bugün
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- türklerin ileri olduğu konular21
- saraca finch house3
- en gey özelliğiniz10
- erkek adam2
- norm ender3
- true nickli yazar11
- dinsize inanır mısın17
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- salak yazarlar7
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- arkadaşlar bakar mısınız11
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- kuran da neden namaz yok8
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- gocu31
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- oğlak burcu kadını18
- deri ceketli serseri4
- devletten başkasına güvenilmez11
- kültürün bireyi boğması4
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
binlerce yıldır medeniyetlerin geçiş rotası olan, dünya tarihinin en önemli olaylarına şahit olmuş marmara denizinin ölümüdür müsilaj...
müsilaj, marmara denizinde mart ayından beri yoğun şekilde gözlemleniyor, lakin kasım 2020'de başladı ilk belirtileri.
(ara not: marmara denizinde ilk müsilaj faciası ise 2007 yılında gerçekleşmiştir.)
marmara denizinde ortaya çıkan müsilaj nedir?
müsilaj, daha doğrusu ortaya çıkan müsilaj agregat bir nevi cesedin çürümesidir.
teknik olarak tanımlarsak;
--- spoiler ---
müsilajı tarifle anlatmak gerekirse, oklava şeklinde bir tavuk yumurtası düşünün, bir plankton, kısa sürede anormal artış gösteriyor. daha sonra patlıyor. kırılınca hücre içi sıvısı ortama yayılıyor. tıpkı yumurtanın beyazını su dolu bir bardağa dökmek gibi. çok yapışkan, bulaşkan bir yapı...
kaynak: prof. levent artüz.
--- spoiler ---
yani müsilaj; marmara denizinde doğal etkenlerle ve insan etkisiyle oluşan bir cesedin artıklarının ortaya çıkmasıdır.
görsel
müsilaj agregat'ın ortaya çıkma sebeplerinden biri marmara denizinin coğrafi, tarihi ve oşinografik durumudur.
marmara denizinin bu coğrafi durumu ile insanoğlunun yıkıcılığı bir araya geldiğinde işte böyle felaketler olabiliyor.
marmara denizi dünyanın en genç denizidir.
ve marmara denizindeki akıntılar, dünyanın diğer denizlerinden faklıdır.
bunun en önemli sebebi de marmara denizindeki akıntıların karadeniz'in yükseklik farkı ile doğru orantılı olarak dünyanın diğer denizlerinden farklılık göstermesidir.
karadeniz ile marmara denizi arasındaki yükseklik farkı yer yer değişkenlik gösterir.
karadeniz kimi zaman marmara'dan 45 santimetre yüksekteyken, kimi zaman da 5 santim daha aşağıdadır.
bu yükselti farklılığını yağış miktarları belirler ve bu yükselti farklılıkları da marmara denizindeki akıntıları etkiler.
bakınız burası çokomelli; bunu ilk olarak kim keşfetmiş biliyor musunuz?
1681 yılında luigi ferdinando marsili adlı bir italyan keşfetmiş. ve karadeniz ile marmara denizi arasındaki bu yükseklik farkını ve bu farktan dolayı oluşan akıntı sisteminden isveç kraliçesi kristina'ya yazdığı mektuplarda bahsetmiş.
kraliçe kristina şu ablamız;
https://en.wikipedia.org/...hristina,_Queen_of_Sweden
kendisi çok yakından tanıdığımız demirbaş karl'ın babasının ninesi oluyor.
o dönem 4. mehmet(avcı mehmet) dönemi. ikinci viyana kuşatmasına, yani osmanlı'nın çöküşünün başlamasına sadece 2 sene var.
karadeniz ile marmara denizi arasındaki akıntı ilişkisini bilmiyorsun, ama avrupa'nın ta ortasına gidip viyanayı kuşatıyorsun. mantık bu...
sıkılıyorsunuz yazı uzadıkça biliyorum, sıkılın, ama okuyun...neyse toparlıyorum.
marmara denizi ara bir deniz olduğu için biyolojik farklılıklar barındıran bir denizdir.
hem karadeniz, hem akdeniz kökenli canlılara ev sahipliği yapar.
karadeniz kökenli canlılar üst katmanda varlıklarını sürdürürken, tuzluluk oranı farkından dolayı akdeniz kökenli canlılar daha diplerde yaşarlar.
işte marmara'daki bu tuz oranı farkından dolayı, karadeniz'in suyu ile akdeniz(ege)'in suyu birbirlerinden etkileşseler de birbirlerine karışmadan iki katman halinde yer alırlar.
birbiri ile etkileşen, ama birbirine karışmayan bu iki su kütlesinin sıcaklık oranları da marmara denizinin biyolojik yapısını etkiler.
karadeniz'in suyu üst katmanda olduğu için güneş ile direkt muhataptır ve bu katmanın sıcaklığı yıl içinde değişkenlik gösterir, ayrıca atmosferle temas edebildiği için oksijen yönünden zengindir.
akdeniz'in suyu ise dip katmanda olduğu için yıl içinde sıcaklığı hep sabit kalır ve atmosfer ile temas etmediğinden dolayı oksijen yönünden fakirdir.
ama birbirinden farklı bu iki katmanda yaşayan canlılar onbinlerce yıl boyunca bir düzen, bir ekosistem oluşturmuşlar ve marmara denizinde bir denge sağlamışlardır.
yazının buraya kadar olan kısmını uzun uzadıya anlattım ki, marmara denizi'ndeki ekosistemin nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu bilin istedim.
şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere...
1989 yılına gelinene kadar marmara denizi'nde bir düzen vardı ve ne müsilaj, ne salya, ne deniz anası istilası, ne de kırmızı-yeşil renkli alg istilaları olmazdı.
1989 yılında marmara denizi hakkın rahmetine kavuştu.
marmara denizi çevresindeki yerleşim yerlerinin -özellikle istanbul- nüfusu hızla arttı. artan nüfus yükü ile kanalizasyon atıkları ve sanayi atıkları arıtılmadan marmara denizinin dibine enjekte edilmeye başlandı.
yukarıda uzun uzun değindiğim marmara denizindeki eşsiz biyolojik ve ekolojik düzen insan eliyle (daha doğrusu siyasetçilerin eliyle) yok edildi.
bakınız 1915 yılında marmara denizi'nde 124 çeşit ekonomik değere sahip olan balık türü yaşıyormuş (kaynak: karekin deveciyan-türkiye’de balık ve balıkçılık-1915)
1989 yılına gelindiğinde bu balık türlerinin çoğu yok olmuştu.
bugün ise neredeyse artık tamamı yok edilmiş durumda.
denizin üzerinde bir tabaka oluşmuş, bu tabakanın altına ölçüm probu sokup araştırma bile yapamıyorsun (görüntüler bursa'dan)
https://streamable.com/euda6f
bakın bursa çevre ve şehircilik il müdürlüğünün cimere yazdığı şu resmi yazı, bu müsilaj karşısındaki çaresizliğimizin belgesi gibi;
görsel
denizin üzerinde oluşan bu müsilaj tabakası öyle yoğun ki ses dalgaları ile denizin derinliğinin ölçülmesine bile müsade etmiyor.
ve yine bu yoğun tabaka, deniz yüzeyindeki balık yumurtalarını, lavraları hapsederek öldürüyor, ayrıca deniz dibinin ışıkla temasını keserek deniz çayırlarını örtüyor ve buradaki canlıların beslenme ve solunumuna mani oluyor. böylece marmara denizinde son derece azalan biyolojik çeşitliliğin adeta sonunu getiriyor.
görsel
sen bir denizdeki biyolojik çeşitliliği sonlandırırsan, denizin etrafındaki nüfus artışını kontrol edemeyip, bu denize enjekte ettiğin atıkları arıtmazsan o deniz de ölür ve işte müsilaj dediğin ceset bütün denize hakim olur.
görsel
ne bekliyordun ki başka?
şimdi bu müsilaj dediğimiz ceset karşısında çaresiz durumdayız.
buna sebep olan siyasetçiler çıkıp bir de "bu hepimizin suçu" demiyorlar mı, nasıl uyuz oluyorum.
ben siyasetçi değilim ki, ben nasıl suçlu oluyorum bu olayda?
plansız göçe, çevre felaketlerine ben mi sebep oldum da suçlu oluyorum?
ve ne acıdır ki devlet hala bir organizasyon oluşturup bu felakete karşı alınacak tedbirler için bir çalışma başlatmamış durumda...
dur bakalım ne olacak?
her şey allah'tan deyip oluruna mı bırakacaklar?
***************************
edit: şu da marmara denizinin son haliymiş.
görsel
marmara denizi resmen musilaja teslim olmuş, musilaj istilası uğramamış yer yok adeta.
müsilaj, marmara denizinde mart ayından beri yoğun şekilde gözlemleniyor, lakin kasım 2020'de başladı ilk belirtileri.
(ara not: marmara denizinde ilk müsilaj faciası ise 2007 yılında gerçekleşmiştir.)
marmara denizinde ortaya çıkan müsilaj nedir?
müsilaj, daha doğrusu ortaya çıkan müsilaj agregat bir nevi cesedin çürümesidir.
teknik olarak tanımlarsak;
--- spoiler ---
müsilajı tarifle anlatmak gerekirse, oklava şeklinde bir tavuk yumurtası düşünün, bir plankton, kısa sürede anormal artış gösteriyor. daha sonra patlıyor. kırılınca hücre içi sıvısı ortama yayılıyor. tıpkı yumurtanın beyazını su dolu bir bardağa dökmek gibi. çok yapışkan, bulaşkan bir yapı...
kaynak: prof. levent artüz.
--- spoiler ---
yani müsilaj; marmara denizinde doğal etkenlerle ve insan etkisiyle oluşan bir cesedin artıklarının ortaya çıkmasıdır.
görsel
müsilaj agregat'ın ortaya çıkma sebeplerinden biri marmara denizinin coğrafi, tarihi ve oşinografik durumudur.
marmara denizinin bu coğrafi durumu ile insanoğlunun yıkıcılığı bir araya geldiğinde işte böyle felaketler olabiliyor.
marmara denizi dünyanın en genç denizidir.
ve marmara denizindeki akıntılar, dünyanın diğer denizlerinden faklıdır.
bunun en önemli sebebi de marmara denizindeki akıntıların karadeniz'in yükseklik farkı ile doğru orantılı olarak dünyanın diğer denizlerinden farklılık göstermesidir.
karadeniz ile marmara denizi arasındaki yükseklik farkı yer yer değişkenlik gösterir.
karadeniz kimi zaman marmara'dan 45 santimetre yüksekteyken, kimi zaman da 5 santim daha aşağıdadır.
bu yükselti farklılığını yağış miktarları belirler ve bu yükselti farklılıkları da marmara denizindeki akıntıları etkiler.
bakınız burası çokomelli; bunu ilk olarak kim keşfetmiş biliyor musunuz?
1681 yılında luigi ferdinando marsili adlı bir italyan keşfetmiş. ve karadeniz ile marmara denizi arasındaki bu yükseklik farkını ve bu farktan dolayı oluşan akıntı sisteminden isveç kraliçesi kristina'ya yazdığı mektuplarda bahsetmiş.
kraliçe kristina şu ablamız;
https://en.wikipedia.org/...hristina,_Queen_of_Sweden
kendisi çok yakından tanıdığımız demirbaş karl'ın babasının ninesi oluyor.
o dönem 4. mehmet(avcı mehmet) dönemi. ikinci viyana kuşatmasına, yani osmanlı'nın çöküşünün başlamasına sadece 2 sene var.
karadeniz ile marmara denizi arasındaki akıntı ilişkisini bilmiyorsun, ama avrupa'nın ta ortasına gidip viyanayı kuşatıyorsun. mantık bu...
sıkılıyorsunuz yazı uzadıkça biliyorum, sıkılın, ama okuyun...neyse toparlıyorum.
marmara denizi ara bir deniz olduğu için biyolojik farklılıklar barındıran bir denizdir.
hem karadeniz, hem akdeniz kökenli canlılara ev sahipliği yapar.
karadeniz kökenli canlılar üst katmanda varlıklarını sürdürürken, tuzluluk oranı farkından dolayı akdeniz kökenli canlılar daha diplerde yaşarlar.
işte marmara'daki bu tuz oranı farkından dolayı, karadeniz'in suyu ile akdeniz(ege)'in suyu birbirlerinden etkileşseler de birbirlerine karışmadan iki katman halinde yer alırlar.
birbiri ile etkileşen, ama birbirine karışmayan bu iki su kütlesinin sıcaklık oranları da marmara denizinin biyolojik yapısını etkiler.
karadeniz'in suyu üst katmanda olduğu için güneş ile direkt muhataptır ve bu katmanın sıcaklığı yıl içinde değişkenlik gösterir, ayrıca atmosferle temas edebildiği için oksijen yönünden zengindir.
akdeniz'in suyu ise dip katmanda olduğu için yıl içinde sıcaklığı hep sabit kalır ve atmosfer ile temas etmediğinden dolayı oksijen yönünden fakirdir.
ama birbirinden farklı bu iki katmanda yaşayan canlılar onbinlerce yıl boyunca bir düzen, bir ekosistem oluşturmuşlar ve marmara denizinde bir denge sağlamışlardır.
yazının buraya kadar olan kısmını uzun uzadıya anlattım ki, marmara denizi'ndeki ekosistemin nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu bilin istedim.
şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere...
1989 yılına gelinene kadar marmara denizi'nde bir düzen vardı ve ne müsilaj, ne salya, ne deniz anası istilası, ne de kırmızı-yeşil renkli alg istilaları olmazdı.
1989 yılında marmara denizi hakkın rahmetine kavuştu.
marmara denizi çevresindeki yerleşim yerlerinin -özellikle istanbul- nüfusu hızla arttı. artan nüfus yükü ile kanalizasyon atıkları ve sanayi atıkları arıtılmadan marmara denizinin dibine enjekte edilmeye başlandı.
yukarıda uzun uzun değindiğim marmara denizindeki eşsiz biyolojik ve ekolojik düzen insan eliyle (daha doğrusu siyasetçilerin eliyle) yok edildi.
bakınız 1915 yılında marmara denizi'nde 124 çeşit ekonomik değere sahip olan balık türü yaşıyormuş (kaynak: karekin deveciyan-türkiye’de balık ve balıkçılık-1915)
1989 yılına gelindiğinde bu balık türlerinin çoğu yok olmuştu.
bugün ise neredeyse artık tamamı yok edilmiş durumda.
denizin üzerinde bir tabaka oluşmuş, bu tabakanın altına ölçüm probu sokup araştırma bile yapamıyorsun (görüntüler bursa'dan)
https://streamable.com/euda6f
bakın bursa çevre ve şehircilik il müdürlüğünün cimere yazdığı şu resmi yazı, bu müsilaj karşısındaki çaresizliğimizin belgesi gibi;
görsel
denizin üzerinde oluşan bu müsilaj tabakası öyle yoğun ki ses dalgaları ile denizin derinliğinin ölçülmesine bile müsade etmiyor.
ve yine bu yoğun tabaka, deniz yüzeyindeki balık yumurtalarını, lavraları hapsederek öldürüyor, ayrıca deniz dibinin ışıkla temasını keserek deniz çayırlarını örtüyor ve buradaki canlıların beslenme ve solunumuna mani oluyor. böylece marmara denizinde son derece azalan biyolojik çeşitliliğin adeta sonunu getiriyor.
görsel
sen bir denizdeki biyolojik çeşitliliği sonlandırırsan, denizin etrafındaki nüfus artışını kontrol edemeyip, bu denize enjekte ettiğin atıkları arıtmazsan o deniz de ölür ve işte müsilaj dediğin ceset bütün denize hakim olur.
görsel
ne bekliyordun ki başka?
şimdi bu müsilaj dediğimiz ceset karşısında çaresiz durumdayız.
buna sebep olan siyasetçiler çıkıp bir de "bu hepimizin suçu" demiyorlar mı, nasıl uyuz oluyorum.
ben siyasetçi değilim ki, ben nasıl suçlu oluyorum bu olayda?
plansız göçe, çevre felaketlerine ben mi sebep oldum da suçlu oluyorum?
ve ne acıdır ki devlet hala bir organizasyon oluşturup bu felakete karşı alınacak tedbirler için bir çalışma başlatmamış durumda...
dur bakalım ne olacak?
her şey allah'tan deyip oluruna mı bırakacaklar?
***************************
edit: şu da marmara denizinin son haliymiş.
görsel
marmara denizi resmen musilaja teslim olmuş, musilaj istilası uğramamış yer yok adeta.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar