bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri43
- insan ne ister5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak3
- cok da abartmaya gerek uok6
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- yazarların akşam yemekleri5
- önyargı2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- kadınlar6
- true ile tatlı sert3
- morkstar2
- true'nun engelli olması6
- sözlük kızlarının kekleri24
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- allah11
- okan buruk9
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- meriç dükalığı8
- sarapci koala hatayi33
- anın görüntüsü24
- seni tanıyorum4
- alışkanlığı karakter sanmak2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sevdiğiniz yazarlar8
- victor osimhen2
- amedspor maçından korkmak3
- islamda namaz yoktur30
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
- kendini yok etmek istemek2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- fusya semsiyeli yabanci22
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- kürdistan10
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- uğurcan çakır3
- gecenin şarkısı14
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
Bid'at fırkasına mensup bâzı âlimler, aralarında ittifak ederek, Bahâeddîn Veled'i, sultâna şikâyet ettiler. Sonra; "Sultânımız! Muhammed Bahâeddîn Veled, size zâlimdir, âlimlerinize de câhildir diyor. Halkın büyük bir kısmı onun etrâfında toplandı. Vakitlerinin çoğunu onunla geçiriyorlar. Bir gün sizi tamâmiyle bırakıp, ona tâbi olacakları muhakkaktır. Eğer böyle bir şey olursa, sizin saltanatınıza ziyân gelir. Bu bizim için yüz karasıdır. Biz, size gördüğümüzü söylüyoruz. Vazifemiz sizi uyarmaktır, gerisini siz bilirsiniz." dediler. Bunları işiten sultan çok üzüldü. Çünkü Sultân-ül-ulemâ'ya ziyâdesiyle muhabbeti vardı. Fakat bu âlimlerin söyledikleri de yabana atılır şeyler değildi. Bu işin tahkîki için yakınlarından bir kimseyi Sultân-ül-ulemâ'ya göndererek; "Bütün beldelerde olan hâdiseler sizce keşfolunmakta, bütün memleketlerdekiler de tasarruflarınız altındadır. Ülkemizde bir pâdişâh var iken, ikincisinin de hükümet kurması uygun değildir. Neticede, bendenizi bir memlekete tâyin buyurursanız memnun oluruz" gibi sitemli ve uygun olmayan sözler sarfetti. Bunları Sultân-ül-ulemâ'ya söylediklerinde, buyurdu ki: "Hasedcilerin zulümlerinden hicret etmek dedelerimizin sünnetleridir. iş böyle olunca, biz de sefer eder, başka ülkelere gideriz. Buradan ayrılınca, bu memleketin başına felâketler gelir, bu ülkeyi dinsiz Tatarlar (Hülâgü'nün ordusu) istilâ ederler." buyurdu. Akrabâ ve talebelerine sefer hazırlıklarına başlamalarını söyledikten sonra, sultânın adamlarına dönerek; "Sultâna gidip bizden selâm söyleyiniz. Ona; "Biz fânî dünyânın şöhretlerine tâlip değiliz. Dünyâ sultanlığında, tâcında da gözümüz yoktur. O, bu dünyâdaki saltanatına devâm etsin." deyiniz." buyurdu.
Haber etrâfa çabucak yayıldı. Bahâeddîn Veled hazretlerinin hicretini işiten herkes, malını mülkünü toplayıp, bu memleketten ayrılmaya, Bahâeddîn Veled ile berâber gitmeye karar verdi. Bütün olup bitenleri yakından takib eden sultan, çok üzüldü. Sultân-ül-ulemâ'ya şefâatçılar göndererek af diledi. Kararından vazgeçmesini istirhâm etti. Sultân-ül-ulemâ hazretleri, pâdişâhın teklifini reddetti. Fitne çıkarmadan, halkı galeyâna getirmeden şehirden ayrılmak istiyordu. Bunun için de, Cuma günü Belhlilerin bir câmide toplanmalarını arzu etti. Herkes o gün câmide toplanıp, mahşerî bir kalabalık hâlini aldı. Bahâeddîn Veled, onlara nasîhat etti, tesellide bulundu ve onlarla vedâlaştı, helâlleşti. Orada bulunanlar çok ağladılar. Sultân-ül-ulemâ, oradan yakın akrabâları ve talebeleriyle birlikte ayrıldı.
Haber etrâfa çabucak yayıldı. Bahâeddîn Veled hazretlerinin hicretini işiten herkes, malını mülkünü toplayıp, bu memleketten ayrılmaya, Bahâeddîn Veled ile berâber gitmeye karar verdi. Bütün olup bitenleri yakından takib eden sultan, çok üzüldü. Sultân-ül-ulemâ'ya şefâatçılar göndererek af diledi. Kararından vazgeçmesini istirhâm etti. Sultân-ül-ulemâ hazretleri, pâdişâhın teklifini reddetti. Fitne çıkarmadan, halkı galeyâna getirmeden şehirden ayrılmak istiyordu. Bunun için de, Cuma günü Belhlilerin bir câmide toplanmalarını arzu etti. Herkes o gün câmide toplanıp, mahşerî bir kalabalık hâlini aldı. Bahâeddîn Veled, onlara nasîhat etti, tesellide bulundu ve onlarla vedâlaştı, helâlleşti. Orada bulunanlar çok ağladılar. Sultân-ül-ulemâ, oradan yakın akrabâları ve talebeleriyle birlikte ayrıldı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar