bugün
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel10
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor10
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili8
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı25
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması14
- okan buruk12
- insan olmaya ceyrek kala16
- kızlar bakar mısınız8
- her ilde üniversite kurulması5
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek6
- hakaret etmek7
- geçmişe takılıp kalmak8
- cumartesi gecesi partilemeyen insan2
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak4
- motorin7
- islamda namaz yoktur10
- zeynep bastık'ın beyaz külodu3
- türk pop müziğinin kurucusu2
- kaka yaparken dünyayı kurtarma planı yapmak5
- aykolik bey biraderin birader bey olması2
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var3
- boyumun 2 cm kısalması25
- geceye bir şarkı bırak3
- chp'nin dünyayı güzelleştireceğine inanmak5
- anthropic'in yapay zeka yavaşlatma çağrısı2
- akp mhp apo ittifakı3
- yaşar dinleyen erkek10
- lise okumadan üniversite mezunu olmak4
- ayni anda birden fazla kadinla kesismek3
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- çok sıkıcısınız3
- ibne c4
- ev yapımı cezerye5
- kombinlerin efendisi6
- geceye bir şiir bırak4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- rastgele sayı üretimi3
- portakallı revani6
- benkimki9
- kabul görme arzusu2
- güzel olmak suç mu2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- 0 0 719
- boğaz ağrısı2
- sivas katliam ını yapan orospu çocukları3
- kızların kombinleri ile ilgilenmeyen yazarlar3
pollyanna aslında çift kişiliktir. neandertal hocanızı çok etkilediler küçüklüğünde.
neden onca zaman poll'ün peşinden koştum, şimdi de bulamıyorum. evet, güzel bir kızdı ve çok sevimliydi. sarı saçları rüzgarda dalgalanırken ona karşı ilgisiz kalmak imkansızdı. her şeye karşı sonsuz bir iyimserliği vardı. onun yanında kendini her zaman iyi hissedebilirdin. "olsun" derdi, "daha kötüsü de olabilirdi." yine de benim katlanamayacağım çok şey vardı onda. hele de o cadaloz ikiz kardeşi, o sersem anna. poll ne kadar iyimser ve sempatik ise, anna o kadar kötü ve iticiydi, poll ne kadar pırıl pırıl aydınlık ise anna o derece karanlıktı. poll, "olsun" dedikçe, anna "olmasın" diye düzeltiyordu.
poll'ün iyicilliği de katlanılmazdı belki ama anna'ya katlanmak mümkün değildi. yine de poll'ü elde etmek istiyordum. belki onun popülaritesiydi beni çeken, belki yaşamımı kolaylaştırma çabası. ama anna oldukça hiçbir şeyin kolaylaşacağı da yoktu. hiç anlaşamamalarına karşın hep birlikteydiler üstelik. poll, anna'yı bir türlü ayırmıyordu yanından. sonunda şahane planımı yaptım. evet, o gece poll'ü dansa davet edecektim ve o tatlı diliyle "olsun" diyecekti elbet. arkadaşım cin ali'yi de yanıma alacaktım. cin ali, varoluş sorunları ile uğraşan sivilceli bir çocuktu. tam anna'ya göreydi. anna, cin ali'nin varoluş sorunlarına kötümser yorumlar getirmekle meşgul olurken, ben poll ile işi pişirecektim.
evet, her şey gerçekten iyi gidiyordu. cin ali, anna'yı lafa tutmayı başarmıştı ve bunu benim için değil isteyerek yapıyordu üstelik. bense poll ile dans pistini aşındırıp iyice yakınlaşmaya çalışıyordum. sonunda cin ali'yle anna'yı varoluşun kötülükleri üzerine sohbetlerinde bırakıp poll'ün varoluşunu kucaklamak niyetindeydim. ama yaşam planlara pek sıcak bakmaz. tersliğin nerede başladığını bile farketmemiştim. poll'e sımsıkı sarılmış çılgınca dansediyordum. ama poll'ün elimden kurtulup masaya yönelmesi bir oldu. sanırım cin ali de anna'nın varoluşunu kutlamak niyetindeydi ve anna her zamanki olumsuz tavrıyla "olmasın" demişti. bu da bizim masada benim farkedemediğim bir arbedeye yol açmıştı. ama poll, o iyilik meleğinin olaya ilgisiz kalması düşünülemezdi elbet. sinirim tepemdeydi, her şeyden çok da poll'e sinirliydim. bir kere olsun, birilerini düşünmeyi bırakıp benimle ilgilenemez miydi? poll'ün katlanılmaz yanlarını göstermesi açısından belki iyi oldu o gece, yine de her şeyin yolunda gitmesini yeğlerdim doğrusu. böylelikle, bir süredir ertelediğim kuzey yolculuğuna çıktım. bu aptal kasabada hayatımı geçirmek için bir nedenim yoktu artık. yeni maceralar genç ruhumu bekliyordu. anna haklıydı belki de, birçok şey olmasa daha iyiydi. üstelik yeni planlarıma daha adil yaklaşabilirdi belki de yaşam...
hazin haber birkaç ay sonra geldi postadan. bir grup maganda, poll'ü ve anna'yı dağa kaldırıp bir hafta tecavüz etmişti. zorlukla magandaların elinden kurtulmuşlar ve eve dönerken poll, "olsun, hiç olmazsa dağ havası almış olduk" demişti. bu söz, anna'nın kötümser ruhuna bile dayanılmaz gelmiş ve eve döner dönmez intihar etmişti. poll'ün, o iyimser ve sürekli gülen kızcağızın, anna'nın mezarı başında günlerce ağladığını anlattılar. artık "tek" başınaydı poll. artık ömrünün geri kalanını, diğer yarısını aramakla geçirecekti.
notlar;
(1) y ispanyolca'da "ve, ile" anlamlarına geliyor. yazar, burada
"poll y anna" şeklinde şık bir söz oyunu yapıyor ki ona yakışan da budur.
(2) pollyanna'nın tecavüz sonrası konuşmaları toplumumuzun epey ilgisini çekmiş. bu konuda çeşitli yorumlar var fekat terbiyem gereği buraya alıntılamadım. lakin, "tecavüz mü, yalnızca kendisini ifade etmeye çalışıyordu adam" yanıtını, dağ havası almış olmakla yer değiştirsem, öyküye daha entellektüel bir hava katmış olur muyum diye düşünmeden edemedim. neyse, sonra bakarım artık ona da...
(3) bu ne böyle seksist seksist demeyin. aslında pek abartmış olursunuz. poll ile anna yazımızın kadınlarla bir ilgisi olmadığı gibi bahsettiğiniz kötü niyetleri de asla barındırmıyor. diğer tüm yazılarımız gibi. nitekim poll ile anna'da yaşamın ikili yüzünü (diyalektiği) ortaya sermeye çalıştık. bence siz, "yeniden okuma"yı denemelisiniz...
neden onca zaman poll'ün peşinden koştum, şimdi de bulamıyorum. evet, güzel bir kızdı ve çok sevimliydi. sarı saçları rüzgarda dalgalanırken ona karşı ilgisiz kalmak imkansızdı. her şeye karşı sonsuz bir iyimserliği vardı. onun yanında kendini her zaman iyi hissedebilirdin. "olsun" derdi, "daha kötüsü de olabilirdi." yine de benim katlanamayacağım çok şey vardı onda. hele de o cadaloz ikiz kardeşi, o sersem anna. poll ne kadar iyimser ve sempatik ise, anna o kadar kötü ve iticiydi, poll ne kadar pırıl pırıl aydınlık ise anna o derece karanlıktı. poll, "olsun" dedikçe, anna "olmasın" diye düzeltiyordu.
poll'ün iyicilliği de katlanılmazdı belki ama anna'ya katlanmak mümkün değildi. yine de poll'ü elde etmek istiyordum. belki onun popülaritesiydi beni çeken, belki yaşamımı kolaylaştırma çabası. ama anna oldukça hiçbir şeyin kolaylaşacağı da yoktu. hiç anlaşamamalarına karşın hep birlikteydiler üstelik. poll, anna'yı bir türlü ayırmıyordu yanından. sonunda şahane planımı yaptım. evet, o gece poll'ü dansa davet edecektim ve o tatlı diliyle "olsun" diyecekti elbet. arkadaşım cin ali'yi de yanıma alacaktım. cin ali, varoluş sorunları ile uğraşan sivilceli bir çocuktu. tam anna'ya göreydi. anna, cin ali'nin varoluş sorunlarına kötümser yorumlar getirmekle meşgul olurken, ben poll ile işi pişirecektim.
evet, her şey gerçekten iyi gidiyordu. cin ali, anna'yı lafa tutmayı başarmıştı ve bunu benim için değil isteyerek yapıyordu üstelik. bense poll ile dans pistini aşındırıp iyice yakınlaşmaya çalışıyordum. sonunda cin ali'yle anna'yı varoluşun kötülükleri üzerine sohbetlerinde bırakıp poll'ün varoluşunu kucaklamak niyetindeydim. ama yaşam planlara pek sıcak bakmaz. tersliğin nerede başladığını bile farketmemiştim. poll'e sımsıkı sarılmış çılgınca dansediyordum. ama poll'ün elimden kurtulup masaya yönelmesi bir oldu. sanırım cin ali de anna'nın varoluşunu kutlamak niyetindeydi ve anna her zamanki olumsuz tavrıyla "olmasın" demişti. bu da bizim masada benim farkedemediğim bir arbedeye yol açmıştı. ama poll, o iyilik meleğinin olaya ilgisiz kalması düşünülemezdi elbet. sinirim tepemdeydi, her şeyden çok da poll'e sinirliydim. bir kere olsun, birilerini düşünmeyi bırakıp benimle ilgilenemez miydi? poll'ün katlanılmaz yanlarını göstermesi açısından belki iyi oldu o gece, yine de her şeyin yolunda gitmesini yeğlerdim doğrusu. böylelikle, bir süredir ertelediğim kuzey yolculuğuna çıktım. bu aptal kasabada hayatımı geçirmek için bir nedenim yoktu artık. yeni maceralar genç ruhumu bekliyordu. anna haklıydı belki de, birçok şey olmasa daha iyiydi. üstelik yeni planlarıma daha adil yaklaşabilirdi belki de yaşam...
hazin haber birkaç ay sonra geldi postadan. bir grup maganda, poll'ü ve anna'yı dağa kaldırıp bir hafta tecavüz etmişti. zorlukla magandaların elinden kurtulmuşlar ve eve dönerken poll, "olsun, hiç olmazsa dağ havası almış olduk" demişti. bu söz, anna'nın kötümser ruhuna bile dayanılmaz gelmiş ve eve döner dönmez intihar etmişti. poll'ün, o iyimser ve sürekli gülen kızcağızın, anna'nın mezarı başında günlerce ağladığını anlattılar. artık "tek" başınaydı poll. artık ömrünün geri kalanını, diğer yarısını aramakla geçirecekti.
notlar;
(1) y ispanyolca'da "ve, ile" anlamlarına geliyor. yazar, burada
"poll y anna" şeklinde şık bir söz oyunu yapıyor ki ona yakışan da budur.
(2) pollyanna'nın tecavüz sonrası konuşmaları toplumumuzun epey ilgisini çekmiş. bu konuda çeşitli yorumlar var fekat terbiyem gereği buraya alıntılamadım. lakin, "tecavüz mü, yalnızca kendisini ifade etmeye çalışıyordu adam" yanıtını, dağ havası almış olmakla yer değiştirsem, öyküye daha entellektüel bir hava katmış olur muyum diye düşünmeden edemedim. neyse, sonra bakarım artık ona da...
(3) bu ne böyle seksist seksist demeyin. aslında pek abartmış olursunuz. poll ile anna yazımızın kadınlarla bir ilgisi olmadığı gibi bahsettiğiniz kötü niyetleri de asla barındırmıyor. diğer tüm yazılarımız gibi. nitekim poll ile anna'da yaşamın ikili yüzünü (diyalektiği) ortaya sermeye çalıştık. bence siz, "yeniden okuma"yı denemelisiniz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar