bugün
- mutsuz olmak3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- ütü13
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- çay içen kız10
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- taşaklardan birinin kayıp olması3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- erdal beşikçioğlu8
- duyulan en ilginç isim5
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- oralet içen erkek5
- kalem4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- düşün ki o bunu okuyor5
- kasa daima kazanır2
- yerinde dur3
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- yıkık yazarlar4
- uludağ sözlük çeteleri9
- anın fotoğrafı14
- doa otomatı3
- selam sözlük2
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- ona bir şey söyle13
- akraba evliliği2
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- en boktan on yıl7
- köpektapar2
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- en gey özelliğiniz3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu bak bi5
- ayrılık8
- siyah2
- iq düşüren şeyler3
- galatasaray5
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
Farabi'nin Erdemli Toplumu
Büyük islam Filozofu Farabi'den çoğu düşünür pek bahsetmese de günümüz düşünce dünyasında, özellikle devlet ve siyaset felsefesi konularında birçok noktadan, bir referans olarak ona bağlantı kurulabilir ve onun insan, toplum ve devlet üzerine düşünceleri bize ilham verebilir.
Farabi erdemli toplum ile ilgili "Medinetü-l Fazıla" kitabını yazmıştır. Bu kitapta erdemli bir toplumun özelliklerini, yöneticilerin özelliklerini anlatmıştır. Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir. Adaleti engelleyenlere ceza vermek toplumun erdemli olması için bir gerekliliktir çünkü topluma karşı yapılmıştır.
Erdemli bir toplumu erdemli yöneticilerin yönetmesini istemiştir. Erdemli şehrin yöneticisi, sıradan herhangi bir insan olamaz. Çünkü erdemli bir toplum erdemli yönetici ile mümkündür. Yöneticiler filozof veya peygamberlerin özelliğini sağlamaları gerekmektedir.
Erdemli şehrin yöneticisinin amacı; kendisine ve halkına gerçek mutluluğu vermektir. Zenginlik ve zorbalıkla yönetmek, erdemli yönetimin özelliklerinden değildir.
Erdemli toplumun yöneticisinde aranacak vasıflar ise şu şekildedir;
1) Sağlam bir beden: Yöneticinin herhangi bir ciddi hastalığı olmamalıdır, devlet işlerinin sürekliliğinin sağlanması için her şeyden önce bu şarttır. Ölmüş olmamalıdır, mezardan devlet yönetilmez.
2) Sözü anlama kudreti: Yönetici duyduğunu, gördüğünü, okuduğunu iyi idrak edebilmelidir. Halkın sözüne kulak vermeli, farklı kesimlerden meydana gelen toplumdaki her bir bireyin sözünü, derdini iyi anlamalıdır. Halk sözlerini her zaman kelimelerle ifade etmez, bunu okuyabilmelidir yönetici.
3) Güçlü bir hafıza: Doğrusu ve yanlışıyla kendi şahsi tarihini(geçmişini) ve halkının tarihini her zaman aklında tutabilmelidir. Bir insanın kişisel tarihi, ömrü ve dünya tarihi sayısız aydınlatıcı işaretlerle, yol gösterici tecrübelerle doludur. Bunları her zaman iyi hatırlayabilmelidir bir yönetici.
4) En küçük kanıtı değerlendirecek bir zekâ: Siyasi, sosyolojik, ekonomik, bilimsel vb. en küçük veriyi, işareti, kanıtı, göstergeyi en güzel ve halkının yararına olabilecek şekilde analiz edebilmeli, yüksek bir feraset sahibi olabilmelidir yönetici.
5) Düşündüklerini açıklayabilecek kıvraklıkta bir dil: Retorik sahibi olmalı, güzel söz söyleyebilmeli, hitabet sanatını bilmeli, belagat ile konuşabilmelidir yönetici. Halkına hakaret etmek bir tarafa en karmaşık ve zor devlet meselelerini bile açık, berrak ve sade bir üslup ile halkının anlayabileceği bir dil çerçevesinde anlatabilmelidir.
6) Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek: iyi bir yönetici aynı zamanda hem iyi bir öğretmen hem de iyi bir öğrencidir. Hayatın akışı boyunca yaşadığı her tecrübenin, okuduğu her kitabın, gezdiği her yerin öğrencisi ve bu tecrübeleri, bilgi ve deneyimleri halkına aktarırken öğretmen olur yönetici.
7) Yemeye, içmeye ve kadınlara düşkün olmamak: iyi bir yöneticinin amacı kendi boğazı ve uçkurunu tatmin etmek değildir, o gerektiğinde kendisi aç ve yalnız kalacak ancak halkının problemlerine çözüm olmak için çalışmaya devam edecektir. Tüm zorba ve zalim yöneticilerin, halkı açken ve evlenemezken, şatafatlı sofralarda yediğini ve harem kurduğunu tarihten iyi okuyabilmelidir yönetici.
8) Doğruluğu ve doğruları sevmek, yalandan nefret etmek: Kendinin, yakınlarının ya da sevdiklerinin zararına olsa da doğuyu söylemelidir ve doğru olmalıdır yönetici. Doğruluğu yeri geldiğinde siyasi bir manevra olarak kullanmaktan ziyade evrensel bir ahlak kanunu olarak benimsemelidir ve buna göre davranmalıdır.
9) Altın ve gümüşün değil, yüceliğin peşinde koşmak: Her türlü maddi zenginliğin ve servetin geçici olduğunu, dünyanın ölümlü bir yer olduğunu ve asıl zenginliğin ve yüceliğin manevi boyutta olduğu ve böyle bir zenginliğe sahip olan kimsenin gerçek anlamda ölümsüzlüğe kavuşacağını anlayabilecek kapasitede olmalıdır yönetici. Dünyayı sevenlerin veli olamayacağını bilmelidir.
10) Adaleti sevmek, zulümden nefret etmek: Evrensel bir ilke olarak adaleti benimsemeli, halkından her bireye, guruba, milliyete, inanca, fikre, görüşe bunu eşit olarak yansıtabilmelidir yönetici. Zalime ise; fikrine, inancına, ırkına, görüşüne bakmadan karşı koyabilmelidir.
11) Adalet isteyenlere karşı ılımlı, kötülere karşı sert bir mizaç: Eğer ayrımcılık yapacaksa zalimler ve mazlumlar olarak bunu yapmalı, kim olursa olsun zulmedene karşı çıkmalı, mazlumun yanında olmalı ve hakkını savunabilmelidir yönetici.
12) Doğruları korkmadan cesaretle hayata geçirebilecek bir azim ve irade: Bir ülkede namusluların, iyilerin ve mazlumların da en az namussuzlar, kötüler ve zalimler kadar cesur olması gerektiğini aksi durumun felaketle sonuçlanacağını bilmelidir yönetici.
13) Ve en önemlisi de bilgelik: Medeniyetleri peygamberlerin, düşünürlerin ve bilge insanların yarattığını, yöneticilerin ise sadece uygulayıcı olduğunu bilmelidir. Hikmet dolu bir kafa, arifane bir gönül sahibi olmalıdır. Geleneği olmalıdır ancak gelenekçi olmamalıdır. Bilime, felsefeye önem vermelidir ancak bunları fetiş haline getirmemelidir. Her türlü görüşten, dinden, inançtan, ideolojiden, yaşam felsefesinden alınabilecek güzel bilgiler, hikmetler olduğunun farkında olmalıdır. Günümüz çağdaş medeniyetini inşa eden anlayışı, Ortadoğuda doğmuş büyük semavi dinlerin ana ilkelerini, Yunan aklını, iskenderiye okulunu, Arabistan çölünde doğup Endülüs, Bağdat ve Horosan'da yükselen islam Medeniyetini, aydınlanma aklının haklı isyanını, yükselen bilimi, teknolojiyi, insanın kendine yabancılaşmasını, küresel sermayeciliği, modern köleliği, ekonomik krizlerden çok daha derin yaşanan manevi global krizi, "medeniyet krizini" çok iyi okuyabilmeli ve gelecek için bir öngörü sahibi olmalıdır.
Büyük islam Filozofu Farabi'den çoğu düşünür pek bahsetmese de günümüz düşünce dünyasında, özellikle devlet ve siyaset felsefesi konularında birçok noktadan, bir referans olarak ona bağlantı kurulabilir ve onun insan, toplum ve devlet üzerine düşünceleri bize ilham verebilir.
Farabi erdemli toplum ile ilgili "Medinetü-l Fazıla" kitabını yazmıştır. Bu kitapta erdemli bir toplumun özelliklerini, yöneticilerin özelliklerini anlatmıştır. Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir. Adaleti engelleyenlere ceza vermek toplumun erdemli olması için bir gerekliliktir çünkü topluma karşı yapılmıştır.
Erdemli bir toplumu erdemli yöneticilerin yönetmesini istemiştir. Erdemli şehrin yöneticisi, sıradan herhangi bir insan olamaz. Çünkü erdemli bir toplum erdemli yönetici ile mümkündür. Yöneticiler filozof veya peygamberlerin özelliğini sağlamaları gerekmektedir.
Erdemli şehrin yöneticisinin amacı; kendisine ve halkına gerçek mutluluğu vermektir. Zenginlik ve zorbalıkla yönetmek, erdemli yönetimin özelliklerinden değildir.
Erdemli toplumun yöneticisinde aranacak vasıflar ise şu şekildedir;
1) Sağlam bir beden: Yöneticinin herhangi bir ciddi hastalığı olmamalıdır, devlet işlerinin sürekliliğinin sağlanması için her şeyden önce bu şarttır. Ölmüş olmamalıdır, mezardan devlet yönetilmez.
2) Sözü anlama kudreti: Yönetici duyduğunu, gördüğünü, okuduğunu iyi idrak edebilmelidir. Halkın sözüne kulak vermeli, farklı kesimlerden meydana gelen toplumdaki her bir bireyin sözünü, derdini iyi anlamalıdır. Halk sözlerini her zaman kelimelerle ifade etmez, bunu okuyabilmelidir yönetici.
3) Güçlü bir hafıza: Doğrusu ve yanlışıyla kendi şahsi tarihini(geçmişini) ve halkının tarihini her zaman aklında tutabilmelidir. Bir insanın kişisel tarihi, ömrü ve dünya tarihi sayısız aydınlatıcı işaretlerle, yol gösterici tecrübelerle doludur. Bunları her zaman iyi hatırlayabilmelidir bir yönetici.
4) En küçük kanıtı değerlendirecek bir zekâ: Siyasi, sosyolojik, ekonomik, bilimsel vb. en küçük veriyi, işareti, kanıtı, göstergeyi en güzel ve halkının yararına olabilecek şekilde analiz edebilmeli, yüksek bir feraset sahibi olabilmelidir yönetici.
5) Düşündüklerini açıklayabilecek kıvraklıkta bir dil: Retorik sahibi olmalı, güzel söz söyleyebilmeli, hitabet sanatını bilmeli, belagat ile konuşabilmelidir yönetici. Halkına hakaret etmek bir tarafa en karmaşık ve zor devlet meselelerini bile açık, berrak ve sade bir üslup ile halkının anlayabileceği bir dil çerçevesinde anlatabilmelidir.
6) Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek: iyi bir yönetici aynı zamanda hem iyi bir öğretmen hem de iyi bir öğrencidir. Hayatın akışı boyunca yaşadığı her tecrübenin, okuduğu her kitabın, gezdiği her yerin öğrencisi ve bu tecrübeleri, bilgi ve deneyimleri halkına aktarırken öğretmen olur yönetici.
7) Yemeye, içmeye ve kadınlara düşkün olmamak: iyi bir yöneticinin amacı kendi boğazı ve uçkurunu tatmin etmek değildir, o gerektiğinde kendisi aç ve yalnız kalacak ancak halkının problemlerine çözüm olmak için çalışmaya devam edecektir. Tüm zorba ve zalim yöneticilerin, halkı açken ve evlenemezken, şatafatlı sofralarda yediğini ve harem kurduğunu tarihten iyi okuyabilmelidir yönetici.
8) Doğruluğu ve doğruları sevmek, yalandan nefret etmek: Kendinin, yakınlarının ya da sevdiklerinin zararına olsa da doğuyu söylemelidir ve doğru olmalıdır yönetici. Doğruluğu yeri geldiğinde siyasi bir manevra olarak kullanmaktan ziyade evrensel bir ahlak kanunu olarak benimsemelidir ve buna göre davranmalıdır.
9) Altın ve gümüşün değil, yüceliğin peşinde koşmak: Her türlü maddi zenginliğin ve servetin geçici olduğunu, dünyanın ölümlü bir yer olduğunu ve asıl zenginliğin ve yüceliğin manevi boyutta olduğu ve böyle bir zenginliğe sahip olan kimsenin gerçek anlamda ölümsüzlüğe kavuşacağını anlayabilecek kapasitede olmalıdır yönetici. Dünyayı sevenlerin veli olamayacağını bilmelidir.
10) Adaleti sevmek, zulümden nefret etmek: Evrensel bir ilke olarak adaleti benimsemeli, halkından her bireye, guruba, milliyete, inanca, fikre, görüşe bunu eşit olarak yansıtabilmelidir yönetici. Zalime ise; fikrine, inancına, ırkına, görüşüne bakmadan karşı koyabilmelidir.
11) Adalet isteyenlere karşı ılımlı, kötülere karşı sert bir mizaç: Eğer ayrımcılık yapacaksa zalimler ve mazlumlar olarak bunu yapmalı, kim olursa olsun zulmedene karşı çıkmalı, mazlumun yanında olmalı ve hakkını savunabilmelidir yönetici.
12) Doğruları korkmadan cesaretle hayata geçirebilecek bir azim ve irade: Bir ülkede namusluların, iyilerin ve mazlumların da en az namussuzlar, kötüler ve zalimler kadar cesur olması gerektiğini aksi durumun felaketle sonuçlanacağını bilmelidir yönetici.
13) Ve en önemlisi de bilgelik: Medeniyetleri peygamberlerin, düşünürlerin ve bilge insanların yarattığını, yöneticilerin ise sadece uygulayıcı olduğunu bilmelidir. Hikmet dolu bir kafa, arifane bir gönül sahibi olmalıdır. Geleneği olmalıdır ancak gelenekçi olmamalıdır. Bilime, felsefeye önem vermelidir ancak bunları fetiş haline getirmemelidir. Her türlü görüşten, dinden, inançtan, ideolojiden, yaşam felsefesinden alınabilecek güzel bilgiler, hikmetler olduğunun farkında olmalıdır. Günümüz çağdaş medeniyetini inşa eden anlayışı, Ortadoğuda doğmuş büyük semavi dinlerin ana ilkelerini, Yunan aklını, iskenderiye okulunu, Arabistan çölünde doğup Endülüs, Bağdat ve Horosan'da yükselen islam Medeniyetini, aydınlanma aklının haklı isyanını, yükselen bilimi, teknolojiyi, insanın kendine yabancılaşmasını, küresel sermayeciliği, modern köleliği, ekonomik krizlerden çok daha derin yaşanan manevi global krizi, "medeniyet krizini" çok iyi okuyabilmeli ve gelecek için bir öngörü sahibi olmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar