bugün
- 29 ekim cumhuriyet bayramı7
- istanbul11
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- escort taş mı yesin5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- fenerbahçe9
- liverpool fc2
- yaprak dökümü ferhunde2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- şiir yazmak3
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- gecenin şarkısı9
- fırında tavuk10
- kedilerle uyumak9
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- dolapta iki biram var6
- cumhuriyet bayramı8
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- salon erkeği10
- yüzüklerin efendisi5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- giysi fiyatlarının uçması9
- sevişmek hüner değil6
- acil durumda aranacak kişi5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- lüks araba istemeyen erkek9
- ekşi sözlük9
- içten içe üşümek5
- değerli olduğunu hissettirmek6
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- dünya6
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- trabzonspor17
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- yallah arabistan a diyen tip11
- ruffles ketçaplı7
- nejat işler3
- üniversiteli kızlar6
- giresunlu olmanın zorlukları9
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
Said Nursi Kur'an cahili olmasına karşın fikirlerini topluma kabul ettirmiş olduğu için önemli bir şahsiyettir.
Mektubat- 19. Mektup, Mücizât-ı Ahmediyesinde bakın ne Diyor:
"Büyük bir imam olan ibni Veheb haber veriyor ki :
Gazvei Bedirin on dört şehidinden birisi olan Muavviz ibni Afra, Ebu Cehil ile döğüşürken,
Ebu Cehl-i lain, o kahramanın bir elini kesmiş, o da öteki eliyle elini tutup,
Resul'ü Ekrem (a.s.m )ın yanına gelmiş, Resul'ü Ekrem (a.s.m) onun elini yerine yapıştırdı.
Tüküruğünü ona sürdü.
Birden şifa buldu, yine harbe gitti, şehit oluncaya kadar harb etti"
(Sayfa- 140 )
Allah Resulü'nün bu şekilde bir mucizesi olsaydı mutlaka Kur'an'da geçerdi.
Çünkü yüce Allah, Kur'anda isa (a.s) ın daha basit mucizelerini dahi haber vermektedir.
(Al-i imran- 49 ; Maide- 110) Kur'anın basiret ve hidayetiyle bizi din adına uydurulan hurafelerden kurtaran Allah'a sonsuz şükürler olsun.
Risâle-i Nur talebeleri içinde bu kadar eğitimli, kendince entelektüel, ilim adamı mevcutken en az beş on kişinin çıkıp Risâle-i Nur Külliyatında Kur'an, ilim, hikmet, akıl ve tefekküre aykırı hurafelerin var olduğunu neden itiraf etmiyorlar?
Bütün bu hurafelere rağmen birileri hala ne zaman konuşmaya başlasa "Piri mugan, Hz. Pir, Hz. Pir deyip duruyor.
Tarikat ve Cemaatlerde adınızın önüne
"Gavs, Bediuzzaman, Kutup, Mevlana, Efendi Hazretleri, Mürşidi Kamil,
Şeyh Kuddise Sirruhu gibi saçmasapan lakaplar gelebilmesi için inanç ve fikirlerinizin mutlaka Kur'an, ilim, hikmet, akıl ve tefekküre aykırı olması gerekir.
Bakın Said Nursi Mektubat- 19.Mektup, Mücizât-ı Ahmediye adlı eserinde ne yazmış:
"Başta imam-ı Beyhaki, Ehl-i Hadis haber veriyorlar ki, imam-ı Ali gayet hasta idi.
izdırabından, kendi kendine dua edip inliyordu.
Resül'ü Ekrem (a.s.m) geldi.
Dedi : "Allah'ım ona şifa ver "ve ayağıyla Hz.Ali'ye dokundu "Kalk" dedi.
Birden şifa buldu.
imamı Ali der ki: "ondan sonra o hastalığı hiç görmedim"
(Sayfa- 141)
imamı Bagavi, tahrici ve tashihi ile haber veriyorlar ki :
Aliyyibni-l Hakemin Gazve-i Hendek'te kuffarın darbesiyle ayağı kırıldı.
Resül'ü Ekrem ( a.s.m ) meshetti, dakikasında öyle şifa buldu ki, atından inmedi"
(Sayfa- 141 )
"ibni Ebi Şeybe (muhakkiki kamil ve muhaddisi meşhur) haber veriyor ki: Bir kadın, bir çocuğu Resul'ü Ekrem ( a.s.m) ın yanına getirdi.
O çocukta bir bela vardı, konuşmuyordu, aptal idi, Resul'ü Ekrem (a.s.m ) bir su ile mazmaza ( ağzını çalkaladı) etti, elini yıkadı, o suyu kadına verdi.
"Çocuğa içirsin" ferman etti.
Çocuk o suyu içtikten sonra, hastalığından ve belasından bir şey kalmadı.
Öyle bir akıl ve kemal sahibi oldu ki, ukala-i nasın(en akıllı insanların) fevkine çıktı.
(Sayfa- 141)
Naklı sahih ile, Hz. ibni Abbas demiş ki :
Resul'ü Ekrem ( a.s.m ) a mecnun bir çocuk getirildi, mübarek elini onun göğsüne koydu :
Birden çocuk istifra etti, içinden küçük hıyar kadar siyah bir şey çıktı, çocuk şifa buldu, gitti"
(Sayfa-142)
Bir kere Çocuğun iyi olabilmesi için içinden değil, kafasından bir şey çıkması gerekirdi.
Hiç olmazsa uydurup yazarken bunu düşünselerdi.
Said Nursi bu hurafeleri eserine almakla nasıl batıl bir inanç ve yanlış uygulamalara kapı araladığının farkında mıydı acaba?
Cevap belli de, umarım birileri de fark eder bu düzeysizliği.
Mektubat- 19. Mektup, Mücizât-ı Ahmediyesinde bakın ne Diyor:
"Büyük bir imam olan ibni Veheb haber veriyor ki :
Gazvei Bedirin on dört şehidinden birisi olan Muavviz ibni Afra, Ebu Cehil ile döğüşürken,
Ebu Cehl-i lain, o kahramanın bir elini kesmiş, o da öteki eliyle elini tutup,
Resul'ü Ekrem (a.s.m )ın yanına gelmiş, Resul'ü Ekrem (a.s.m) onun elini yerine yapıştırdı.
Tüküruğünü ona sürdü.
Birden şifa buldu, yine harbe gitti, şehit oluncaya kadar harb etti"
(Sayfa- 140 )
Allah Resulü'nün bu şekilde bir mucizesi olsaydı mutlaka Kur'an'da geçerdi.
Çünkü yüce Allah, Kur'anda isa (a.s) ın daha basit mucizelerini dahi haber vermektedir.
(Al-i imran- 49 ; Maide- 110) Kur'anın basiret ve hidayetiyle bizi din adına uydurulan hurafelerden kurtaran Allah'a sonsuz şükürler olsun.
Risâle-i Nur talebeleri içinde bu kadar eğitimli, kendince entelektüel, ilim adamı mevcutken en az beş on kişinin çıkıp Risâle-i Nur Külliyatında Kur'an, ilim, hikmet, akıl ve tefekküre aykırı hurafelerin var olduğunu neden itiraf etmiyorlar?
Bütün bu hurafelere rağmen birileri hala ne zaman konuşmaya başlasa "Piri mugan, Hz. Pir, Hz. Pir deyip duruyor.
Tarikat ve Cemaatlerde adınızın önüne
"Gavs, Bediuzzaman, Kutup, Mevlana, Efendi Hazretleri, Mürşidi Kamil,
Şeyh Kuddise Sirruhu gibi saçmasapan lakaplar gelebilmesi için inanç ve fikirlerinizin mutlaka Kur'an, ilim, hikmet, akıl ve tefekküre aykırı olması gerekir.
Bakın Said Nursi Mektubat- 19.Mektup, Mücizât-ı Ahmediye adlı eserinde ne yazmış:
"Başta imam-ı Beyhaki, Ehl-i Hadis haber veriyorlar ki, imam-ı Ali gayet hasta idi.
izdırabından, kendi kendine dua edip inliyordu.
Resül'ü Ekrem (a.s.m) geldi.
Dedi : "Allah'ım ona şifa ver "ve ayağıyla Hz.Ali'ye dokundu "Kalk" dedi.
Birden şifa buldu.
imamı Ali der ki: "ondan sonra o hastalığı hiç görmedim"
(Sayfa- 141)
imamı Bagavi, tahrici ve tashihi ile haber veriyorlar ki :
Aliyyibni-l Hakemin Gazve-i Hendek'te kuffarın darbesiyle ayağı kırıldı.
Resül'ü Ekrem ( a.s.m ) meshetti, dakikasında öyle şifa buldu ki, atından inmedi"
(Sayfa- 141 )
"ibni Ebi Şeybe (muhakkiki kamil ve muhaddisi meşhur) haber veriyor ki: Bir kadın, bir çocuğu Resul'ü Ekrem ( a.s.m) ın yanına getirdi.
O çocukta bir bela vardı, konuşmuyordu, aptal idi, Resul'ü Ekrem (a.s.m ) bir su ile mazmaza ( ağzını çalkaladı) etti, elini yıkadı, o suyu kadına verdi.
"Çocuğa içirsin" ferman etti.
Çocuk o suyu içtikten sonra, hastalığından ve belasından bir şey kalmadı.
Öyle bir akıl ve kemal sahibi oldu ki, ukala-i nasın(en akıllı insanların) fevkine çıktı.
(Sayfa- 141)
Naklı sahih ile, Hz. ibni Abbas demiş ki :
Resul'ü Ekrem ( a.s.m ) a mecnun bir çocuk getirildi, mübarek elini onun göğsüne koydu :
Birden çocuk istifra etti, içinden küçük hıyar kadar siyah bir şey çıktı, çocuk şifa buldu, gitti"
(Sayfa-142)
Bir kere Çocuğun iyi olabilmesi için içinden değil, kafasından bir şey çıkması gerekirdi.
Hiç olmazsa uydurup yazarken bunu düşünselerdi.
Said Nursi bu hurafeleri eserine almakla nasıl batıl bir inanç ve yanlış uygulamalara kapı araladığının farkında mıydı acaba?
Cevap belli de, umarım birileri de fark eder bu düzeysizliği.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar