bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı19
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- meriç keskin3
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- habire1219
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile9
- sarışın kızlar4
- amedspor'un süper ligin lideri olması12
- uçan arabalar neden çıkmadı3
- kuzu eti2
- sudekiray5
- 0 0 719
- vedat muriqi5
- kadınların araba kullanırken yapamadıkları şeyler2
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- türkiye türklerindir2
- amed sporlu bir kızı hoplatmak3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- fırın sütlaç2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- üniversite okumak3
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- hepinizi karim yapacam olum2
- true ile sevişmek5
- sözlükteki sinsi köpekler8
- kardeşler araştırma2
- mason greenwood4
- delilik2
- sıfır atık vakfı11
- sözlüğün aptal kaynaması5
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- cinayeti siz mi işlediniz4
- 20212
- kadir inanır'ın mirası8
- atatürk diyor ki6
- uludağ itiraf19
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- çöp konteynerine girip ağlamak3
- rakı arasında çay içmek6
- cop318
- gift emmanuel orban2
- anın görüntüsü22
- evrene enerji gönderen müslüman9
- kızların çok açık giyinmesi5
- bilerek ponziye dahil olmak7
ahmet haşim'in gündüze sitemini geceye olan aşkını anlatan denemedir.
"Bütün gün kırlarda, deniz kenarlarında dolaştık. Güneş, hayale müsaade etmeyecek tarzda her şeyi vazıh ve berrak gösterdiği için yalnız gözlerimizle yaşadık ve hiç eğlenmedik.
Ağaçların tozlu yapraklarını, kayalar üzerinde durup soluyan kertenkeleleri, denizin kirli suları altında cam kırıklarını, paslı tenekeleri, eski papuç naaşlarını seyretmenin ne kadar çabuk ruha kesel verdiğini tecrübe etmeyen var mı? Güneşli kırlarda geçen bir gezinti gününden sonra, akşamüstü, eve mahzun ve nevmîd dönmemenin mümkün olmadığını tecrübelerimle bilirim. Güneş, bütün gün, insana doğru fakat acı şeyler söyleyen bir arkadaştır. Onun ışığında eğlenmenin ve mesut olmanın hiç imkânı var mı?
Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş iki insan148, artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimizi duyuyorduk. Birden, arkamızda149 garip bir fısıltıyı andıran bir hışırtı duyar gibi olduk. Başımızı çevirdik: iki büyük fıstık ağacı arkasından kırmızı bir ay, sanki yapraklara sürünerek yükseliyordu. Birden etrafımızda dünyanın bütün manzaraları değişti: Sanki Japonyalı bir ressamın siyah mürekkeple çizdiği müphem ve nâtamam bir âlem içindeydik. Artık her şeyi sarahatle görmek ıstırabından kurtulmuştuk. Yanlış görmek ve tahayyül etmek imkânının sarhoşluğu, vücudumuzu yavaş yavaş150 bir afyon dumanı gibi uyuşturuyordu. Etrafımızda, gündüzün bütün uyuz ağaçları yerine zengin bir orman vücut bulmuştu. Karşıda yemek yiyen fakir ailenin kirli kızları, yüzlerine vuran ay ışığı içinde birer murassa hayal olmuşlardı. Denizin bulanık suları boşalmış ve onun yerine şimdi sahilin kumları üzerinde ziyadan bir mâyi sallanıp şarkı söylüyordu. Dünyanın güzelliğinden korkmağa başlamıştık. Zira aydan akan büyünün saadetiyle ruhlarımız çatlayacak kadar dolmuştu.
Ay! Ay! Yalancı ay! Zekâdan harap olanları dinlendiren hayal gibi, güneşten bunalanları da teselli eden sensin!"
(bkz: ahmet haşim ve gece)
"Bütün gün kırlarda, deniz kenarlarında dolaştık. Güneş, hayale müsaade etmeyecek tarzda her şeyi vazıh ve berrak gösterdiği için yalnız gözlerimizle yaşadık ve hiç eğlenmedik.
Ağaçların tozlu yapraklarını, kayalar üzerinde durup soluyan kertenkeleleri, denizin kirli suları altında cam kırıklarını, paslı tenekeleri, eski papuç naaşlarını seyretmenin ne kadar çabuk ruha kesel verdiğini tecrübe etmeyen var mı? Güneşli kırlarda geçen bir gezinti gününden sonra, akşamüstü, eve mahzun ve nevmîd dönmemenin mümkün olmadığını tecrübelerimle bilirim. Güneş, bütün gün, insana doğru fakat acı şeyler söyleyen bir arkadaştır. Onun ışığında eğlenmenin ve mesut olmanın hiç imkânı var mı?
Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş iki insan148, artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimizi duyuyorduk. Birden, arkamızda149 garip bir fısıltıyı andıran bir hışırtı duyar gibi olduk. Başımızı çevirdik: iki büyük fıstık ağacı arkasından kırmızı bir ay, sanki yapraklara sürünerek yükseliyordu. Birden etrafımızda dünyanın bütün manzaraları değişti: Sanki Japonyalı bir ressamın siyah mürekkeple çizdiği müphem ve nâtamam bir âlem içindeydik. Artık her şeyi sarahatle görmek ıstırabından kurtulmuştuk. Yanlış görmek ve tahayyül etmek imkânının sarhoşluğu, vücudumuzu yavaş yavaş150 bir afyon dumanı gibi uyuşturuyordu. Etrafımızda, gündüzün bütün uyuz ağaçları yerine zengin bir orman vücut bulmuştu. Karşıda yemek yiyen fakir ailenin kirli kızları, yüzlerine vuran ay ışığı içinde birer murassa hayal olmuşlardı. Denizin bulanık suları boşalmış ve onun yerine şimdi sahilin kumları üzerinde ziyadan bir mâyi sallanıp şarkı söylüyordu. Dünyanın güzelliğinden korkmağa başlamıştık. Zira aydan akan büyünün saadetiyle ruhlarımız çatlayacak kadar dolmuştu.
Ay! Ay! Yalancı ay! Zekâdan harap olanları dinlendiren hayal gibi, güneşten bunalanları da teselli eden sensin!"
(bkz: ahmet haşim ve gece)
ogame isimli browser oyununda çok işinize yarayacak ve oyunda çeşitli ekstra avantajlar sağlayan gezegeninize uydu çıkarmak için yapılan yapılırkende operatörden izin alınan anlaşmalı savaş, izin almazsanız oyunun kurallarını ihlal edeceğinizden muhtemelen ceza alırsınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar