bugün
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- ben ahbap derneğine güveniyorum8
- izmirli kızlar8
- çocukların şımarık olması5
- velvet hanım günaydın6
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- kabak yemeği vs hamburger13
- erdoğan ın dünya lideri olması6
- doktor bey vizitte4
- put4
- norveç futbolu5
- ideal erkek boyunun 1 84 olması6
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- en büyük korkunuz7
- diktatörlükle yönetilen ülkeler3
- yazarların lahmacun yeme rekorları4
- truevesti2
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz4
- orduspor çocukları3
- 186 boyundaki erkek19
- fatma soydaş6
- ahmet sezer bey11
- genç işsizlik2
- velvet48
- gemici çakmağı3
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- sabahın 6 sında uyanmak4
- ilk buluşmaya smokin ile gitmek2
- sözlük yönetimine bir teşekkür3
- doların düşmesi4
- ekonomi3
- bana kezban dediler5
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- solculuğun bir virüs olması2
- google'ın üç yeni yapay zeka modeli2
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- bursalı erkekler9
- alevi erkek8
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- dem parti7
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- 32 yaşına girmek12
- nervionun merak ettiği yazar19
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- erzincanlı erkekler6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- yalnizca deli yalnizca sair21
- g'i l d'e d l'i l y20
zerdeçalla gaz ağrısı geçirip fitoterapi uzmanı olduğumu iddia ettiğim bir cümle varsa söyleyin. ben böyle bir cümle kurduğumu hatırlamıyorum. temel sağlık bilgisiyle ilgili bir kursa gidip gitmediğim hakkında detay verdiğimi de hatırlamıyorum. vücuduma kullandığım bütün bitkileri bilimsel olarak ispatlanmış özelliklerine göre kullanıyorum. zerdeçalı inflamatuar etkisi dolayısıyla kullanıyorum mesela. gözümdeki arpacıktan tutun idrar yolumdaki iltihaplanmaya kadar iyi geliyor. bunu okuyunca hatırladım, sarı kantaronu depresyon ve okb tedavisinde kullanıyorum evet, çünkü düzenli kullanmam gereken antidepresanı piyasadan topladılar. ilaç şirketleri hiçbirimizin sağlığını düşünmüyor maalesef. elma sirkesini ph derecesi cilde uyumlu olduğu için toniklerime ekliyorum. her gece doktor tavsiyesiyle yatmadan önce ıhlamur çayı içiyorum, takıntılarımda azalma gözlemledim. göz çevresi kremi yerine üzüm çekirdeği yağı kullanıyorum, gören beş yaş daha genç olduğumu düşünüyor. saçlarımı üzüm sirkesi katkılı suyla duruluyorum, yumuşacık oluyorlar ve yumuşarken dökülmüyorlar.
her bitkinin belli bir ölçüsü ve kullanım şekli vardır. her hastalık tek başına bitkilerle tedavi edilemez. ancak bizim memlekette gözü seğirse antibiyotik alan insan var. buraya fitoterapi için "tıbbın astrolojisidir." yazan olmuş. bitkilerin ilaçların hammaddesi olduğunu bana değil gidip ona anlatacaksınız. ben sadece, okuduklarıma istinaden ottan boktan sebeplerle ilaç almanın doğru olmadığını ve bitkilerin aşağılanmaması gerektiğini belirttim.
büyük hastalıklara gelirsek, bugün kanserin tedavisini bulduk diyen doktorların sırf kemoterapi ve radyoterapi sektörünün rantı uğruna yok edildiğini hatırlatmak isterim. ayrıca saydığım hastalıkların kendi kendisini sınırladığı falan yok. gözümde çıkan arpacık müdahale etmeden geçmesini beklediğim için şalazyona evrildi ve bir gözüm neredeyse komple kapandı. üç ay kapalı bir gözle gezip bu dertten ameliyatla kurtuldum. otuz yaşındaki gencecik kuzenim kanser tedavisi adı altında radyasyon verile verile öldü. zira kendisinin vücut direnci deniz seviyesinin altına düşmüştü. bitkisel bir tedaviden destek almayı reddetmişti. oysa ben kanser tedavisine ek olarak arı sütü, arı poleni vs. kullanarak direnci düşmeden metastazı duran insanlar biliyorum. oturup da insanlara kullandığınız tansiyon, şeker, kanser ilaçlarını bırakıp otlanmaya başlayın demediğim yazımda gayet açık. tüm bunları algılayabilecek zekaya sahip olduğunuz ön kabulüyle entryde belirtmedim. keşke belirtseydim. bazen algı zorluğu çekenleriniz olduğunu unutuyorum. kusuruma bakmayın. sırf insanlara gıcık kaptığınız için söylemedikleri şeyleri söylemişler gibi yazılarına atıfta bulunup çemkirmeyi de marifet sanmayın. böyle yaparak zeki ve hazırcevap olmuyorsunuz, okuduğunu anlamadan sağa sola sallayan saçma sapan biri oluyorsunuz.
her bitkinin belli bir ölçüsü ve kullanım şekli vardır. her hastalık tek başına bitkilerle tedavi edilemez. ancak bizim memlekette gözü seğirse antibiyotik alan insan var. buraya fitoterapi için "tıbbın astrolojisidir." yazan olmuş. bitkilerin ilaçların hammaddesi olduğunu bana değil gidip ona anlatacaksınız. ben sadece, okuduklarıma istinaden ottan boktan sebeplerle ilaç almanın doğru olmadığını ve bitkilerin aşağılanmaması gerektiğini belirttim.
büyük hastalıklara gelirsek, bugün kanserin tedavisini bulduk diyen doktorların sırf kemoterapi ve radyoterapi sektörünün rantı uğruna yok edildiğini hatırlatmak isterim. ayrıca saydığım hastalıkların kendi kendisini sınırladığı falan yok. gözümde çıkan arpacık müdahale etmeden geçmesini beklediğim için şalazyona evrildi ve bir gözüm neredeyse komple kapandı. üç ay kapalı bir gözle gezip bu dertten ameliyatla kurtuldum. otuz yaşındaki gencecik kuzenim kanser tedavisi adı altında radyasyon verile verile öldü. zira kendisinin vücut direnci deniz seviyesinin altına düşmüştü. bitkisel bir tedaviden destek almayı reddetmişti. oysa ben kanser tedavisine ek olarak arı sütü, arı poleni vs. kullanarak direnci düşmeden metastazı duran insanlar biliyorum. oturup da insanlara kullandığınız tansiyon, şeker, kanser ilaçlarını bırakıp otlanmaya başlayın demediğim yazımda gayet açık. tüm bunları algılayabilecek zekaya sahip olduğunuz ön kabulüyle entryde belirtmedim. keşke belirtseydim. bazen algı zorluğu çekenleriniz olduğunu unutuyorum. kusuruma bakmayın. sırf insanlara gıcık kaptığınız için söylemedikleri şeyleri söylemişler gibi yazılarına atıfta bulunup çemkirmeyi de marifet sanmayın. böyle yaparak zeki ve hazırcevap olmuyorsunuz, okuduğunu anlamadan sağa sola sallayan saçma sapan biri oluyorsunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar