bugün
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- ciğer yiyen midesizler9
- sözlük yazarlarının ruh hali13
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması11
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- fatma betül sayan kaya62
- ciğer vs kokoreç6
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması3
- yarın yataktan kalkamayacak yazar5
- yulaf yiyen insan5
- boşanmaların artma sebebi4
- nervio için ciğer yemekten vazgeçmek5
- 34 yaşındayım noldu ki2
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan adalarına gitmek20
- yüz görünümlüğü5
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- karton abi2
- çocukların duyduğu her şeyi ulu orta söylemesi2
- rüyada nervio yu görmek9
- nervio benimle evlenir misin5
- yunan aşığı tip15
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- akıl2
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ismet gürbüz'ü çarmıha germek3
- nazım hikmet ruzi nazar görüşmesi3
- truesuz sözlük11
- ismet gürbüz'ü denize atmak3
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- nervio yu ciğer tavasına atmak3
- israil satanist bir devlettir2
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- ciğer sevmemek cahillik mi3
- korkulan ölüm şekli5
- en lezzetli balık6
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet5
- arjantinli erkekler6
- sexting4
- cadı büyücü tipli kadınlar2
- turşu suyu içen bayan4
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- hayati yazıcı'nın oğlunun mal varlığına tedbir2
- allahın yabancı kadınlara torpilli davranması3
- rujlu erkekle öpüşmek14
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- takıntılı olduğunuz hareketler4
futbol içinde barındırdığı hikayeler sayesinde evrenselleşti. son 15 yılda modernleşen ve giderek robotik bi hal alan bu güzelim sporun, hikayelerin egemen olduğu, romantizmin zirve yaptığı dönemi ise tartışmasız 90'lar. zamoranolar, salaslar, ronaldolar, hagiler, baresiler, hatta del pierolar, maldiniler vs vs liste uzar gider ama 90lar ve futbol diyince futbol ulemalarının aklına tek bir isim gelir; (bkz: roberto baggio) aka kutsal at kuyruğu. bu abimiz attıklarıyla ünlenip, kaçırdıklarıyla efsane olan, italyan catenacciosuna inat kadife gibi bilekleriyle futbolu adeta ebru sanatıymışçasına icra eden bir profesördü. şimdi hayat hikayesine googledan tek tıkla bin bir çeşit üslupla ulaşırsınız zaten. bizi ilgilendiren şimdiye kadarki (allah uzun ömürler versin) hayatının tamamı değil, küçük bir kuplesi.
kendisinin juventus'ta oynadığı dönemde hocaları dünya futbolunun en büyük hocalarından marcelo lippi idi. bu pezevenk lippi juve zamanında canımız ciğerimiz baggio'nun kuyusunu kazmış, kapının önüne koyuvermişti. işte kariyerindeki en verimli zamanları geçirdiği juveden ayrılan baggio ac milan, bologna derken iyi geçirdiği 98 dünya kupası ertesi soluğu inter'de almıştı. inter adına yarak gibi(lucescuydu hocaları sora da hudgson gelmişti, kadroya bak amk sanki rüzgarlı'da pavyon sazcıları... neyse) geçen sezonun sonunda baggio fena olmayan istatistiklere sahipti. ama dünyada sanki başka hoca kalmamış gibi, moratti kurtuluşu baggio'nun kanlısı lippi'de buldu. haliyle baggio da; sikerim yapacağınız işi diyip ayrılmaya karar verdi. işte burası çokomelli; kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiş bu demigod, lippi'nin gelişiyle artık yurtdışına çıkmaya hazır hisseder. talipleri çoktur ancak en dikkat çekeni o dönemin yükselen yıldızı galatasaray'dır.
kalesini, 94 dünya kupasında hani şu meşhur penaltıyı kaçırdığı kalede olan, taffarel; savunmada dönemin beckenbauer'i popescu ve son olarak sahneyi beraber paylaşacağı; biz fanilere akıl almaz hayaller kurduracak partneri hagi. ama hayatta her şey istediğimiz gibi gitmez... 99 yazında o sezonun sonuda uefa kupasını kazanacak olan galatasaray baggio'yla her konuda anlaşmış, hatta istanbul'a bileti bile alınmıştı. ülkesinden ayrılmadan bir gün evvel arkadaşlarıyla bir veda gecesi düzenleyen baggio'yu arkadaşları çok pis gaza getirmiş, "lippi seni sikti attı, ülkeden gönderiyo olum. sen hala gassaray, istanbul ohoooo nası adamsın lan sen? erkek dediğin kalır, savaşır. topsun olum sen, yuvarlaksın.." gibi ithamlarla, zaten beyniyle değil; yüreğiyle düşünen at kuyruğumuza gerekli zehri salmışlar, bizleri de hagi-baggio ikilisini aynı forma altında izlemekten mahrum bırakmışlardır. tamamına ermemiş olsa da futbol yine de hikayeleriyle güzel...
yazarın özel notu: o arkadaşlarının alayının anasını sikeyim roberto. piç kuruları adamın arkasından su döküp iki kalem yolluk yapacaklarına, elemanın kariyerini siktiler.....
kendisinin juventus'ta oynadığı dönemde hocaları dünya futbolunun en büyük hocalarından marcelo lippi idi. bu pezevenk lippi juve zamanında canımız ciğerimiz baggio'nun kuyusunu kazmış, kapının önüne koyuvermişti. işte kariyerindeki en verimli zamanları geçirdiği juveden ayrılan baggio ac milan, bologna derken iyi geçirdiği 98 dünya kupası ertesi soluğu inter'de almıştı. inter adına yarak gibi(lucescuydu hocaları sora da hudgson gelmişti, kadroya bak amk sanki rüzgarlı'da pavyon sazcıları... neyse) geçen sezonun sonunda baggio fena olmayan istatistiklere sahipti. ama dünyada sanki başka hoca kalmamış gibi, moratti kurtuluşu baggio'nun kanlısı lippi'de buldu. haliyle baggio da; sikerim yapacağınız işi diyip ayrılmaya karar verdi. işte burası çokomelli; kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiş bu demigod, lippi'nin gelişiyle artık yurtdışına çıkmaya hazır hisseder. talipleri çoktur ancak en dikkat çekeni o dönemin yükselen yıldızı galatasaray'dır.
kalesini, 94 dünya kupasında hani şu meşhur penaltıyı kaçırdığı kalede olan, taffarel; savunmada dönemin beckenbauer'i popescu ve son olarak sahneyi beraber paylaşacağı; biz fanilere akıl almaz hayaller kurduracak partneri hagi. ama hayatta her şey istediğimiz gibi gitmez... 99 yazında o sezonun sonuda uefa kupasını kazanacak olan galatasaray baggio'yla her konuda anlaşmış, hatta istanbul'a bileti bile alınmıştı. ülkesinden ayrılmadan bir gün evvel arkadaşlarıyla bir veda gecesi düzenleyen baggio'yu arkadaşları çok pis gaza getirmiş, "lippi seni sikti attı, ülkeden gönderiyo olum. sen hala gassaray, istanbul ohoooo nası adamsın lan sen? erkek dediğin kalır, savaşır. topsun olum sen, yuvarlaksın.." gibi ithamlarla, zaten beyniyle değil; yüreğiyle düşünen at kuyruğumuza gerekli zehri salmışlar, bizleri de hagi-baggio ikilisini aynı forma altında izlemekten mahrum bırakmışlardır. tamamına ermemiş olsa da futbol yine de hikayeleriyle güzel...
yazarın özel notu: o arkadaşlarının alayının anasını sikeyim roberto. piç kuruları adamın arkasından su döküp iki kalem yolluk yapacaklarına, elemanın kariyerini siktiler.....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar