bugün
- gelecek partisi'nin kapanması9
- üşüyen erkek6
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması5
- japonya20
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı5
- mal varlıklarınız nelerdir4
- sağa sinyal verip sola dönmek6
- battal gazi4
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- ketçap aromalı ruffles2
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- klima çarpması4
- yazarlara gelen son mesaj2
- gürcistan25
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- silah çekildiği zaman patlar3
- günaydın sözlük uyanın artık2
- ağlamamak için kendini tutmak12
- ctrlx22
- kırgızistan8
- prensesler gibi uyanmak3
- sabaha bir şiir bırak2
- ahmet davutoğlu4
- geceniz nasıl geçiyor7
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- çin8
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
- geceye bir şarkı bırak17
- lahmacunu elle yiyen kız14
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- ilgi isteyen kız16
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- yeni yazarlara öneriler3
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- suca suruklenen cocuk8
- antalya şu an 28 derece4
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- içim yanıyor be sözlük7
- hikayeyi devam ettir52
- alison blaire2
- nickten isim tahmini yapmak71
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
Örnek vermek gerekirse Survivor denen yarışma 6 ay boyunca Twitter gündemini meşgul eder. Bu o kadar mide bulandırıcı bir reklam havasına dönüşür ki trendlere bakamaz olursunuz.
Black mirror dizisinin bir bölümünde sosyal medya sitelerini özellikle Twitter'i çok iyi tasvir etmişlerdi. Hastaglar açılarak belli başlı insanlar hedef gösteriliyordu , olaydan hiç haberi bile olmayanlar bile sürü psikolojisiyle kendilerini bir kişiyi yargılarken buluyorlardı.
Sosyal medya siteleri hakkında bir belgesel izlemiştim onu da şuan hatırlamıyorum . Facebook ve WhatsApp'ın kurucuları olan bu insanlar daha sonra bu şirketlerinden ayrılıyor ve ayrılma nedeni olarak gizlilik ilkesinin ihlal edildiğini ifade ediyorlardı izlediğim belgeselde. Bunu duyduğumda hiç şaşırmadım çünkü internete bağlanan her cihaz bu teknoloji devi şirketlerin elinde.
Android bir telefona sahip herkes Google'a hizmet eder. Google sadece oyun kurucudur. Google bir arama motorundan daha çok bir veri pazarlama şirketidir. Ve bunu öyle güzel bir şekilde yapar ki siz bile memnun kalırsınız. Google köşeye sıkıştığında ise " biz sizin kişisel verilerinizi sadece size özel reklamlar göndermek için kullanıyoruz. " Diye kendini savunur. Sadece Google değil tüm internet uygulamaları ve siteleri aynı şeyi tekrarlar.
Arama motorunda bir şey aramak ile arkadaşınla mesajlaşmak arasındaki verilerin hangisi daha gizlilik arz eder ve hangisi daha değerlidir diye sormama bile gerek yoktur bence. internete girdiğimiz anda ensemizde olan Google vs. Biz mesajlaşırken de ensemizdedir.
Banane , ne olcak , benim gizleyecek bir şeyim yok gibi düşünceler mantıklı gelebilir ama verilerinizi şirketlere satan Google isteklerinize göre reklam çıkarırken bir yandan hiç ihtiyacınız olmayan şeyleri de size satın aldırır ve fakirleştirir. Tek bir amaçları var zihin kontrolü. Onların istediklerini yemek , giymek tek istedikleri şey bu . Bunun için sizin zihninizi okumalarına ihtiyaçları var. Bunu da mesajlarınızı , internette aramalarınızı takip ederek yapacaklar ve bunu yapay bir zekaya bırakacaklar. Sizi nasıl kontrol ettiklerini şimdi değil bir 10 yıl sonra anlayabileceksiniz.
Black mirror dizisinin bir bölümünde sosyal medya sitelerini özellikle Twitter'i çok iyi tasvir etmişlerdi. Hastaglar açılarak belli başlı insanlar hedef gösteriliyordu , olaydan hiç haberi bile olmayanlar bile sürü psikolojisiyle kendilerini bir kişiyi yargılarken buluyorlardı.
Sosyal medya siteleri hakkında bir belgesel izlemiştim onu da şuan hatırlamıyorum . Facebook ve WhatsApp'ın kurucuları olan bu insanlar daha sonra bu şirketlerinden ayrılıyor ve ayrılma nedeni olarak gizlilik ilkesinin ihlal edildiğini ifade ediyorlardı izlediğim belgeselde. Bunu duyduğumda hiç şaşırmadım çünkü internete bağlanan her cihaz bu teknoloji devi şirketlerin elinde.
Android bir telefona sahip herkes Google'a hizmet eder. Google sadece oyun kurucudur. Google bir arama motorundan daha çok bir veri pazarlama şirketidir. Ve bunu öyle güzel bir şekilde yapar ki siz bile memnun kalırsınız. Google köşeye sıkıştığında ise " biz sizin kişisel verilerinizi sadece size özel reklamlar göndermek için kullanıyoruz. " Diye kendini savunur. Sadece Google değil tüm internet uygulamaları ve siteleri aynı şeyi tekrarlar.
Arama motorunda bir şey aramak ile arkadaşınla mesajlaşmak arasındaki verilerin hangisi daha gizlilik arz eder ve hangisi daha değerlidir diye sormama bile gerek yoktur bence. internete girdiğimiz anda ensemizde olan Google vs. Biz mesajlaşırken de ensemizdedir.
Banane , ne olcak , benim gizleyecek bir şeyim yok gibi düşünceler mantıklı gelebilir ama verilerinizi şirketlere satan Google isteklerinize göre reklam çıkarırken bir yandan hiç ihtiyacınız olmayan şeyleri de size satın aldırır ve fakirleştirir. Tek bir amaçları var zihin kontrolü. Onların istediklerini yemek , giymek tek istedikleri şey bu . Bunun için sizin zihninizi okumalarına ihtiyaçları var. Bunu da mesajlarınızı , internette aramalarınızı takip ederek yapacaklar ve bunu yapay bir zekaya bırakacaklar. Sizi nasıl kontrol ettiklerini şimdi değil bir 10 yıl sonra anlayabileceksiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar