bugün
- marmaris datça yolu6
- asla dolandırılmayan insanların sırrı3
- ağırlık çalışmak3
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi14
- starbucks ta venti boy kahve içmek4
- her şeye sarımsak koyan insan3
- şişman kızla sevgili olan erkek12
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak3
- srebrenica soykırımı7
- geri zekalı demek hakaret mi11
- hayat kalitesini düşüren şeyler8
- arkadaşlar sapık mısınız4
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak4
- penis boyu takıntısı5
- 11 temmuz 2026 türkiye japonya voleybol maçı2
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği2
- dünya spor tarihinin en büyük ismi3
- saraca10
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- anın görüntüsü14
- seni onaracağım diyen kadın3
- omlet limonlu mu olur sirkeli mi2
- sözlükte sizi kim tanıyor26
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız26
- gençler iş beğenmiyor2
- kefir2
- boşnak kızları4
- saraca finch house32
- tuba büyüküstün4
- eski sevgilinin yüzünün silikleşmesi2
- menemen11
- karşılıklı artılaşmak2
- cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden7
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap3
- 11 temmuz 2026 çankaya belediyesi operasyonu5
- eskiden doğsak bizde mi savaşa gidecektik6
- 500 liralık çorap giymek6
- magazin programları saçmalığı4
- isviçreli kızlar3
- aylık 215 bin lira geliri olan adamı reddeden kız2
- gta 64
- nicki kısa olanın penisi küçük olur2
- siyahlar içinde bir kadın2
- sözlükte grup yapmak2
- portekizli manken correıa2
- arabası büyük olanın penisi küçük olur2
- kar fırtınasında kış gecesi at arabasında uyumak4
- kiraz cicegi kolonyasi45
- zall vs biscolata erkeği3
- bir adet malta şahini kadar kira bedeli4
POSTMODERNiZM: BiR BiLiNÇ UYUşTURUCUSUDUr. postmodern öğretiler, öznenin özneleştirilmesi (nesneleştirilmesi) gibi bir eylem karşısında, öznenin kendi kendine özneleşmesini hedef alan ve bu nedenle her türlü kolektivizmi reddeden bir yapı söküm durumudur. Ve bu yüzden de Postmodernist düşünce tam anlamıyla mazoşist bir düşünme tarzıdır. Kendisine acı vermeyi arzulayan ve acı çekmekten zevk alan "canlının" düşünme tarzıdır. Postmodernizm bir çeşit afyondur. Bilinç uyuşturucusudur yani. Postmodernizm, insanlık tarihinin ürettiği en büyük değere, insanın öznelliğine, insanın özgürlüğüne saldırıdır. Zira postmodernizm “özne çözümünün”, “yapı sökümünün” insanı öznesizleştirmenin, özneyi yok etmenin ideolojisidir.
Modern felsefe bize insanın kendi kaderinin "yazarı" olduğunu göstermiştir. Bu, düşünce ve felsefe tarihinde bir üst uğrağı temsil eder. Antik Yunan mitolojisinin babası Hesiodos bile işler ve Günler'de insanın kendi mutluluğunun yaratıcısı, yani öznesi olması için neler yapması gerektiğini göstermeye çalışır. Bu bize aynı zamanda o zaman en gelişmiş uygarlığın insanının kültür ve eğitim bakımından hangi seviyede olduğunu da göstermektedir. Düşünce tarihinde şiirden, yani mitostan, felsefeye, yani logosa, efsaneden bilime geçiş ile insan kendi kaderini kendi eline almaya başlamıştır. Antik Çağ'da mutluluk kavramı tarihinde insanın kendi kaderinin yine kendi elinde olduğunun gösterilmesi Demokritos ile başlar. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik'te 'insanın mutluluğu kendi elindedir' derken Demokritos'un başlattığı geleneği sürdürür. Modern felsefede rasyonalist ve empirist geleneği beraber aldığımızda bu Antik Çağ geleneğinin önemli bir açıdan ayrıntılandırıldığını ve yeniden tanımlandığını görüyoruz.
Descartes Meditasyonlar'da önce 'Ben'in, sonra Ruhun ihtirasları'nda bir bütün olarak insanın özne olmasının koşullarını araştırır. Hobbes, örneğin Leviathan'da bir tür olarak insanın özne olmasının ontolojik ve epistemolojik koşullarını araştırır. Fakat sonra bunun tamamlayıcısı olarak özne felsefesini 'Ben', 'Sen' ve 'O' olarak ayrıntılandırır. Bu özne felsefesinin oluşumunun üst uğrağını Hegel'in Tinin Fenomenolojisi oluşturur. Hegel, bu eserinde insanın öznelliğinin, yani her bir kişinin özgürlüğünün kuruluşunun ve kurtuluşunun herkesin ortak eseri olduğunu göstermiştir. Bu ortak eser toplumsal yaşamın temeli ve kaynağı olarak aynı zamanda doğayı da kapsayan ve kuran bir özne felsefesidir. Postmodernizmin (ki postyapısalcılık, postkolonyalizm, postmarksizm vs. gibi kavramlar bununla ilişkilidir) özne yıkıcı ve çözücü yönelimi bu uzun tarihsel ve zengin geleneğe sahip mirası yıkmayı amaçlamaktadır. Yıkılan özne her bakımdan atıl hale gelecek ve kendisi, çevresi, koşulları ve olanakları karşısında egemenliğini yitirecektir. Bu bir adım sonra her şey mümkündür anlayışına götürecektir-ki bu en başta ahlaklılığın yıkımı anlamına gelecektir. Postmodern felsefenin öncelikli işlevi kısacası budur...
Modern felsefe bize insanın kendi kaderinin "yazarı" olduğunu göstermiştir. Bu, düşünce ve felsefe tarihinde bir üst uğrağı temsil eder. Antik Yunan mitolojisinin babası Hesiodos bile işler ve Günler'de insanın kendi mutluluğunun yaratıcısı, yani öznesi olması için neler yapması gerektiğini göstermeye çalışır. Bu bize aynı zamanda o zaman en gelişmiş uygarlığın insanının kültür ve eğitim bakımından hangi seviyede olduğunu da göstermektedir. Düşünce tarihinde şiirden, yani mitostan, felsefeye, yani logosa, efsaneden bilime geçiş ile insan kendi kaderini kendi eline almaya başlamıştır. Antik Çağ'da mutluluk kavramı tarihinde insanın kendi kaderinin yine kendi elinde olduğunun gösterilmesi Demokritos ile başlar. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik'te 'insanın mutluluğu kendi elindedir' derken Demokritos'un başlattığı geleneği sürdürür. Modern felsefede rasyonalist ve empirist geleneği beraber aldığımızda bu Antik Çağ geleneğinin önemli bir açıdan ayrıntılandırıldığını ve yeniden tanımlandığını görüyoruz.
Descartes Meditasyonlar'da önce 'Ben'in, sonra Ruhun ihtirasları'nda bir bütün olarak insanın özne olmasının koşullarını araştırır. Hobbes, örneğin Leviathan'da bir tür olarak insanın özne olmasının ontolojik ve epistemolojik koşullarını araştırır. Fakat sonra bunun tamamlayıcısı olarak özne felsefesini 'Ben', 'Sen' ve 'O' olarak ayrıntılandırır. Bu özne felsefesinin oluşumunun üst uğrağını Hegel'in Tinin Fenomenolojisi oluşturur. Hegel, bu eserinde insanın öznelliğinin, yani her bir kişinin özgürlüğünün kuruluşunun ve kurtuluşunun herkesin ortak eseri olduğunu göstermiştir. Bu ortak eser toplumsal yaşamın temeli ve kaynağı olarak aynı zamanda doğayı da kapsayan ve kuran bir özne felsefesidir. Postmodernizmin (ki postyapısalcılık, postkolonyalizm, postmarksizm vs. gibi kavramlar bununla ilişkilidir) özne yıkıcı ve çözücü yönelimi bu uzun tarihsel ve zengin geleneğe sahip mirası yıkmayı amaçlamaktadır. Yıkılan özne her bakımdan atıl hale gelecek ve kendisi, çevresi, koşulları ve olanakları karşısında egemenliğini yitirecektir. Bu bir adım sonra her şey mümkündür anlayışına götürecektir-ki bu en başta ahlaklılığın yıkımı anlamına gelecektir. Postmodern felsefenin öncelikli işlevi kısacası budur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar