uludağ sözlük yönetiminin vizyon problemi

  1. 1.
    - uludağ sözlük'ün eğlence ya da fikir tabanlı tartışmalarda türk internet kullanıcısı için bir başvuru kaynağı olmak, kısacası büyümek gibi bir iddiası var. ben bunun yolunun, yazarlarını yüceltmekten geçtiğine inanıyorum.

    fazla evirip çevirmicem birader, misalen ekşi sözlük'e bakıyorum, itü sözlük'e bakıyorum, uzun süredir "x yılının en beğenilen entry'leri" istatistiği tutuluyor. açık açık söyleyim kıskandım abi. yani herhangi bir yazarın verilmiş emeğinin hakkının daha şık bir teslim edilme biçimi ya da sözlükte yeteneğiyle parlayan yazarın daha keyifli bir onore edilme şekli olabilir mi? bu, hem sözlük açısından yazarı bağlayıcı ve motive edici bir etken olurken, aynı zamanda sözlüğü dışarıdan takip eden kitle için de bir merak kaynağı olabiliyor.

    sözlükle bağımlı ve sözlükten bağımsız yazması teklif edilen bir kişi olarak, bunun meslekî yönüne de dikkat çekmek isterim. sözlükler, yazı tabanlı oldukları için kısaca basın-yayın ve reklamcılık çevresinin de bu sivrilen yazarları takibe aldığı oluşumlardır. sen yazarını yücelteceksin ki, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda hem senin sözlüğünün reklamı yapılsın, hem yazarını pazarlama şansı yakala. sabahları 300 kişinin izlediği, bunun yarısına da sinirden ekranı dişleten mesut yar'dan, belki bir gün uludağ sözlük'ten bahseder diye medet umarak mı reklam yapmayı düşünüyorsunuz? yavrum benim.

    allah aşkına bi bak, piyasadaki mizah yazarlarından neyimiz eksik, adımız kültür bakanlığı'nın onayladığı bir mecmuada anılmıyor diye mi bu yerelleştirme tavrı? elimde fırsat olsa, şu sözlükte benim kriterlerime göre kaliteli mizah yapan adamları toplayıp bir mecmua bastırsam ve türk mizah tarihine geçecek bir alternatif oluşturmazsam adam değilim. gel gör ki sermaye yok amınüm. hala abisine araba aldırmak için götünde gezen ve her atağı "sigarayı bırakırsan" şartıyla savuşturulan emekli öğrenciyim neylersin. nasıl koyuyo bilemezsin. daha 15-20 sene evvel evde kan ter, hırs yaldır güreştiğim herif, vay efendim "sigarayı bırakırsan alırım", yok babayın şarap çanağına sıçıyım "bu aralar çok mu para harcadık enis?" noluyoruz olm? lan bişey değil, şu yaşa geldik hala karıyı kızı evine taksiyle bırakmacalar bilmemneler, taksicilere verdiğim parayla altıma en kralından bi tane çekerdim evliya çarpsın. bi de kapının önünde arabaya yaslanarak, cigaramdan bi fırt çekip abimin sıfatına sıfatına üflerdim. sonra para istemek için yine kul köpek olurdum herifin götünde o ayrı.

    ***

    - hoovv. vauuv. abime bak bee. nerdeyse benim kadar yakışıklısın lan?
    - nooldu, sigara üflüyodun?
    - olur mu abim şaka onlar. hiii. adama bak bee. adamıma bak bee. ulan nur akıyo adamın yüzünden. mübarek evliya mısın veliyullah mısın anlamadım gitti. git bi maske mi takıyon peçe mi takıyon nurdan yüzüne bakılmıyor abim. hadi git gel ben bekliyorum burda seni abim benim.
    - ne istiyon enis?
    - abiciğim bi karı meselesi var da hani bi 100-150, çıksan bişeyler?
    - sigarayı bırakırsan veririm.
    - aha gözünün önünde yırtıyorum paketi. bak, aha, bitti, bıraktım, lanet olsun sigaranın allah belasını versin.
    - siktir lan, maltepe mi içiyosun sen? adam maltepe paketi kırıyo yaa, yedik biz de..
    - abi bak şu an kırgınım. yani bana yalancı.. yani bak, şu an kırıldım sana. aha şu gözümden yaş geliyosa sebebi sensin.

    ***

    demem o ki benim, piyasaya, bu güzide oluşumun güzide yazarlarından müteşekkil bir ürün vermem mümkün değil. bunu da yazarını pazarlayarak, hadi böylesi bir sorumluluk görevleri dışında kalsa da, en azından yazarın emeğinin hakkını teslim ederek(köstek olmayarak) sözlük yönetimi sağlayacak. yani cidden merak ediyorum abi, adam gibi işlerle uğraşılacağına, neden oturup boş bakınız boyuyor bu adamlar?

    şimdi bu işin goygoy kısmıydı, biraz da başka yönüyle ele alalım, bu vizyon meselesini.

    bu sefer hareket noktam "gelişmeler" aparatının kullanımı. sözlükler, ister mizahi, ister politik, ister pornografik, konu sınırlaması olmaksızın bilgi edinilen platformlardır ve içerik olmasa da tartışılan şeyler ya da en basitinden tartışmak olgusu evrensel olmalıdır. ve mesele evrensellikse, çoğunluğa hitap etmek ya da çoğunluğun dümen suyunda hareket etmek diye bir şey sözkonusu olamaz.

    bunu tamamen siyasi görüşlerimden bağımsız olarak söylüyorum, gelişmeler'de sözlük yönetimi adına açıklama yapılırken eğri, doğru, hakim ya da azınlık; herhangi bir ideolojiyi, ideolojik yapıyı çağrıştıracak ifadelerden kaçınılması gerekir. bu anlamda "ne mutlu türk'üm diyene!" sözünü hepimiz felsefemizle örtüştürseydik burası yazarların taraflı, yönetimin tarafsız olması gerektiği uludağ sözlük değil, kemalistler.net falan olması gerekirdi. e madem politik duruşunu gözümüze gözümüze sokmak istiyorsun, hakim ideolojiye aykırı bütün entry'leri de sil? silsene olm. silemiyorsun, çünkü tarafsız olmak zorundasın. burada türk ceza kanunu'na aykırı içerik bulundurmadığı müddetçe kürt milliyetçisi de yazacak, komünist de yazacak, türk ırkçısı da yazacak. yazar kimliğinle istediğin ideolojiyi, istediğin üslupla savun, ama gelişmeler'e yazarken tarafsızlık gömleğini giymek mecburiyetindesin. ya da ne bileyim, işte dini bayramlar meselesi. yahu bu memlekette müslümandan, hristiyandan, museviden çok deli var, allah'ın günü yakın lan o zaman o gelişmeler ışığını. işin taşağı bi tarafa, bayram kutlama sevimliliği ya da suretihaktan görünmek ikiyüzlülüğü yerine gerçekten sözlüğü alakadar eden meseleler olduğu zaman gelişmeler ışığını yakmaları gerektiğini belirtmek isterim.

    ha bu arada şunu da yazarlarımıza belirtelim. moderasyonda herhangi bir fert, dur lan bugün cumhuriyet bayramı, hemen gelişmeler'e bi yazı döşeniyim dur, demez, ortak karar alınır, gelişmeler'e yazacak kişi belirlenir, o yazar. yani kurban bayramı'nı, hanuka'yı ve noel'i kutladı diye kucaktan kucağa gezdirip mıncırdığınız july4th ile "ne mutlu türk'üm diyene" yazdı diye itin götüne sokup çıkardığınız rs ne la arasında bu anlamda hiçbi fark yok. ben komple moderasyonu itin götüne sokalım diyorum.

    benim sözlükten maddi anlamda herhangi bir beklentim olamaz. para beklentim yok, reklamlardan değil yazarlar, modlar bile kuruş kazanmıyor; arkadaş beklentim yok, yeterince kalabalığım zaten; e karı kız kovalayacak halimiz yok, onlar zaten kovalıyor (hehe), ben yalnızca sözlüğün daha kaliteli, daha geniş kitlelere hitap eden ama yine moderasyonun ipini koparanı yazar yapmamak gibi önemli bir sorumluluğu üstlenerek kısmen elit bir kitle yaratması gerektiğine inanarak, uludağ sözlük'ü seven biri olarak fikirlerimi, yanlış gördüklerimi belirttim, hatalıysa aradım, baban değil alınteri.

    bir de sildikleri yazarı, bir başka nickle aynı nesilde yazar yapmak gibi (ulan niye sildin o zaman) ya da yazar alımını 1 ay durdurup bir gece aniden, üstelik de hiç reklam yapılmamışken "yeni yazarlar alıyoz baba, adını da altıncı nesil koyuyoruz" (bi bekle durul ya, üç senede altı posta yazar aldın, üstelik de yazar alımını toplasana 2 ay kapalı tutarak. bi faydasını gördün mü?) demeleri gibi türlü akıl fukaralıkları da elbette tartışılmaya muhtaçtır.

    ve ayrıca moderasyondan herhangi birini tanıdığım konusunda bi fikrin varsa o konuda da yanılıyorsun dostum. bir tanesini görmüşlüğüm, moderasyonla alakalı işler dışında muhabbet etmişliğim, seslerini duymuşluğum, sesimi duyurmuşluğum yok. ha bi kere sözlüğe giriş yaparken şifreyi kabul etmediydi, zall'a mesaj attımdı, "ismail, sözlüğe giriş yapamıyorum birader hata veriyo bi el atıver. birisi ele geçirdiyse şifreyi yanarız alimallah, seni hapse atarlar, july'yi ekmeğin arasına korlar, beni sikerler" mealli bi mesaj atmıştım, herif saniyesinde aradıydı abi göt korkusundan. demem o ki,

    - alo, ismail naber?
    - aaa, ne tok sesin varmış?
    - he? ha olm, ses tok da, şifreyi kabul etmiyo bu ya. giremiyom sözlüğe.
    - caps lock açık kalmış olabilir mi?
    - (anaa bildi lan, dur gerizekalı olduğum belli olmasın) yok, hayır, bak giremiyom. aha bak, ı ıh olmadı. ismail giremiyom yardım et.

    gibi ancak iki manyağın girebileceği bi diyalog dışında hiçbi konuşmuşluğum da yok, yani arkadaşım falan değiller. bunları; bu adam moderasyonla yakındır, o yüzden moderasyon anlayışında değişiklik olması gerektiğini rahatça dile getirebiliyor fikrinin tam tersine, bunun bir yazar özgürlüğü olduğunu hatırlatmak yolunda önayak olmak istemem sebebiyle belirtiyorum.

    "e beğenmiyorsan sözlüğü siktir git" diyen de olabilir. gitmiyorum lan. gitmiyorum bülbül siki. hatta sırf sen git dedin diye gitmiyorum. sözlüğe erişim engellense bile, senin inadına günde 3 saat oturup cinsel kimlik bunalımındaki pedofiller gibi bi yandan makyaj yaparak "bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir" yazısına bakıcam. ta ki öz anam tarafından polise ihbar edilene kadar.

    ondan sonra da vay efendim vaudeville for vendetta çok sinirli adam, çok asap sahibi adam. naah sinirliyim! yarrak asabiyim! delirt delirt ondan sonra, vaudeville sinirli. olum ayıptır söylemesi, bi entry giriyoruz, sağolsunlar yazarlarımız teveccüh gösterip oyluyorlar. lan oyluyolar da bir tane mesaj gelmiyo arkadaş. atan da haftanın son günü "ya abi, şimdi sana yüzlerce mesaj gelmiştir ama tutamadım kendimi, entry'nizi beğendim" diyor korka korka. hayır olum, ilk mesajı sen attın ekmek mushaf çarpsın. gitme olm, arkadaş olalım. beni de aranıza alınsanız ya ibneler, niye dışlıyonuz?

    neyse çok uzattık. sözün özü; ben, sözlük yönetiminin hedeflerini büyütmesi ve bu yolda bilgi kavramına ve onun yönetimine daha evrensel bakış açısı oluşturması gerektiğine, kendilerine çevre tarafından yüklenmiş kimliklerden (türk, müslüman, dinci, komünist, aşkım ve sair) arınması gerektiğine; bunun, sözlüğün yolunu açacağını, böylelikle daha çok kişiye hitap edeceğine inanıyorum. yanlışsam yanlışsın de zall biraderim.

    - hı? ha? abi uyuyakalmışım ya, ne dedindi en son, ne dedindi bişey dedindi?

    - ohooo. adam altın gaflet uyku ödüllerini toplamış bile. sanki başçavuşun eşşeği ossuruy.. alloo, hiç olmazsa kalk da samba yapalım diyorum amına koyim.
    116 -19 ... vaudeville for vendetta
entry'i yoruma kapat
  1. henüz yorum girilmemiş.