bugün
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi4
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat16
- çü be3
- nervio17
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- tanrı vs şeytan2
- kedi sidiği kokmak3
- ellerim bos gonlum hos11
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- aleksey batrakov4
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- askerde 200 metre atışı yapmak2
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- sozlukteki olum sessizligi2
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- devran dönecek8
- okan buruk12
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- şener şen vs kemal sunal3
- wilfried singo2
- ahmet baran yazgan10
- cin musallatı3
- yazarlara gelen son mesaj2
- süleymancılar15
- pilav yapmak3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü2
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- butlancıların birbirine girmesi5
- sevilen kızın abi demesi3
- galatasaray14
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- bağlama büyüleri3
- victor osimhen18
- bir şeyler söyle5
- idam cezasının geri gelmesi6
- babaların acayip huyları5
- yedi büyük günah2
- sözlük yazarlarının doğaüstü güçleri2
- garip başlıklar5
- yaratılmışların en üstünü4
- alevi kızların alev alev yanması11
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
Türk toplumunun gelişmek gibi bir talebinin olmaması öncelikli nedendir...Aslında bu toplumun kendi şahsi menfaatleri dışında başka hiç bir talebi yok. Kendi küçük dünyasındaki küçücük şahsi çıkarlardan başka hiç bir şeyle ilgilenmeyen ve bunu da marifet zanneden insanlardan oluşmuş bir kalabalık bu toplum.
Aslında toplum bile denemez, zira toplum denilen şey bireylerden oluşur. Bizde birey kavramı yok. Mesela toplumun en küçük birimi aile denir...Hayır, aslında toplumun, gerçek bir toplumun en küçük birimi bireydir...Neyse bu başka bir konu...
Geri kalmış toplumlarda, geri kalmışlığın göstergesi ve sonucu olan eylemler, çeşitli kılıflarla normalize edilir, hatta kutsanir.
Mesela kabalık, bak çok sıradan bir şey bu, kaba olmak, saygısızlık...Bu sanki bir güç gosterisi gibi, sanki bir özgüven gosterisi gibi algılanır ilkel kabilelerde. Yani, yanlış olanı bilinçli olarak talep ediyor ve buna aslında olmayan bir anlam yüklüyor.
Peki neden bunu yapiyor, çünkü doğru olanı yapmaya yetecek eğitimi, kültürü ve görgüsü yok...O da kendisinde olmayani kendince degersizlestiriyor....
Gücü yetenin, güçlü olanın, kalabalık olanın her seyi yapmaya hakkı olduğunu zanneden bir yapı var bu ülkede.
Paran varsa, nüfuzun varsa sana her şey serbest gibi bir anlayış var. Bir de bunu doğayla açıklamaya çalışıyor bazı aklı evveller.
Diyorlar ki, zaten doğada da güçlü olan kazanır, zayıf olan sürünür falan...Oğlum biz maymun muyuz, vahşi doğada mı yaşıyoruz biz, hayvan mıyız da vahşi doğanın vahşi kurallarina tabii olalım....Ne yani, biz mesela doğal canlılarız diye ortalık yere kakamizi yapıyor muyuz, sokakta çıplak dolaşıyor muyuz...
Biz doğadan ayrıldık.
Fazla uzattım kusuruma bakmayın, toparlayacak olursal ben başlığa konu olan nedenin, toplumun çok büyük bir kısmının kendini hala doğada yaşayan ilkel canlılar gibi gorerek, insanı insan yapan bir çok kavrama sırtını dönmesi olarak görüyorum...
Güce tapan, faydadan başka bir şeyle ilgilenmeyen, kaba olmayı, kızgın olmayı , sert olmayı güçlü olmak zanneden ve içten içe hissettiği geri kalmışlığı da yolla,.köprüyle, binayla örtmeye çalışan treni çoktan kaçırmış bir toplum...
Aslında toplum bile denemez, zira toplum denilen şey bireylerden oluşur. Bizde birey kavramı yok. Mesela toplumun en küçük birimi aile denir...Hayır, aslında toplumun, gerçek bir toplumun en küçük birimi bireydir...Neyse bu başka bir konu...
Geri kalmış toplumlarda, geri kalmışlığın göstergesi ve sonucu olan eylemler, çeşitli kılıflarla normalize edilir, hatta kutsanir.
Mesela kabalık, bak çok sıradan bir şey bu, kaba olmak, saygısızlık...Bu sanki bir güç gosterisi gibi, sanki bir özgüven gosterisi gibi algılanır ilkel kabilelerde. Yani, yanlış olanı bilinçli olarak talep ediyor ve buna aslında olmayan bir anlam yüklüyor.
Peki neden bunu yapiyor, çünkü doğru olanı yapmaya yetecek eğitimi, kültürü ve görgüsü yok...O da kendisinde olmayani kendince degersizlestiriyor....
Gücü yetenin, güçlü olanın, kalabalık olanın her seyi yapmaya hakkı olduğunu zanneden bir yapı var bu ülkede.
Paran varsa, nüfuzun varsa sana her şey serbest gibi bir anlayış var. Bir de bunu doğayla açıklamaya çalışıyor bazı aklı evveller.
Diyorlar ki, zaten doğada da güçlü olan kazanır, zayıf olan sürünür falan...Oğlum biz maymun muyuz, vahşi doğada mı yaşıyoruz biz, hayvan mıyız da vahşi doğanın vahşi kurallarina tabii olalım....Ne yani, biz mesela doğal canlılarız diye ortalık yere kakamizi yapıyor muyuz, sokakta çıplak dolaşıyor muyuz...
Biz doğadan ayrıldık.
Fazla uzattım kusuruma bakmayın, toparlayacak olursal ben başlığa konu olan nedenin, toplumun çok büyük bir kısmının kendini hala doğada yaşayan ilkel canlılar gibi gorerek, insanı insan yapan bir çok kavrama sırtını dönmesi olarak görüyorum...
Güce tapan, faydadan başka bir şeyle ilgilenmeyen, kaba olmayı, kızgın olmayı , sert olmayı güçlü olmak zanneden ve içten içe hissettiği geri kalmışlığı da yolla,.köprüyle, binayla örtmeye çalışan treni çoktan kaçırmış bir toplum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar