bugün
- hep kendini suçlamak10
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar7
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- son 20 yılın en gıcık lafı13
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- havalar da ısındı9
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması3
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- sigarayı tersten yakmak4
- güne bir şarkı bırak6
- araplaşmış türkler3
- güne bir söz bırak2
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- yalnız yaşamak12
- hazır mantı5
- baygın koku2
- çelenk2
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- türkçe ezana kuduran türk3
- paşa gönlüm bilir2
- götü büyük kadın3
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- true'ya arkadan sahip olmak16
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- sadece bayan entrylerini okumak5
- şeytan2
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek2
- ona bir şey söyle17
- çekyat kanepe kaplatma4
- iyi bakalım4
- pizzanın kenarını yememek4
- vazgeçmek3
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- uysaljakoben11
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- superman rolünü oynayan kişiler2
- hangi manifest kızısın8
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
- wp hesabını silmek2
- kız arkadaşının her bokuna karışan erkek2
- herşeyi boş verip pastör olmak3
- evlenmeyi başaramamış erkek5
- kısa saçlı hatun çekiciliği7
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı9
- eşek sucuğu3
- varoşluk göstergesi küçük detaylar5
Türk toplumunun gelişmek gibi bir talebinin olmaması öncelikli nedendir...Aslında bu toplumun kendi şahsi menfaatleri dışında başka hiç bir talebi yok. Kendi küçük dünyasındaki küçücük şahsi çıkarlardan başka hiç bir şeyle ilgilenmeyen ve bunu da marifet zanneden insanlardan oluşmuş bir kalabalık bu toplum.
Aslında toplum bile denemez, zira toplum denilen şey bireylerden oluşur. Bizde birey kavramı yok. Mesela toplumun en küçük birimi aile denir...Hayır, aslında toplumun, gerçek bir toplumun en küçük birimi bireydir...Neyse bu başka bir konu...
Geri kalmış toplumlarda, geri kalmışlığın göstergesi ve sonucu olan eylemler, çeşitli kılıflarla normalize edilir, hatta kutsanir.
Mesela kabalık, bak çok sıradan bir şey bu, kaba olmak, saygısızlık...Bu sanki bir güç gosterisi gibi, sanki bir özgüven gosterisi gibi algılanır ilkel kabilelerde. Yani, yanlış olanı bilinçli olarak talep ediyor ve buna aslında olmayan bir anlam yüklüyor.
Peki neden bunu yapiyor, çünkü doğru olanı yapmaya yetecek eğitimi, kültürü ve görgüsü yok...O da kendisinde olmayani kendince degersizlestiriyor....
Gücü yetenin, güçlü olanın, kalabalık olanın her seyi yapmaya hakkı olduğunu zanneden bir yapı var bu ülkede.
Paran varsa, nüfuzun varsa sana her şey serbest gibi bir anlayış var. Bir de bunu doğayla açıklamaya çalışıyor bazı aklı evveller.
Diyorlar ki, zaten doğada da güçlü olan kazanır, zayıf olan sürünür falan...Oğlum biz maymun muyuz, vahşi doğada mı yaşıyoruz biz, hayvan mıyız da vahşi doğanın vahşi kurallarina tabii olalım....Ne yani, biz mesela doğal canlılarız diye ortalık yere kakamizi yapıyor muyuz, sokakta çıplak dolaşıyor muyuz...
Biz doğadan ayrıldık.
Fazla uzattım kusuruma bakmayın, toparlayacak olursal ben başlığa konu olan nedenin, toplumun çok büyük bir kısmının kendini hala doğada yaşayan ilkel canlılar gibi gorerek, insanı insan yapan bir çok kavrama sırtını dönmesi olarak görüyorum...
Güce tapan, faydadan başka bir şeyle ilgilenmeyen, kaba olmayı, kızgın olmayı , sert olmayı güçlü olmak zanneden ve içten içe hissettiği geri kalmışlığı da yolla,.köprüyle, binayla örtmeye çalışan treni çoktan kaçırmış bir toplum...
Aslında toplum bile denemez, zira toplum denilen şey bireylerden oluşur. Bizde birey kavramı yok. Mesela toplumun en küçük birimi aile denir...Hayır, aslında toplumun, gerçek bir toplumun en küçük birimi bireydir...Neyse bu başka bir konu...
Geri kalmış toplumlarda, geri kalmışlığın göstergesi ve sonucu olan eylemler, çeşitli kılıflarla normalize edilir, hatta kutsanir.
Mesela kabalık, bak çok sıradan bir şey bu, kaba olmak, saygısızlık...Bu sanki bir güç gosterisi gibi, sanki bir özgüven gosterisi gibi algılanır ilkel kabilelerde. Yani, yanlış olanı bilinçli olarak talep ediyor ve buna aslında olmayan bir anlam yüklüyor.
Peki neden bunu yapiyor, çünkü doğru olanı yapmaya yetecek eğitimi, kültürü ve görgüsü yok...O da kendisinde olmayani kendince degersizlestiriyor....
Gücü yetenin, güçlü olanın, kalabalık olanın her seyi yapmaya hakkı olduğunu zanneden bir yapı var bu ülkede.
Paran varsa, nüfuzun varsa sana her şey serbest gibi bir anlayış var. Bir de bunu doğayla açıklamaya çalışıyor bazı aklı evveller.
Diyorlar ki, zaten doğada da güçlü olan kazanır, zayıf olan sürünür falan...Oğlum biz maymun muyuz, vahşi doğada mı yaşıyoruz biz, hayvan mıyız da vahşi doğanın vahşi kurallarina tabii olalım....Ne yani, biz mesela doğal canlılarız diye ortalık yere kakamizi yapıyor muyuz, sokakta çıplak dolaşıyor muyuz...
Biz doğadan ayrıldık.
Fazla uzattım kusuruma bakmayın, toparlayacak olursal ben başlığa konu olan nedenin, toplumun çok büyük bir kısmının kendini hala doğada yaşayan ilkel canlılar gibi gorerek, insanı insan yapan bir çok kavrama sırtını dönmesi olarak görüyorum...
Güce tapan, faydadan başka bir şeyle ilgilenmeyen, kaba olmayı, kızgın olmayı , sert olmayı güçlü olmak zanneden ve içten içe hissettiği geri kalmışlığı da yolla,.köprüyle, binayla örtmeye çalışan treni çoktan kaçırmış bir toplum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar