bugün
- silvermist10
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- sözlük hesabını sil perileri7
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar3
- gocu'ya özgürlük11
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- gocu11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın7
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek5
- fatma betül sayan kaya49
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar3
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- farklı mısın4
- yeşil parka giyen kız5
- tüik ve enag'ın eylül enflasyonu verileri3
- senden benden trilyonları çalanlar5
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri2
- aşk6
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- sabahları nefret edilen şeyler11
- sarımsak6
- arkadaşlar beni neden sevmediniz3
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- cin filmleri4
- ideal bira bardağı3
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı3
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan3
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- sözlük gıybeti12
- yıldız tilbe kızılı2
- cemil ipekçi2
- arkadaşlar çok uykum var2
- hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım2
- türk korku filmi klişeleri3
- pizza5
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- pazartesi sabahı erken kalkmak için bir neden3
- pizza margarita4
- şiiri ayak kokan kadın3
- hangi tatlısınız10
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- akp seçmeni16
- anın görüntüsü20
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- nasıl birisiniz8
- italya türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- cin musallat olan kişi nasıl anlaşılır3
- yaşlı ve bunak sözlük yazarları3
Bu âyet, nazar-ı dikkati hurma ve üzüme celbedip der ki: “Aklı bulunanlara, bu iki meyvede tevhid için büyük bir âyet, bir delil ve bir hüccet vardır.”
Evet, bu iki meyve hem gıda ve kut hem fakihe ve yemiş hem çok lezzetli taamların menşeleri olmakla beraber,
susuz bir kumda ve kuru bir toprakta duran bu ağaçlar,
o derece bir mu’cize-i kudret ve bir hârika-i hikmettir
ve öyle bir helvalı şeker fabrikası
ve ballı bir şurup makinesi
ve o kadar hassas bir mizan
ve mükemmel bir intizam
ve hikmetli ve dikkatli bir sanattırlar ki
zerre kadar aklı bulunan bir adam “Bunları böyle yapan, elbette bu kâinatı yaratan zat olabilir.” demeye mecburdur.
Çünkü mesela, bu gözümüz önünde bir parmak kadar asmanın üzüm çubuğunda yirmi salkım var ve her salkımda şekerli şurup tulumbacıklarından yüzer tane var.
Ve her tanenin yüzüne incecik ve güzel ve latîf ve renkli bir mahfazayı giydirmek
ve nazik ve yumuşak kalbinde, kuvve-i hâfızası ve programı ve tarihçe-i hayatı hükmünde olan sert kabuklu, ceviz içli çekirdekleri koymak
ve karnında cennet helvası gibi bir tatlıyı
ve âb-ı kevser gibi bir balı yapmak
ve bütün zemin yüzünde, hadsiz emsalinde
aynı dikkat, aynı hikmet, aynı hârika-i sanatı, aynı zamanda, aynı tarzda yaratmak,
elbette bedahetle gösterir ki bu işi yapan;
bütün kâinatın Hâlık’ıdır ve nihayetsiz bir kudreti ve hadsiz bir hikmeti iktiza eden şu fiil ancak onun fiilidir.
Evet, bu çok hassas mizana
ve çok maharetli sanata
ve çok hikmetli intizama,
kör ve serseri ve intizamsız
ve şuursuz ve hedefsiz
ve istilacı ve karıştırıcı olan kuvvetler ve tabiatlar ve sebepler karışamazlar, ellerini uzatamazlar.
Yalnız, mef’uliyette ve kabulde ve perdedarlıkta, emr-i Rabbanî ile istihdam olunuyorlar.
Ayetü'l Kübra / Şualar Kitabı / Risale-i Nur
Evet, bu iki meyve hem gıda ve kut hem fakihe ve yemiş hem çok lezzetli taamların menşeleri olmakla beraber,
susuz bir kumda ve kuru bir toprakta duran bu ağaçlar,
o derece bir mu’cize-i kudret ve bir hârika-i hikmettir
ve öyle bir helvalı şeker fabrikası
ve ballı bir şurup makinesi
ve o kadar hassas bir mizan
ve mükemmel bir intizam
ve hikmetli ve dikkatli bir sanattırlar ki
zerre kadar aklı bulunan bir adam “Bunları böyle yapan, elbette bu kâinatı yaratan zat olabilir.” demeye mecburdur.
Çünkü mesela, bu gözümüz önünde bir parmak kadar asmanın üzüm çubuğunda yirmi salkım var ve her salkımda şekerli şurup tulumbacıklarından yüzer tane var.
Ve her tanenin yüzüne incecik ve güzel ve latîf ve renkli bir mahfazayı giydirmek
ve nazik ve yumuşak kalbinde, kuvve-i hâfızası ve programı ve tarihçe-i hayatı hükmünde olan sert kabuklu, ceviz içli çekirdekleri koymak
ve karnında cennet helvası gibi bir tatlıyı
ve âb-ı kevser gibi bir balı yapmak
ve bütün zemin yüzünde, hadsiz emsalinde
aynı dikkat, aynı hikmet, aynı hârika-i sanatı, aynı zamanda, aynı tarzda yaratmak,
elbette bedahetle gösterir ki bu işi yapan;
bütün kâinatın Hâlık’ıdır ve nihayetsiz bir kudreti ve hadsiz bir hikmeti iktiza eden şu fiil ancak onun fiilidir.
Evet, bu çok hassas mizana
ve çok maharetli sanata
ve çok hikmetli intizama,
kör ve serseri ve intizamsız
ve şuursuz ve hedefsiz
ve istilacı ve karıştırıcı olan kuvvetler ve tabiatlar ve sebepler karışamazlar, ellerini uzatamazlar.
Yalnız, mef’uliyette ve kabulde ve perdedarlıkta, emr-i Rabbanî ile istihdam olunuyorlar.
Ayetü'l Kübra / Şualar Kitabı / Risale-i Nur
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar