bugün
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak15
- evlenip boşanmış erkeklerin değerinin düşmesi5
- 22 temmuz 2026 tatilbudur mağduriyeti3
- değişim partisi4
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni7
- katatespizartmasi4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı5
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması18
- recep tayyip erdoğan10
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- sevilen kızın ağzımıza vermesi2
- velvet48
- tusaş fabrikasında yangın2
- iran da 120 çocuğun öldüğü okul saldırısı2
- amerika ve israil ordularının birleşmesi3
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl17
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- yunanda sıcaktan motor kurye ve inşaatların yasağı4
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- kadına sahip olmak2
- habire1239
- en kibirli yuzır10
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek11
- şehre inen domuzları besleyen kadın2
- yaşlı kadın yuzırlar8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- gaylik alametleri7
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- yeni parti25
- friedrich hegel la bi cay icek10
- nervio19
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- velvet vs nervio24
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- g'i l d'e d l'i l y15
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- uludağ sözlük magazin servisi5
- puura10
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- ben geldim kerkenezler18
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- merak ediyorsan yaz7
pollyanna aslında çift kişiliktir. neandertal hocanızı çok etkilediler küçüklüğünde.
neden onca zaman poll'ün peşinden koştum, şimdi de bulamıyorum. evet, güzel bir kızdı ve çok sevimliydi. sarı saçları rüzgarda dalgalanırken ona karşı ilgisiz kalmak imkansızdı. her şeye karşı sonsuz bir iyimserliği vardı. onun yanında kendini her zaman iyi hissedebilirdin. "olsun" derdi, "daha kötüsü de olabilirdi." yine de benim katlanamayacağım çok şey vardı onda. hele de o cadaloz ikiz kardeşi, o sersem anna. poll ne kadar iyimser ve sempatik ise, anna o kadar kötü ve iticiydi, poll ne kadar pırıl pırıl aydınlık ise anna o derece karanlıktı. poll, "olsun" dedikçe, anna "olmasın" diye düzeltiyordu.
poll'ün iyicilliği de katlanılmazdı belki ama anna'ya katlanmak mümkün değildi. yine de poll'ü elde etmek istiyordum. belki onun popülaritesiydi beni çeken, belki yaşamımı kolaylaştırma çabası. ama anna oldukça hiçbir şeyin kolaylaşacağı da yoktu. hiç anlaşamamalarına karşın hep birlikteydiler üstelik. poll, anna'yı bir türlü ayırmıyordu yanından. sonunda şahane planımı yaptım. evet, o gece poll'ü dansa davet edecektim ve o tatlı diliyle "olsun" diyecekti elbet. arkadaşım cin ali'yi de yanıma alacaktım. cin ali, varoluş sorunları ile uğraşan sivilceli bir çocuktu. tam anna'ya göreydi. anna, cin ali'nin varoluş sorunlarına kötümser yorumlar getirmekle meşgul olurken, ben poll ile işi pişirecektim.
evet, her şey gerçekten iyi gidiyordu. cin ali, anna'yı lafa tutmayı başarmıştı ve bunu benim için değil isteyerek yapıyordu üstelik. bense poll ile dans pistini aşındırıp iyice yakınlaşmaya çalışıyordum. sonunda cin ali'yle anna'yı varoluşun kötülükleri üzerine sohbetlerinde bırakıp poll'ün varoluşunu kucaklamak niyetindeydim. ama yaşam planlara pek sıcak bakmaz. tersliğin nerede başladığını bile farketmemiştim. poll'e sımsıkı sarılmış çılgınca dansediyordum. ama poll'ün elimden kurtulup masaya yönelmesi bir oldu. sanırım cin ali de anna'nın varoluşunu kutlamak niyetindeydi ve anna her zamanki olumsuz tavrıyla "olmasın" demişti. bu da bizim masada benim farkedemediğim bir arbedeye yol açmıştı. ama poll, o iyilik meleğinin olaya ilgisiz kalması düşünülemezdi elbet. sinirim tepemdeydi, her şeyden çok da poll'e sinirliydim. bir kere olsun, birilerini düşünmeyi bırakıp benimle ilgilenemez miydi? poll'ün katlanılmaz yanlarını göstermesi açısından belki iyi oldu o gece, yine de her şeyin yolunda gitmesini yeğlerdim doğrusu. böylelikle, bir süredir ertelediğim kuzey yolculuğuna çıktım. bu aptal kasabada hayatımı geçirmek için bir nedenim yoktu artık. yeni maceralar genç ruhumu bekliyordu. anna haklıydı belki de, birçok şey olmasa daha iyiydi. üstelik yeni planlarıma daha adil yaklaşabilirdi belki de yaşam...
hazin haber birkaç ay sonra geldi postadan. bir grup maganda, poll'ü ve anna'yı dağa kaldırıp bir hafta tecavüz etmişti. zorlukla magandaların elinden kurtulmuşlar ve eve dönerken poll, "olsun, hiç olmazsa dağ havası almış olduk" demişti. bu söz, anna'nın kötümser ruhuna bile dayanılmaz gelmiş ve eve döner dönmez intihar etmişti. poll'ün, o iyimser ve sürekli gülen kızcağızın, anna'nın mezarı başında günlerce ağladığını anlattılar. artık "tek" başınaydı poll. artık ömrünün geri kalanını, diğer yarısını aramakla geçirecekti.
notlar;
(1) y ispanyolca'da "ve, ile" anlamlarına geliyor. yazar, burada
"poll y anna" şeklinde şık bir söz oyunu yapıyor ki ona yakışan da budur.
(2) pollyanna'nın tecavüz sonrası konuşmaları toplumumuzun epey ilgisini çekmiş. bu konuda çeşitli yorumlar var fekat terbiyem gereği buraya alıntılamadım. lakin, "tecavüz mü, yalnızca kendisini ifade etmeye çalışıyordu adam" yanıtını, dağ havası almış olmakla yer değiştirsem, öyküye daha entellektüel bir hava katmış olur muyum diye düşünmeden edemedim. neyse, sonra bakarım artık ona da...
(3) bu ne böyle seksist seksist demeyin. aslında pek abartmış olursunuz. poll ile anna yazımızın kadınlarla bir ilgisi olmadığı gibi bahsettiğiniz kötü niyetleri de asla barındırmıyor. diğer tüm yazılarımız gibi. nitekim poll ile anna'da yaşamın ikili yüzünü (diyalektiği) ortaya sermeye çalıştık. bence siz, "yeniden okuma"yı denemelisiniz...
neden onca zaman poll'ün peşinden koştum, şimdi de bulamıyorum. evet, güzel bir kızdı ve çok sevimliydi. sarı saçları rüzgarda dalgalanırken ona karşı ilgisiz kalmak imkansızdı. her şeye karşı sonsuz bir iyimserliği vardı. onun yanında kendini her zaman iyi hissedebilirdin. "olsun" derdi, "daha kötüsü de olabilirdi." yine de benim katlanamayacağım çok şey vardı onda. hele de o cadaloz ikiz kardeşi, o sersem anna. poll ne kadar iyimser ve sempatik ise, anna o kadar kötü ve iticiydi, poll ne kadar pırıl pırıl aydınlık ise anna o derece karanlıktı. poll, "olsun" dedikçe, anna "olmasın" diye düzeltiyordu.
poll'ün iyicilliği de katlanılmazdı belki ama anna'ya katlanmak mümkün değildi. yine de poll'ü elde etmek istiyordum. belki onun popülaritesiydi beni çeken, belki yaşamımı kolaylaştırma çabası. ama anna oldukça hiçbir şeyin kolaylaşacağı da yoktu. hiç anlaşamamalarına karşın hep birlikteydiler üstelik. poll, anna'yı bir türlü ayırmıyordu yanından. sonunda şahane planımı yaptım. evet, o gece poll'ü dansa davet edecektim ve o tatlı diliyle "olsun" diyecekti elbet. arkadaşım cin ali'yi de yanıma alacaktım. cin ali, varoluş sorunları ile uğraşan sivilceli bir çocuktu. tam anna'ya göreydi. anna, cin ali'nin varoluş sorunlarına kötümser yorumlar getirmekle meşgul olurken, ben poll ile işi pişirecektim.
evet, her şey gerçekten iyi gidiyordu. cin ali, anna'yı lafa tutmayı başarmıştı ve bunu benim için değil isteyerek yapıyordu üstelik. bense poll ile dans pistini aşındırıp iyice yakınlaşmaya çalışıyordum. sonunda cin ali'yle anna'yı varoluşun kötülükleri üzerine sohbetlerinde bırakıp poll'ün varoluşunu kucaklamak niyetindeydim. ama yaşam planlara pek sıcak bakmaz. tersliğin nerede başladığını bile farketmemiştim. poll'e sımsıkı sarılmış çılgınca dansediyordum. ama poll'ün elimden kurtulup masaya yönelmesi bir oldu. sanırım cin ali de anna'nın varoluşunu kutlamak niyetindeydi ve anna her zamanki olumsuz tavrıyla "olmasın" demişti. bu da bizim masada benim farkedemediğim bir arbedeye yol açmıştı. ama poll, o iyilik meleğinin olaya ilgisiz kalması düşünülemezdi elbet. sinirim tepemdeydi, her şeyden çok da poll'e sinirliydim. bir kere olsun, birilerini düşünmeyi bırakıp benimle ilgilenemez miydi? poll'ün katlanılmaz yanlarını göstermesi açısından belki iyi oldu o gece, yine de her şeyin yolunda gitmesini yeğlerdim doğrusu. böylelikle, bir süredir ertelediğim kuzey yolculuğuna çıktım. bu aptal kasabada hayatımı geçirmek için bir nedenim yoktu artık. yeni maceralar genç ruhumu bekliyordu. anna haklıydı belki de, birçok şey olmasa daha iyiydi. üstelik yeni planlarıma daha adil yaklaşabilirdi belki de yaşam...
hazin haber birkaç ay sonra geldi postadan. bir grup maganda, poll'ü ve anna'yı dağa kaldırıp bir hafta tecavüz etmişti. zorlukla magandaların elinden kurtulmuşlar ve eve dönerken poll, "olsun, hiç olmazsa dağ havası almış olduk" demişti. bu söz, anna'nın kötümser ruhuna bile dayanılmaz gelmiş ve eve döner dönmez intihar etmişti. poll'ün, o iyimser ve sürekli gülen kızcağızın, anna'nın mezarı başında günlerce ağladığını anlattılar. artık "tek" başınaydı poll. artık ömrünün geri kalanını, diğer yarısını aramakla geçirecekti.
notlar;
(1) y ispanyolca'da "ve, ile" anlamlarına geliyor. yazar, burada
"poll y anna" şeklinde şık bir söz oyunu yapıyor ki ona yakışan da budur.
(2) pollyanna'nın tecavüz sonrası konuşmaları toplumumuzun epey ilgisini çekmiş. bu konuda çeşitli yorumlar var fekat terbiyem gereği buraya alıntılamadım. lakin, "tecavüz mü, yalnızca kendisini ifade etmeye çalışıyordu adam" yanıtını, dağ havası almış olmakla yer değiştirsem, öyküye daha entellektüel bir hava katmış olur muyum diye düşünmeden edemedim. neyse, sonra bakarım artık ona da...
(3) bu ne böyle seksist seksist demeyin. aslında pek abartmış olursunuz. poll ile anna yazımızın kadınlarla bir ilgisi olmadığı gibi bahsettiğiniz kötü niyetleri de asla barındırmıyor. diğer tüm yazılarımız gibi. nitekim poll ile anna'da yaşamın ikili yüzünü (diyalektiği) ortaya sermeye çalıştık. bence siz, "yeniden okuma"yı denemelisiniz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar