bugün
- ağlıyorum sözlük9
- sözlük ablası14
- beni seviyor musun sözlük13
- sen farklısın diyen erkek18
- volvo ex302
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek34
- osmanlı dönemiyle gurur duymak6
- ahmet hakan'ın ben böyle yağmur görmedim yazısı2
- 210 olduğunu iddia eden sözlük beyinin 158 çıkması4
- 30 yaş üstü erkeklerin patatese dönmes3
- 623 000 bin asker kaçağı12
- fon skandalı yasa teklifinin komisyonda kabulü3
- kant'ın ahlak felsefesinde niyetin önemi2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- said nursi denilince akla gelen şeyler18
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı15
- aşk7
- dünyanın altı günde yaratılması5
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- wtfadamim2
- iltica23
- ikinci kez sünnet olmak11
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- ayrıldık36
- abd israil vs türkiye farkı18
- deccal'in gelişinin alametleri2
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- queen ravenna ve gücü7
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak7
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- napıyosun bakiyim gece gece7
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- gün 40 saat olsaydı6
- istanbul mahvoldu19
- affedersiniz ama kartoncu12
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek5
- dündar ziya gültekin9
- beşiktaş6
- aquila bicipite5
- tengir budun neden sözlükte yazmıyor artık6
- game of thrones taki kerhaneci12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- fenerbahçeli yazarlar19
- queen ravenna hanım10
Evrende hiçbir şeyin bir defalığına ortaya çıkmadığı, geçmişte bir çok kez ortaya çıkmış sonsuz sayıda olayın, gelecekte de tüm ayrıntılarıyla ve aynı düzen içinde yeniden ortaya çıkacağı, evrende birtakım dairesel, döngüsel süreçlerin söz konusu olduğu, bu süreçlerin, mevsimlerde, gündüz-gece, doğum-ölüm, büyüme- çürüme örneklerinde olduğu gibi, aynen tekrarlandığı, bir kaostan doğan evrenin yeniden doğacak şekilde kaosa gideceği inancı veya kozmolojik idesi. Oldukça eski çağlara geri giden ebedi dönüş inancı, Platon’da bir ruh göçü öğretisi olarak ortaya çıkmış ve o, bu çerçeve içinde, ölen insanların ruhlarının başka bedenlere girerek yeniden doğduklarını, iyi ya da kötü ruhların yazgılarını aynen yaşadıklarını söylemiştir. Aynı anlayış, Aristoteles’te, dünyanın, yıldız hareketleri gibi, düzenli olarak ıslaklık ve kuruluk dönemlerinden, insanlığın da gelişme ve çöküş çağlarından geçtiği görüşü şeklinde ortaya çıkar. Dünya düzeninin yekpare, biricik ve bir amaca yönelmiş olduğunu söyleyen felsefi ve dini öğretilere karşıt bir öğreti olan ebedi dönüş anlayışının modern çağdaki en önemli temsilcisi, Friedrich Nietzsche’dir. Onda nihilizm problemi ve dolayısıyla, üstün insan ve amor fati kavramıyla ilişkili olarak gündeme gelen ebedi dönüş düşüncesi, değerleri yeniden değerleme, kendimize yönelik bir değerlendirme, kendimizi tanıma ve kendimizin üstesinden gelme imkanları sunan bir etik düzen olma niteliği taşır. Buna göre, onda ebedi dönüş düşüncesi, zamanın akıp gitmekte olan sonsuz hareketinin varoluş deneyimine işaret eder. Bu anlamda zaman, yalnızca geçmiş ve geleceğin çizgiselliği bağlamında deneyimlenmez. Zamanın boyutları, temelde birbirleriyle bağlantılı olarak ve anın dramatik gerçekleşmesi bağlamında yaşanır. Ebedi dönüş deneyimiyle, insanlar yaşamın trajik özelliğinden kurtulmaya çalışmaktan vazgeçip, hayatı olumlamayı öğrenirler. Dolayısıyla, ebedi dönüş düşüncesi, onda “ erişilebilecek en yüksek olumlama ilkesi” olarak ortaya çıkar. Ebedi dönüş düşüncesinin, felsefesinde, hem kozmolojik, hem fiziki bir öğreti, hem de benliğin dönüştürülmesi anlamında etik bir düzen olma işlevi gördüğü Nietzsche’de, kozmolojik bir öğreti olarak ebedi dönüş, geçmiş zamanın sonsuzluğuna işaret eder ve evrenin bir denge durumunun olduğu, oluşun nihai bir durumunun, bir amacının bulunduğu düşüncelerine yönelik bir eleştiri diye sunulur. Bu anlamda ebedi dönüş, sürekli bir oluşa işaret eder ve Nietzsche’yi, oluşun yadsındığı, hayatın suç nosyonu ile bağlandığı metafizik düşünce geleneğinden ayırmaya yarar. Kozmolojik bir düşünceye ek olarak etik bir teori olarak da ele alınabilen ebedi dönüş, bir yandan, insanın tüm yapıp etmelerinin iyinin ve kötünün ötesinde onaylanmasına işaret ederken, bir yandan da benliğin dönüştürülmesinin imkanlarını hazırlar. Şöyle ki, benliğimiz ve eylemlerimiz birbirlerinden ayrılamıyor, eylemlerimiz de karakterimizi ifade ediyorsa, ebedi dönüş düzeni içerisinde , kendimizi sonsuza dek yineleyeceğimiz anlamına gelir. Bu yineleme, eğer kendimizden, yani eylemlerimizden memnun isek, bizim için, elbette olumlu bir anlama sahiptir. O, eylemlerimizin, niyetlerimizin onları sonsuza dek tekrarlamayı istememizi sağlayacak bir soyluluğa ve büyüklüğe sahip olması durumunda memnuniyet verici olacağına işaret eder. Fakat eğer, eylemlerimizden, kendimizden memnun değilsek, ebedi dönüş düzeni içinde hoşnut olmadığımız benliğimiz ve eylemlerimizin sonsuza dek tekrarlanacağını da unutmamamız gerekiyor. işte ebedi dönüş düşüncesi bu noktada, hoşnut olmadığımız eylemlerimizi terk etmemizin, yani kendimizi dönüştürebilmemizin itici gücünü oluşturur. Bayağı yanlarımızın üstesinden gelmeye yönelik bir yoğun çaba içine girmemiz, yani kendi kendimizi alt etmemiz, ancak bu şekilde söz konusu olabilir. Ebedi dönüş işte bu noktadan itibaren kapalı bir döngü olmaktan çıkar ve geleceğe yönelik bir açıklığı ifade etmeye başlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar