bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı19
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- z kuşağı3
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- biranın üstüne rakı içmek2
- distopik film önerisi6
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- okan buruk'un şişirilmiş bir balon olması2
- galatahahahahahaha3
- galatasaray12
- victor osimhen14
- babaların acayip huyları2
- iremga32
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- yandım çavuş ayranı3
- aniden masayı devirip çığlık atmak2
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- ishal olmak5
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- velvet15
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- uludağ sözlük evreni9
- dursun özbek3
- sözlükte marka olmak11
- bir bela geliyor8
- sebahattin şirin21
- kedi tekmelemek11
- anın görüntüsü31
- sözlükten birine telefon vermek3
- galatasaray'ın kırmız kart jokeri3
- köprüleri yakmak2
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- la taverne des yeux2
- monica bellucci bakışı3
- yakışıklı seri katil4
- sözlükteki galatasaraylılar2
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- mustafa4
- neredesiniz kızlar4
- brokeback dagindan ev almak3
futbol içinde barındırdığı hikayeler sayesinde evrenselleşti. son 15 yılda modernleşen ve giderek robotik bi hal alan bu güzelim sporun, hikayelerin egemen olduğu, romantizmin zirve yaptığı dönemi ise tartışmasız 90'lar. zamoranolar, salaslar, ronaldolar, hagiler, baresiler, hatta del pierolar, maldiniler vs vs liste uzar gider ama 90lar ve futbol diyince futbol ulemalarının aklına tek bir isim gelir; (bkz: roberto baggio) aka kutsal at kuyruğu. bu abimiz attıklarıyla ünlenip, kaçırdıklarıyla efsane olan, italyan catenacciosuna inat kadife gibi bilekleriyle futbolu adeta ebru sanatıymışçasına icra eden bir profesördü. şimdi hayat hikayesine googledan tek tıkla bin bir çeşit üslupla ulaşırsınız zaten. bizi ilgilendiren şimdiye kadarki (allah uzun ömürler versin) hayatının tamamı değil, küçük bir kuplesi.
kendisinin juventus'ta oynadığı dönemde hocaları dünya futbolunun en büyük hocalarından marcelo lippi idi. bu pezevenk lippi juve zamanında canımız ciğerimiz baggio'nun kuyusunu kazmış, kapının önüne koyuvermişti. işte kariyerindeki en verimli zamanları geçirdiği juveden ayrılan baggio ac milan, bologna derken iyi geçirdiği 98 dünya kupası ertesi soluğu inter'de almıştı. inter adına yarak gibi(lucescuydu hocaları sora da hudgson gelmişti, kadroya bak amk sanki rüzgarlı'da pavyon sazcıları... neyse) geçen sezonun sonunda baggio fena olmayan istatistiklere sahipti. ama dünyada sanki başka hoca kalmamış gibi, moratti kurtuluşu baggio'nun kanlısı lippi'de buldu. haliyle baggio da; sikerim yapacağınız işi diyip ayrılmaya karar verdi. işte burası çokomelli; kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiş bu demigod, lippi'nin gelişiyle artık yurtdışına çıkmaya hazır hisseder. talipleri çoktur ancak en dikkat çekeni o dönemin yükselen yıldızı galatasaray'dır.
kalesini, 94 dünya kupasında hani şu meşhur penaltıyı kaçırdığı kalede olan, taffarel; savunmada dönemin beckenbauer'i popescu ve son olarak sahneyi beraber paylaşacağı; biz fanilere akıl almaz hayaller kurduracak partneri hagi. ama hayatta her şey istediğimiz gibi gitmez... 99 yazında o sezonun sonuda uefa kupasını kazanacak olan galatasaray baggio'yla her konuda anlaşmış, hatta istanbul'a bileti bile alınmıştı. ülkesinden ayrılmadan bir gün evvel arkadaşlarıyla bir veda gecesi düzenleyen baggio'yu arkadaşları çok pis gaza getirmiş, "lippi seni sikti attı, ülkeden gönderiyo olum. sen hala gassaray, istanbul ohoooo nası adamsın lan sen? erkek dediğin kalır, savaşır. topsun olum sen, yuvarlaksın.." gibi ithamlarla, zaten beyniyle değil; yüreğiyle düşünen at kuyruğumuza gerekli zehri salmışlar, bizleri de hagi-baggio ikilisini aynı forma altında izlemekten mahrum bırakmışlardır. tamamına ermemiş olsa da futbol yine de hikayeleriyle güzel...
yazarın özel notu: o arkadaşlarının alayının anasını sikeyim roberto. piç kuruları adamın arkasından su döküp iki kalem yolluk yapacaklarına, elemanın kariyerini siktiler.....
kendisinin juventus'ta oynadığı dönemde hocaları dünya futbolunun en büyük hocalarından marcelo lippi idi. bu pezevenk lippi juve zamanında canımız ciğerimiz baggio'nun kuyusunu kazmış, kapının önüne koyuvermişti. işte kariyerindeki en verimli zamanları geçirdiği juveden ayrılan baggio ac milan, bologna derken iyi geçirdiği 98 dünya kupası ertesi soluğu inter'de almıştı. inter adına yarak gibi(lucescuydu hocaları sora da hudgson gelmişti, kadroya bak amk sanki rüzgarlı'da pavyon sazcıları... neyse) geçen sezonun sonunda baggio fena olmayan istatistiklere sahipti. ama dünyada sanki başka hoca kalmamış gibi, moratti kurtuluşu baggio'nun kanlısı lippi'de buldu. haliyle baggio da; sikerim yapacağınız işi diyip ayrılmaya karar verdi. işte burası çokomelli; kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiş bu demigod, lippi'nin gelişiyle artık yurtdışına çıkmaya hazır hisseder. talipleri çoktur ancak en dikkat çekeni o dönemin yükselen yıldızı galatasaray'dır.
kalesini, 94 dünya kupasında hani şu meşhur penaltıyı kaçırdığı kalede olan, taffarel; savunmada dönemin beckenbauer'i popescu ve son olarak sahneyi beraber paylaşacağı; biz fanilere akıl almaz hayaller kurduracak partneri hagi. ama hayatta her şey istediğimiz gibi gitmez... 99 yazında o sezonun sonuda uefa kupasını kazanacak olan galatasaray baggio'yla her konuda anlaşmış, hatta istanbul'a bileti bile alınmıştı. ülkesinden ayrılmadan bir gün evvel arkadaşlarıyla bir veda gecesi düzenleyen baggio'yu arkadaşları çok pis gaza getirmiş, "lippi seni sikti attı, ülkeden gönderiyo olum. sen hala gassaray, istanbul ohoooo nası adamsın lan sen? erkek dediğin kalır, savaşır. topsun olum sen, yuvarlaksın.." gibi ithamlarla, zaten beyniyle değil; yüreğiyle düşünen at kuyruğumuza gerekli zehri salmışlar, bizleri de hagi-baggio ikilisini aynı forma altında izlemekten mahrum bırakmışlardır. tamamına ermemiş olsa da futbol yine de hikayeleriyle güzel...
yazarın özel notu: o arkadaşlarının alayının anasını sikeyim roberto. piç kuruları adamın arkasından su döküp iki kalem yolluk yapacaklarına, elemanın kariyerini siktiler.....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar