bugün
- içtim şarabı12
- rakı sevmemek6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- aşure yapan sözlük kızları4
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi5
- hayattaki şans seviyeniz4
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- sözlükteki gizli düşmanım6
- iran'ın abd saldırısına karşılık tehdidi4
- kadir inanır20
- anın görüntüsü20
- her insanın bir cini olması5
- pkk lı doktorlar2
- kaşar5
- bu sıcakta penisi asfalta sürtmek2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet15
- çok güzel ama manyak kadın7
- içinden canavar çıkan insan4
- mustafa kemal atatürk7
- brad pitt ve edward norton'un türkiye abd maçını i2
- kitabı yazarın mezarına bırakıp gitmek6
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar5
- ilk sevgiliyle evlenmek4
- kemalist dünya24
- portekiz'in dünya kupası kazanma ihtimali2
- a milli futbol takımı'nın dünya kupası ndan dönüşü4
- osurdum2
- üniversitelerin gereksiz olması16
- gizem3
- true'nun çaylak olması17
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir4
- gizli oylayan yüreksizler2
- hırt4
- nervio5
- sağlam kafa sağlam vücutta bulunur3
- mason2
- simit ayran2
- hurdadan çıkan flash diskler2
- kezodan öpücük istemek2
- türk soyu ve arap soyu birdir9
- velvet28
- deniz göktaş2
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı2
- aşk4
- antalyada üşümek3
- ibrahim hacıosmanoğlu8
- şevval şahin2
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
görsel
1821 yılının Mart ve Nisan aylarında Mora'da yaşayan Türklerin büyük çoğunluğu öldürülmüş, pek az sayıda Türk canını kurtarmak için kaçabilmişti. işte bu katliam etnik temizlik hareketinin tipik bir örneği idi. ingiliz yazar St. Clair, "Yunanistan Türkleri, 1821 yılının ilkbaharında ani olarak ve tümüyle ve dünyanın haberi olmadan yok edildiler," diye yazıyor. Yunanlıların ele geçirdikleri Türk erkekleriyle kadın ve çocuklarının birçoğu öldürülmüş, bir kısmıysa köle olarak satılmıştı..
Bazı ingiliz yazarlarının anlattığına göre yakalanan bir Türk gemisinin 57 kişilik mürettebatı yakılarak öldürülmüştü. Sadece Navarin kentinde birkaç gün içinde 2-3 bin, Türk valinin ikamet ettiği Tripoli kentinde de 10 bin kişi öldürülmüştü.. Atina sokaklarında da parçalanmış Türk cesetlerine rastlanıyordu. Öldürülenler arasında Yunan bağımsızlık hareketine destek olarak gelmiş bazı Avrupalı gönüllüler vardı. Yabancı kaynaklı bu verilerin gösterdiği gibi, Mora'da yaşananlar bir bağımsızlık hareketinden çok bir katliam niteliği taşıyordu..
Bu olaylar Batı Avrupa ülkelerine nasıl yansımıştı ?.. Batı ülkelerinin basını Mora'daki gelişmeleri Yunanlıların değil, "Liberalizmin ve Hristiyanlığın" bir zaferi gibi değerlendirmişlerdi.
Peki, nasıl olmuştu da ünlü ingiliz şairi Lord Byron bu ayaklanmanın öncüleri arasında yer almıştır ? Lord Byron aslında ünlü bir romantik şairdi. Şiirleri ingiltere'de geniş kitleleri etkiliyordu. Ancak yaşadığı sıra dışı hayat nedeniyle ingiliz toplumu içinde tutunamadı ve 1816 yılında bir daha dönmemek üzere ülkesinden ayrıldı. Venedik'te bulunduğu sırada Yunan ayaklanmacıların etkisiyle Mora'ya gitti. Orada cebinden 4.000 sterlin harcayarak Yunan donanmasının güçlendirilmesine katkıda bulundu. Bir çarpışmaya hazırlanırken hastalandı ve kısa bir süre sonra, 1824 yılında, 36 yaşındayken öldü. Onun Yunan ayaklanmacılara sağladığı destek italya, ABD ve ingiltere'de birçok insanın Yunan isyanını desteklemesine yol açtı. Cenazesi ingiltere'ye getirildi ama Westminster Kilisesi, yaşamış olduğu fırtınalarla dolu özel hayat nedeniyle onun "şairler köşesi"ne gömülmesine izin vermedi. Ölümünden ancak 145 yıl sonra, 1969'da onun adına bu kiliseye bir plaket konuldu..
Lord Byron Mora'da Türklere yapılan katliamlar hakkında bilgi sahibi olmuş muydu ? Olsaydı bu ayaklanmayı desteklemeye devam eder miydi ? Bu soruların cevaplarını bilmek zor. Ama şurası muhakkak ki, Yunan propagandası Lord Byron'ın adını sürekli olarak Batı dünyasını etkilemek için kullandı ve hala kullanıyor..
Yunan propagandası onu, "Yunan özgürlük savaşçılarını zafere ulaştıran bir önder" gibi takdim ediyor.
》 ONUR ÖYMEN, "Bir Propaganda Silahı Olarak Basın".
1821 yılının Mart ve Nisan aylarında Mora'da yaşayan Türklerin büyük çoğunluğu öldürülmüş, pek az sayıda Türk canını kurtarmak için kaçabilmişti. işte bu katliam etnik temizlik hareketinin tipik bir örneği idi. ingiliz yazar St. Clair, "Yunanistan Türkleri, 1821 yılının ilkbaharında ani olarak ve tümüyle ve dünyanın haberi olmadan yok edildiler," diye yazıyor. Yunanlıların ele geçirdikleri Türk erkekleriyle kadın ve çocuklarının birçoğu öldürülmüş, bir kısmıysa köle olarak satılmıştı..
Bazı ingiliz yazarlarının anlattığına göre yakalanan bir Türk gemisinin 57 kişilik mürettebatı yakılarak öldürülmüştü. Sadece Navarin kentinde birkaç gün içinde 2-3 bin, Türk valinin ikamet ettiği Tripoli kentinde de 10 bin kişi öldürülmüştü.. Atina sokaklarında da parçalanmış Türk cesetlerine rastlanıyordu. Öldürülenler arasında Yunan bağımsızlık hareketine destek olarak gelmiş bazı Avrupalı gönüllüler vardı. Yabancı kaynaklı bu verilerin gösterdiği gibi, Mora'da yaşananlar bir bağımsızlık hareketinden çok bir katliam niteliği taşıyordu..
Bu olaylar Batı Avrupa ülkelerine nasıl yansımıştı ?.. Batı ülkelerinin basını Mora'daki gelişmeleri Yunanlıların değil, "Liberalizmin ve Hristiyanlığın" bir zaferi gibi değerlendirmişlerdi.
Peki, nasıl olmuştu da ünlü ingiliz şairi Lord Byron bu ayaklanmanın öncüleri arasında yer almıştır ? Lord Byron aslında ünlü bir romantik şairdi. Şiirleri ingiltere'de geniş kitleleri etkiliyordu. Ancak yaşadığı sıra dışı hayat nedeniyle ingiliz toplumu içinde tutunamadı ve 1816 yılında bir daha dönmemek üzere ülkesinden ayrıldı. Venedik'te bulunduğu sırada Yunan ayaklanmacıların etkisiyle Mora'ya gitti. Orada cebinden 4.000 sterlin harcayarak Yunan donanmasının güçlendirilmesine katkıda bulundu. Bir çarpışmaya hazırlanırken hastalandı ve kısa bir süre sonra, 1824 yılında, 36 yaşındayken öldü. Onun Yunan ayaklanmacılara sağladığı destek italya, ABD ve ingiltere'de birçok insanın Yunan isyanını desteklemesine yol açtı. Cenazesi ingiltere'ye getirildi ama Westminster Kilisesi, yaşamış olduğu fırtınalarla dolu özel hayat nedeniyle onun "şairler köşesi"ne gömülmesine izin vermedi. Ölümünden ancak 145 yıl sonra, 1969'da onun adına bu kiliseye bir plaket konuldu..
Lord Byron Mora'da Türklere yapılan katliamlar hakkında bilgi sahibi olmuş muydu ? Olsaydı bu ayaklanmayı desteklemeye devam eder miydi ? Bu soruların cevaplarını bilmek zor. Ama şurası muhakkak ki, Yunan propagandası Lord Byron'ın adını sürekli olarak Batı dünyasını etkilemek için kullandı ve hala kullanıyor..
Yunan propagandası onu, "Yunan özgürlük savaşçılarını zafere ulaştıran bir önder" gibi takdim ediyor.
》 ONUR ÖYMEN, "Bir Propaganda Silahı Olarak Basın".
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar