bugün
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- yazarların fotoğrafları5
- kadın tır şoförleri6
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- amedspor30
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu9
- kanal 7 gelin dizisi5
- van da tır ile minibüs çarpışması 9 ölü4
- cumartesi gecesi6
- arkadaşlar uyuyalım mı artık4
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- ah be3
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- şimdi ne yapsam acaba7
- ak parti4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- aliyev'in parasının fonda batması2
- aleksey batrakov28
- kar soğuğu5
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- bu ne hal yahu9
- mafyanın parasının fonda batması2
- manken gibi kadınla evlenmek5
- xiaomi 17 pro max2
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı2
- kim milyoner olmak ister5
- yarma şeftali7
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- 8 kasım 2026 alanyaspor trabzonspor maçı2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- sinsi dudak3
- ptt kargo2
- itici gelen davranışlar4
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- bu sözlükte en büyük benim4
- ismet özel der ki3
- geceye bir şiir bırak6
- akşama ne yemek yapsam10
- bugünlük bu kadar yeter sözlük3
- kaz eti3
- gençlerin iş arama paltformları3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- sevgilim başkasıyla birlikte olmamdan hoşlanıyor5
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı9
- israilistanda zararsız kola satılması2
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
(#4414304)
farklı algılamakta ısrar eden yazar için;
demokratik cumhuriyetlerde yeterli oy alan kişilere yönetme yetkisi verilir. günümüz türkiyesinde olduğu gibi %47 alan bir parti ona oy vermeyen %53 lük kesimi de yönetir. sistem içerisinde "ben sana oy vermedim, sen benim başkanım değilsin" gibi itirazlara yer yoktur. bu demokrasinin, uygulanmakta olan rejimin gereğidir. sistem yanlış ise bu ayrı bir tartışma konusudur. ama şu anda ülkemz bu sistemle yönetilmektedir.
iktidar sahibi hükümet nasıl kendisine oy vermeyenleri yönetme yetkisine haizse, onları temsil etmeye de mecburdur. mesela devletin bir savaşa girme ihtimali olduğunu varsayalım. seçim öncesi iki partiden birisi savaş karşıtı, diğeri ise savaşın kaçınılmaz olduğu yönünde beyanatlar versin. eğer halk savaşa girelim diyen partiyi çoğunlukla seçerse bu milletin iradesidir, ve savaşın sorumluluğu da hükümetle aynı oranda seçmene de aittir. yani ne demekmiş... hükümetler halkın çoğunluğu tarafından seçilir ve icraatlarında halka karşı sorumlulardır. hükümet icraatları doğrudan halka maledilebir böylece.
abd örneği verilmiş. bush'un ikinci dönemde seçilmesinin en büyük nedeni ırak'taki savaşı destekliyor olmasıydı. tabi ki abd halkı içerisinde savaş karşıtları vardır, lakin çoğunluk savaştan yana hükmettiği için bush göreve gelmiştir. abd başkanı ülkeyi yönetmek için yetkiyi halkatan almıştır. ve halkının verdiği destek ve yatkiyle savaşa girebilmiştir. abd başkanı kadar abd halkının da bu savaşta rolü vardır. %60 istedi diye %40 lık kesim suçlanamaz diyen varsa, bilmeli ki bu demokrasi sisteminin sorunudur. çoğunluk her zaman azınlığı yönetir. demokrasi bunu gerektirir. bununla sorunu olanın sistemle sorunu var demektir.
gelelim devletin icraatlarının halka etkilerine. diyelim ki devlet yetkilileri (halka rağmen) ermeni soykırımı başta olmak üzere hakkındaki tüm suçlamalar için muhataplarından resmi şekilde özür diledi. yani suçukabul etti. ortaya çıkacak sorunlardan(tazminat, toprak ve hak iadeleri gibi) devlet değil halk mağdur olacaktır. bu yüzden devlet yöneticileri halkatan bağımsız olarak düşünülemez.
halk içerisinde karşıt fikirler olması çok doğaldır. her iki taraf da görüşlerini açıklar, çoğunluğun desteklediğinin çizdiği yolda gidilir. yönetim şeklimiz aynen budur. buna karşı koymak demokratlığa sığmaz.
halkın büyük kesiminin desteklediği şekilde sorunları çözmek, seçilen hükümetlerin asli görevbidir. bu yüzden zaten halk onlara yönetme görevini verir. bu istekler azınlıkta kalan bir kısmın menfaatlerini zedeleyebilir. ama çoğunluğun yönetme hakkı olduğu sistemlerde bu doğru olandır.
bu duruma itirazlarında anlaşıldığı üzere, demokrasiyi hazmedemeyen dr. azınlığın menfaatleri doğrultusunda çoğunluğun isteklerini yanlış bulmaktadır.
devletin özür dilediği bir kişiye verdiği tazminat bile halkın vergileriyle ödendiği için, devletin özrü halkı bağlamaz şeklinde saçma beyanlar havada kalmaktadır.
anlamadığım bir nokta da sünni-türk kavramını bana yazdıklarında özellikle vurgulamasıdır. hiç bir yazımda türkiye sünni türklerindir, diğerlerinin yaşam hakkı yok gibi sapıkça bir deyişim yoktur. türkiye cumhuriyeti devleti bünyesinde yaşayan, devletinin mmenfaatlerini güden her insan türk halkını oluşturmaktadır. etnik kökenlerinin bir önemi yoktur. herkes eşit haklara ve imtiyazlara sahiptir. türklük kelimesini ırk ayrımı olarak alan bu yazar kişisi bilmelidir ki türk halkı dediğim her an, türkiye'de yaşayan, türkiye'ye içten bağlı insanları kastetmekteyim. türkü, alevisi, kürdü, lazı, ermenisi, çerkezi vs. dahildir buna. bunun yanında, kökeni ne olursa olsun, ayrılıkçılık yapanlara, destekleyenlere, ülkeme zarar vermek isteyenlere de karşıyım.
yine de anlamadıysan, sorun değil. sen anlayana kadar anlatmaya devam ederim.
farklı algılamakta ısrar eden yazar için;
demokratik cumhuriyetlerde yeterli oy alan kişilere yönetme yetkisi verilir. günümüz türkiyesinde olduğu gibi %47 alan bir parti ona oy vermeyen %53 lük kesimi de yönetir. sistem içerisinde "ben sana oy vermedim, sen benim başkanım değilsin" gibi itirazlara yer yoktur. bu demokrasinin, uygulanmakta olan rejimin gereğidir. sistem yanlış ise bu ayrı bir tartışma konusudur. ama şu anda ülkemz bu sistemle yönetilmektedir.
iktidar sahibi hükümet nasıl kendisine oy vermeyenleri yönetme yetkisine haizse, onları temsil etmeye de mecburdur. mesela devletin bir savaşa girme ihtimali olduğunu varsayalım. seçim öncesi iki partiden birisi savaş karşıtı, diğeri ise savaşın kaçınılmaz olduğu yönünde beyanatlar versin. eğer halk savaşa girelim diyen partiyi çoğunlukla seçerse bu milletin iradesidir, ve savaşın sorumluluğu da hükümetle aynı oranda seçmene de aittir. yani ne demekmiş... hükümetler halkın çoğunluğu tarafından seçilir ve icraatlarında halka karşı sorumlulardır. hükümet icraatları doğrudan halka maledilebir böylece.
abd örneği verilmiş. bush'un ikinci dönemde seçilmesinin en büyük nedeni ırak'taki savaşı destekliyor olmasıydı. tabi ki abd halkı içerisinde savaş karşıtları vardır, lakin çoğunluk savaştan yana hükmettiği için bush göreve gelmiştir. abd başkanı ülkeyi yönetmek için yetkiyi halkatan almıştır. ve halkının verdiği destek ve yatkiyle savaşa girebilmiştir. abd başkanı kadar abd halkının da bu savaşta rolü vardır. %60 istedi diye %40 lık kesim suçlanamaz diyen varsa, bilmeli ki bu demokrasi sisteminin sorunudur. çoğunluk her zaman azınlığı yönetir. demokrasi bunu gerektirir. bununla sorunu olanın sistemle sorunu var demektir.
gelelim devletin icraatlarının halka etkilerine. diyelim ki devlet yetkilileri (halka rağmen) ermeni soykırımı başta olmak üzere hakkındaki tüm suçlamalar için muhataplarından resmi şekilde özür diledi. yani suçukabul etti. ortaya çıkacak sorunlardan(tazminat, toprak ve hak iadeleri gibi) devlet değil halk mağdur olacaktır. bu yüzden devlet yöneticileri halkatan bağımsız olarak düşünülemez.
halk içerisinde karşıt fikirler olması çok doğaldır. her iki taraf da görüşlerini açıklar, çoğunluğun desteklediğinin çizdiği yolda gidilir. yönetim şeklimiz aynen budur. buna karşı koymak demokratlığa sığmaz.
halkın büyük kesiminin desteklediği şekilde sorunları çözmek, seçilen hükümetlerin asli görevbidir. bu yüzden zaten halk onlara yönetme görevini verir. bu istekler azınlıkta kalan bir kısmın menfaatlerini zedeleyebilir. ama çoğunluğun yönetme hakkı olduğu sistemlerde bu doğru olandır.
bu duruma itirazlarında anlaşıldığı üzere, demokrasiyi hazmedemeyen dr. azınlığın menfaatleri doğrultusunda çoğunluğun isteklerini yanlış bulmaktadır.
devletin özür dilediği bir kişiye verdiği tazminat bile halkın vergileriyle ödendiği için, devletin özrü halkı bağlamaz şeklinde saçma beyanlar havada kalmaktadır.
anlamadığım bir nokta da sünni-türk kavramını bana yazdıklarında özellikle vurgulamasıdır. hiç bir yazımda türkiye sünni türklerindir, diğerlerinin yaşam hakkı yok gibi sapıkça bir deyişim yoktur. türkiye cumhuriyeti devleti bünyesinde yaşayan, devletinin mmenfaatlerini güden her insan türk halkını oluşturmaktadır. etnik kökenlerinin bir önemi yoktur. herkes eşit haklara ve imtiyazlara sahiptir. türklük kelimesini ırk ayrımı olarak alan bu yazar kişisi bilmelidir ki türk halkı dediğim her an, türkiye'de yaşayan, türkiye'ye içten bağlı insanları kastetmekteyim. türkü, alevisi, kürdü, lazı, ermenisi, çerkezi vs. dahildir buna. bunun yanında, kökeni ne olursa olsun, ayrılıkçılık yapanlara, destekleyenlere, ülkeme zarar vermek isteyenlere de karşıyım.
yine de anlamadıysan, sorun değil. sen anlayana kadar anlatmaya devam ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com