bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı37
- enayimiknatisi ile kavga etmek8
- zeki olmanın avantajları8
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi4
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- stack overflow kopyala yapıştır3
- ona bir şey söyle5
- her şeyi hatırlayan insan6
- barış alper yılmaz6
- osuruktan şiirler47
- ekşi sözlük13
- en son ne aldınız2
- evde pide yapmak7
- giysi fiyatlarının uçması12
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak4
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- online yazarlar3
- kavga yok mu ya5
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- anne pizzası10
- aleksey batrakov15
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- vedat muriqi6
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- dinci ve müslüman kavramları8
- ben geldim kerkenezler19
- putin türkmüş11
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- anın görüntüsü30
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- fenerbahçe17
- yenilgisiz tek şampiyon5
- twin peaks3
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- türk vatandaşları türktür9
- claudian clouds22
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- trileçe7
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin acile kaldırılması9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
alternatifsiz değildik...
öncelikle şunu çok iyi biliniz ki, biz sovyetlerden karşılıksız bir yardım, bir hibe almadık sevgili arkadaşlar.
sovyetlerden aldığımız tüm yardımları kuruşu kuruşuna geri ödedik.
(bkz: tütün fındık incirin sırtında yükselen cumhuriyet)
evet, karşılığını tütün ile, fındık ile, narenciye ile ödedik sovyetlere.
yine sovyetlere tütün, fındık, incir, narenciye verip sanayi tesisleri kurduk.
yani şunu o kafanıza sokun, cumhuriyetimiz bir namus abidesidir ve kimseye minnet edilmeden, bağımlı, bağlantılı kalınmadan kurulmuş muazzam bir eserdir.
bunu anlamanızı beklemiyorum, zira gerek kurtuluş savaşı hakkında, gerekse cumhuriyetin ilk yıllarında yapılanlarla ilgili bildikleriniz son derece kısıtlı şeyler ve hiçbiriniz de ayrıntılara dalıp incelemediniz...
o halde yazının başına dönelim.
sovyet yardımı olmasa ne olurdu?
alternatifsiz değildik...
basil zaharoff adını duydunuz mu hiç?
basil zaharoff muğla doğumlu rum asıllı bir osmanlı vatandaşıdır, dünyaca ünlü silah tüccarı, savaş lordudur.
ingilizlerin yunanistan'ı anadolu'ya işgale götürmesinin sebebi basil zaharoff'tur.
zira basil zaharoff silah tüccarı olduğu gibi aynı zamanda uluslararası bir tefecidir ve yunan hükümetinin kendisine son derece yüksek meblağda borcu vardır.
basil zaharoff yunanistan'ın anadolu'yu işgalini hem alacağını tahsil etmek, hem de yunanistan'a yeni silahlar satmak için desteklemiş ve bu işe ön ayak olmuştur.
bu işgal için yunan hükümetine borç verip silah satarken aynı zamanda tam yarım milyar altın frank da bağışta bulunmuştur.
tabi tüm bunların bir karşılığı vardı.
yunan işgali başarılı olması halinde anadolu'daki tüm maden sahalarının ruhsatı basil zaharoff'a verilecekti.
ama bir yere kadar.
sakarya zaferinin ardından her şey tersine döndü.
yunan ordusu afyon-kütahya hattında çakıldı.
fransızlar ve italyanlar tbmm hükümeti ile anlaşma yoluna gittiler.
ve her şey tersine dönerken, basil zaharoff da 180 derece döndü.
istanbul'da bulunan şirket temsilcisine talimat vererek mim mim grubu ile temas kurmasını sağladı.
dünyanın en büyük silah tüccarı, türk ordusuna istediği kadar top, silah, cephane vermeye hazırdı.
istenilen her şeyi mersin limanında teslim edeceklerdi. karşılığında 5 kuruş para istemiyordu. "bedelinin savaştan sonra ödenmesine razıyız" diye teklif gönderdiler ankara'ya.
tabi büyük taarruz'a hazırlanan ankara için bu teklif çok önemliydi.
teklif mustafa kemal paşa'ya arz edildi.
mustafa kemal paşa şu cevabı verdi;
"böyle fırsatlardan yararlanarak savaşı daha önce bitirebiliriz, ama sonra bunu biza ağır ödetirler. biz türkler, dünyayı soymadığımız için yoksuluz. bu fırsattan yararlanarak bizi, geleceğimizi satmaya zorluyorlar. istanbul'a bildiriniz, teklifi reddetsinler ve teması kessinler..." (kaynak: nutuk)
ve başkomutan şöyle devam etti;
"bak çocuk...! minnet altında kalmamak için yarı aç olmamıza rağmen sovyetlere 600 ton tahıl gönderdik..." (kaynak: nutuk)
yani sevgili gençler, mustafa kemal paşa'nın da dediği gibi, sovyetlere bir minnetimiz, bir göbek bağımız yoktur.
sadece sovyetlere değil, hiç kimseye bir minnetimiz yoktur.
verdiğimiz savaş, girdiğimiz mücadele dünya tarihinin gördüğü en şerefli, en namuslu mücadeleydi.
savaşın en çetin yıllarında bile, sırf savaşı kazanmak uğruna mustafa kemal paşa kimseye taviz vermemişti.
sadece basil zaharoff ve sovyetler değil, amerikalı, japon, ingiliz, fransız ve italyan silah tüccarlarından da benzer teklifleri aldık.
bedelini ödemediğimiz tek bir silah almadık, bedelini ödemediğimiz tek bir mermiyi düşmana sıkmadık...
işte mustafa kemal paşa ve arkadaşları 4 sene süren kurtuluş savaşımızda bu dik duruşu sergiledikleri için, savaş sonrası kurulan genç türkiye cumhuriyeti dünya tarihinde görülmemiş bir sanayi hamlesi gerçekleştirdi ve iktisadi başarı kazandı...
o yüzden "sovyet yardımı olmasaydı ne yapardık" demek, sadece ve sadece bir cehalet örneğidir, mustafa kemal'i tanıyamamaktır.
sovyet yardımı olmasaydı da biz kutsal mücadelemizi kazanırdık...
#tarih
öncelikle şunu çok iyi biliniz ki, biz sovyetlerden karşılıksız bir yardım, bir hibe almadık sevgili arkadaşlar.
sovyetlerden aldığımız tüm yardımları kuruşu kuruşuna geri ödedik.
(bkz: tütün fındık incirin sırtında yükselen cumhuriyet)
evet, karşılığını tütün ile, fındık ile, narenciye ile ödedik sovyetlere.
yine sovyetlere tütün, fındık, incir, narenciye verip sanayi tesisleri kurduk.
yani şunu o kafanıza sokun, cumhuriyetimiz bir namus abidesidir ve kimseye minnet edilmeden, bağımlı, bağlantılı kalınmadan kurulmuş muazzam bir eserdir.
bunu anlamanızı beklemiyorum, zira gerek kurtuluş savaşı hakkında, gerekse cumhuriyetin ilk yıllarında yapılanlarla ilgili bildikleriniz son derece kısıtlı şeyler ve hiçbiriniz de ayrıntılara dalıp incelemediniz...
o halde yazının başına dönelim.
sovyet yardımı olmasa ne olurdu?
alternatifsiz değildik...
basil zaharoff adını duydunuz mu hiç?
basil zaharoff muğla doğumlu rum asıllı bir osmanlı vatandaşıdır, dünyaca ünlü silah tüccarı, savaş lordudur.
ingilizlerin yunanistan'ı anadolu'ya işgale götürmesinin sebebi basil zaharoff'tur.
zira basil zaharoff silah tüccarı olduğu gibi aynı zamanda uluslararası bir tefecidir ve yunan hükümetinin kendisine son derece yüksek meblağda borcu vardır.
basil zaharoff yunanistan'ın anadolu'yu işgalini hem alacağını tahsil etmek, hem de yunanistan'a yeni silahlar satmak için desteklemiş ve bu işe ön ayak olmuştur.
bu işgal için yunan hükümetine borç verip silah satarken aynı zamanda tam yarım milyar altın frank da bağışta bulunmuştur.
tabi tüm bunların bir karşılığı vardı.
yunan işgali başarılı olması halinde anadolu'daki tüm maden sahalarının ruhsatı basil zaharoff'a verilecekti.
ama bir yere kadar.
sakarya zaferinin ardından her şey tersine döndü.
yunan ordusu afyon-kütahya hattında çakıldı.
fransızlar ve italyanlar tbmm hükümeti ile anlaşma yoluna gittiler.
ve her şey tersine dönerken, basil zaharoff da 180 derece döndü.
istanbul'da bulunan şirket temsilcisine talimat vererek mim mim grubu ile temas kurmasını sağladı.
dünyanın en büyük silah tüccarı, türk ordusuna istediği kadar top, silah, cephane vermeye hazırdı.
istenilen her şeyi mersin limanında teslim edeceklerdi. karşılığında 5 kuruş para istemiyordu. "bedelinin savaştan sonra ödenmesine razıyız" diye teklif gönderdiler ankara'ya.
tabi büyük taarruz'a hazırlanan ankara için bu teklif çok önemliydi.
teklif mustafa kemal paşa'ya arz edildi.
mustafa kemal paşa şu cevabı verdi;
"böyle fırsatlardan yararlanarak savaşı daha önce bitirebiliriz, ama sonra bunu biza ağır ödetirler. biz türkler, dünyayı soymadığımız için yoksuluz. bu fırsattan yararlanarak bizi, geleceğimizi satmaya zorluyorlar. istanbul'a bildiriniz, teklifi reddetsinler ve teması kessinler..." (kaynak: nutuk)
ve başkomutan şöyle devam etti;
"bak çocuk...! minnet altında kalmamak için yarı aç olmamıza rağmen sovyetlere 600 ton tahıl gönderdik..." (kaynak: nutuk)
yani sevgili gençler, mustafa kemal paşa'nın da dediği gibi, sovyetlere bir minnetimiz, bir göbek bağımız yoktur.
sadece sovyetlere değil, hiç kimseye bir minnetimiz yoktur.
verdiğimiz savaş, girdiğimiz mücadele dünya tarihinin gördüğü en şerefli, en namuslu mücadeleydi.
savaşın en çetin yıllarında bile, sırf savaşı kazanmak uğruna mustafa kemal paşa kimseye taviz vermemişti.
sadece basil zaharoff ve sovyetler değil, amerikalı, japon, ingiliz, fransız ve italyan silah tüccarlarından da benzer teklifleri aldık.
bedelini ödemediğimiz tek bir silah almadık, bedelini ödemediğimiz tek bir mermiyi düşmana sıkmadık...
işte mustafa kemal paşa ve arkadaşları 4 sene süren kurtuluş savaşımızda bu dik duruşu sergiledikleri için, savaş sonrası kurulan genç türkiye cumhuriyeti dünya tarihinde görülmemiş bir sanayi hamlesi gerçekleştirdi ve iktisadi başarı kazandı...
o yüzden "sovyet yardımı olmasaydı ne yapardık" demek, sadece ve sadece bir cehalet örneğidir, mustafa kemal'i tanıyamamaktır.
sovyet yardımı olmasaydı da biz kutsal mücadelemizi kazanırdık...
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar