bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat35
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- galatasaray vs akp12
- dincilere laf anlatmakta çalışmak15
- yıl 2026 olmuşken halen konuşulabilinecek şeyler3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- kaçak çay18
- sidikli somara2
- fon vurgunu54
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- şabat şalom5
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- bu başlıkta kılıçdarist gibi davranıyoruz3
- taksiciyimbebegim5
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- borsa istanbul19
- tırcı sevgili yapmak3
- muslettin amca tarzı entry girmek4
- aleyna kalaycıoğlu'nun hapisten çıkması3
- uyumak istemek2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik2
- çilekli süt içen sözlük erkeği4
- kız kulesi4
- çilekli pasta yiyen erkek7
- from gold from dust34
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- evde saç kesmek2
- yazarların kulaklık markaları5
- aklından hiç çıkmayacak o sahne2
- en iyi çakmak markası10
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- nervio bayan6
- düşün ki o bunu okuyor6
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
- caiz ve mekruh ayrımları3
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- denize girmek2
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti5
- iltica20
- uludağ sözlük whatsapp grubu kurmak2
- tavuklu pilav13
- antalya7
- gocu nerede gocu6
- berat albayrak'a iftira atılması11
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır9
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
yeni bir yazgı performansı beklediğim zeki demirkubuz filmi.
Zeki Demirkubuz, Nahit Sırrı Örik'in 1946 yılında yazdığı aynı adlı romanından senaryolaştırdığı filmi Kıskanmak'ı NTV'ye anlattı: "Çirkin bir kadının bir gün fırsatını bulunca ne gibi trajedilere yol açabileceğini merak ettim."
2006 yılında Kader adlı filmi ile Altın Portakal'da En iyi Film& ödülünü kazanan Zeki Demirkubuz'un son filmi Kıskanmak'ın çekimleri Safranbolu'da devam ediyor. Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç ve Nergis Öztürkün rol aldığı film bir roman uyarlaması... Yazar Nahit Sırrı Örik'in 1946 yılında yazdığı aynı adlı romanından senaryolaştırılan film, 1930'lu yılların Zonguldak'ında geçiyor. Bu Demirkubuz'un ilk dönem filmi.
Demirkubuz filmini, ele aldığı kişilikleri ve filmlerinde neden müzik kullanmadığını NTV'ye anlattı:
Yine insanın doğasıyla ilgilenen bir film hazırlıyorum. Bu anlamda da tema ve mesele olarak diğer filmlerimden farkı yok. En büyük farkı anlattığı dünya, atmosferi ve dönem olması. Dönem filmi olunca diğer filmlerimde olduğu gibi birşey değil... Çok daha fazla talepleri olan bir film. Mesela film için kullandığımız ev sıfırdan yapıldı, istanbul'dan kamyonlarca eşya getirildi. Tüm kostümler dikildi.
ÇiRKiNLiK KAVRAMINDAN ETKiLENDiM
Çirkin olmanın nasıl bir şey olduğu üzerine çok kafa patlattım. Çirkin olmaktan güzelliğin nasıl göründüğünü görmeye çalıştım ama çok büyük emek verdim bu konu için. Gündelik hayatta hiç fark etmediğimiz, adam yerine bile koymayacağımız bir insanın sıradan hatta çirkin bir kadının hatta kurumuş bir kadının dünyasında neler olabileceğini hatta bir gün fırsatını bulunca ne gibi trajedilere yol açabileceğini çok merak ettim. Zaten romanı çekmeye karar verince diğer her şeyi unuttum, tamamen buna odaklandım.
KiŞiLiKLERi iZLEYiCiYE HiSSETTiRMEK...
Genel olarak sevsinler ya da sevmesinler ilişki kursunlar ya da kuramasınlar... Benim istediğim şey de budur zaten. Bir kişiliği hissetmelerini sağlamak. Bir insanla tanışırsınız.
isterseniz bu insanı çok sevin, isterseniz nefret edin; eğer bu bir kişilik uyandıramamışsa sizde sevginiz ya da nefretiniz birkaç gün sonra geçer. Ama bir kişilikse hangisi olursa olsun, sizde bir şey uyandırır. Bir duygu yaratır sizde . Benim amaçladığım şey zaten böyle bir şey. Yurtdışı ya da yurtiçinde bu fark etmiyor. Sadece böyle bir kişiği hissettiklerini görmek istiyorum ve görüyorum.
FiLMLERiMDE NEDEN MÜZiK KULLANMIYORUM
Sinemayle müzik kötü bir evlilik... Tuhaf bir evlilik... Hiçbir kriteri olmayan aşağılık bir evlilik derecesinde birbirini kullanan evlilikler vardır. insanlar birbirlerini kullanmak için o ililşkinin içinde kendilerini bulurlar. Günümüzde müzikle sinema ilişkisi biraz da buna benzedi. O onun pisliklerini eksikliklerini kapatıyor, diğeri de onun pisliklerini kapatıyor. Bunu böyle görüyorsam, bu konu benim dikkat etmem, hatta dikkat etmemden öte tavır göstermem gereken bir konu. Bir sahneyi yeteri kadar olması gerektiği gibi anlatamazsınız yine aynı şekilde mizansenini sahnenin yazılma amacını anlatamazsanız müzik devreye girer.
ntv röportajı
Zeki Demirkubuz, Nahit Sırrı Örik'in 1946 yılında yazdığı aynı adlı romanından senaryolaştırdığı filmi Kıskanmak'ı NTV'ye anlattı: "Çirkin bir kadının bir gün fırsatını bulunca ne gibi trajedilere yol açabileceğini merak ettim."
2006 yılında Kader adlı filmi ile Altın Portakal'da En iyi Film& ödülünü kazanan Zeki Demirkubuz'un son filmi Kıskanmak'ın çekimleri Safranbolu'da devam ediyor. Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç ve Nergis Öztürkün rol aldığı film bir roman uyarlaması... Yazar Nahit Sırrı Örik'in 1946 yılında yazdığı aynı adlı romanından senaryolaştırılan film, 1930'lu yılların Zonguldak'ında geçiyor. Bu Demirkubuz'un ilk dönem filmi.
Demirkubuz filmini, ele aldığı kişilikleri ve filmlerinde neden müzik kullanmadığını NTV'ye anlattı:
Yine insanın doğasıyla ilgilenen bir film hazırlıyorum. Bu anlamda da tema ve mesele olarak diğer filmlerimden farkı yok. En büyük farkı anlattığı dünya, atmosferi ve dönem olması. Dönem filmi olunca diğer filmlerimde olduğu gibi birşey değil... Çok daha fazla talepleri olan bir film. Mesela film için kullandığımız ev sıfırdan yapıldı, istanbul'dan kamyonlarca eşya getirildi. Tüm kostümler dikildi.
ÇiRKiNLiK KAVRAMINDAN ETKiLENDiM
Çirkin olmanın nasıl bir şey olduğu üzerine çok kafa patlattım. Çirkin olmaktan güzelliğin nasıl göründüğünü görmeye çalıştım ama çok büyük emek verdim bu konu için. Gündelik hayatta hiç fark etmediğimiz, adam yerine bile koymayacağımız bir insanın sıradan hatta çirkin bir kadının hatta kurumuş bir kadının dünyasında neler olabileceğini hatta bir gün fırsatını bulunca ne gibi trajedilere yol açabileceğini çok merak ettim. Zaten romanı çekmeye karar verince diğer her şeyi unuttum, tamamen buna odaklandım.
KiŞiLiKLERi iZLEYiCiYE HiSSETTiRMEK...
Genel olarak sevsinler ya da sevmesinler ilişki kursunlar ya da kuramasınlar... Benim istediğim şey de budur zaten. Bir kişiliği hissetmelerini sağlamak. Bir insanla tanışırsınız.
isterseniz bu insanı çok sevin, isterseniz nefret edin; eğer bu bir kişilik uyandıramamışsa sizde sevginiz ya da nefretiniz birkaç gün sonra geçer. Ama bir kişilikse hangisi olursa olsun, sizde bir şey uyandırır. Bir duygu yaratır sizde . Benim amaçladığım şey zaten böyle bir şey. Yurtdışı ya da yurtiçinde bu fark etmiyor. Sadece böyle bir kişiği hissettiklerini görmek istiyorum ve görüyorum.
FiLMLERiMDE NEDEN MÜZiK KULLANMIYORUM
Sinemayle müzik kötü bir evlilik... Tuhaf bir evlilik... Hiçbir kriteri olmayan aşağılık bir evlilik derecesinde birbirini kullanan evlilikler vardır. insanlar birbirlerini kullanmak için o ililşkinin içinde kendilerini bulurlar. Günümüzde müzikle sinema ilişkisi biraz da buna benzedi. O onun pisliklerini eksikliklerini kapatıyor, diğeri de onun pisliklerini kapatıyor. Bunu böyle görüyorsam, bu konu benim dikkat etmem, hatta dikkat etmemden öte tavır göstermem gereken bir konu. Bir sahneyi yeteri kadar olması gerektiği gibi anlatamazsınız yine aynı şekilde mizansenini sahnenin yazılma amacını anlatamazsanız müzik devreye girer.
ntv röportajı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar