bugün
- bir sözlük yazarını kıskanmak12
- velvet42
- 1 euro 56 25 tl6
- 2026 ekonomik krizi12
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği10
- migros'a sorulacak tek soru22
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo4
- sıfırladım babacığım5
- arkadaşlar veto ne demek8
- aleksey batrakov23
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi8
- tostumu yaptım11
- masonik gizemler5
- mümin aynı delikten iki defa sokulmaz3
- ellerim bos gonlum hos16
- osuruktan şiirler59
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması7
- g i l d e d l i l y14
- kürt meslekleri6
- gnostik gizemler3
- türklerin türk olamama sorunu6
- victor osimhen16
- abraxas2
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek8
- yazarlara gelen son mesaj4
- köylüleri neden öldürmeliyiz5
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- devşirme meslekleri3
- bir kızın hard sevip sevmediğini nerden anlarsınız5
- now tv neden gelmedi6
- iktidar değişince yandaşlar nereye kaçar sorunsalı3
- ismail kartal18
- sıçarken entry giren yazarlar2
- tıktok nasıl etkin kullanılır2
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi6
- dolubatarya2
- ota boka faşist diyen kürtçü3
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- hindistanlı işçiler3
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- çomar arabaları3
- burcu özberk4
- gocu abi buraya yumruk havaya4
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- bu saatte evde oturmak yerine işte olan insan4
- allah'ı inkar eden ateisti bi tabuta hapsetmek2
- anın görüntüsü25
- güçler ayrılığı3
- tesla model 33
öncelikle film, ütopik değil distopik bir evrende geçmektedir. ütopyalar toz pembe bir gelecek tablosu çizerken distopyalar bunun tam tersini yaparlar.
bu film "ya açalım da şöyle gülelim keyfimiz yerine gelsin" filmi değil asla. çok güzel bir "toplumsal uzlaşı" yergisi bana kalırsa. film bu toplumsal uzlaşı saçmalığını evlilik üzerinden sembolize etmiş. bugün yaşadığımız toplumda evlenmek zorunda değiliz belki henüz ama birçok şeyi yapmaya mecburuz. kendi isteğimiz ile yaptığımızı sandığımız şeyler aslında toplumun isteklerinden ibaret. eric fromm buna nesnel isteklere giydirilmiş öznel kılıflar diyor. yani atıyorum bir ev sahibi olurken bunu kendiniz için yaptığınızı sanıyorsunuz ama toplum sizi çekirdekten öyle bir şekillendiriyor ki aslında toplum bunu emrettiği için ev sahibi oluyorsunuz. bu en yüzeysel örnek. bu konuyla ilgili ayrıntılı okuma isteyenler "özgürlükten kaçış"ı okuyabilirler.
filmdeki çiftlerin kusurlarında bile denklik arayışı yine bir toplumsal uzlaşı eleştirisi. yahu bizde atasözü bile var bunun: "davul bile dengi dengine çalar" diye. size saçma gelecektir, "burnu kanayanla evlenmek için niye burnumuz kanamalı illa arkadaş" ya da "saçı güzelle kel niye evlenemiyor yahu" diye düşüneceksiniz ama toplum böyle bir şey işte. kek kalıbı gibi şak şak şak yan yana aynı hizada aynı şekilde kendi içinde eşleştirerek koyuyor herkesi. sonra o yalnızları avlamak için düzenlenen av partileri. toplum bunu her gün yapıyor. farklı olma eğilimindeki insanları budamıyor mu? dışlamıyor mu? yok etmiyor mu?
kısacası film metaforlarla dolu. açık bir zihinle izleyiniz. colin farrel'ı hep sevmişimdir bu film sevgimi katmerlendirdi.
benim için izlenmesi gereken bir hiciv filmi.
bu film "ya açalım da şöyle gülelim keyfimiz yerine gelsin" filmi değil asla. çok güzel bir "toplumsal uzlaşı" yergisi bana kalırsa. film bu toplumsal uzlaşı saçmalığını evlilik üzerinden sembolize etmiş. bugün yaşadığımız toplumda evlenmek zorunda değiliz belki henüz ama birçok şeyi yapmaya mecburuz. kendi isteğimiz ile yaptığımızı sandığımız şeyler aslında toplumun isteklerinden ibaret. eric fromm buna nesnel isteklere giydirilmiş öznel kılıflar diyor. yani atıyorum bir ev sahibi olurken bunu kendiniz için yaptığınızı sanıyorsunuz ama toplum sizi çekirdekten öyle bir şekillendiriyor ki aslında toplum bunu emrettiği için ev sahibi oluyorsunuz. bu en yüzeysel örnek. bu konuyla ilgili ayrıntılı okuma isteyenler "özgürlükten kaçış"ı okuyabilirler.
filmdeki çiftlerin kusurlarında bile denklik arayışı yine bir toplumsal uzlaşı eleştirisi. yahu bizde atasözü bile var bunun: "davul bile dengi dengine çalar" diye. size saçma gelecektir, "burnu kanayanla evlenmek için niye burnumuz kanamalı illa arkadaş" ya da "saçı güzelle kel niye evlenemiyor yahu" diye düşüneceksiniz ama toplum böyle bir şey işte. kek kalıbı gibi şak şak şak yan yana aynı hizada aynı şekilde kendi içinde eşleştirerek koyuyor herkesi. sonra o yalnızları avlamak için düzenlenen av partileri. toplum bunu her gün yapıyor. farklı olma eğilimindeki insanları budamıyor mu? dışlamıyor mu? yok etmiyor mu?
kısacası film metaforlarla dolu. açık bir zihinle izleyiniz. colin farrel'ı hep sevmişimdir bu film sevgimi katmerlendirdi.
benim için izlenmesi gereken bir hiciv filmi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar