bugün
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek15
- amedspor30
- cumartesi gecesi6
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- şimdi ne yapsam acaba7
- kar soğuğu5
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- manken gibi kadınla evlenmek5
- aleksey batrakov28
- sinsi dudak3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- kim milyoner olmak ister5
- ak parti3
- bu ne hal yahu9
- yarma şeftali7
- ismet özel der ki3
- itici gelen davranışlar4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- geceye bir şiir bırak6
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- bugünlük bu kadar yeter sözlük3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- gençlerin iş arama paltformları3
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu7
- bu sözlükte en büyük benim4
- israilistanda zararsız kola satılması2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akşama ne yemek yapsam10
- kanal 7 gelin dizisi2
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- bilecik3
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- galatasaray7
- 4 çocuğunu bırakıp evli genç adama kaçan kadın5
- şeftalinin tüylerini jiletle almak5
- izdivaç programları3
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- masaj salonu2
- arda güler2
- sözlük üzerinden alınan son dm6
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
(#4410805)
türkiye cumhuriyeti hükümetlerinin kimi temsil ettiğinin farkında olmayan kişi.
devlet millet için vardır. devleti yöneten hükümetler halkın seçimi ile iş başına geldiğinden aslında halkın ta kendisidir. o yüzden devletin yapacağı bir eylem millet adınadır. milletten bağımsız olması söz konusu bile değildir. bugün devletin ermeni-alevi-kürt kesiminden özür dilemesi demek, türk halkının onlara karşı bir suç işlediği ve pişmanlık duyduğu anlamına gelir. "millet adına değil devlet adına demek" bu iki kavramı farklılaştırmaktır. benim seçtiğim bir kişi birşeyler söylüyorsa, doğru-yanlış bir takım işler yapıyorsa bunda benim de en az yapan/söyleyen kadar sorumluluğum vardır. ve eylemi yapan kişi bunu devlet ya da hükümet adına değil, kendisine oy vererek oraya getirenler adına yani halk adına yapmaktadır. devlet mekanizması halktan bağımsız, halkın talepleri haricinde çalışmaya başladığı an demokrasiden uzaklaşmış demektir. bu yüzdendir ki , seçilmiş kişiler yaptıkları, söyledikleri her şeyi halk adına yaparlar. anladın?
-----------------------------
(#4411642)
kitleleri temsil etmediğim için kendi fikrimi söyledim. sen kendini troll olarak görmeyebilirsin ama benim için açtığın her 10 başlıktan 9'u provakasyon içermektedir. yok ben provakatör değilim diyorsan o zaman ben haklıyım. ilgi çekmek veya komiklik adına yapıyorsun bunları.
-----------------------------
demokratik bir ortamda herkes düşüncesini açıklamakta özgürdür inanışının bir sınırı olmalı. hiç bir özgürlük gibi bu da sınırsız değildir. eğer bazı düşünceler ve eylemleri bana veya değerlerime zarar verecek boyuttaysa ne saygı duyarım ne de bu özgürlüğü savunurum. benden fikirleri için hoşgörü bekleyen birinin benim de bu fikrime saygı duyması gerekmez mi? bugün ülkeyi bölmek, zarara uğratmmak adına bir çok fikir beyan edilmekte ve eyleme geçmiş durumdadır. fikir hürriyeti adına bunlara müsade mi etmeliyiz? eğer evet diyorsan karşıt görüşlere de senin hoşgörülü yaklaşman gerekir. uludağ sözlükte çokça rastlanan, inançlı insana "dinci", kur-an'dan bahsedene "yobaz" ve benzer yaftalamalar, "benim fikrimi paylaşmayan tu kakadır" demekten başka nedir ki?
fikir özgürlüğünün tanımını tam yapmakta fayda var. senin görüşünü paylaşmayan, karşı çıkan, muhalif olanlara da hoşgörüyle yaklaşabildiğin ölçüde bu özgürlükten bahsedebilirsin. bunu yapamıyorsak belli sınırlar koymak lazım gerekir bu özgürlüğe. bugün bana ve ülkeme zarar veren düşünceleri bu özgürlük adı altında savunanların, kendilerine muhalif olanları faşistlikle-yobazlıkla suçlamaları ilginçtir.
herkesi, olduğu gibi, düşünceleriyle, yaşam tarzlarıyla kabul etmeyi söyler hümanizm. yani sen beni "yobaz, faşist" fikirlerimle kabul ettiğin oranda hümanistsin. ya da değilsin.
-------
not: bu son kısmı bu nick altına yazmamın sebebi, yazarın kendisinin sıklıkla hümanizm, demokrasi ve düşünce özgürlüğünden bahsediyor olmasıdır.
türkiye cumhuriyeti hükümetlerinin kimi temsil ettiğinin farkında olmayan kişi.
devlet millet için vardır. devleti yöneten hükümetler halkın seçimi ile iş başına geldiğinden aslında halkın ta kendisidir. o yüzden devletin yapacağı bir eylem millet adınadır. milletten bağımsız olması söz konusu bile değildir. bugün devletin ermeni-alevi-kürt kesiminden özür dilemesi demek, türk halkının onlara karşı bir suç işlediği ve pişmanlık duyduğu anlamına gelir. "millet adına değil devlet adına demek" bu iki kavramı farklılaştırmaktır. benim seçtiğim bir kişi birşeyler söylüyorsa, doğru-yanlış bir takım işler yapıyorsa bunda benim de en az yapan/söyleyen kadar sorumluluğum vardır. ve eylemi yapan kişi bunu devlet ya da hükümet adına değil, kendisine oy vererek oraya getirenler adına yani halk adına yapmaktadır. devlet mekanizması halktan bağımsız, halkın talepleri haricinde çalışmaya başladığı an demokrasiden uzaklaşmış demektir. bu yüzdendir ki , seçilmiş kişiler yaptıkları, söyledikleri her şeyi halk adına yaparlar. anladın?
-----------------------------
(#4411642)
kitleleri temsil etmediğim için kendi fikrimi söyledim. sen kendini troll olarak görmeyebilirsin ama benim için açtığın her 10 başlıktan 9'u provakasyon içermektedir. yok ben provakatör değilim diyorsan o zaman ben haklıyım. ilgi çekmek veya komiklik adına yapıyorsun bunları.
-----------------------------
demokratik bir ortamda herkes düşüncesini açıklamakta özgürdür inanışının bir sınırı olmalı. hiç bir özgürlük gibi bu da sınırsız değildir. eğer bazı düşünceler ve eylemleri bana veya değerlerime zarar verecek boyuttaysa ne saygı duyarım ne de bu özgürlüğü savunurum. benden fikirleri için hoşgörü bekleyen birinin benim de bu fikrime saygı duyması gerekmez mi? bugün ülkeyi bölmek, zarara uğratmmak adına bir çok fikir beyan edilmekte ve eyleme geçmiş durumdadır. fikir hürriyeti adına bunlara müsade mi etmeliyiz? eğer evet diyorsan karşıt görüşlere de senin hoşgörülü yaklaşman gerekir. uludağ sözlükte çokça rastlanan, inançlı insana "dinci", kur-an'dan bahsedene "yobaz" ve benzer yaftalamalar, "benim fikrimi paylaşmayan tu kakadır" demekten başka nedir ki?
fikir özgürlüğünün tanımını tam yapmakta fayda var. senin görüşünü paylaşmayan, karşı çıkan, muhalif olanlara da hoşgörüyle yaklaşabildiğin ölçüde bu özgürlükten bahsedebilirsin. bunu yapamıyorsak belli sınırlar koymak lazım gerekir bu özgürlüğe. bugün bana ve ülkeme zarar veren düşünceleri bu özgürlük adı altında savunanların, kendilerine muhalif olanları faşistlikle-yobazlıkla suçlamaları ilginçtir.
herkesi, olduğu gibi, düşünceleriyle, yaşam tarzlarıyla kabul etmeyi söyler hümanizm. yani sen beni "yobaz, faşist" fikirlerimle kabul ettiğin oranda hümanistsin. ya da değilsin.
-------
not: bu son kısmı bu nick altına yazmamın sebebi, yazarın kendisinin sıklıkla hümanizm, demokrasi ve düşünce özgürlüğünden bahsediyor olmasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com