bugün
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı18
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi9
- haluk levent'e para emanet etmek23
- haluk levent'i karalama kampanyası10
- bir erkeği elde etmenin yolları7
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması15
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı7
- raikagetokatlayan12
- fusya semsiyeli yabanci29
- qr kod ile ödeme3
- manifest grubu8
- dolar'ın 47 tl olması10
- parayı haluk oyu kemal'e vermiş tip5
- cenaze evinin yemek dağıtması2
- at sahibi olmak5
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk5
- abd'nin iran'a yeni saldırıları2
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı8
- the cranberries when you re gone2
- koşu bandı alacaklara tavsiyeler5
- zehirli adanalilik4
- klavye siyasetçileri2
- zaman baba ile zamanda yolculuk2
- kadınları çekici yapan detaylar3
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
- sigara içmeyi teklif eden ilk arkadaş2
- gocu12
- kahve kokusu4
- kötülerin genel özellikleri8
- kediye kurulan en anlamlı cümle3
- 100 metreyi 10 saniye altında koşamayan erkek2
- fransa ispanya maçının hakemi belli oldu3
- güne nasıl başladınız7
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı7
- vasıfsız eleman hangi pozisyonda kullanılır2
- yazarların en uçuk seks fantezileri11
- telefonlardaki düşük güç modu3
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- matlab simulink etkinlik3
- ofisi havaya uçurmak6
- garanti bankası2
- sam neill4
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- lesley ugochukwu4
- ahbap4
- ona bir şey söyle16
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- 128 milyar doların gündemden düşmesi4
- türk kızları neden kıskanç değil5
Şu söz iyi özetliyor bence bu kavramı:
görsel
'şunu bil ki, benim sana sevgim tükenecek sevgilerden değil. Ben yaşadıkça yalnız sen olacaksın kalbimde.'
Moliere, cimri, 4. Sayfa
Kitabı okurken oldukça etkilemişti beni bu düşünce, aslında bu konuda ilham kaynağı olabilecek o cümle ilgili duygunun aitlik düzeyini büyük oranda açıklıyor fikrimce;
"Ben yaşadıkça yalnız sen olacaksın kalbimde." Birini hakiki sevmek bence böyle bir şey, anlık ve geçici olarak yükselen hisleri veya dışsal beğenileri insan aşık olma duygusu olarak değerlendirmemeli ve bu durumu basit, sıradan ve üstünkörü bir duygu olarak algılamamalı diye düşünüyorum. eğer bir insan sahiden ruha, karaktere değer veriyorsa ve birini gerçekten sevebilecek bir kişilik düzeyine ve birikime sahipse bu önemli duygunun alelade bir şey olamayacağının da farkındadır bence.
Bu konuyla alakalı bir başka sözü daha paylaşmak istiyorum;
görsel
' herkes birbirine çok yakın olanı sevebiliyor ancak. Fakat büyük kalplere göre, uzak olanlar da çok yakındır ama.. '
Maksim Gorki, ana, 83. Sayfa
Bu söz de beni oldukça etkilemişti, daha önce okuduğum kitapları karıştırırken denk geldiğim bir tespit. Bu önemli fikir aslında az çok açıklıyor günümüz dünyasını, insanların büyük çoğunluğu artık birini sevmeyi değer vermeyi o kişiye olan bedensel yakınlık ve beraber gezinmek, eğlenmek olarak algılıyorlar, oysa bu zihinlerinin onlara yaptığı bir kandırmacadan ibaret; en yakınlarında oldukları için doğru kişi o insanmış gibi geliyor onlara ya da sevme anlayışları incelik, gizem, derin hisler ve anlayış barındırmayacak kadar basitlik, değersizlik, ucuzluk ve düşüncesizlik içerdiğinden dolayı belki de içinde oldukları bu galiz durumun farkında değiller ve bunun farkında olmadıkları için de yaşamlarını o şekilde devam ettirmekten memnunlar. Fakat söylemek gerekir ki bu türden insanlar daha sonradan içinde bulundukları yanılgıyı anlayabilecekleri gibi, o durumda bu türden birliktelikler çok yüksek ihtimalle yolların ayrılması ile bitecektir.
Eğer kendiniz gibi birine çevrenizde denk gelmediyseniz çok üzülmeyin veya tasalanmayın, çünkü ruhu ve kişiliği ilerleten bir yalnızlık yanlış insanlarla olmaktan kat kat iyi bir durumdur fikrimce. Toplumda yaşadığımız hayatta yakınınızda ve çevrenizde olan yüzlerce binlerce kişi sizi anlayamazken ve karakter olarak bakış açısı olarak ilginizi çekemeyecek kadar size uzak ve antipatik gelerek sizin fikirlerinizde bir soğumaya ve istiskale sebep olabilirken, bedensel anlamda sizden çok uzaklardaki biri düşünce ve hislerinizi anlayabilir. bu daha çok sizin karakterinizle alakalı bir durumdur. Bu bahsettiğim şeyler de internette yaptığımız paylaşımlar sayesinde gerçekleşebiliyor aslında, yoksa uzaklardaki insanların da birbirinden haberdar olması olanaksızdı internet ve iletişim araçları olmasaydı, doğal olarak internette yazdıklarımız ve paylaştığımız şeyler bizim fikirlerimizi düşüncelerimizi anlatmak için bir vasıta aslında büyük oranda, tıpkı şu anda buraya yazdıklarımız gibi. ben bunu çok büyük bir şans olarak görüyorum.
hep sevmekten bahsediyoruz fakat buna nasıl karar verebileceğimizden bahsetmiyoruz ona da değinmek istiyorum kendi fikirlerime dayanarak; bence bir insan bir kişiyi gerçekten sevip sevmediğine emin değilse o kişinin dışında gördüklerini düşünüp onlardan birini onun yerine koyup koyamayacağını ona tercih edip edemeyeceğini sorgulamalı, eğer 'başkası olsa o da olur ondan da hoşlanabilirim benim için çok da fark etmez' şeklinde düşünüyorsa o halde bu fiziksel etkenlere bağlı geçici bir beğeniden ibarettir ve bu durumda derin, sahici ve yüksek bir sevdadan bahsetmek mümkün değildir. Esas meselenin birini gerçekten sevip sevmediğimizi anlayabilme meselesi olduğunu düşünüyorum, yoksa aşık oldum demekle aşık olmuş olunmaz o kişinin yerine kimseyi koyamamak ve bir ömür beraber geçirmeyi istemek gerekir birini gerçekten sevdiğini anlayabilmek için.
Ben genel olarak bu şekilde düşünüyorum...
görsel
'şunu bil ki, benim sana sevgim tükenecek sevgilerden değil. Ben yaşadıkça yalnız sen olacaksın kalbimde.'
Moliere, cimri, 4. Sayfa
Kitabı okurken oldukça etkilemişti beni bu düşünce, aslında bu konuda ilham kaynağı olabilecek o cümle ilgili duygunun aitlik düzeyini büyük oranda açıklıyor fikrimce;
"Ben yaşadıkça yalnız sen olacaksın kalbimde." Birini hakiki sevmek bence böyle bir şey, anlık ve geçici olarak yükselen hisleri veya dışsal beğenileri insan aşık olma duygusu olarak değerlendirmemeli ve bu durumu basit, sıradan ve üstünkörü bir duygu olarak algılamamalı diye düşünüyorum. eğer bir insan sahiden ruha, karaktere değer veriyorsa ve birini gerçekten sevebilecek bir kişilik düzeyine ve birikime sahipse bu önemli duygunun alelade bir şey olamayacağının da farkındadır bence.
Bu konuyla alakalı bir başka sözü daha paylaşmak istiyorum;
görsel
' herkes birbirine çok yakın olanı sevebiliyor ancak. Fakat büyük kalplere göre, uzak olanlar da çok yakındır ama.. '
Maksim Gorki, ana, 83. Sayfa
Bu söz de beni oldukça etkilemişti, daha önce okuduğum kitapları karıştırırken denk geldiğim bir tespit. Bu önemli fikir aslında az çok açıklıyor günümüz dünyasını, insanların büyük çoğunluğu artık birini sevmeyi değer vermeyi o kişiye olan bedensel yakınlık ve beraber gezinmek, eğlenmek olarak algılıyorlar, oysa bu zihinlerinin onlara yaptığı bir kandırmacadan ibaret; en yakınlarında oldukları için doğru kişi o insanmış gibi geliyor onlara ya da sevme anlayışları incelik, gizem, derin hisler ve anlayış barındırmayacak kadar basitlik, değersizlik, ucuzluk ve düşüncesizlik içerdiğinden dolayı belki de içinde oldukları bu galiz durumun farkında değiller ve bunun farkında olmadıkları için de yaşamlarını o şekilde devam ettirmekten memnunlar. Fakat söylemek gerekir ki bu türden insanlar daha sonradan içinde bulundukları yanılgıyı anlayabilecekleri gibi, o durumda bu türden birliktelikler çok yüksek ihtimalle yolların ayrılması ile bitecektir.
Eğer kendiniz gibi birine çevrenizde denk gelmediyseniz çok üzülmeyin veya tasalanmayın, çünkü ruhu ve kişiliği ilerleten bir yalnızlık yanlış insanlarla olmaktan kat kat iyi bir durumdur fikrimce. Toplumda yaşadığımız hayatta yakınınızda ve çevrenizde olan yüzlerce binlerce kişi sizi anlayamazken ve karakter olarak bakış açısı olarak ilginizi çekemeyecek kadar size uzak ve antipatik gelerek sizin fikirlerinizde bir soğumaya ve istiskale sebep olabilirken, bedensel anlamda sizden çok uzaklardaki biri düşünce ve hislerinizi anlayabilir. bu daha çok sizin karakterinizle alakalı bir durumdur. Bu bahsettiğim şeyler de internette yaptığımız paylaşımlar sayesinde gerçekleşebiliyor aslında, yoksa uzaklardaki insanların da birbirinden haberdar olması olanaksızdı internet ve iletişim araçları olmasaydı, doğal olarak internette yazdıklarımız ve paylaştığımız şeyler bizim fikirlerimizi düşüncelerimizi anlatmak için bir vasıta aslında büyük oranda, tıpkı şu anda buraya yazdıklarımız gibi. ben bunu çok büyük bir şans olarak görüyorum.
hep sevmekten bahsediyoruz fakat buna nasıl karar verebileceğimizden bahsetmiyoruz ona da değinmek istiyorum kendi fikirlerime dayanarak; bence bir insan bir kişiyi gerçekten sevip sevmediğine emin değilse o kişinin dışında gördüklerini düşünüp onlardan birini onun yerine koyup koyamayacağını ona tercih edip edemeyeceğini sorgulamalı, eğer 'başkası olsa o da olur ondan da hoşlanabilirim benim için çok da fark etmez' şeklinde düşünüyorsa o halde bu fiziksel etkenlere bağlı geçici bir beğeniden ibarettir ve bu durumda derin, sahici ve yüksek bir sevdadan bahsetmek mümkün değildir. Esas meselenin birini gerçekten sevip sevmediğimizi anlayabilme meselesi olduğunu düşünüyorum, yoksa aşık oldum demekle aşık olmuş olunmaz o kişinin yerine kimseyi koyamamak ve bir ömür beraber geçirmeyi istemek gerekir birini gerçekten sevdiğini anlayabilmek için.
Ben genel olarak bu şekilde düşünüyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar