bugün
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- yazarların fotoğrafları5
- kadın tır şoförleri6
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- amedspor30
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu9
- kanal 7 gelin dizisi5
- van da tır ile minibüs çarpışması 9 ölü4
- cumartesi gecesi6
- arkadaşlar uyuyalım mı artık4
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- ah be3
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- şimdi ne yapsam acaba7
- ak parti4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- aliyev'in parasının fonda batması2
- aleksey batrakov28
- kar soğuğu5
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- bu ne hal yahu9
- mafyanın parasının fonda batması2
- manken gibi kadınla evlenmek5
- xiaomi 17 pro max2
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı2
- kim milyoner olmak ister5
- yarma şeftali7
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- 8 kasım 2026 alanyaspor trabzonspor maçı2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- sinsi dudak3
- ptt kargo2
- itici gelen davranışlar4
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- bu sözlükte en büyük benim4
- ismet özel der ki3
- geceye bir şiir bırak6
- akşama ne yemek yapsam10
- bugünlük bu kadar yeter sözlük3
- kaz eti3
- gençlerin iş arama paltformları3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- sevgilim başkasıyla birlikte olmamdan hoşlanıyor5
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı9
- israilistanda zararsız kola satılması2
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
bazı konularda kafa karışıklığı olan yazar.
(bkz: dr cureklibatur ve bay arkin/#4414941)
türklüğü hem ulusal üstkimlik, hem de etnik bir kimlik olarak tanımladığına göre kürtlere "siz türksünüz" denmesini olağan karşılıyor. bir şeyin aynı anda iki şey birden olamayacağını anlatsam mı kendisine bilmiyorum.
ya türk diye etnik bir kategori yok, ya da herkese bir etnik kimliği ulusal kimlik olarak giydirildiğini söylese de buna inanmıyormuş gibi yapıyor, bilemiyorum.
ayrıca devleti ilk başta tümsel bir yapı olarak aldı, şimdiyse devlet diye hükümetten bahsetmeye başladı. devletlerin hükümetlerle sınırlı olmadığını tekrar anımsatmama gerek var mı acaba?
olayları eğer bir zaaf varsa "temsili demokrasinin zaafı" olarak verme eğiliminde olmasını garipsiyorum. devlet yasama, yürütme ve yargıyı tümden kapsıyor. bu organizasyon seçim sonucunda oluşmuyor, seçim sonucunda bir hükümet geliyor ve o hükümeti seçtikten sonra bireyin görevi bitmiyor. sandık başı işi değil bu. sanırım çağdaş demokrasinin bu olduğunu zannedip "burada böyle arkadaşım, ama demokrasi de budur, çoğunluk rejimidir" falan diyor. bu akp jargonu efendim.
demokrasi, çok klasikleşti ama hatırlatmakta fayda görüyorum, bir kamusal alandan mürekkeptir ve sivil toplum denen bir şey vardır. bu yapılar hükümet politikalarını ya da devlet organizasyonunun eylemlerini eleştirir, eleştirileri ile ilgili olarak kamuoyu yaratmaya çalışır.
bu, "hükümet benim hükümetim değil" demek değildir. dünyanın neresinde görülmüş demokrasinin hükümetin bütün eylemlerine olur vermek olduğu? nereye bakıyoruz tanımı yaparken merak ediyorum.
sonuç olarak:
1. devlet mekanizması hükümetle sınırlı değildir.
2. halk siyasi alanda seçimden seçime beliren tamamen edilgen bir politik unsur değildir.
3. millet dediğimiz şeyin içinde farklı etniden ve dinden insanlar vardır. yani bu millet tanımı üzerinden "ermeni soykırımı vardır" demek, vatana ihanet ve değerlere saygısızlıkla eşleştirilemez. çünkü bu ülkenin vatandaşları arasında ermeniler de vardır ve devlet politikaları sonucu mağdur edilmişlerdir. zararları tazmin edilmemiştir. mallarına el konulmuştur. "tazminatı biz ödeyeceğiz" diye zamanında senin adına olduğuna inandığın bu gaspı savunmak o devleti belli bir etnik ve/veya dinsel yapıya angaje etmektir. bu devlet türk değildir, bu devlet türkiye cumhuriyetidir. bu devlet islâm değildir, bu devlet laik bir devlettir. ve bu ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır. ne türktür, ne müslümandır.
eğer vatandaş olan herkes türk olabiliyorsa müslüman da olur. bunun saçma bir şey olduğunu bir kez daha belirtmeme gerek var mı?
4. hükümetlerin aldıkları kararlar toplumu tümden sorumlu kılmaz. çıkardıkları yasaya uyarsın, yürütmeye eylemsel olarak karşı gelmeyebilirsin, ama bu seni sorumlu yapmaz. eğer destekliyorsan bu farklı tabi.
abd halkının çoğunluğu cumhuriyetçileri seçti diye bu abd halkını tümden sorumlu yapmaz. incirlik üssü'nden uçak kaldırtan hükümet ve tsk beni sorumlu kılmaz, çünkü ben bunu desteklemiyorum. demokrasi de işte tam bu noktada bu desteklememe halimi belirtmem ve bu yönde kamuoyu oluşturmamla, yani bu hakkımla demokrasidir. demokrasi seçimlerle sınırlı değildir. hükümet de muhalefet de tüm milletindir ama ikisini de desteklememe ve bu yönde kamuoyu oluşturma hakkın vardır.
tartışmayı daha fazla uzatmanın anlamı yok bence. bakış açılarımız oldukça farklı. amaç zaten bunu göstermektir.
5. diğer yandan kin ve nefret söylemi ile ilgili olarak da demokrasiye sığınma durumun vaki. bu ülkede kimse çıkıp "türkler şöyle barbar, şöyle adi, şöyle suça bulaşmış, böyle sırtımızdan bıçaklamış" demedi bugüne kadar. ama bizim bir bölümümüz bunu herkese yaptı. türk ve sünni olmayanlar bu tavırdan kurtulamadı. sonuç olarak eğer bir kürt bir gün çıkıp türkler için bunu söylerse ona "faşist değil" demem. faşizmi harlayan insanların "hakim kimlik"ten olması ve benim bunu sürekli eleştirmem beni bu ülkeye düşman yapmaz. hatta ben bu söylemi sürekli dillendirip bu ülkeye nefret tohumları ekenlere bile "sözde vatandaş" demem. ama tersini kendine hak görenler var ve bazılarınca asla eleştirilmediler, ya da öyle üstünkörü eleştirilirmiş gibi yapıldı bunlara karşı.
(bkz: dr cureklibatur ve bay arkin/#4414941)
türklüğü hem ulusal üstkimlik, hem de etnik bir kimlik olarak tanımladığına göre kürtlere "siz türksünüz" denmesini olağan karşılıyor. bir şeyin aynı anda iki şey birden olamayacağını anlatsam mı kendisine bilmiyorum.
ya türk diye etnik bir kategori yok, ya da herkese bir etnik kimliği ulusal kimlik olarak giydirildiğini söylese de buna inanmıyormuş gibi yapıyor, bilemiyorum.
ayrıca devleti ilk başta tümsel bir yapı olarak aldı, şimdiyse devlet diye hükümetten bahsetmeye başladı. devletlerin hükümetlerle sınırlı olmadığını tekrar anımsatmama gerek var mı acaba?
olayları eğer bir zaaf varsa "temsili demokrasinin zaafı" olarak verme eğiliminde olmasını garipsiyorum. devlet yasama, yürütme ve yargıyı tümden kapsıyor. bu organizasyon seçim sonucunda oluşmuyor, seçim sonucunda bir hükümet geliyor ve o hükümeti seçtikten sonra bireyin görevi bitmiyor. sandık başı işi değil bu. sanırım çağdaş demokrasinin bu olduğunu zannedip "burada böyle arkadaşım, ama demokrasi de budur, çoğunluk rejimidir" falan diyor. bu akp jargonu efendim.
demokrasi, çok klasikleşti ama hatırlatmakta fayda görüyorum, bir kamusal alandan mürekkeptir ve sivil toplum denen bir şey vardır. bu yapılar hükümet politikalarını ya da devlet organizasyonunun eylemlerini eleştirir, eleştirileri ile ilgili olarak kamuoyu yaratmaya çalışır.
bu, "hükümet benim hükümetim değil" demek değildir. dünyanın neresinde görülmüş demokrasinin hükümetin bütün eylemlerine olur vermek olduğu? nereye bakıyoruz tanımı yaparken merak ediyorum.
sonuç olarak:
1. devlet mekanizması hükümetle sınırlı değildir.
2. halk siyasi alanda seçimden seçime beliren tamamen edilgen bir politik unsur değildir.
3. millet dediğimiz şeyin içinde farklı etniden ve dinden insanlar vardır. yani bu millet tanımı üzerinden "ermeni soykırımı vardır" demek, vatana ihanet ve değerlere saygısızlıkla eşleştirilemez. çünkü bu ülkenin vatandaşları arasında ermeniler de vardır ve devlet politikaları sonucu mağdur edilmişlerdir. zararları tazmin edilmemiştir. mallarına el konulmuştur. "tazminatı biz ödeyeceğiz" diye zamanında senin adına olduğuna inandığın bu gaspı savunmak o devleti belli bir etnik ve/veya dinsel yapıya angaje etmektir. bu devlet türk değildir, bu devlet türkiye cumhuriyetidir. bu devlet islâm değildir, bu devlet laik bir devlettir. ve bu ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır. ne türktür, ne müslümandır.
eğer vatandaş olan herkes türk olabiliyorsa müslüman da olur. bunun saçma bir şey olduğunu bir kez daha belirtmeme gerek var mı?
4. hükümetlerin aldıkları kararlar toplumu tümden sorumlu kılmaz. çıkardıkları yasaya uyarsın, yürütmeye eylemsel olarak karşı gelmeyebilirsin, ama bu seni sorumlu yapmaz. eğer destekliyorsan bu farklı tabi.
abd halkının çoğunluğu cumhuriyetçileri seçti diye bu abd halkını tümden sorumlu yapmaz. incirlik üssü'nden uçak kaldırtan hükümet ve tsk beni sorumlu kılmaz, çünkü ben bunu desteklemiyorum. demokrasi de işte tam bu noktada bu desteklememe halimi belirtmem ve bu yönde kamuoyu oluşturmamla, yani bu hakkımla demokrasidir. demokrasi seçimlerle sınırlı değildir. hükümet de muhalefet de tüm milletindir ama ikisini de desteklememe ve bu yönde kamuoyu oluşturma hakkın vardır.
tartışmayı daha fazla uzatmanın anlamı yok bence. bakış açılarımız oldukça farklı. amaç zaten bunu göstermektir.
5. diğer yandan kin ve nefret söylemi ile ilgili olarak da demokrasiye sığınma durumun vaki. bu ülkede kimse çıkıp "türkler şöyle barbar, şöyle adi, şöyle suça bulaşmış, böyle sırtımızdan bıçaklamış" demedi bugüne kadar. ama bizim bir bölümümüz bunu herkese yaptı. türk ve sünni olmayanlar bu tavırdan kurtulamadı. sonuç olarak eğer bir kürt bir gün çıkıp türkler için bunu söylerse ona "faşist değil" demem. faşizmi harlayan insanların "hakim kimlik"ten olması ve benim bunu sürekli eleştirmem beni bu ülkeye düşman yapmaz. hatta ben bu söylemi sürekli dillendirip bu ülkeye nefret tohumları ekenlere bile "sözde vatandaş" demem. ama tersini kendine hak görenler var ve bazılarınca asla eleştirilmediler, ya da öyle üstünkörü eleştirilirmiş gibi yapıldı bunlara karşı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com