bugün
- film izlerken sevişmek6
- erkek gibi konuşan kız3
- ha diyen kız3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı10
- eren kaşıkçı8
- velvet15
- islamcilara sorulmasi gereken sorular5
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- tamer yiğit2
- tekstil sektörü ve esnaf sorunları3
- oooo manifest3
- 30 temmuz 20263
- yoran insanların ortak özellikleri6
- akp'ye geçeceğime paşa paşa yatarım2
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- coca cola zero gerçekten zararlı mı9
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- yeni parti51
- hikayeyi devam ettir52
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- gece denize girmek20
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- manifest grubu vs tarkan16
- almanya7
- basit bir insan olmak4
- yılbaşı tv programları2
- mehdiye inanıyor musunuz10
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin8
- nickten isim tahmini yapmak72
- içi ve dışı farklı olan insan7
- islam düşmanlarına bir soru9
- danimarka5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- luks araba almak6
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- bir insanın arkasından konuşmak6
- türkiye de çalışmak3
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- özel hayat2
- sözlük kızlarının kekleri11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- sibel can3
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- z kuşağı3
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak9
atananın, atayanı seçmesi ya da seçilenin, seçeni seçmesi şeklinde betimlenebilecek garip ve garip olduğu kadar da demokratik rejimlerde yasal olan bir eylemdir.
örneğin, yürürlükte bulunan siyasi partiler kanunumuzun gereği olarak;
bir partinin yönetimini belirleyecek olan seçimlerde oy kullanacak delegeleri seçen, o partinin il ve ilçe yönetim kurullarıdır. diğer bir deyimle, parti yöneticilerinin atadığı il ve ilçe başkanları, parti delegelerini ve onlar da parti yöneticilerini seçer. işte! o nedenle de gelen gitmez şeklinde; deniz baykal türü parti başkanları ve merkez karar yönetim kurulları oluşur.
italyan düşünür Roberto Michels, xx. yüzyılın başlarında Avrupa'daki ve özellikle de Almanya'daki sosyalist partilerle işçi sendikaları üzerinde yaptığı inceleme ve analizlere dayanarak en demokratik örgütlerde bile iktidarın kullanımı ve iktidarı elde tulan kişilerin genel özelliklerinin oligarşik nitelikler taşıdığını ortaya koyarak meşhur, Oligarşinin Tunç Kanunu (loi de la fer d'oligarchie) teorisini geliştirmiştir.
Michels'e göre,
iktidar sahiplerinin atanmalarında izlenen yöntem ister açık ve hür seçimler, isterse kooptasyon şeklinde olsun, her durumda yöneticilerin iktidarlarını sürdürme eğilimi vardır ve bu sebeple kendilerinden sonra gelecek olanları, bir çeşit kooptasyon usulü ile belirlerler; seçimler ise bu durumu onaylamaktan başka bir anlam taşımaz.
Böylece,
tüm örgütlerde iktidar grubunun oluşumu* tunçtan bir yasaya bağlı bulunmaktadır ve bir tür oligarşi devam etmektedir.
örneğin, yürürlükte bulunan siyasi partiler kanunumuzun gereği olarak;
bir partinin yönetimini belirleyecek olan seçimlerde oy kullanacak delegeleri seçen, o partinin il ve ilçe yönetim kurullarıdır. diğer bir deyimle, parti yöneticilerinin atadığı il ve ilçe başkanları, parti delegelerini ve onlar da parti yöneticilerini seçer. işte! o nedenle de gelen gitmez şeklinde; deniz baykal türü parti başkanları ve merkez karar yönetim kurulları oluşur.
italyan düşünür Roberto Michels, xx. yüzyılın başlarında Avrupa'daki ve özellikle de Almanya'daki sosyalist partilerle işçi sendikaları üzerinde yaptığı inceleme ve analizlere dayanarak en demokratik örgütlerde bile iktidarın kullanımı ve iktidarı elde tulan kişilerin genel özelliklerinin oligarşik nitelikler taşıdığını ortaya koyarak meşhur, Oligarşinin Tunç Kanunu (loi de la fer d'oligarchie) teorisini geliştirmiştir.
Michels'e göre,
iktidar sahiplerinin atanmalarında izlenen yöntem ister açık ve hür seçimler, isterse kooptasyon şeklinde olsun, her durumda yöneticilerin iktidarlarını sürdürme eğilimi vardır ve bu sebeple kendilerinden sonra gelecek olanları, bir çeşit kooptasyon usulü ile belirlerler; seçimler ise bu durumu onaylamaktan başka bir anlam taşımaz.
Böylece,
tüm örgütlerde iktidar grubunun oluşumu* tunçtan bir yasaya bağlı bulunmaktadır ve bir tür oligarşi devam etmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar