bugün
- izmirde bok kokusunun kaybolması6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- nervioya talip olmak5
- kayseri ceosu olan yazarlar4
- mehdi'nin namaz kılmayıp sürekli dolaşması4
- kız sanılan yazarlar11
- hilafetin türklere faydası18
- çerkezköy kapıkule tren hattı4
- öleceğin günü bilmek3
- iki elin doluyken burnun kaşınması3
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- arkadaşlar ben geri gelsem ayıp olur mu4
- istanbul da cirit atmak4
- kibarhergele14
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı3
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- gocu8
- george washington7
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- elektrik süpürgesinin kafasının güzel olması2
- sorusormayin7
- sözlüğün kırbacı10
- kütüphanelerde risale'i nurlar olmalı4
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- rahmi koç2
- masum sözlük kızları3
- fenerbahçe adası4
- ucan tekme atan hipopotam45
- hangi yazarla çift olursunuz28
- pavyonları dönüştürmek5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı12
- alman mezarlığı2
- pforzheim2
- laptop a notebook ya da dizustu demek2
- cehennemde sigara içme yasağı5
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ismet gurbuz bey bey3
- kuz3
- unutulmayan anılar2
- yazarların sağlık sorunları7
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- yogartiksen11
- lahana sarma turşusu3
- total war3
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
öncelikle film, ütopik değil distopik bir evrende geçmektedir. ütopyalar toz pembe bir gelecek tablosu çizerken distopyalar bunun tam tersini yaparlar.
bu film "ya açalım da şöyle gülelim keyfimiz yerine gelsin" filmi değil asla. çok güzel bir "toplumsal uzlaşı" yergisi bana kalırsa. film bu toplumsal uzlaşı saçmalığını evlilik üzerinden sembolize etmiş. bugün yaşadığımız toplumda evlenmek zorunda değiliz belki henüz ama birçok şeyi yapmaya mecburuz. kendi isteğimiz ile yaptığımızı sandığımız şeyler aslında toplumun isteklerinden ibaret. eric fromm buna nesnel isteklere giydirilmiş öznel kılıflar diyor. yani atıyorum bir ev sahibi olurken bunu kendiniz için yaptığınızı sanıyorsunuz ama toplum sizi çekirdekten öyle bir şekillendiriyor ki aslında toplum bunu emrettiği için ev sahibi oluyorsunuz. bu en yüzeysel örnek. bu konuyla ilgili ayrıntılı okuma isteyenler "özgürlükten kaçış"ı okuyabilirler.
filmdeki çiftlerin kusurlarında bile denklik arayışı yine bir toplumsal uzlaşı eleştirisi. yahu bizde atasözü bile var bunun: "davul bile dengi dengine çalar" diye. size saçma gelecektir, "burnu kanayanla evlenmek için niye burnumuz kanamalı illa arkadaş" ya da "saçı güzelle kel niye evlenemiyor yahu" diye düşüneceksiniz ama toplum böyle bir şey işte. kek kalıbı gibi şak şak şak yan yana aynı hizada aynı şekilde kendi içinde eşleştirerek koyuyor herkesi. sonra o yalnızları avlamak için düzenlenen av partileri. toplum bunu her gün yapıyor. farklı olma eğilimindeki insanları budamıyor mu? dışlamıyor mu? yok etmiyor mu?
kısacası film metaforlarla dolu. açık bir zihinle izleyiniz. colin farrel'ı hep sevmişimdir bu film sevgimi katmerlendirdi.
benim için izlenmesi gereken bir hiciv filmi.
bu film "ya açalım da şöyle gülelim keyfimiz yerine gelsin" filmi değil asla. çok güzel bir "toplumsal uzlaşı" yergisi bana kalırsa. film bu toplumsal uzlaşı saçmalığını evlilik üzerinden sembolize etmiş. bugün yaşadığımız toplumda evlenmek zorunda değiliz belki henüz ama birçok şeyi yapmaya mecburuz. kendi isteğimiz ile yaptığımızı sandığımız şeyler aslında toplumun isteklerinden ibaret. eric fromm buna nesnel isteklere giydirilmiş öznel kılıflar diyor. yani atıyorum bir ev sahibi olurken bunu kendiniz için yaptığınızı sanıyorsunuz ama toplum sizi çekirdekten öyle bir şekillendiriyor ki aslında toplum bunu emrettiği için ev sahibi oluyorsunuz. bu en yüzeysel örnek. bu konuyla ilgili ayrıntılı okuma isteyenler "özgürlükten kaçış"ı okuyabilirler.
filmdeki çiftlerin kusurlarında bile denklik arayışı yine bir toplumsal uzlaşı eleştirisi. yahu bizde atasözü bile var bunun: "davul bile dengi dengine çalar" diye. size saçma gelecektir, "burnu kanayanla evlenmek için niye burnumuz kanamalı illa arkadaş" ya da "saçı güzelle kel niye evlenemiyor yahu" diye düşüneceksiniz ama toplum böyle bir şey işte. kek kalıbı gibi şak şak şak yan yana aynı hizada aynı şekilde kendi içinde eşleştirerek koyuyor herkesi. sonra o yalnızları avlamak için düzenlenen av partileri. toplum bunu her gün yapıyor. farklı olma eğilimindeki insanları budamıyor mu? dışlamıyor mu? yok etmiyor mu?
kısacası film metaforlarla dolu. açık bir zihinle izleyiniz. colin farrel'ı hep sevmişimdir bu film sevgimi katmerlendirdi.
benim için izlenmesi gereken bir hiciv filmi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar