bugün
- silver ile evlenecek erkek41
- ellerim bos gonlum hos29
- rica etsem beni linçler misiniz14
- yüzüklerin efendisi5
- sürü zekası8
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- teomancalmasur6
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- avukat sevgili8
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- resmine 31 çektim de yattım3
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- parayla saadet olması18
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- sözlüğün toplam zekası6
- katatespizartmasi16
- cop315
- ortama girince herkesin susması11
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- sarapci koala61
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- bugün ne oldu3
- amedspor19
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- tuzlu kahve dizisi7
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- motordan düşmek6
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- gocu31
- özel mesaj ifşası5
- ne mutlu türküm diyene3
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- iran düşmanlığı13
POSTMODERNiZM: BiR BiLiNÇ UYUşTURUCUSUDUr. postmodern öğretiler, öznenin özneleştirilmesi (nesneleştirilmesi) gibi bir eylem karşısında, öznenin kendi kendine özneleşmesini hedef alan ve bu nedenle her türlü kolektivizmi reddeden bir yapı söküm durumudur. Ve bu yüzden de Postmodernist düşünce tam anlamıyla mazoşist bir düşünme tarzıdır. Kendisine acı vermeyi arzulayan ve acı çekmekten zevk alan "canlının" düşünme tarzıdır. Postmodernizm bir çeşit afyondur. Bilinç uyuşturucusudur yani. Postmodernizm, insanlık tarihinin ürettiği en büyük değere, insanın öznelliğine, insanın özgürlüğüne saldırıdır. Zira postmodernizm “özne çözümünün”, “yapı sökümünün” insanı öznesizleştirmenin, özneyi yok etmenin ideolojisidir.
Modern felsefe bize insanın kendi kaderinin "yazarı" olduğunu göstermiştir. Bu, düşünce ve felsefe tarihinde bir üst uğrağı temsil eder. Antik Yunan mitolojisinin babası Hesiodos bile işler ve Günler'de insanın kendi mutluluğunun yaratıcısı, yani öznesi olması için neler yapması gerektiğini göstermeye çalışır. Bu bize aynı zamanda o zaman en gelişmiş uygarlığın insanının kültür ve eğitim bakımından hangi seviyede olduğunu da göstermektedir. Düşünce tarihinde şiirden, yani mitostan, felsefeye, yani logosa, efsaneden bilime geçiş ile insan kendi kaderini kendi eline almaya başlamıştır. Antik Çağ'da mutluluk kavramı tarihinde insanın kendi kaderinin yine kendi elinde olduğunun gösterilmesi Demokritos ile başlar. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik'te 'insanın mutluluğu kendi elindedir' derken Demokritos'un başlattığı geleneği sürdürür. Modern felsefede rasyonalist ve empirist geleneği beraber aldığımızda bu Antik Çağ geleneğinin önemli bir açıdan ayrıntılandırıldığını ve yeniden tanımlandığını görüyoruz.
Descartes Meditasyonlar'da önce 'Ben'in, sonra Ruhun ihtirasları'nda bir bütün olarak insanın özne olmasının koşullarını araştırır. Hobbes, örneğin Leviathan'da bir tür olarak insanın özne olmasının ontolojik ve epistemolojik koşullarını araştırır. Fakat sonra bunun tamamlayıcısı olarak özne felsefesini 'Ben', 'Sen' ve 'O' olarak ayrıntılandırır. Bu özne felsefesinin oluşumunun üst uğrağını Hegel'in Tinin Fenomenolojisi oluşturur. Hegel, bu eserinde insanın öznelliğinin, yani her bir kişinin özgürlüğünün kuruluşunun ve kurtuluşunun herkesin ortak eseri olduğunu göstermiştir. Bu ortak eser toplumsal yaşamın temeli ve kaynağı olarak aynı zamanda doğayı da kapsayan ve kuran bir özne felsefesidir. Postmodernizmin (ki postyapısalcılık, postkolonyalizm, postmarksizm vs. gibi kavramlar bununla ilişkilidir) özne yıkıcı ve çözücü yönelimi bu uzun tarihsel ve zengin geleneğe sahip mirası yıkmayı amaçlamaktadır. Yıkılan özne her bakımdan atıl hale gelecek ve kendisi, çevresi, koşulları ve olanakları karşısında egemenliğini yitirecektir. Bu bir adım sonra her şey mümkündür anlayışına götürecektir-ki bu en başta ahlaklılığın yıkımı anlamına gelecektir. Postmodern felsefenin öncelikli işlevi kısacası budur...
Modern felsefe bize insanın kendi kaderinin "yazarı" olduğunu göstermiştir. Bu, düşünce ve felsefe tarihinde bir üst uğrağı temsil eder. Antik Yunan mitolojisinin babası Hesiodos bile işler ve Günler'de insanın kendi mutluluğunun yaratıcısı, yani öznesi olması için neler yapması gerektiğini göstermeye çalışır. Bu bize aynı zamanda o zaman en gelişmiş uygarlığın insanının kültür ve eğitim bakımından hangi seviyede olduğunu da göstermektedir. Düşünce tarihinde şiirden, yani mitostan, felsefeye, yani logosa, efsaneden bilime geçiş ile insan kendi kaderini kendi eline almaya başlamıştır. Antik Çağ'da mutluluk kavramı tarihinde insanın kendi kaderinin yine kendi elinde olduğunun gösterilmesi Demokritos ile başlar. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik'te 'insanın mutluluğu kendi elindedir' derken Demokritos'un başlattığı geleneği sürdürür. Modern felsefede rasyonalist ve empirist geleneği beraber aldığımızda bu Antik Çağ geleneğinin önemli bir açıdan ayrıntılandırıldığını ve yeniden tanımlandığını görüyoruz.
Descartes Meditasyonlar'da önce 'Ben'in, sonra Ruhun ihtirasları'nda bir bütün olarak insanın özne olmasının koşullarını araştırır. Hobbes, örneğin Leviathan'da bir tür olarak insanın özne olmasının ontolojik ve epistemolojik koşullarını araştırır. Fakat sonra bunun tamamlayıcısı olarak özne felsefesini 'Ben', 'Sen' ve 'O' olarak ayrıntılandırır. Bu özne felsefesinin oluşumunun üst uğrağını Hegel'in Tinin Fenomenolojisi oluşturur. Hegel, bu eserinde insanın öznelliğinin, yani her bir kişinin özgürlüğünün kuruluşunun ve kurtuluşunun herkesin ortak eseri olduğunu göstermiştir. Bu ortak eser toplumsal yaşamın temeli ve kaynağı olarak aynı zamanda doğayı da kapsayan ve kuran bir özne felsefesidir. Postmodernizmin (ki postyapısalcılık, postkolonyalizm, postmarksizm vs. gibi kavramlar bununla ilişkilidir) özne yıkıcı ve çözücü yönelimi bu uzun tarihsel ve zengin geleneğe sahip mirası yıkmayı amaçlamaktadır. Yıkılan özne her bakımdan atıl hale gelecek ve kendisi, çevresi, koşulları ve olanakları karşısında egemenliğini yitirecektir. Bu bir adım sonra her şey mümkündür anlayışına götürecektir-ki bu en başta ahlaklılığın yıkımı anlamına gelecektir. Postmodern felsefenin öncelikli işlevi kısacası budur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar