bugün
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- simko310
- heybeliada ruhban okulu4
- sarapci koala3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak4
- hakan altun3
- kürtçülük3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- tom barrack4
- türk ırkçısı3
- şarkılarım dağlara3
- cedidacer3
- özgür özel5
- kadınlar denizi2
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- dünyanın en ünlü kişisi3
- pazar günü evde oturan insan3
- ikinci abdülhamid4
- dinsiz milliyetçilik4
- düşün ki o bunu okuyor6
- internet kafede porno izleyen tip2
- futbol24
- cansever16
- türk islam sentezi zırvaları2
- allah2
- gocunun freddy travması6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- durmazlar çetesi3
- sadece akçomarların gördüğü büyük oyun2
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- victor osimhen8
- okan buruk5
- galatasaray ın yine başını alması3
- honda civic5
- dem parti3
- ayşen gruda4
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar3
- a9 tv3
- kışlık domates konservesi yapmak5
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- pkk lılara af çıkması4
- anın görüntüsü10
- adnan oktar vs fethullah gülen3
- namuslu filmi3
- kaplanın sırtında2
- almanya11
- spor yapmak2
- çinliler4
türk mitolojisinde insanoğluna ateşi öğreten kuş...
görsel
tengri dünyayı ve üzerinde yaşayanları yarattıktan sonra göklerdeki tahtına çekilmişti.
bolluk ve bereket dünyayı kucaklamıştı. ne var ki insanların büyük bir sıkıntısı vardı. soğuk...
kuşların tüyleri, yabani hayvanların kalın derileri ve kürkleri vardı. oysa insanlar çıplaktı. hayvanlar gibi soğuklardan korunamıyorlardı.
bu durum onları bir arayışa itti.
güneş gibi parlak ve sıcak bir şeye ihtiyaçları vardı. bu ateşti..
her yeri aradılar ama bir sonuç elde edemediler.
ateşe ulaşamıyorlardı. ateşsiz kalmak, soğukta kalmak demekti.
sonunda içlerinden biri yüksek bir ağacın tepesine kadar çıktı ve oradaki kuşlara dertlerini anlattı.
"siz kuşlar göklerde uçuyor, uçsuz bucaksız diyarları görebiliyorsunuz. biz insanlara yardım edin. bazılarınız soğuklarda uzak diyarlara göçüyor, daima sıcakta yaşıyorsunuz. gitmeyenlerinizin de tüyleri var onlar sayesinde korunuyorsunuz. biz soğukla baş edemiyoruz, bizim ateşe ulaşmamız lazım. siz bize yardım edebilirsiniz." dedi.
kuşlar insanlara acıdılar.
yardım edeceklerine dair söz verdiler ve dört bir yana uçtular.
epey zaman sonra geri döndüler.
ne var ki hiçbiri iyi haber getirmemişlerdi.
insanlar yine de onlara yardım çabaları için ikramda bulundular. bu ikramdan etkilenen bir kuş çok önceleri duyduğu bir şeyi anlattı.
"ne zaman kimden duyduğumu hatırlamıyorum yeri-yurdu neresidir onu da bilmem ama anka kuşu diye bir kuş varmış, o ateşin sırrını bilirmiş. çünkü onun bir adı da ateş kuşuymuş. onu arayın, gerçekse eğer size ateşi verecektir." dedi.
artık ateş için bir umut vardı...insanlar bir umut belirdiği için sevindiler.
dört bir yana dağılıp anka kuşu'nu aramaya koyuldular.
günler, haftalar geçti ama bulamadılar. sonunda içlerinden biri "ulu kayın'a gidelim. öyle kutsal bir kuş olsa olsa kutsal ağacın dallarında yaşıyordur." dedi. dağları aşıp dünyanın direği olan ulu kayın'a vardılar.
görsel
gerçekten de anka kuşu oradaydı.
onu görünce sevinç ve heyacana kapıldı insanlar.
saygıyla onu selamladılar ve isteklerini dile getirdiler.
görsel
anka kuşu onları yanıtladı;
"en mükemmel yaratılanın insanoğlu olduğunu düşünüyordunuz ama bir soğukta bu fikriniz sarsıldı.
oysa ki sizi üstün kılan aklınız.
onu kullanmalıydınız.
derdiniz çaresi uzaklarda değil, etrafınızda.
çevrenizi iyi tanısaydınız bu zorluğu aşabilirdiniz.
gidin beyaz renkli taşları arayın, onlardan bulduğunuzda birbirine vurun size kıvılcım verecektir. onu da kuru otlarla buluşturun ateşe kavuşacaksınız..."
insanlar bu bilgiyle yurtlarına döndüler.
kısa sürede anka kuşu'nun bahsettiği taşları bulup ateşe de kavuştular.
o günden sonra da artık soğuktan korkmaz oldular...
görsel
işte anka kuşu o günden sonra türkler için, insanoğlu için kıymetli ve saygı duyulan bir doğa unsuru oldu.
onu en kıymetli taşın adı ile andılar ve zümrüd-ü anka dediler...
görsel
#mitoloji
görsel
tengri dünyayı ve üzerinde yaşayanları yarattıktan sonra göklerdeki tahtına çekilmişti.
bolluk ve bereket dünyayı kucaklamıştı. ne var ki insanların büyük bir sıkıntısı vardı. soğuk...
kuşların tüyleri, yabani hayvanların kalın derileri ve kürkleri vardı. oysa insanlar çıplaktı. hayvanlar gibi soğuklardan korunamıyorlardı.
bu durum onları bir arayışa itti.
güneş gibi parlak ve sıcak bir şeye ihtiyaçları vardı. bu ateşti..
her yeri aradılar ama bir sonuç elde edemediler.
ateşe ulaşamıyorlardı. ateşsiz kalmak, soğukta kalmak demekti.
sonunda içlerinden biri yüksek bir ağacın tepesine kadar çıktı ve oradaki kuşlara dertlerini anlattı.
"siz kuşlar göklerde uçuyor, uçsuz bucaksız diyarları görebiliyorsunuz. biz insanlara yardım edin. bazılarınız soğuklarda uzak diyarlara göçüyor, daima sıcakta yaşıyorsunuz. gitmeyenlerinizin de tüyleri var onlar sayesinde korunuyorsunuz. biz soğukla baş edemiyoruz, bizim ateşe ulaşmamız lazım. siz bize yardım edebilirsiniz." dedi.
kuşlar insanlara acıdılar.
yardım edeceklerine dair söz verdiler ve dört bir yana uçtular.
epey zaman sonra geri döndüler.
ne var ki hiçbiri iyi haber getirmemişlerdi.
insanlar yine de onlara yardım çabaları için ikramda bulundular. bu ikramdan etkilenen bir kuş çok önceleri duyduğu bir şeyi anlattı.
"ne zaman kimden duyduğumu hatırlamıyorum yeri-yurdu neresidir onu da bilmem ama anka kuşu diye bir kuş varmış, o ateşin sırrını bilirmiş. çünkü onun bir adı da ateş kuşuymuş. onu arayın, gerçekse eğer size ateşi verecektir." dedi.
artık ateş için bir umut vardı...insanlar bir umut belirdiği için sevindiler.
dört bir yana dağılıp anka kuşu'nu aramaya koyuldular.
günler, haftalar geçti ama bulamadılar. sonunda içlerinden biri "ulu kayın'a gidelim. öyle kutsal bir kuş olsa olsa kutsal ağacın dallarında yaşıyordur." dedi. dağları aşıp dünyanın direği olan ulu kayın'a vardılar.
görsel
gerçekten de anka kuşu oradaydı.
onu görünce sevinç ve heyacana kapıldı insanlar.
saygıyla onu selamladılar ve isteklerini dile getirdiler.
görsel
anka kuşu onları yanıtladı;
"en mükemmel yaratılanın insanoğlu olduğunu düşünüyordunuz ama bir soğukta bu fikriniz sarsıldı.
oysa ki sizi üstün kılan aklınız.
onu kullanmalıydınız.
derdiniz çaresi uzaklarda değil, etrafınızda.
çevrenizi iyi tanısaydınız bu zorluğu aşabilirdiniz.
gidin beyaz renkli taşları arayın, onlardan bulduğunuzda birbirine vurun size kıvılcım verecektir. onu da kuru otlarla buluşturun ateşe kavuşacaksınız..."
insanlar bu bilgiyle yurtlarına döndüler.
kısa sürede anka kuşu'nun bahsettiği taşları bulup ateşe de kavuştular.
o günden sonra da artık soğuktan korkmaz oldular...
görsel
işte anka kuşu o günden sonra türkler için, insanoğlu için kıymetli ve saygı duyulan bir doğa unsuru oldu.
onu en kıymetli taşın adı ile andılar ve zümrüd-ü anka dediler...
görsel
#mitoloji
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar