bugün
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip15
- bik bik kız kaçırdı9
- enayimiknatisi ile kavga etmek16
- iyilik yaptığın kişinin sana sarı torba demesi4
- tarhana çorbası4
- ahmet kaya da dinlerim yılmaz güney de izlerim4
- sözlükte kavga edenlerin gey olması3
- abdullah öcalan10
- şah hatayi'nin hataylı olmaması3
- gammazın gammazlanması4
- sevri imzalayanların vatan haini ilan edilmesi3
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- muslettin amca7
- çay demleyip ozan arif kasetleri dinlemek2
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız2
- gemiden gemiye el sallamak2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- etimek tatlısı4
- sigarayı azaltmak3
- dünyadan düşmek2
- fashion tv izleyip 31 çeken tip3
- motosiklet sesi2
- 21 yaşında erkek 31 yaşında kadın ilişkisi4
- alman yarağı yalayıp tr dekilere terörist demek2
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- nervio yu gammazlamak3
- reels izleme bağımlılığı6
- alparslan kuytul13
- metroda sizi seyreden güneş gözlüklü şapkalı adam2
- sinirlenip üç beş yazarı tokatlamak4
- eskortla bir otel odasında sabaha kadar dertleşmek2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- tai lung5
- yasakçı zihniyet15
- nervio hamferdi10
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- ekşi sözlük21
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- güzel kızların sözlüğün yolunu kaybetmesi3
- müsavat dervişoğlu8
- yılmaz güney filmleri2
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- ismail kartal16
- ağlamamak için kendini tutmak4
- beni çok sevdiğin için teşekkür ederim sözlük3
- kemal kılıçdaroğlu6
- bir daha doğmayacak olmak5
- pforzheim den talimat alan yazarlar6
- yolda otobüs tren önünde namaz kılmak2
- deniz akkaya3
-her hafta en az bir defa arkadaşlarının dolduruşuna, yalanlarına gelip benimle kavga etmesi. bayağı arkamdan konuşmuşlar, hakkımda söylenenlerin ancak bir iki tanesini büyük uğraşlar sonucunda öğrenebildim, sırf aramıza fitne sokmak için uydurulmuş/abartılmış şeyler. oturup konuşalım, kafanda ne varsa çözelim diye kaç defa yanaştım, bir faydası olmadı. onların sözleri hep kanun oldu, benimki ise zurna.
-negatiflikle, depresiflikle, zihinsel ve ruhsal bozukluklarla adeta duygusal bağ kurması. tumblr'da bütün gün depresif gönderilere bakıp kendini bugüne kadar keşfedilmiş bütün zihinsel ve ruhsal bozukluklara sahip olduğuna kendini inandırması, sonra da güzel bir şey konuşmaya çalışınca "ben mutsuz bir insanım, sen ne anlarsın, beni kötü hissettirdin, git başımdan" diye triplere girmesi.
-bir sorun olduğunda günlerce gizlemesi, ipucu dahi vermemesi, sonra sorun olduğunu fark etmedim diye ortalığı ayağa kaldırması. umursasaydı ne sorun olduğunu bilirdi diye bir şey yok sayın hanımlar, sevgilinizin size olan sevgisini zihin okuma yeteneklerine göre değerlendirmekten vazgeçin.
-her sözümde, her hareketimde bir art niyet araması, kötü bir çıkarım yapmaya çalışması. bir sene önceki whatsapp staj grubu konuşmaları hala duruyor diye "sen o gruptakileri unutamadın herhalde, yoksa çoktan silmiştin" şeklinde trip atmışlığı var. gruptakiler erkek, ve erkeklere karşı bir şey hissettiğim de yok.
-aylar önce olup bitmiş kavgaları tekrar açması, her zamanki gibi konuşup gülerken birden o gün ona söylediğim bir sözü geçmiş mesajlardan yarım saat arayıp bulup "sen bana böyle demiştin" diye gözüme sokması.
-tamamen onun istediği gibi mükemmel bir şekilde hareket etmemi, onunla aynı şeyleri istememi ve sevmemi, her konuda onunla tamamen aynı fikirde olmamı beklemesi, ve en ufak bir farklılıkta küsüp günlerce konuşmayacak duruma gelmesi. her ne kadar "ben seni daha çok seviyorum, ben olmasam başka birisiyle beraber olurdun, ben gidince hemen başkasını bulacaksın" dese de, beni değil, kafasında hayal ettiği kusursuz erkeği sevdi, bana baktığında o erkeği görmeyi umdu. başka birisini de bulmadım, çünkü ondan önce de, sonra da başkasını böyle sevmedim. o dedikoducu kankalarına buradan duyurulur, anne babalarınız evde yokken toplaşıp içip grup yaparken bunlardan da bahsedin e mi.
yokmuş gerçekten özlediğim hiçbir özelliği. bu entry'i yazarken uzun ve yoğun bir şekilde düşündüm, neyi özlüyorum acaba onun hakkında diye, ama klavyemden ancak bunlar çıkabildi. etrafımda kız arkadaşa sahip olmanın güzel bir hayat yaşadığınızın işareti olduğunu düşünen, umutsuzca "ah bir sevgilim olsa ne güzel olurdu be, herkesin kolunda manitası var bir ben miyim sap" mentalitesinde olan çok hemcinsimi görüyorum. sırf sevgiliniz oldu diye mutlu olacağınızın, yaşam kalitenizin artacağının garantisi yok. hayatınızda varlığını bile fark etmediğiniz büyük bir boşluğu doldurup, size her an her yerde sırf varlığıyla mutluluk verip, her konuda destek olacak birisi de çıkabilir; bunların tam tersi de. eğer anlamlı ve kalıcı bir ilişki istiyorsanız (istemiyor da olabilirsiniz, yadırgamam) sırf sevgili yapmak için sevgili yapmayın. birisinden hoşlandığınızda Allah ne verdiyse bodoslama dalıp hemen ilişki kurmaya çalışmayın. önce karşınızdaki insanı tanıyın, arkadaş olun, huyunu suyunu sevdiği sevmediği şeyleri öğrenin, uyumlu olduğunuza kanaat getirirseniz o zaman bir sonraki adımı atmaya karar verin. üstelik dostluk üzerine kurulu olan bir sevgi bağı, aşk üzerine kurulu olan bir sevgi bağından çok daha kuvvetlidir. şu an birisine deli gibi aşık olsanız bile bir iki sene beraber olduktan sonra (ya da daha önce) aşkınızın sönme ihtimali var. bu durumda aranızdaki duygu aşktan ibaretse birbirinizin yüzüne bakmaya tahammül edemeyecek duruma gelebilirsiniz. ama önce dost olursanız yıllar geçse bile karşınızdaki kişiyi ilk günkü gibi sevebilirsiniz, ve beraber yaşayacak, paylaşacak daha çok şeyiniz olur. "friendzone yemek" gibi bir riskiniz olacaktır elbette, ama doğru düzgün tanımadığınız birisine yaklaşırsanız da ileride kabus gibi bir ilişki yaşayıp tatsız olaylarla birbirinizin hayatından çıkma riskiniz olacaktır, ve bu hoşlanıp karşılığında hoşlanılmamaktan daha acı bir durum. ayrıca friendzone yemek sadece erkeklere mahsus bir olgu değil, bir kız da birisinden hoşlanıp istediği türden sevgiyi karşı taraftan görmeyebilir. bir kızla arkadaşlık kurduğunuzda zaman içinde size karşı da aynı şeyleri hissetme ihtimali vardır, bugüne kadar örneklerine rastlamamış olabilseniz de. bu benim fikrim ve tavsiyem, hak verip uymak ya da sen çok biliyon havan batsın inek diyip sallamamak sizin tercihiniz, saygı duyarım.
-negatiflikle, depresiflikle, zihinsel ve ruhsal bozukluklarla adeta duygusal bağ kurması. tumblr'da bütün gün depresif gönderilere bakıp kendini bugüne kadar keşfedilmiş bütün zihinsel ve ruhsal bozukluklara sahip olduğuna kendini inandırması, sonra da güzel bir şey konuşmaya çalışınca "ben mutsuz bir insanım, sen ne anlarsın, beni kötü hissettirdin, git başımdan" diye triplere girmesi.
-bir sorun olduğunda günlerce gizlemesi, ipucu dahi vermemesi, sonra sorun olduğunu fark etmedim diye ortalığı ayağa kaldırması. umursasaydı ne sorun olduğunu bilirdi diye bir şey yok sayın hanımlar, sevgilinizin size olan sevgisini zihin okuma yeteneklerine göre değerlendirmekten vazgeçin.
-her sözümde, her hareketimde bir art niyet araması, kötü bir çıkarım yapmaya çalışması. bir sene önceki whatsapp staj grubu konuşmaları hala duruyor diye "sen o gruptakileri unutamadın herhalde, yoksa çoktan silmiştin" şeklinde trip atmışlığı var. gruptakiler erkek, ve erkeklere karşı bir şey hissettiğim de yok.
-aylar önce olup bitmiş kavgaları tekrar açması, her zamanki gibi konuşup gülerken birden o gün ona söylediğim bir sözü geçmiş mesajlardan yarım saat arayıp bulup "sen bana böyle demiştin" diye gözüme sokması.
-tamamen onun istediği gibi mükemmel bir şekilde hareket etmemi, onunla aynı şeyleri istememi ve sevmemi, her konuda onunla tamamen aynı fikirde olmamı beklemesi, ve en ufak bir farklılıkta küsüp günlerce konuşmayacak duruma gelmesi. her ne kadar "ben seni daha çok seviyorum, ben olmasam başka birisiyle beraber olurdun, ben gidince hemen başkasını bulacaksın" dese de, beni değil, kafasında hayal ettiği kusursuz erkeği sevdi, bana baktığında o erkeği görmeyi umdu. başka birisini de bulmadım, çünkü ondan önce de, sonra da başkasını böyle sevmedim. o dedikoducu kankalarına buradan duyurulur, anne babalarınız evde yokken toplaşıp içip grup yaparken bunlardan da bahsedin e mi.
yokmuş gerçekten özlediğim hiçbir özelliği. bu entry'i yazarken uzun ve yoğun bir şekilde düşündüm, neyi özlüyorum acaba onun hakkında diye, ama klavyemden ancak bunlar çıkabildi. etrafımda kız arkadaşa sahip olmanın güzel bir hayat yaşadığınızın işareti olduğunu düşünen, umutsuzca "ah bir sevgilim olsa ne güzel olurdu be, herkesin kolunda manitası var bir ben miyim sap" mentalitesinde olan çok hemcinsimi görüyorum. sırf sevgiliniz oldu diye mutlu olacağınızın, yaşam kalitenizin artacağının garantisi yok. hayatınızda varlığını bile fark etmediğiniz büyük bir boşluğu doldurup, size her an her yerde sırf varlığıyla mutluluk verip, her konuda destek olacak birisi de çıkabilir; bunların tam tersi de. eğer anlamlı ve kalıcı bir ilişki istiyorsanız (istemiyor da olabilirsiniz, yadırgamam) sırf sevgili yapmak için sevgili yapmayın. birisinden hoşlandığınızda Allah ne verdiyse bodoslama dalıp hemen ilişki kurmaya çalışmayın. önce karşınızdaki insanı tanıyın, arkadaş olun, huyunu suyunu sevdiği sevmediği şeyleri öğrenin, uyumlu olduğunuza kanaat getirirseniz o zaman bir sonraki adımı atmaya karar verin. üstelik dostluk üzerine kurulu olan bir sevgi bağı, aşk üzerine kurulu olan bir sevgi bağından çok daha kuvvetlidir. şu an birisine deli gibi aşık olsanız bile bir iki sene beraber olduktan sonra (ya da daha önce) aşkınızın sönme ihtimali var. bu durumda aranızdaki duygu aşktan ibaretse birbirinizin yüzüne bakmaya tahammül edemeyecek duruma gelebilirsiniz. ama önce dost olursanız yıllar geçse bile karşınızdaki kişiyi ilk günkü gibi sevebilirsiniz, ve beraber yaşayacak, paylaşacak daha çok şeyiniz olur. "friendzone yemek" gibi bir riskiniz olacaktır elbette, ama doğru düzgün tanımadığınız birisine yaklaşırsanız da ileride kabus gibi bir ilişki yaşayıp tatsız olaylarla birbirinizin hayatından çıkma riskiniz olacaktır, ve bu hoşlanıp karşılığında hoşlanılmamaktan daha acı bir durum. ayrıca friendzone yemek sadece erkeklere mahsus bir olgu değil, bir kız da birisinden hoşlanıp istediği türden sevgiyi karşı taraftan görmeyebilir. bir kızla arkadaşlık kurduğunuzda zaman içinde size karşı da aynı şeyleri hissetme ihtimali vardır, bugüne kadar örneklerine rastlamamış olabilseniz de. bu benim fikrim ve tavsiyem, hak verip uymak ya da sen çok biliyon havan batsın inek diyip sallamamak sizin tercihiniz, saygı duyarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar