bugün
- sözlük kızları dertleşiyor10
- game of thrones taki kerhaneci9
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler4
- claudian clouds39
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi3
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu6
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- sarı saç mavi göz2
- londra2
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- müslüman kardeşine dua etmek2
- kimse seni sevmiyor4
- afd2
- ölümden korkuyor musunuz30
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- habire1220
- verginin ahlaki meşruiyeti3
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- çağrı dayı2
- döner burger2
- kadın dövmek4
- atatürk diyor ki8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- yazılımcıların flört edememesi3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu3
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- epoxis2
- tuba büyüküstün2
- iltica16
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- hamburgerin içindeki domates4
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- vedat muriqi6
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- meriç keskin4
- her biji amed8
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- depresyon6
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- tulumba tatlısı6
görsel
1821 yılının Mart ve Nisan aylarında Mora'da yaşayan Türklerin büyük çoğunluğu öldürülmüş, pek az sayıda Türk canını kurtarmak için kaçabilmişti. işte bu katliam etnik temizlik hareketinin tipik bir örneği idi. ingiliz yazar St. Clair, "Yunanistan Türkleri, 1821 yılının ilkbaharında ani olarak ve tümüyle ve dünyanın haberi olmadan yok edildiler," diye yazıyor. Yunanlıların ele geçirdikleri Türk erkekleriyle kadın ve çocuklarının birçoğu öldürülmüş, bir kısmıysa köle olarak satılmıştı..
Bazı ingiliz yazarlarının anlattığına göre yakalanan bir Türk gemisinin 57 kişilik mürettebatı yakılarak öldürülmüştü. Sadece Navarin kentinde birkaç gün içinde 2-3 bin, Türk valinin ikamet ettiği Tripoli kentinde de 10 bin kişi öldürülmüştü.. Atina sokaklarında da parçalanmış Türk cesetlerine rastlanıyordu. Öldürülenler arasında Yunan bağımsızlık hareketine destek olarak gelmiş bazı Avrupalı gönüllüler vardı. Yabancı kaynaklı bu verilerin gösterdiği gibi, Mora'da yaşananlar bir bağımsızlık hareketinden çok bir katliam niteliği taşıyordu..
Bu olaylar Batı Avrupa ülkelerine nasıl yansımıştı ?.. Batı ülkelerinin basını Mora'daki gelişmeleri Yunanlıların değil, "Liberalizmin ve Hristiyanlığın" bir zaferi gibi değerlendirmişlerdi.
Peki, nasıl olmuştu da ünlü ingiliz şairi Lord Byron bu ayaklanmanın öncüleri arasında yer almıştır ? Lord Byron aslında ünlü bir romantik şairdi. Şiirleri ingiltere'de geniş kitleleri etkiliyordu. Ancak yaşadığı sıra dışı hayat nedeniyle ingiliz toplumu içinde tutunamadı ve 1816 yılında bir daha dönmemek üzere ülkesinden ayrıldı. Venedik'te bulunduğu sırada Yunan ayaklanmacıların etkisiyle Mora'ya gitti. Orada cebinden 4.000 sterlin harcayarak Yunan donanmasının güçlendirilmesine katkıda bulundu. Bir çarpışmaya hazırlanırken hastalandı ve kısa bir süre sonra, 1824 yılında, 36 yaşındayken öldü. Onun Yunan ayaklanmacılara sağladığı destek italya, ABD ve ingiltere'de birçok insanın Yunan isyanını desteklemesine yol açtı. Cenazesi ingiltere'ye getirildi ama Westminster Kilisesi, yaşamış olduğu fırtınalarla dolu özel hayat nedeniyle onun "şairler köşesi"ne gömülmesine izin vermedi. Ölümünden ancak 145 yıl sonra, 1969'da onun adına bu kiliseye bir plaket konuldu..
Lord Byron Mora'da Türklere yapılan katliamlar hakkında bilgi sahibi olmuş muydu ? Olsaydı bu ayaklanmayı desteklemeye devam eder miydi ? Bu soruların cevaplarını bilmek zor. Ama şurası muhakkak ki, Yunan propagandası Lord Byron'ın adını sürekli olarak Batı dünyasını etkilemek için kullandı ve hala kullanıyor..
Yunan propagandası onu, "Yunan özgürlük savaşçılarını zafere ulaştıran bir önder" gibi takdim ediyor.
》 ONUR ÖYMEN, "Bir Propaganda Silahı Olarak Basın".
1821 yılının Mart ve Nisan aylarında Mora'da yaşayan Türklerin büyük çoğunluğu öldürülmüş, pek az sayıda Türk canını kurtarmak için kaçabilmişti. işte bu katliam etnik temizlik hareketinin tipik bir örneği idi. ingiliz yazar St. Clair, "Yunanistan Türkleri, 1821 yılının ilkbaharında ani olarak ve tümüyle ve dünyanın haberi olmadan yok edildiler," diye yazıyor. Yunanlıların ele geçirdikleri Türk erkekleriyle kadın ve çocuklarının birçoğu öldürülmüş, bir kısmıysa köle olarak satılmıştı..
Bazı ingiliz yazarlarının anlattığına göre yakalanan bir Türk gemisinin 57 kişilik mürettebatı yakılarak öldürülmüştü. Sadece Navarin kentinde birkaç gün içinde 2-3 bin, Türk valinin ikamet ettiği Tripoli kentinde de 10 bin kişi öldürülmüştü.. Atina sokaklarında da parçalanmış Türk cesetlerine rastlanıyordu. Öldürülenler arasında Yunan bağımsızlık hareketine destek olarak gelmiş bazı Avrupalı gönüllüler vardı. Yabancı kaynaklı bu verilerin gösterdiği gibi, Mora'da yaşananlar bir bağımsızlık hareketinden çok bir katliam niteliği taşıyordu..
Bu olaylar Batı Avrupa ülkelerine nasıl yansımıştı ?.. Batı ülkelerinin basını Mora'daki gelişmeleri Yunanlıların değil, "Liberalizmin ve Hristiyanlığın" bir zaferi gibi değerlendirmişlerdi.
Peki, nasıl olmuştu da ünlü ingiliz şairi Lord Byron bu ayaklanmanın öncüleri arasında yer almıştır ? Lord Byron aslında ünlü bir romantik şairdi. Şiirleri ingiltere'de geniş kitleleri etkiliyordu. Ancak yaşadığı sıra dışı hayat nedeniyle ingiliz toplumu içinde tutunamadı ve 1816 yılında bir daha dönmemek üzere ülkesinden ayrıldı. Venedik'te bulunduğu sırada Yunan ayaklanmacıların etkisiyle Mora'ya gitti. Orada cebinden 4.000 sterlin harcayarak Yunan donanmasının güçlendirilmesine katkıda bulundu. Bir çarpışmaya hazırlanırken hastalandı ve kısa bir süre sonra, 1824 yılında, 36 yaşındayken öldü. Onun Yunan ayaklanmacılara sağladığı destek italya, ABD ve ingiltere'de birçok insanın Yunan isyanını desteklemesine yol açtı. Cenazesi ingiltere'ye getirildi ama Westminster Kilisesi, yaşamış olduğu fırtınalarla dolu özel hayat nedeniyle onun "şairler köşesi"ne gömülmesine izin vermedi. Ölümünden ancak 145 yıl sonra, 1969'da onun adına bu kiliseye bir plaket konuldu..
Lord Byron Mora'da Türklere yapılan katliamlar hakkında bilgi sahibi olmuş muydu ? Olsaydı bu ayaklanmayı desteklemeye devam eder miydi ? Bu soruların cevaplarını bilmek zor. Ama şurası muhakkak ki, Yunan propagandası Lord Byron'ın adını sürekli olarak Batı dünyasını etkilemek için kullandı ve hala kullanıyor..
Yunan propagandası onu, "Yunan özgürlük savaşçılarını zafere ulaştıran bir önder" gibi takdim ediyor.
》 ONUR ÖYMEN, "Bir Propaganda Silahı Olarak Basın".
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar