bugün
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları23
- ilk buluşmaya başka bir ilk buluşmadan gelen kız8
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- bir erkeğe iltifat etmek7
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi13
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor7
- şeftali6
- farklı bir nick görünce feyk sanmak5
- sözlükteki kaliteli yazarlar5
- sözlüğün reisi kim anketi19
- uludağ sözlük kızları telegram grubu3
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- islamda namaz yoktur32
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı13
- borsa4
- ben daha iyilerine layığım2
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- g i l d e d l i l y15
- sözlüğün reisi kim14
- şeytanın bile israil'e karşı olması4
- hikayenin devamını getir8
- sözlükteki fetocular6
- organize işler karun hazinesi2
- yazarların akşama dair planları5
- yılan dövmeli insanların garip olması5
- nasuh mahruki9
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- erzurum hdp mitingi6
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- erkek adamın külahtan dondurma yemesi4
- hakkari mhp mitingi5
- sosis2
- amanda seyfried2
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- arkadaşlar9
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- sözlük erkeğini annesine şikayet etmek2
- tas kafalı hırtlar için el salvador çözümü4
- antipanik10
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- sevilen kıza cv yollamak3
- mazot3
- günaydın küçük ipneler9
- ben kin tutmam insanı3
- üzümde aroma arıyorum4
okuyanı rahatsız etmek için yazıldığını düşündüğüm bir behçet necatigil şiiri. en sıkıcı günün (pazar) şafağına az kalmışken aklıma geldi. sanki bu kilimi ben dokumuşum yanlış yaptığım için aşırı miktarda "ç" harfiyle cezalandırılıyorum. halbuki hepimiz birlikte dokuduk kilimi. şiiri de herkes okumalı.
"Kilimde incir çekirdekleri –parlak, pahalı
Elmaslar yerine çekirdek– süs, avunma.
Hatta soluk, ucuz boncuklar olabilirdi,
–Cam boncuk, incir çekirdekleri – süs, avunma.
Gezdir parmaklarını: Pürtük! Çünkü üzüm çöpleri…
Aptallığımızdan kalma üzüm çöpleri, armut sapları.
Ama biz dokuduk bu kilimi, eh bir dereceye kadar!
Değil ele güne çıkacak, değil asılacak duvarlarda.
Çiğnenir –çok çiğ çağ– ayaklar altında yabansı.
Sağlam olabilirdi, saplar aldattı bizi:
Üzüm çöpleri, armut sapları, çekirdek, çok çiğ
Önceden düşünemedik, çok çiğ çağ!
Renkler, oldu bir kere, geçti, renkler…
Düşünmek gerekli başlarken, sen buna
Renk mi diyorsun? Ben serin–mavi
Ismarlamıştım sana sıcak çaylar yanında.
Çok çiğ çağ. Çaldılar. Çıplak. Mavi, ama bu
Kan oturmuş tırnaklardaki mavi. Geçti.
Geçti, sökülmez, dokundu, sırıtır boşluk, ben sana…
Sakladığım baharlar nerde bu kilim için,
Nerde yıllarca önce, ben sana…
Ne yaptın baharları, baharsız çok çiğ, topraklarda…
Çok çiğ çiçek –hiç yok– hani bu kilimde?
Hani beyaz, beyaz, beyaz… Beyazları ne yaptın?
Çok çiğ bu kızgın yaz, çiğ bu karakış!
Bari biraz kışlarda… Çıplak, çok çiğ!
Çok çiğ bu çığlık, bu en bol renk: Kara! Ben sana
Hiç kara koyma demiştim, nerden düştü, çok çiğ
Paslı borulardan katran, soba zifiri…
Sonra eski patiska perdeler gibi solgun ve sıska
Parmaklarda kirli tütün sarısı.
Çok çiğ kesik öksürük, çiğ çatlak çağıltı…
En güzel renk mi, çok az! Eğreti, kaçamak, belki!
Belki kimi gecelerde ekleme
Sevinçlerden gelme çağla yeşili –Yanlış
Eğrelti otlarının yitik yeşili yani,
iki başlı kartalların ölü gözlerinde–
–ki belki– çok az!
Sonra çok az pembe, işe giderken ayrılışlarda
Kimi günler bir süre hani ayaküstü
Çekingen bir gülüş, çekingen çok çiğ çevre
Pörsük pembe, solgun güllerde, belki biraz!
Heyy! Bu kilimdeki bu bir sürü merteğin
işi ne? Çok çiğ! Kendi gözümüzde
Çöpler vardı, karartmış önümüzü.
Çöpler, yeterdi kilimde, bol –çok, çiğ, çağ–
Ama onlar mertek, doğru, çok çiğ!
Gözlerinin dalışı bile çok çiğ, çünkü…
Çünkü hançer nakışlarda bu çılgın çağrı,
Bu çürük iplik, bu ensiz atkı,
Bizim!"
Behçet NECATiGiL
"Kilimde incir çekirdekleri –parlak, pahalı
Elmaslar yerine çekirdek– süs, avunma.
Hatta soluk, ucuz boncuklar olabilirdi,
–Cam boncuk, incir çekirdekleri – süs, avunma.
Gezdir parmaklarını: Pürtük! Çünkü üzüm çöpleri…
Aptallığımızdan kalma üzüm çöpleri, armut sapları.
Ama biz dokuduk bu kilimi, eh bir dereceye kadar!
Değil ele güne çıkacak, değil asılacak duvarlarda.
Çiğnenir –çok çiğ çağ– ayaklar altında yabansı.
Sağlam olabilirdi, saplar aldattı bizi:
Üzüm çöpleri, armut sapları, çekirdek, çok çiğ
Önceden düşünemedik, çok çiğ çağ!
Renkler, oldu bir kere, geçti, renkler…
Düşünmek gerekli başlarken, sen buna
Renk mi diyorsun? Ben serin–mavi
Ismarlamıştım sana sıcak çaylar yanında.
Çok çiğ çağ. Çaldılar. Çıplak. Mavi, ama bu
Kan oturmuş tırnaklardaki mavi. Geçti.
Geçti, sökülmez, dokundu, sırıtır boşluk, ben sana…
Sakladığım baharlar nerde bu kilim için,
Nerde yıllarca önce, ben sana…
Ne yaptın baharları, baharsız çok çiğ, topraklarda…
Çok çiğ çiçek –hiç yok– hani bu kilimde?
Hani beyaz, beyaz, beyaz… Beyazları ne yaptın?
Çok çiğ bu kızgın yaz, çiğ bu karakış!
Bari biraz kışlarda… Çıplak, çok çiğ!
Çok çiğ bu çığlık, bu en bol renk: Kara! Ben sana
Hiç kara koyma demiştim, nerden düştü, çok çiğ
Paslı borulardan katran, soba zifiri…
Sonra eski patiska perdeler gibi solgun ve sıska
Parmaklarda kirli tütün sarısı.
Çok çiğ kesik öksürük, çiğ çatlak çağıltı…
En güzel renk mi, çok az! Eğreti, kaçamak, belki!
Belki kimi gecelerde ekleme
Sevinçlerden gelme çağla yeşili –Yanlış
Eğrelti otlarının yitik yeşili yani,
iki başlı kartalların ölü gözlerinde–
–ki belki– çok az!
Sonra çok az pembe, işe giderken ayrılışlarda
Kimi günler bir süre hani ayaküstü
Çekingen bir gülüş, çekingen çok çiğ çevre
Pörsük pembe, solgun güllerde, belki biraz!
Heyy! Bu kilimdeki bu bir sürü merteğin
işi ne? Çok çiğ! Kendi gözümüzde
Çöpler vardı, karartmış önümüzü.
Çöpler, yeterdi kilimde, bol –çok, çiğ, çağ–
Ama onlar mertek, doğru, çok çiğ!
Gözlerinin dalışı bile çok çiğ, çünkü…
Çünkü hançer nakışlarda bu çılgın çağrı,
Bu çürük iplik, bu ensiz atkı,
Bizim!"
Behçet NECATiGiL
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar