bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- forma7
- metamfetamin7
- ırak5
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi4
- aç uyumak10
- insan sevmemek3
- sevgi vs aşk9
- umman4
- ayağı şiir kokan kadın6
- gece gece kokoreç gömmek7
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- betray me6
- sözlüğün kralı4
- salçalı makarna10
- sözlüğün kraliçesi4
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- doğru don seçimi2
- ilhan irem dinleyen erkek6
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- çin9
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- büreyde3
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- jaws filmindeki sikko balik2
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- hamile fotoğrafı5
- geçmişe götüren şarkılar5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- filistin5
- bir günde 1500 kalori almak4
- sandalet ayak bikinisidir4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- evlenmek2
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- evrende hareket nasıl oluyor5
- balık yanına en yakışan çorba9
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- nemlendirici krem20
- özerhisar ayran3
- açlıktan bayılmak4
sonra edebiyat, heves, edebiyat güncesi, üç nokta, mor taka gibi dergilerde şiirleri yayımlanan, kitap çıkarmamış şair. kün adlı şiiri 2007'nin en çok sevilen şiirlerinden biri olmuştu. aşağıda isyan adlı şiiri var.
isyan
inkârın soylu kanatları vardı ki onlar kırıktır
kaynayıp coşsam huruç büyüse dal dal
selam ederim kırık sabahlara
buğday yansa ekmekler mi esmerleşecek
kanasam kızaracak mı sular
selam olsun yıkılan kerpiç duvarlara
yakılan tarlalara selam olsun
kırılsa göçmenlerin kanadı
ağlamak mı düşecek payıma
ateşe hançer çeken yaşlarıma selam olsun
selam olsun kararan gözlerime
ihtilal günlerinden sabırlar devşiren sen misin
sen misin kuytularda inatçı mağlubiyetleri büyüten
kaç kerre gördüm ölülerin üşüdüğünü
ve dahi duydum kanadığını çınarların
yansam, alevden bir çelenk koysalar göğsüme
başım mavzere ayağım denize bakardı
geldim işte silerek hesabımı
övüyorum omzumdaki tüfenk ağrısını
dalgalar kabardıkça kabarıyor
mezar taşlarından isimler seçiyorum
bir utanç gibi uzuyor ömrüm
şafak gümbürdese
turkuvaz koksa denizden uzak şehirler
otlaklara zümrüt diyorsan eğer
her sözünü lanetliyorum
çürüyen dilim beni sars
yasak bir sevdayı anlatır hep türküler
patlamış nar çiçekleri acıkmış gök
tutundum dalınıza
kırılsa üzülecek mi ulu şehirler
bil insan!
koşar ayak geçtik
zeytin ve defne ağaçlarının altından
şelaleler ki yurdu saçlarımızı
acıtmazlardı sular gibi
koçlar bildik ve develer bildik
ve yemişler yedik özlenen ellerden
ey bağbozumlarının uslanmaz neşesi
şarapların bin yıllık tortusu ey
ne kadar uzakta kalsa da gelecektir
bir mülteci gibi yoksul şehrimizi kıskanan
isyan
inkârın soylu kanatları vardı ki onlar kırıktır
kaynayıp coşsam huruç büyüse dal dal
selam ederim kırık sabahlara
buğday yansa ekmekler mi esmerleşecek
kanasam kızaracak mı sular
selam olsun yıkılan kerpiç duvarlara
yakılan tarlalara selam olsun
kırılsa göçmenlerin kanadı
ağlamak mı düşecek payıma
ateşe hançer çeken yaşlarıma selam olsun
selam olsun kararan gözlerime
ihtilal günlerinden sabırlar devşiren sen misin
sen misin kuytularda inatçı mağlubiyetleri büyüten
kaç kerre gördüm ölülerin üşüdüğünü
ve dahi duydum kanadığını çınarların
yansam, alevden bir çelenk koysalar göğsüme
başım mavzere ayağım denize bakardı
geldim işte silerek hesabımı
övüyorum omzumdaki tüfenk ağrısını
dalgalar kabardıkça kabarıyor
mezar taşlarından isimler seçiyorum
bir utanç gibi uzuyor ömrüm
şafak gümbürdese
turkuvaz koksa denizden uzak şehirler
otlaklara zümrüt diyorsan eğer
her sözünü lanetliyorum
çürüyen dilim beni sars
yasak bir sevdayı anlatır hep türküler
patlamış nar çiçekleri acıkmış gök
tutundum dalınıza
kırılsa üzülecek mi ulu şehirler
bil insan!
koşar ayak geçtik
zeytin ve defne ağaçlarının altından
şelaleler ki yurdu saçlarımızı
acıtmazlardı sular gibi
koçlar bildik ve develer bildik
ve yemişler yedik özlenen ellerden
ey bağbozumlarının uslanmaz neşesi
şarapların bin yıllık tortusu ey
ne kadar uzakta kalsa da gelecektir
bir mülteci gibi yoksul şehrimizi kıskanan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar