bugün
- şirinler köyüne yeni şirin13
- arkadaşlar bakar mısınız14
- evrim teorisine göre ilk canlı hemen türedi mi6
- tekerlek yıvzır3
- bir şeyler söyle6
- nataşalara para yedirmek8
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi8
- saraca finch house2
- true'nin akp'ye oy vermesi4
- kemal kılıçdaroğlu13
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak6
- en iyi antidepresan16
- hoşlanılan kızı havuza itmek3
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap7
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- bir yazılımcının linkedin de takipçi kasma çabası2
- chp'nin hali ne olacak55
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn14
- anın görüntüsü21
- kedi10
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- sürekli yorgun olan yeni gelin2
- milli takımı destekleme zorunluğu7
- ikramda bulunurken ısrar etme saçmalığı2
- true denen arkadaş6
- melisa döngel3
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- abd iran barışı 24 saat içinde tamamlanabilir2
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek7
- 13 haziran3
- şirineyi kim sikiyor sorunsalı3
- neden yalnızsın6
- platonik aşk3
- true denilen yazar18
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- babanın ölmesi7
- trendyol2
- şahıs şirketi nasıl kurulur3
- true nickli yazar3
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması4
- diyanetin abd'deki villaları15
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması5
- david hockney2
- şirin babanın sakalı rahmani mi şeytani mi sorunu2
- fatih terim3
- son gammaz bukucu2
- tanrıyı güldürmek için yapılacak şeyler5
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor22
türk mitolojisinde insanoğluna ateşi öğreten kuş...
görsel
tengri dünyayı ve üzerinde yaşayanları yarattıktan sonra göklerdeki tahtına çekilmişti.
bolluk ve bereket dünyayı kucaklamıştı. ne var ki insanların büyük bir sıkıntısı vardı. soğuk...
kuşların tüyleri, yabani hayvanların kalın derileri ve kürkleri vardı. oysa insanlar çıplaktı. hayvanlar gibi soğuklardan korunamıyorlardı.
bu durum onları bir arayışa itti.
güneş gibi parlak ve sıcak bir şeye ihtiyaçları vardı. bu ateşti..
her yeri aradılar ama bir sonuç elde edemediler.
ateşe ulaşamıyorlardı. ateşsiz kalmak, soğukta kalmak demekti.
sonunda içlerinden biri yüksek bir ağacın tepesine kadar çıktı ve oradaki kuşlara dertlerini anlattı.
"siz kuşlar göklerde uçuyor, uçsuz bucaksız diyarları görebiliyorsunuz. biz insanlara yardım edin. bazılarınız soğuklarda uzak diyarlara göçüyor, daima sıcakta yaşıyorsunuz. gitmeyenlerinizin de tüyleri var onlar sayesinde korunuyorsunuz. biz soğukla baş edemiyoruz, bizim ateşe ulaşmamız lazım. siz bize yardım edebilirsiniz." dedi.
kuşlar insanlara acıdılar.
yardım edeceklerine dair söz verdiler ve dört bir yana uçtular.
epey zaman sonra geri döndüler.
ne var ki hiçbiri iyi haber getirmemişlerdi.
insanlar yine de onlara yardım çabaları için ikramda bulundular. bu ikramdan etkilenen bir kuş çok önceleri duyduğu bir şeyi anlattı.
"ne zaman kimden duyduğumu hatırlamıyorum yeri-yurdu neresidir onu da bilmem ama anka kuşu diye bir kuş varmış, o ateşin sırrını bilirmiş. çünkü onun bir adı da ateş kuşuymuş. onu arayın, gerçekse eğer size ateşi verecektir." dedi.
artık ateş için bir umut vardı...insanlar bir umut belirdiği için sevindiler.
dört bir yana dağılıp anka kuşu'nu aramaya koyuldular.
günler, haftalar geçti ama bulamadılar. sonunda içlerinden biri "ulu kayın'a gidelim. öyle kutsal bir kuş olsa olsa kutsal ağacın dallarında yaşıyordur." dedi. dağları aşıp dünyanın direği olan ulu kayın'a vardılar.
görsel
gerçekten de anka kuşu oradaydı.
onu görünce sevinç ve heyacana kapıldı insanlar.
saygıyla onu selamladılar ve isteklerini dile getirdiler.
görsel
anka kuşu onları yanıtladı;
"en mükemmel yaratılanın insanoğlu olduğunu düşünüyordunuz ama bir soğukta bu fikriniz sarsıldı.
oysa ki sizi üstün kılan aklınız.
onu kullanmalıydınız.
derdiniz çaresi uzaklarda değil, etrafınızda.
çevrenizi iyi tanısaydınız bu zorluğu aşabilirdiniz.
gidin beyaz renkli taşları arayın, onlardan bulduğunuzda birbirine vurun size kıvılcım verecektir. onu da kuru otlarla buluşturun ateşe kavuşacaksınız..."
insanlar bu bilgiyle yurtlarına döndüler.
kısa sürede anka kuşu'nun bahsettiği taşları bulup ateşe de kavuştular.
o günden sonra da artık soğuktan korkmaz oldular...
görsel
işte anka kuşu o günden sonra türkler için, insanoğlu için kıymetli ve saygı duyulan bir doğa unsuru oldu.
onu en kıymetli taşın adı ile andılar ve zümrüd-ü anka dediler...
görsel
#mitoloji
görsel
tengri dünyayı ve üzerinde yaşayanları yarattıktan sonra göklerdeki tahtına çekilmişti.
bolluk ve bereket dünyayı kucaklamıştı. ne var ki insanların büyük bir sıkıntısı vardı. soğuk...
kuşların tüyleri, yabani hayvanların kalın derileri ve kürkleri vardı. oysa insanlar çıplaktı. hayvanlar gibi soğuklardan korunamıyorlardı.
bu durum onları bir arayışa itti.
güneş gibi parlak ve sıcak bir şeye ihtiyaçları vardı. bu ateşti..
her yeri aradılar ama bir sonuç elde edemediler.
ateşe ulaşamıyorlardı. ateşsiz kalmak, soğukta kalmak demekti.
sonunda içlerinden biri yüksek bir ağacın tepesine kadar çıktı ve oradaki kuşlara dertlerini anlattı.
"siz kuşlar göklerde uçuyor, uçsuz bucaksız diyarları görebiliyorsunuz. biz insanlara yardım edin. bazılarınız soğuklarda uzak diyarlara göçüyor, daima sıcakta yaşıyorsunuz. gitmeyenlerinizin de tüyleri var onlar sayesinde korunuyorsunuz. biz soğukla baş edemiyoruz, bizim ateşe ulaşmamız lazım. siz bize yardım edebilirsiniz." dedi.
kuşlar insanlara acıdılar.
yardım edeceklerine dair söz verdiler ve dört bir yana uçtular.
epey zaman sonra geri döndüler.
ne var ki hiçbiri iyi haber getirmemişlerdi.
insanlar yine de onlara yardım çabaları için ikramda bulundular. bu ikramdan etkilenen bir kuş çok önceleri duyduğu bir şeyi anlattı.
"ne zaman kimden duyduğumu hatırlamıyorum yeri-yurdu neresidir onu da bilmem ama anka kuşu diye bir kuş varmış, o ateşin sırrını bilirmiş. çünkü onun bir adı da ateş kuşuymuş. onu arayın, gerçekse eğer size ateşi verecektir." dedi.
artık ateş için bir umut vardı...insanlar bir umut belirdiği için sevindiler.
dört bir yana dağılıp anka kuşu'nu aramaya koyuldular.
günler, haftalar geçti ama bulamadılar. sonunda içlerinden biri "ulu kayın'a gidelim. öyle kutsal bir kuş olsa olsa kutsal ağacın dallarında yaşıyordur." dedi. dağları aşıp dünyanın direği olan ulu kayın'a vardılar.
görsel
gerçekten de anka kuşu oradaydı.
onu görünce sevinç ve heyacana kapıldı insanlar.
saygıyla onu selamladılar ve isteklerini dile getirdiler.
görsel
anka kuşu onları yanıtladı;
"en mükemmel yaratılanın insanoğlu olduğunu düşünüyordunuz ama bir soğukta bu fikriniz sarsıldı.
oysa ki sizi üstün kılan aklınız.
onu kullanmalıydınız.
derdiniz çaresi uzaklarda değil, etrafınızda.
çevrenizi iyi tanısaydınız bu zorluğu aşabilirdiniz.
gidin beyaz renkli taşları arayın, onlardan bulduğunuzda birbirine vurun size kıvılcım verecektir. onu da kuru otlarla buluşturun ateşe kavuşacaksınız..."
insanlar bu bilgiyle yurtlarına döndüler.
kısa sürede anka kuşu'nun bahsettiği taşları bulup ateşe de kavuştular.
o günden sonra da artık soğuktan korkmaz oldular...
görsel
işte anka kuşu o günden sonra türkler için, insanoğlu için kıymetli ve saygı duyulan bir doğa unsuru oldu.
onu en kıymetli taşın adı ile andılar ve zümrüd-ü anka dediler...
görsel
#mitoloji
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar