde ve olumsuz biçimde etkileyebilecek etkiyi sürmekte olan araştırmalar ile anlamaya çalışıyoruz.
Batı Avustralya Üniversitesi’nden evrimsel ekolojist Giovanni Polverino liderliğindeki bir araştırma ekibi; “Psikoaktif kirleticilerin yaban hayatı üzerindeki yan etkileri giderek artan bir endişe kaynağıdır.” diye açıklıyor. “Psikoaktif iIaçIar, hayvanlar aleminde evrimsel olarak korunan insan beyninin reseptörlerini hedef alır; bu nedenle diğer türleri de etkileyebilmeleri şaşırtıcı değildir.”
Bilim insanları vahşi doğadaki balıkların neredeyse tüm davranışlarını bu biyoaktif kirleticilerin değiştirilebileceğini düşünüyor: aktivite, sosyallik, beslenme, göç, çiftleşme ve daha fazlası. En önemli sorulardan biri; bu tür iIaçIarın hayvanları bireysel düzlemde nasıl etkileyeceğidir. Çünkü bugüne kadar bu fenomenle ilgili çoğu araştırma; balıkların grup halindeyken ki davranışları üzerine yapıldı.
Polverino ve ekibi, araştırma yapmak için laboratuvarda iki yıllık bir deney gerçekleştirerek lepistes nesillerini (Poecilia reticulata) su ortamlarındaki kimyasal kirliliğe eşit biçimdeki düşük seviyelerde fluoksetin konsantrasyonlarına maruz bıraktı. Sonuçlar netti: Antidepresan etkisindeki balıklar, maruz kalmalarının bir sonucu olarak bireysel yetilerini kaybediyor gibiydi, doz arttırıldıkça hayvanlar arasındaki davranış farklılıkları azalıyordu.
Kısaca, hepsi aynı şekilde davranmaya başlamıştı.
Araştırmacılar şöyle aktarıyor; “En önemli bulgu, çok düşük fluoksetin konsantrasyonlarına uzun süre maruz kalmak, bireyler arasındaki aktivite varyasyonunu azaltıyor.”. Sadece bu faktör düşünülünce, sadece buna bağlı olan ölümler gerçekleşmez. Ancak yeterince uzun bir zaman çizelgesinde kötü sonuçlar doğurur. Çünkü hayvanlar arasında risk alma ve davranış stratejileri gibi konulardaki farklılıkların; çeşitli ekolojik ve evrimsel süreçler yoluyla türlere fayda sağladığı bilinmektedir.
Örneğin araştırmacılar; daha aktif ve riske yatkın bireylerin daha fazla kaynağı güvence altına alıp daha büyük üreme başarısına sahip olmaları; bunun da türlerin zindeliğini, genetik çeşitliliğini ve genel dayanıklılığını desteklediğini söylüyor. Bunun sonucunda, her hayvan aynı şekilde davranmaya ve yaşamlarını bir antidepresan denizinde sürüklenerek yaşamaya başlarsa, deniz canlılarına çok çeşitli etkileri olur.
Polverino, “Balık popülasyonlarının çevresel değişim karşısında hayatta kalabilmesi için; gruplardaki üyelerin birbirinden farklı davranması gerekiyor.” diyor. “Ne yazık ki, bu tür davranışsal çeşitliliğin fluoksetine maruz kalan balık popülasyonlarına zarar verdiğini; büyük balık gruplarının değişen ve gittikçe kirlenen bir dünyada yok olma riskinin artmasına neden olabileceğini gördük.”
Elbette, araştırmacılar okyanusta fluoksetine gerçekte maruz kalma düzeylerinin ne olabileceğini henüz bilmeseler de; şuanlık laboratuvar ortamlarında yaptıkları iki yıllık deneylerinin bize verdiği sonuçlar ile tahmin yürütüyoruz. Okyanustaki deniz yaşamının deneylerimizdeki senaryodan daha farklı bir şekilde maruz kalması ve etkilenmesi mümkün. En azından gelecekteki araştırmalar bir şeyleri vahşi doğada daha fazla test edene kadar.
Ama belki de araştırmacıların deneyi, endişelenmemizi gerektirecek bir şey değildir. Fluoksetinin depresyonu tedavi etmenin bir yolu olarak yarım yüzyıl önce tasarlandı . ABD pazarında 1988 yılında Prozac adıyla piyasaya sürüldü ve 2001 yılında jenerik iIaç haline geldi. Prozac bu güne kadar dünyada en çok satılan reçeteli iIaçIardan biridir. Ve 2018’de ABD’de 25 milyondan fazla kez reçete edilir. Ve bunca zamandır, okyanusa doğru akmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar