bugün
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- kız nick altı meriçleri12
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- arkadaşlar bir şey soracağım3
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- arkadaşlar sizce ben5
- aslan eti4
- beni seven yazarlar10
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum11
- bu kitabı okuyum mu4
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- öykü serter8
- musluk tamir eden erkek çekiciliği3
- sözlük yazarlarının çayları12
- sanat sepet tayfa6
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- bakıyorum da hiç sesiniz çıkmıyor2
- erkek nickaltı meriçleri4
- hatırladığınız en eski anı7
- bırakın kavgayı maç başlıyor6
- vech'i hurşidine münevver denilen kadın2
- evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi5
- online yazarlar neden yazmıyor12
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- uludağ sözlük için öneriler8
- sözlük yazarları nasıl hissediyor2
- ismet inönü hain midir sorunsalı5
- debe'nin nick altı entry dolması7
- gammaz olmayı bir halt sanmak4
- kesin ulen kavgayı3
- zaman baba7
- gammaz yazarlar lokali5
- yeni parti40
- liseden arkadaşlar6
- tai lung11
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- plastik mafsal2
- 25 temmuz 20262
- queen feristah9
- ismet gürbüz5
- beni de çağır2
- yapay zeka moderatörü5
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
enteresan bir şey. gerek senaryosu gerekse sunduğu sahneler ile bambaşka bir yere koymak gerekir persona'yı.
-----------------------------------------------
Duvar yalnızlığı, ağaçlar ise insanları/toplumu ifade eder. Zindan filminde, rüya sahnesinde ağaçları insanlar olan orman tasviri vardı mesela. Ayrıca parça parça gösterilen sessiz film de, Zindan'da izleniyor.
Çocuk annesi tarafından izleniyor, burada filmin sonuyla alâkalı ipucu da var!
Filmi tekrar izlemeye kurulduğumda notlar tutayım dedim, ilk kez. Yukarıdaki son not, filmin giriş kısmının da sonunu belirtiyordu sanırım. Zaten esas hikâyeye yapılan girişle ben de kendimi kaptırmış bulunuyordum o şiirselliğe.
Persona'yı anlatırken yabancılaşmaya, iletişimsizliğe, iki yüzlülüğe değinebilirim. "Yaşamak istenen hayat" ile "yaşanması dayatılan hayat" farkı üzerine de değinilebilirim...
Ben naçizane, Persona'nın içerdiği müthiş estetiğe ışık tutmak istiyorum; Sven Nykvist'in elinin değdiği belli olan görüntülere... iki kadın ve bu iki münzeviyi barındıran bir ada-yaban çileği bahçesi smile.gif- var elimizde. Bir düşünelim; adanın tabii güzellikleri ile izleyiciye hoş bir görsellik sunulabilir mesela. Tamam buna basit diyelim, amenna. Peki evin içinde ve sadece aynı masada oturan iki kadını içeren sahnelerde nasıl bir vurgu yapılabilir izleyiciye? ilerletelim; bir rüya, bir fısıldayış ya da bir kavga, bundan daha estetik bir şekilde sunulabilir miydi acaba? Renksizlik, bir filme bu kadar mı yakışır? Filmin içerdiği estetik -ve daha da ileri gidersek erotizm- yazıya dökülebilecek bir mahiyette değil, ya da ben beceremiyorum bunu.
http://img338.imageshack....na1966dvdripxvidaczk2.jpg
iki kadın ve bir ada diyorduk, gelelim o iki kadına... Siyah-beyaz bir filmde, gözlerindeki parıltıyı ya da solgunluğu bu kadar iyi ifade edebilen oyuncular çok yoktur ortalıkta sanırım. Liv Ullmann bir pandomim sanatçısı gibi, eğer sessiz sinema döneminde yaşasaydı yine ne kadar büyük bir oyuncu olabileceğini kanıtlarcasına enfes. Ürkeklik, kabullenme, kızma, sevinme, korkma ve daha nice hâli gözünü kırpmadan -evet, kırpmıyor- bize iletiyor. Bibi Andersson ise, yaşama sevincini yitirmek üzere bir hâlde, özlemleri ve pişmanlıkları olan, ve bunlardan da mühimi müthiş bir kıskançlık -gıpta etmek mi demeliydim?- içeren rolüyle inanılmaz başarılı.
Maskeler düşüyor, sonrasında ise yeni maskelere yönelmek kalıyor herkese...
http://img338.imageshack....na1966dvdripxvidacqb0.jpg
--------------------------------------
şurada güzel bir incelemesi var;
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=124120
-----------------------------------------------
Duvar yalnızlığı, ağaçlar ise insanları/toplumu ifade eder. Zindan filminde, rüya sahnesinde ağaçları insanlar olan orman tasviri vardı mesela. Ayrıca parça parça gösterilen sessiz film de, Zindan'da izleniyor.
Çocuk annesi tarafından izleniyor, burada filmin sonuyla alâkalı ipucu da var!
Filmi tekrar izlemeye kurulduğumda notlar tutayım dedim, ilk kez. Yukarıdaki son not, filmin giriş kısmının da sonunu belirtiyordu sanırım. Zaten esas hikâyeye yapılan girişle ben de kendimi kaptırmış bulunuyordum o şiirselliğe.
Persona'yı anlatırken yabancılaşmaya, iletişimsizliğe, iki yüzlülüğe değinebilirim. "Yaşamak istenen hayat" ile "yaşanması dayatılan hayat" farkı üzerine de değinilebilirim...
Ben naçizane, Persona'nın içerdiği müthiş estetiğe ışık tutmak istiyorum; Sven Nykvist'in elinin değdiği belli olan görüntülere... iki kadın ve bu iki münzeviyi barındıran bir ada-yaban çileği bahçesi smile.gif- var elimizde. Bir düşünelim; adanın tabii güzellikleri ile izleyiciye hoş bir görsellik sunulabilir mesela. Tamam buna basit diyelim, amenna. Peki evin içinde ve sadece aynı masada oturan iki kadını içeren sahnelerde nasıl bir vurgu yapılabilir izleyiciye? ilerletelim; bir rüya, bir fısıldayış ya da bir kavga, bundan daha estetik bir şekilde sunulabilir miydi acaba? Renksizlik, bir filme bu kadar mı yakışır? Filmin içerdiği estetik -ve daha da ileri gidersek erotizm- yazıya dökülebilecek bir mahiyette değil, ya da ben beceremiyorum bunu.
http://img338.imageshack....na1966dvdripxvidaczk2.jpg
iki kadın ve bir ada diyorduk, gelelim o iki kadına... Siyah-beyaz bir filmde, gözlerindeki parıltıyı ya da solgunluğu bu kadar iyi ifade edebilen oyuncular çok yoktur ortalıkta sanırım. Liv Ullmann bir pandomim sanatçısı gibi, eğer sessiz sinema döneminde yaşasaydı yine ne kadar büyük bir oyuncu olabileceğini kanıtlarcasına enfes. Ürkeklik, kabullenme, kızma, sevinme, korkma ve daha nice hâli gözünü kırpmadan -evet, kırpmıyor- bize iletiyor. Bibi Andersson ise, yaşama sevincini yitirmek üzere bir hâlde, özlemleri ve pişmanlıkları olan, ve bunlardan da mühimi müthiş bir kıskançlık -gıpta etmek mi demeliydim?- içeren rolüyle inanılmaz başarılı.
Maskeler düşüyor, sonrasında ise yeni maskelere yönelmek kalıyor herkese...
http://img338.imageshack....na1966dvdripxvidacqb0.jpg
--------------------------------------
şurada güzel bir incelemesi var;
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=124120
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar