bugün
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- muhallebici açıyoruz isim önerileri7
- queen ravenna adlı yazar7
- kendisiyle övünen insanlar12
- ne kadar yaşlısın16
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- trt tarafsız olmalı13
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- fatma betül sayan kaya50
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece4
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- özelden küfür eden sözlük kızı3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
- bu nasıl hava lan7
- insanlardan tiksinmek3
- frankyfourfingers4
- sen milyar sen milyon3
- manyak bey birader döner mi sorusu2
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- parayı alıp istifa etmek2
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- asuman krause vs acun ilıcalı2
- teoman çamaşır4
- sigara böreği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- koyu saç açık ten4
- 0 0 7 bey birader2
- uludağ itiraf4
- from gold from dust6
- kavga havasında olmak3
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi3
- zulzula cin kabilesi5
- sürekli mağdur edebiyatı yapan insanlar2
- fetöcüler bir konuda haklılardı2
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- asuman krause3
- herkesle arası iyi olan tip2
- yağmurlu gece7
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- paranın devrinin bitmesi10
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- romanya53
- yasak cinsel ilişkiler15
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
türk mitolojisinde insanoğluna ateşi öğreten kuş...
görsel
tengri dünyayı ve üzerinde yaşayanları yarattıktan sonra göklerdeki tahtına çekilmişti.
bolluk ve bereket dünyayı kucaklamıştı. ne var ki insanların büyük bir sıkıntısı vardı. soğuk...
kuşların tüyleri, yabani hayvanların kalın derileri ve kürkleri vardı. oysa insanlar çıplaktı. hayvanlar gibi soğuklardan korunamıyorlardı.
bu durum onları bir arayışa itti.
güneş gibi parlak ve sıcak bir şeye ihtiyaçları vardı. bu ateşti..
her yeri aradılar ama bir sonuç elde edemediler.
ateşe ulaşamıyorlardı. ateşsiz kalmak, soğukta kalmak demekti.
sonunda içlerinden biri yüksek bir ağacın tepesine kadar çıktı ve oradaki kuşlara dertlerini anlattı.
"siz kuşlar göklerde uçuyor, uçsuz bucaksız diyarları görebiliyorsunuz. biz insanlara yardım edin. bazılarınız soğuklarda uzak diyarlara göçüyor, daima sıcakta yaşıyorsunuz. gitmeyenlerinizin de tüyleri var onlar sayesinde korunuyorsunuz. biz soğukla baş edemiyoruz, bizim ateşe ulaşmamız lazım. siz bize yardım edebilirsiniz." dedi.
kuşlar insanlara acıdılar.
yardım edeceklerine dair söz verdiler ve dört bir yana uçtular.
epey zaman sonra geri döndüler.
ne var ki hiçbiri iyi haber getirmemişlerdi.
insanlar yine de onlara yardım çabaları için ikramda bulundular. bu ikramdan etkilenen bir kuş çok önceleri duyduğu bir şeyi anlattı.
"ne zaman kimden duyduğumu hatırlamıyorum yeri-yurdu neresidir onu da bilmem ama anka kuşu diye bir kuş varmış, o ateşin sırrını bilirmiş. çünkü onun bir adı da ateş kuşuymuş. onu arayın, gerçekse eğer size ateşi verecektir." dedi.
artık ateş için bir umut vardı...insanlar bir umut belirdiği için sevindiler.
dört bir yana dağılıp anka kuşu'nu aramaya koyuldular.
günler, haftalar geçti ama bulamadılar. sonunda içlerinden biri "ulu kayın'a gidelim. öyle kutsal bir kuş olsa olsa kutsal ağacın dallarında yaşıyordur." dedi. dağları aşıp dünyanın direği olan ulu kayın'a vardılar.
görsel
gerçekten de anka kuşu oradaydı.
onu görünce sevinç ve heyacana kapıldı insanlar.
saygıyla onu selamladılar ve isteklerini dile getirdiler.
görsel
anka kuşu onları yanıtladı;
"en mükemmel yaratılanın insanoğlu olduğunu düşünüyordunuz ama bir soğukta bu fikriniz sarsıldı.
oysa ki sizi üstün kılan aklınız.
onu kullanmalıydınız.
derdiniz çaresi uzaklarda değil, etrafınızda.
çevrenizi iyi tanısaydınız bu zorluğu aşabilirdiniz.
gidin beyaz renkli taşları arayın, onlardan bulduğunuzda birbirine vurun size kıvılcım verecektir. onu da kuru otlarla buluşturun ateşe kavuşacaksınız..."
insanlar bu bilgiyle yurtlarına döndüler.
kısa sürede anka kuşu'nun bahsettiği taşları bulup ateşe de kavuştular.
o günden sonra da artık soğuktan korkmaz oldular...
görsel
işte anka kuşu o günden sonra türkler için, insanoğlu için kıymetli ve saygı duyulan bir doğa unsuru oldu.
onu en kıymetli taşın adı ile andılar ve zümrüd-ü anka dediler...
görsel
#mitoloji
görsel
tengri dünyayı ve üzerinde yaşayanları yarattıktan sonra göklerdeki tahtına çekilmişti.
bolluk ve bereket dünyayı kucaklamıştı. ne var ki insanların büyük bir sıkıntısı vardı. soğuk...
kuşların tüyleri, yabani hayvanların kalın derileri ve kürkleri vardı. oysa insanlar çıplaktı. hayvanlar gibi soğuklardan korunamıyorlardı.
bu durum onları bir arayışa itti.
güneş gibi parlak ve sıcak bir şeye ihtiyaçları vardı. bu ateşti..
her yeri aradılar ama bir sonuç elde edemediler.
ateşe ulaşamıyorlardı. ateşsiz kalmak, soğukta kalmak demekti.
sonunda içlerinden biri yüksek bir ağacın tepesine kadar çıktı ve oradaki kuşlara dertlerini anlattı.
"siz kuşlar göklerde uçuyor, uçsuz bucaksız diyarları görebiliyorsunuz. biz insanlara yardım edin. bazılarınız soğuklarda uzak diyarlara göçüyor, daima sıcakta yaşıyorsunuz. gitmeyenlerinizin de tüyleri var onlar sayesinde korunuyorsunuz. biz soğukla baş edemiyoruz, bizim ateşe ulaşmamız lazım. siz bize yardım edebilirsiniz." dedi.
kuşlar insanlara acıdılar.
yardım edeceklerine dair söz verdiler ve dört bir yana uçtular.
epey zaman sonra geri döndüler.
ne var ki hiçbiri iyi haber getirmemişlerdi.
insanlar yine de onlara yardım çabaları için ikramda bulundular. bu ikramdan etkilenen bir kuş çok önceleri duyduğu bir şeyi anlattı.
"ne zaman kimden duyduğumu hatırlamıyorum yeri-yurdu neresidir onu da bilmem ama anka kuşu diye bir kuş varmış, o ateşin sırrını bilirmiş. çünkü onun bir adı da ateş kuşuymuş. onu arayın, gerçekse eğer size ateşi verecektir." dedi.
artık ateş için bir umut vardı...insanlar bir umut belirdiği için sevindiler.
dört bir yana dağılıp anka kuşu'nu aramaya koyuldular.
günler, haftalar geçti ama bulamadılar. sonunda içlerinden biri "ulu kayın'a gidelim. öyle kutsal bir kuş olsa olsa kutsal ağacın dallarında yaşıyordur." dedi. dağları aşıp dünyanın direği olan ulu kayın'a vardılar.
görsel
gerçekten de anka kuşu oradaydı.
onu görünce sevinç ve heyacana kapıldı insanlar.
saygıyla onu selamladılar ve isteklerini dile getirdiler.
görsel
anka kuşu onları yanıtladı;
"en mükemmel yaratılanın insanoğlu olduğunu düşünüyordunuz ama bir soğukta bu fikriniz sarsıldı.
oysa ki sizi üstün kılan aklınız.
onu kullanmalıydınız.
derdiniz çaresi uzaklarda değil, etrafınızda.
çevrenizi iyi tanısaydınız bu zorluğu aşabilirdiniz.
gidin beyaz renkli taşları arayın, onlardan bulduğunuzda birbirine vurun size kıvılcım verecektir. onu da kuru otlarla buluşturun ateşe kavuşacaksınız..."
insanlar bu bilgiyle yurtlarına döndüler.
kısa sürede anka kuşu'nun bahsettiği taşları bulup ateşe de kavuştular.
o günden sonra da artık soğuktan korkmaz oldular...
görsel
işte anka kuşu o günden sonra türkler için, insanoğlu için kıymetli ve saygı duyulan bir doğa unsuru oldu.
onu en kıymetli taşın adı ile andılar ve zümrüd-ü anka dediler...
görsel
#mitoloji
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar