bugün
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- tevratta anlatılan ensest ilişki12
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın4
- arkadaşlar ben hamaratsız mıyım3
- akp seçmeni12
- hamsili cilt kremi6
- fatma betül sayan kaya ağlıyor3
- sözlüğün girişine tartı koymak2
- plaza dili ve edebiyatı3
- arkadaşlar ne pişirsem2
- tavuk şiş2
- lor peyniri fit kek2
- zorba arkadaşlar3
- soyadı ak ile başlayan kişilerin kötü olması2
- ahmet san5
- anın görüntüsü14
- sabahları nefret edilen şeyler8
- 4 ekim 20263
- internet6
- mehmet aslantuğ2
- ağrı kesici kullanamamak2
- fatma betül sayan kaya39
- kuran da ali imran ve amram ailesi2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- kız troller12
- anneanne2
- katatespizartmasi2
- kalabalığı seviyor musunuz13
- telefonların kullanıcıları dinlediği iddiası4
- telefon rehberinde bir kişi olması2
- instagram kızlar içindir3
- azerbaycan5
- göz teması kuramama5
- aşk5
- sözlük yazarlarının saatleri3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- torpille ünlü olanlar4
- manifest3
- mustafa sandal'ın gündemde olması5
- e ticaretin serbest piyasaya göre pahalı olması3
- müzik grupları2
- 4 ekim 2026 azerbaycan litvanya maçı2
- true'ya özgürlük5
- günün sözü3
- game factory2
- dede sözleri2
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- tekerlek toplayan cocuk14
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
-her hafta en az bir defa arkadaşlarının dolduruşuna, yalanlarına gelip benimle kavga etmesi. bayağı arkamdan konuşmuşlar, hakkımda söylenenlerin ancak bir iki tanesini büyük uğraşlar sonucunda öğrenebildim, sırf aramıza fitne sokmak için uydurulmuş/abartılmış şeyler. oturup konuşalım, kafanda ne varsa çözelim diye kaç defa yanaştım, bir faydası olmadı. onların sözleri hep kanun oldu, benimki ise zurna.
-negatiflikle, depresiflikle, zihinsel ve ruhsal bozukluklarla adeta duygusal bağ kurması. tumblr'da bütün gün depresif gönderilere bakıp kendini bugüne kadar keşfedilmiş bütün zihinsel ve ruhsal bozukluklara sahip olduğuna kendini inandırması, sonra da güzel bir şey konuşmaya çalışınca "ben mutsuz bir insanım, sen ne anlarsın, beni kötü hissettirdin, git başımdan" diye triplere girmesi.
-bir sorun olduğunda günlerce gizlemesi, ipucu dahi vermemesi, sonra sorun olduğunu fark etmedim diye ortalığı ayağa kaldırması. umursasaydı ne sorun olduğunu bilirdi diye bir şey yok sayın hanımlar, sevgilinizin size olan sevgisini zihin okuma yeteneklerine göre değerlendirmekten vazgeçin.
-her sözümde, her hareketimde bir art niyet araması, kötü bir çıkarım yapmaya çalışması. bir sene önceki whatsapp staj grubu konuşmaları hala duruyor diye "sen o gruptakileri unutamadın herhalde, yoksa çoktan silmiştin" şeklinde trip atmışlığı var. gruptakiler erkek, ve erkeklere karşı bir şey hissettiğim de yok.
-aylar önce olup bitmiş kavgaları tekrar açması, her zamanki gibi konuşup gülerken birden o gün ona söylediğim bir sözü geçmiş mesajlardan yarım saat arayıp bulup "sen bana böyle demiştin" diye gözüme sokması.
-tamamen onun istediği gibi mükemmel bir şekilde hareket etmemi, onunla aynı şeyleri istememi ve sevmemi, her konuda onunla tamamen aynı fikirde olmamı beklemesi, ve en ufak bir farklılıkta küsüp günlerce konuşmayacak duruma gelmesi. her ne kadar "ben seni daha çok seviyorum, ben olmasam başka birisiyle beraber olurdun, ben gidince hemen başkasını bulacaksın" dese de, beni değil, kafasında hayal ettiği kusursuz erkeği sevdi, bana baktığında o erkeği görmeyi umdu. başka birisini de bulmadım, çünkü ondan önce de, sonra da başkasını böyle sevmedim. o dedikoducu kankalarına buradan duyurulur, anne babalarınız evde yokken toplaşıp içip grup yaparken bunlardan da bahsedin e mi.
yokmuş gerçekten özlediğim hiçbir özelliği. bu entry'i yazarken uzun ve yoğun bir şekilde düşündüm, neyi özlüyorum acaba onun hakkında diye, ama klavyemden ancak bunlar çıkabildi. etrafımda kız arkadaşa sahip olmanın güzel bir hayat yaşadığınızın işareti olduğunu düşünen, umutsuzca "ah bir sevgilim olsa ne güzel olurdu be, herkesin kolunda manitası var bir ben miyim sap" mentalitesinde olan çok hemcinsimi görüyorum. sırf sevgiliniz oldu diye mutlu olacağınızın, yaşam kalitenizin artacağının garantisi yok. hayatınızda varlığını bile fark etmediğiniz büyük bir boşluğu doldurup, size her an her yerde sırf varlığıyla mutluluk verip, her konuda destek olacak birisi de çıkabilir; bunların tam tersi de. eğer anlamlı ve kalıcı bir ilişki istiyorsanız (istemiyor da olabilirsiniz, yadırgamam) sırf sevgili yapmak için sevgili yapmayın. birisinden hoşlandığınızda Allah ne verdiyse bodoslama dalıp hemen ilişki kurmaya çalışmayın. önce karşınızdaki insanı tanıyın, arkadaş olun, huyunu suyunu sevdiği sevmediği şeyleri öğrenin, uyumlu olduğunuza kanaat getirirseniz o zaman bir sonraki adımı atmaya karar verin. üstelik dostluk üzerine kurulu olan bir sevgi bağı, aşk üzerine kurulu olan bir sevgi bağından çok daha kuvvetlidir. şu an birisine deli gibi aşık olsanız bile bir iki sene beraber olduktan sonra (ya da daha önce) aşkınızın sönme ihtimali var. bu durumda aranızdaki duygu aşktan ibaretse birbirinizin yüzüne bakmaya tahammül edemeyecek duruma gelebilirsiniz. ama önce dost olursanız yıllar geçse bile karşınızdaki kişiyi ilk günkü gibi sevebilirsiniz, ve beraber yaşayacak, paylaşacak daha çok şeyiniz olur. "friendzone yemek" gibi bir riskiniz olacaktır elbette, ama doğru düzgün tanımadığınız birisine yaklaşırsanız da ileride kabus gibi bir ilişki yaşayıp tatsız olaylarla birbirinizin hayatından çıkma riskiniz olacaktır, ve bu hoşlanıp karşılığında hoşlanılmamaktan daha acı bir durum. ayrıca friendzone yemek sadece erkeklere mahsus bir olgu değil, bir kız da birisinden hoşlanıp istediği türden sevgiyi karşı taraftan görmeyebilir. bir kızla arkadaşlık kurduğunuzda zaman içinde size karşı da aynı şeyleri hissetme ihtimali vardır, bugüne kadar örneklerine rastlamamış olabilseniz de. bu benim fikrim ve tavsiyem, hak verip uymak ya da sen çok biliyon havan batsın inek diyip sallamamak sizin tercihiniz, saygı duyarım.
-negatiflikle, depresiflikle, zihinsel ve ruhsal bozukluklarla adeta duygusal bağ kurması. tumblr'da bütün gün depresif gönderilere bakıp kendini bugüne kadar keşfedilmiş bütün zihinsel ve ruhsal bozukluklara sahip olduğuna kendini inandırması, sonra da güzel bir şey konuşmaya çalışınca "ben mutsuz bir insanım, sen ne anlarsın, beni kötü hissettirdin, git başımdan" diye triplere girmesi.
-bir sorun olduğunda günlerce gizlemesi, ipucu dahi vermemesi, sonra sorun olduğunu fark etmedim diye ortalığı ayağa kaldırması. umursasaydı ne sorun olduğunu bilirdi diye bir şey yok sayın hanımlar, sevgilinizin size olan sevgisini zihin okuma yeteneklerine göre değerlendirmekten vazgeçin.
-her sözümde, her hareketimde bir art niyet araması, kötü bir çıkarım yapmaya çalışması. bir sene önceki whatsapp staj grubu konuşmaları hala duruyor diye "sen o gruptakileri unutamadın herhalde, yoksa çoktan silmiştin" şeklinde trip atmışlığı var. gruptakiler erkek, ve erkeklere karşı bir şey hissettiğim de yok.
-aylar önce olup bitmiş kavgaları tekrar açması, her zamanki gibi konuşup gülerken birden o gün ona söylediğim bir sözü geçmiş mesajlardan yarım saat arayıp bulup "sen bana böyle demiştin" diye gözüme sokması.
-tamamen onun istediği gibi mükemmel bir şekilde hareket etmemi, onunla aynı şeyleri istememi ve sevmemi, her konuda onunla tamamen aynı fikirde olmamı beklemesi, ve en ufak bir farklılıkta küsüp günlerce konuşmayacak duruma gelmesi. her ne kadar "ben seni daha çok seviyorum, ben olmasam başka birisiyle beraber olurdun, ben gidince hemen başkasını bulacaksın" dese de, beni değil, kafasında hayal ettiği kusursuz erkeği sevdi, bana baktığında o erkeği görmeyi umdu. başka birisini de bulmadım, çünkü ondan önce de, sonra da başkasını böyle sevmedim. o dedikoducu kankalarına buradan duyurulur, anne babalarınız evde yokken toplaşıp içip grup yaparken bunlardan da bahsedin e mi.
yokmuş gerçekten özlediğim hiçbir özelliği. bu entry'i yazarken uzun ve yoğun bir şekilde düşündüm, neyi özlüyorum acaba onun hakkında diye, ama klavyemden ancak bunlar çıkabildi. etrafımda kız arkadaşa sahip olmanın güzel bir hayat yaşadığınızın işareti olduğunu düşünen, umutsuzca "ah bir sevgilim olsa ne güzel olurdu be, herkesin kolunda manitası var bir ben miyim sap" mentalitesinde olan çok hemcinsimi görüyorum. sırf sevgiliniz oldu diye mutlu olacağınızın, yaşam kalitenizin artacağının garantisi yok. hayatınızda varlığını bile fark etmediğiniz büyük bir boşluğu doldurup, size her an her yerde sırf varlığıyla mutluluk verip, her konuda destek olacak birisi de çıkabilir; bunların tam tersi de. eğer anlamlı ve kalıcı bir ilişki istiyorsanız (istemiyor da olabilirsiniz, yadırgamam) sırf sevgili yapmak için sevgili yapmayın. birisinden hoşlandığınızda Allah ne verdiyse bodoslama dalıp hemen ilişki kurmaya çalışmayın. önce karşınızdaki insanı tanıyın, arkadaş olun, huyunu suyunu sevdiği sevmediği şeyleri öğrenin, uyumlu olduğunuza kanaat getirirseniz o zaman bir sonraki adımı atmaya karar verin. üstelik dostluk üzerine kurulu olan bir sevgi bağı, aşk üzerine kurulu olan bir sevgi bağından çok daha kuvvetlidir. şu an birisine deli gibi aşık olsanız bile bir iki sene beraber olduktan sonra (ya da daha önce) aşkınızın sönme ihtimali var. bu durumda aranızdaki duygu aşktan ibaretse birbirinizin yüzüne bakmaya tahammül edemeyecek duruma gelebilirsiniz. ama önce dost olursanız yıllar geçse bile karşınızdaki kişiyi ilk günkü gibi sevebilirsiniz, ve beraber yaşayacak, paylaşacak daha çok şeyiniz olur. "friendzone yemek" gibi bir riskiniz olacaktır elbette, ama doğru düzgün tanımadığınız birisine yaklaşırsanız da ileride kabus gibi bir ilişki yaşayıp tatsız olaylarla birbirinizin hayatından çıkma riskiniz olacaktır, ve bu hoşlanıp karşılığında hoşlanılmamaktan daha acı bir durum. ayrıca friendzone yemek sadece erkeklere mahsus bir olgu değil, bir kız da birisinden hoşlanıp istediği türden sevgiyi karşı taraftan görmeyebilir. bir kızla arkadaşlık kurduğunuzda zaman içinde size karşı da aynı şeyleri hissetme ihtimali vardır, bugüne kadar örneklerine rastlamamış olabilseniz de. bu benim fikrim ve tavsiyem, hak verip uymak ya da sen çok biliyon havan batsın inek diyip sallamamak sizin tercihiniz, saygı duyarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar