bugün
- güney kore27
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı69
- okan buruk10
- ismail kartal16
- jaws filmindeki sikko balik29
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- kimsenin sizi sevmemesi4
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- en son alınan iltifat6
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- mert hakan yandaş5
- adkdşlajdşjasdfkhasf khsfoıwehfohfhjkdfbks jjshdkjhj2
- vajinaya dil atmak3
- didem soydan5
- cedidacer6
- atilla karaoğlan5
- victor osimhen11
- ilk buluşmada sevişenler2
- para5
- fenerbahçe6
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- kolye18
- karı istiyorum2
- fenerbahçelilerin ağlak olması3
- fransa8
- nervio tarzı entry girmek18
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- archie brown3
- rusya2
- aç uyumak13
- rövaşata denince akla gelen kişiler4
- ürdün3
- norveç4
- finlandiya3
- sınavlarda kopya çekmenin etiği2
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- isveç3
- özelden alet atmak4
- ipkis tarzı entry girmek4
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- danimarka3
- italya2
- ayağı 36 numara olan kadın4
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- oktay saral13
- arda güler16
- memelerim güzel mi diyen sözlük yazarı5
- atatürk ün hataları15
dönüp geçmişte bıraktıklarımıza bir kez daha bakmakla idrak etmeye başlarız hayatı.. ve bu uğurda geçmişe bağlanarak yaşayarak bugünümüzü görmezden gelerek..
bazen yok sayarak ilerlemek isteriz yolumuza ya da dondurmak zamanı. belli bir zamana ait olmamak. ne dün ne bugün ne de gelecek. yok olmak ama izlemek. sanki bir yıldızmışcasına yukardan izlemek hayatı. ve bu uğurda gider karlı yollar belirleriz kendimize. ileri bkarak yürümek isteriz çoğu zaman. yürürken de yokluğun hiçliğin tadına varmak. ayak izi yoktur önümüzde evet sanki kimse yoktur sanki biz yokuzdur. sonra durur! durur ve bakarız geriye. binlerce adım. bembeyaz karda binlerce taban izi.. çamurlanmış yollar. kirlenmiş beyaz. geçmiş budur! ve geçmişe bir kez dönünce düşmez yakamızdan. sonra ya geri gideriz adımlarımızın üstüne bir kez daha batarak ve daha da kirlenir daha da çamura batarız. ya da önümüze bakıp yepyeni umutlara gideriz.
ikilemlerle doludur hayat. bazen sayılar artar; üç, dört, beş.. her daim vardır bir oyun. evet adil görünür hayat. bir gün mutlaka der insan. umudu taşır; pandoradan almayı bilmiştir insanoğlu umudu. peki ya adaleti görmezse.hayat adil davranmayı ertelerse.. ve adil davranmak bir dilekten ibaret kalırsa..
işte tam o anda bir liman arar insanoğlu, tutunacak bir dal. ama bu başka bir insan olmaz. bilir insanoğlunu, tanır. zayıflıklarını, kırgınlıklarını, hırsını, öfkesini, kibirini ve mutlaka tatmıştır her insanın içinde var olan ''ben'' duygusunu bilir güvensizliği. duvarlar örerken etrafına uzaklaşırken hayata tutunacak dal arar. ve bu dal başka bir insan olamaz haliyle. gider yıldızları seçer, gider denizleri seçer, gider yağmuru seçer, tanrıyı seçer... ve ona sarılır. mutsuzluklarını, kırgınlıklarını, başarısızlıklarını, sitemini ona bildirir.
hayat her daim vardı. ve var da olmaya devam edecektir. ama hayat sürdükçe zaman ilerledikçe, şarkılar söylendikçe kitaplar okundukça; hüzünler, ayrılıklar, kalp kırıklıkları, kırgınlıklar var olacaktır.
aksini düşünmek polyanacılık; tersi hareket ederek kendini fazlasıya önemsemek don kişotluk olacaktır.
bazen yok sayarak ilerlemek isteriz yolumuza ya da dondurmak zamanı. belli bir zamana ait olmamak. ne dün ne bugün ne de gelecek. yok olmak ama izlemek. sanki bir yıldızmışcasına yukardan izlemek hayatı. ve bu uğurda gider karlı yollar belirleriz kendimize. ileri bkarak yürümek isteriz çoğu zaman. yürürken de yokluğun hiçliğin tadına varmak. ayak izi yoktur önümüzde evet sanki kimse yoktur sanki biz yokuzdur. sonra durur! durur ve bakarız geriye. binlerce adım. bembeyaz karda binlerce taban izi.. çamurlanmış yollar. kirlenmiş beyaz. geçmiş budur! ve geçmişe bir kez dönünce düşmez yakamızdan. sonra ya geri gideriz adımlarımızın üstüne bir kez daha batarak ve daha da kirlenir daha da çamura batarız. ya da önümüze bakıp yepyeni umutlara gideriz.
ikilemlerle doludur hayat. bazen sayılar artar; üç, dört, beş.. her daim vardır bir oyun. evet adil görünür hayat. bir gün mutlaka der insan. umudu taşır; pandoradan almayı bilmiştir insanoğlu umudu. peki ya adaleti görmezse.hayat adil davranmayı ertelerse.. ve adil davranmak bir dilekten ibaret kalırsa..
işte tam o anda bir liman arar insanoğlu, tutunacak bir dal. ama bu başka bir insan olmaz. bilir insanoğlunu, tanır. zayıflıklarını, kırgınlıklarını, hırsını, öfkesini, kibirini ve mutlaka tatmıştır her insanın içinde var olan ''ben'' duygusunu bilir güvensizliği. duvarlar örerken etrafına uzaklaşırken hayata tutunacak dal arar. ve bu dal başka bir insan olamaz haliyle. gider yıldızları seçer, gider denizleri seçer, gider yağmuru seçer, tanrıyı seçer... ve ona sarılır. mutsuzluklarını, kırgınlıklarını, başarısızlıklarını, sitemini ona bildirir.
hayat her daim vardı. ve var da olmaya devam edecektir. ama hayat sürdükçe zaman ilerledikçe, şarkılar söylendikçe kitaplar okundukça; hüzünler, ayrılıklar, kalp kırıklıkları, kırgınlıklar var olacaktır.
aksini düşünmek polyanacılık; tersi hareket ederek kendini fazlasıya önemsemek don kişotluk olacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar