bugün
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin10
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- gece yarısı çalan telefon7
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- geceye bir söz bırak3
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uysaljakoben21
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- gammaz olmuşum13
- eski dizileri izlemek3
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- aquila bicipite8
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- reha muhtar25
- minyon kadın siniri5
- kel erkek3
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- death2
- kemal kılıçdaroğlu35
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- bizim delilere bakayım4
- gecenin şarkısı4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- ses yakışıklılığı2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- pazarda su satmak2
- gazlamak2
- semum3
- sevgiliyle kavga etmek2
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
oluşmasındaki ekonomik ve siyasal arka planına bakılırsa daha iyi anlaşılacak olan birliktir. almanya-fransa merkezli politikaların bu ülkelerin tekellerinin artan rekabet koşullarına ve açılan yeni pazarlara( sosyalizmin çözüldüğü topraklar, yugoslavya, türkiye vs...) karşı daha organize bir biçimde oluşturdukları bir araçtır avrupa birliği. nitekim buna ikinci dünya savaşı sonrasında abd ile avrupa merkezli politikalar arasındaki denge unsuru olan ingiltere eklendiğinde, birliğin japon ve amerikalı tekellerle dünya pazarlarındaki rekabet gücü oldukça güçlenmiştir.
90'lı yılların ortasında büyük bir sermaye birikiminin ortasına konan avrupa birliği bu süreçte soğuk savaş döneminden kalma sosyal devlet anlayışını yüksek bir düzeyde uygulayarak bir refah devletleri zinciri yaratmıştı. bu sayede birliğin gövde kısmını oluşturacak yeni pazarlar için ab güvenli gelecek anlamına gelmişti. ancak bu devre 90'lı yılların ortasında değişim sinyalleri vermiştir. ab üyesi ülkelerde eğitimin hızla paralılaştırılması, eşitisziklerin artması, toplumsal örgütlenmeyi kıran yasaların hazırlanması, esnek çalışma saatlerinin uygulanmaya konması, sağlıkta paralılaşma ve ücretlerdeki düşüş birliğin sosyal refah devleti anlayışının koca bir balon olduğu ortaya çıkmıştır. nitekim eski doğu bloku ülkelerini bünyesine katan ab, bu ülkelerde sanayii üretimini özelleştirme adı altında talan ederken istihdamı geçici olarak hizmet sektörüyle beslemiş ve daha sonra birliğe dahil ettiği ülkelerde bu beslemeyi kesmiştir. 20 sene önce ağır sanayii üretimine sahip macaristan'ın bugün imf ile masaya oturan ilk ab ülkesi olması meseleyi daha iyi açıklamaktadır. avrupa birliği fransa-almanya merkezli hiyerarşik bir düzene sahip bir projedir.
bugün ab sonrası büyük değişim yaşayan yunanistan'a baktığımızda ilerlemenin sağlam temellere oturmayan bir ilerleme olduğunu görebiliriz. yunanistan'da uygulanan özelleştirme politikaları sanayii üretimini %20'ye yakın azaltırken, tarımsal üretimi yerin dibine sokmuştur. bugün yunanistan, ab öncesi tarımsal üretimi neredeyse kendi kendine yeter düzeydeyken, ithalat politikaları sonucunda dışarıdan beslenen bir ülke olmuştur. büyüme ise turizm gelirlerinin şişirilmesi, hizmet ve denizcilik sektörünün abartılması ile sıcak para girişinin sürekli sağlanması ile olmuştur. nitekim yunanistan'da bugün yaşanan öfke dalgası işçilerin, emekçilerin onlara çizilen güvensiz gelecek tasvirine karşı bir patlama, öğrencilerin okuma haklarını ellerinden alan paralı eğitim sistemine karşı duyulan öfkedir.
bir başka örnek olan romanya örneğinde durum farksızdır. çavusesku döneminde ağır sanayisini kuran ve dış borcu sıfır olan ülke bugün bir fuhuş ve uyuşturucu batağı olduğu kadar borçlu ve üretim yapamayan özgür(!) insanların ülkesi durumundadır.
sonuç olarak bir emperyalist proje olarak avrupa birliği bir yeniden düzenleme projesidir. burada türkiye'nin payına düşen kısım ise sıcak para karşılığında ucuz emek cenneti olmak ve karşılığında ise soros'un dediği gibi "en iyi ihraç maddesi olan orduyu" ab'nin hizmetine sunmaktır. başka hayaller kuran polonya'nın, romanya'nın ve hatta yunanistan'ın son yıllardaki durumuna bakabilir ve derslerini alabilir. avrupa birliği türkiye'nin felaketi demektir.
90'lı yılların ortasında büyük bir sermaye birikiminin ortasına konan avrupa birliği bu süreçte soğuk savaş döneminden kalma sosyal devlet anlayışını yüksek bir düzeyde uygulayarak bir refah devletleri zinciri yaratmıştı. bu sayede birliğin gövde kısmını oluşturacak yeni pazarlar için ab güvenli gelecek anlamına gelmişti. ancak bu devre 90'lı yılların ortasında değişim sinyalleri vermiştir. ab üyesi ülkelerde eğitimin hızla paralılaştırılması, eşitisziklerin artması, toplumsal örgütlenmeyi kıran yasaların hazırlanması, esnek çalışma saatlerinin uygulanmaya konması, sağlıkta paralılaşma ve ücretlerdeki düşüş birliğin sosyal refah devleti anlayışının koca bir balon olduğu ortaya çıkmıştır. nitekim eski doğu bloku ülkelerini bünyesine katan ab, bu ülkelerde sanayii üretimini özelleştirme adı altında talan ederken istihdamı geçici olarak hizmet sektörüyle beslemiş ve daha sonra birliğe dahil ettiği ülkelerde bu beslemeyi kesmiştir. 20 sene önce ağır sanayii üretimine sahip macaristan'ın bugün imf ile masaya oturan ilk ab ülkesi olması meseleyi daha iyi açıklamaktadır. avrupa birliği fransa-almanya merkezli hiyerarşik bir düzene sahip bir projedir.
bugün ab sonrası büyük değişim yaşayan yunanistan'a baktığımızda ilerlemenin sağlam temellere oturmayan bir ilerleme olduğunu görebiliriz. yunanistan'da uygulanan özelleştirme politikaları sanayii üretimini %20'ye yakın azaltırken, tarımsal üretimi yerin dibine sokmuştur. bugün yunanistan, ab öncesi tarımsal üretimi neredeyse kendi kendine yeter düzeydeyken, ithalat politikaları sonucunda dışarıdan beslenen bir ülke olmuştur. büyüme ise turizm gelirlerinin şişirilmesi, hizmet ve denizcilik sektörünün abartılması ile sıcak para girişinin sürekli sağlanması ile olmuştur. nitekim yunanistan'da bugün yaşanan öfke dalgası işçilerin, emekçilerin onlara çizilen güvensiz gelecek tasvirine karşı bir patlama, öğrencilerin okuma haklarını ellerinden alan paralı eğitim sistemine karşı duyulan öfkedir.
bir başka örnek olan romanya örneğinde durum farksızdır. çavusesku döneminde ağır sanayisini kuran ve dış borcu sıfır olan ülke bugün bir fuhuş ve uyuşturucu batağı olduğu kadar borçlu ve üretim yapamayan özgür(!) insanların ülkesi durumundadır.
sonuç olarak bir emperyalist proje olarak avrupa birliği bir yeniden düzenleme projesidir. burada türkiye'nin payına düşen kısım ise sıcak para karşılığında ucuz emek cenneti olmak ve karşılığında ise soros'un dediği gibi "en iyi ihraç maddesi olan orduyu" ab'nin hizmetine sunmaktır. başka hayaller kuran polonya'nın, romanya'nın ve hatta yunanistan'ın son yıllardaki durumuna bakabilir ve derslerini alabilir. avrupa birliği türkiye'nin felaketi demektir.
güncel Önemli Başlıklar
