bugün
- kim kimi neden sevmiyor11
- yogartiksen40
- azerilerce tokatlanan akpli8
- antipanik6
- türküm doğruyum çalışkanım4
- güneşli sıcıcık bir edirne günü4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum4
- nervio adlı yazara uyarı11
- adana hava durumu3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek5
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı4
- murat göğebakan3
- gazze için toplanan paranın fona aktarılması2
- sinek as vs as maca4
- protez tirnak2
- kolye24
- uçan araba3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- iphone almak için neden6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u2
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- dincileri niçin öldürmeliyiz3
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- tövbe etme vakti geçti2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı7
- queen ravenna büyücülük okulu20
- sarı teker vs sarı tutku4
- amim parçalandı diyen kız9
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- zürafa13
- bileklik11
- sözlükteki aptallar3
- kaplan11
- kalp14
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- tutmayınca entry silmek6
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek3
- cips cola5
- aslan9
- malmö3
- sözlüğün ölmüş olması3
- saçma başlık açıp altına forumvari entry girmek2
- türkiye15
POSTMODERNiZM: BiR BiLiNÇ UYUşTURUCUSUDUr. postmodern öğretiler, öznenin özneleştirilmesi (nesneleştirilmesi) gibi bir eylem karşısında, öznenin kendi kendine özneleşmesini hedef alan ve bu nedenle her türlü kolektivizmi reddeden bir yapı söküm durumudur. Ve bu yüzden de Postmodernist düşünce tam anlamıyla mazoşist bir düşünme tarzıdır. Kendisine acı vermeyi arzulayan ve acı çekmekten zevk alan "canlının" düşünme tarzıdır. Postmodernizm bir çeşit afyondur. Bilinç uyuşturucusudur yani. Postmodernizm, insanlık tarihinin ürettiği en büyük değere, insanın öznelliğine, insanın özgürlüğüne saldırıdır. Zira postmodernizm “özne çözümünün”, “yapı sökümünün” insanı öznesizleştirmenin, özneyi yok etmenin ideolojisidir.
Modern felsefe bize insanın kendi kaderinin "yazarı" olduğunu göstermiştir. Bu, düşünce ve felsefe tarihinde bir üst uğrağı temsil eder. Antik Yunan mitolojisinin babası Hesiodos bile işler ve Günler'de insanın kendi mutluluğunun yaratıcısı, yani öznesi olması için neler yapması gerektiğini göstermeye çalışır. Bu bize aynı zamanda o zaman en gelişmiş uygarlığın insanının kültür ve eğitim bakımından hangi seviyede olduğunu da göstermektedir. Düşünce tarihinde şiirden, yani mitostan, felsefeye, yani logosa, efsaneden bilime geçiş ile insan kendi kaderini kendi eline almaya başlamıştır. Antik Çağ'da mutluluk kavramı tarihinde insanın kendi kaderinin yine kendi elinde olduğunun gösterilmesi Demokritos ile başlar. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik'te 'insanın mutluluğu kendi elindedir' derken Demokritos'un başlattığı geleneği sürdürür. Modern felsefede rasyonalist ve empirist geleneği beraber aldığımızda bu Antik Çağ geleneğinin önemli bir açıdan ayrıntılandırıldığını ve yeniden tanımlandığını görüyoruz.
Descartes Meditasyonlar'da önce 'Ben'in, sonra Ruhun ihtirasları'nda bir bütün olarak insanın özne olmasının koşullarını araştırır. Hobbes, örneğin Leviathan'da bir tür olarak insanın özne olmasının ontolojik ve epistemolojik koşullarını araştırır. Fakat sonra bunun tamamlayıcısı olarak özne felsefesini 'Ben', 'Sen' ve 'O' olarak ayrıntılandırır. Bu özne felsefesinin oluşumunun üst uğrağını Hegel'in Tinin Fenomenolojisi oluşturur. Hegel, bu eserinde insanın öznelliğinin, yani her bir kişinin özgürlüğünün kuruluşunun ve kurtuluşunun herkesin ortak eseri olduğunu göstermiştir. Bu ortak eser toplumsal yaşamın temeli ve kaynağı olarak aynı zamanda doğayı da kapsayan ve kuran bir özne felsefesidir. Postmodernizmin (ki postyapısalcılık, postkolonyalizm, postmarksizm vs. gibi kavramlar bununla ilişkilidir) özne yıkıcı ve çözücü yönelimi bu uzun tarihsel ve zengin geleneğe sahip mirası yıkmayı amaçlamaktadır. Yıkılan özne her bakımdan atıl hale gelecek ve kendisi, çevresi, koşulları ve olanakları karşısında egemenliğini yitirecektir. Bu bir adım sonra her şey mümkündür anlayışına götürecektir-ki bu en başta ahlaklılığın yıkımı anlamına gelecektir. Postmodern felsefenin öncelikli işlevi kısacası budur...
Modern felsefe bize insanın kendi kaderinin "yazarı" olduğunu göstermiştir. Bu, düşünce ve felsefe tarihinde bir üst uğrağı temsil eder. Antik Yunan mitolojisinin babası Hesiodos bile işler ve Günler'de insanın kendi mutluluğunun yaratıcısı, yani öznesi olması için neler yapması gerektiğini göstermeye çalışır. Bu bize aynı zamanda o zaman en gelişmiş uygarlığın insanının kültür ve eğitim bakımından hangi seviyede olduğunu da göstermektedir. Düşünce tarihinde şiirden, yani mitostan, felsefeye, yani logosa, efsaneden bilime geçiş ile insan kendi kaderini kendi eline almaya başlamıştır. Antik Çağ'da mutluluk kavramı tarihinde insanın kendi kaderinin yine kendi elinde olduğunun gösterilmesi Demokritos ile başlar. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik'te 'insanın mutluluğu kendi elindedir' derken Demokritos'un başlattığı geleneği sürdürür. Modern felsefede rasyonalist ve empirist geleneği beraber aldığımızda bu Antik Çağ geleneğinin önemli bir açıdan ayrıntılandırıldığını ve yeniden tanımlandığını görüyoruz.
Descartes Meditasyonlar'da önce 'Ben'in, sonra Ruhun ihtirasları'nda bir bütün olarak insanın özne olmasının koşullarını araştırır. Hobbes, örneğin Leviathan'da bir tür olarak insanın özne olmasının ontolojik ve epistemolojik koşullarını araştırır. Fakat sonra bunun tamamlayıcısı olarak özne felsefesini 'Ben', 'Sen' ve 'O' olarak ayrıntılandırır. Bu özne felsefesinin oluşumunun üst uğrağını Hegel'in Tinin Fenomenolojisi oluşturur. Hegel, bu eserinde insanın öznelliğinin, yani her bir kişinin özgürlüğünün kuruluşunun ve kurtuluşunun herkesin ortak eseri olduğunu göstermiştir. Bu ortak eser toplumsal yaşamın temeli ve kaynağı olarak aynı zamanda doğayı da kapsayan ve kuran bir özne felsefesidir. Postmodernizmin (ki postyapısalcılık, postkolonyalizm, postmarksizm vs. gibi kavramlar bununla ilişkilidir) özne yıkıcı ve çözücü yönelimi bu uzun tarihsel ve zengin geleneğe sahip mirası yıkmayı amaçlamaktadır. Yıkılan özne her bakımdan atıl hale gelecek ve kendisi, çevresi, koşulları ve olanakları karşısında egemenliğini yitirecektir. Bu bir adım sonra her şey mümkündür anlayışına götürecektir-ki bu en başta ahlaklılığın yıkımı anlamına gelecektir. Postmodern felsefenin öncelikli işlevi kısacası budur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar