bugün
- filistin24
- silvermist'e iki şey söyle14
- antipanik'e bir şey söyle18
- sözlük kızlarının kombinleri12
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel5
- azerbaycan6
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması4
- akp'ye geçersem anam evlatlıktan reddeder3
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- abd'nin en iyi üniversiteleri2
- bosna hersek2
- abazan yazarlar4
- antipatik'e iki şey söyle3
- egay sucukcu'ya bir şey söyle3
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması4
- cenazede gülmek8
- whatsapp grubundan atılmak2
- altın fiyatları2
- ürdün9
- muşlettin amca4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- tuvalette ilham gelmesi5
- su bardağında çay içmek10
- bir hikayenin sonuna nokta koyamamak3
- almanya3
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili8
- şükretmeyen insan7
- fransa6
- sırbistan3
- sahaflık tecrübem5
- hırvatistan4
- kars 36 spor antalyaspor maçı2
- slovenya2
- isviçre2
- trump'ın rus dizeli anlaşması3
- avusturya3
- çekya2
- pudingi çay kaşığıyla yemek5
- hollanda3
- hafta sonu ayakları uzatıp evde oturmak3
- italya3
- muhterem kardeşim kadir mısıroğlu beyefendi3
- insanın düşüncelerinden utanması6
- osmanlıcayı abartmak3
- hassas bilek sendromu4
- finlandiya2
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
Bildiğimiz canlıların çoğunda ruh vardır, insan da ruh ve organizmanın birleşimidir. Her gece uykuda ruh bedenden kısmen ayrılır, çağrıldığında geri döner. Ruhun varlığını kavrama, ayrılığı anlamak için kolaylıktır.
Etle tırnak gibi bütünleşen bedenle ruh, birgün ayrılmaya mahkumdur. Çünkü beden, çürümeye mahkum bir organizmadır. Ruh ise basittir, bozulma ve çürümeye uğramaz. Beden bir evdir, ruh ise onun misafiridir. Ev yıkıldığı zaman misafir de kendine başka bir yer bulur. Ölüm, ruhun bedeni terk etmesidir (yılanın kabuk değiştirmesi, tırtılın bedenini bırakması gibi). Yeni evimiz, ruhlar alemi nasıl olacak, şu an bilmiyoruz.
Ayrılık bazen acıdır bazen tatlı. Sevdiklerinden ayrılıyorsan acı verir, sevdiklerinin yanına gidiyorsan tatlıdır.
"Küllü nefsin zâikatül mevt." - "Her nefis ölümü tadacaktır." <Âl-i imran/185> ayetindeki tatmak ifadesi, canlılığı devam eden bir ruhu ifade etmektedir. Çünkü tatmak için, canlılığın devam etmesi gerekir. Acı veya tatlı, ölümü tatmak ifadesi, ruhun beden misafirliğinden sonra da canlılığını sürdüreceği vaadi ve ihtarıdır.
Korkunun sebeplerini ise şöyle sıralayabiliriz: Ölüm sonrasını bilmemek, iman zayıflığı veya Allah'ı inkar, dünya sevgisi, dünyada elde edilen her türlü sermaye (mal-mülk-çevre-sevgi-itibar vs.).
insanın içinde ebedi yaşama hissi ve isteği vardır. Dünyada kişi, ömür boyu hapiste bile olsa yaşamak ister. Hücrede dahi olsa yaşamak ister. Kişinin ruhuna duyurulan hisleri, karşılığı olmayacak olsa yerleştirilmezdi. Kişide aşk duygusu varsa, bir karşı cins olmalıydı ve oldu. Kişide binlerce yıldır özgürce uçma hissi varsa, bu bir gün gerçekleşecekti ve gerçekleşti. Tüm duyguları ruhumuza işleyen, bunların karşılığını da yaratmıştır. Sonsuzluk hissi de böyledir ve yaratılmıştır. Ölüm kapısıyla sonsuzluğa açılacaktır.
Ölüm kapısının ardını bilmemek, korkunun sebeplerinden biridir. Anne karnında bir sıvı içinde yaşayan insan, kordon vasıtasıyla göbeğinden beslenen insan, aklı erseydi muhtemelen diyecekti ki; "Yaşamımı sürdüren bu kordon kesilirse ve bu nefes aldığım sıvı atmosferden çıkarsam, nasıl yaşamaya devam ederim? Burdan ötesi yok, bu benim sonum olur!" Aklımız olsaydı ve dış dünyayı bilmeseydik, muhtemelen böyle bir çığlığımız olabilirdi. Aslında bir süre ana rahminde yaşamamız, hem de şu an yapamayacağımız şekilde su içinde ağız yerinde göbekten beslenerek yaşamamız, imkansız sandığımız şeylerin aslında bizi yaratan ve ruh veren için hiç de zor olmadığını göstermektedir.
Matematikte hipotezler vardır. Örneğin; "x=1 iken, y pozitiftir. x=2 için y pozitiftir. .... O zaman x=n için de y pozitiftir" sonucuna ulaşılır. Ölümden sonra da yaşamın devam edeceğine dair dünyada ipuçları vardır: Ana rahminde ölümi tadıp dünya alemine gelmek, her uykuda ruhun ayrılıp uyandığımızda geri gelmesi, kışın aylarca buz içinde yaşam fonksiyonları durup baharda buzun çözülmesiyle yaşama dönen kurbağa türü, kışın yapraklarını döküp yaşam fonksiyonları kısmen durup baharda tekrar canlanan ağaçlar, kış ve baharın bizzat kendisi vs. Bunların hepsi, bize sunulmuş ipuçlarıdır.
Son olarak şunu tekrar edeyim; dünyada nice ölüm ve yeniden doğuş örnekleri vardır. Bunların hepsi, Yaratıcının bizzat verdiği ve kendisine bunlarla ulaşmamızı istediği, aklederek perde arkasını anlamaya çalışmamızı istediği ipuçlarıdır. En büyük alem olarak bildiğimiz kainattan, en küçük alem olarak bildiğimiz hücreye kadar muntazam ve karmaşık nice alemi yaratan Allah'a ulaştığımızda, sekülerlikten ve korkularımızdan da kurtulacağız.
Etle tırnak gibi bütünleşen bedenle ruh, birgün ayrılmaya mahkumdur. Çünkü beden, çürümeye mahkum bir organizmadır. Ruh ise basittir, bozulma ve çürümeye uğramaz. Beden bir evdir, ruh ise onun misafiridir. Ev yıkıldığı zaman misafir de kendine başka bir yer bulur. Ölüm, ruhun bedeni terk etmesidir (yılanın kabuk değiştirmesi, tırtılın bedenini bırakması gibi). Yeni evimiz, ruhlar alemi nasıl olacak, şu an bilmiyoruz.
Ayrılık bazen acıdır bazen tatlı. Sevdiklerinden ayrılıyorsan acı verir, sevdiklerinin yanına gidiyorsan tatlıdır.
"Küllü nefsin zâikatül mevt." - "Her nefis ölümü tadacaktır." <Âl-i imran/185> ayetindeki tatmak ifadesi, canlılığı devam eden bir ruhu ifade etmektedir. Çünkü tatmak için, canlılığın devam etmesi gerekir. Acı veya tatlı, ölümü tatmak ifadesi, ruhun beden misafirliğinden sonra da canlılığını sürdüreceği vaadi ve ihtarıdır.
Korkunun sebeplerini ise şöyle sıralayabiliriz: Ölüm sonrasını bilmemek, iman zayıflığı veya Allah'ı inkar, dünya sevgisi, dünyada elde edilen her türlü sermaye (mal-mülk-çevre-sevgi-itibar vs.).
insanın içinde ebedi yaşama hissi ve isteği vardır. Dünyada kişi, ömür boyu hapiste bile olsa yaşamak ister. Hücrede dahi olsa yaşamak ister. Kişinin ruhuna duyurulan hisleri, karşılığı olmayacak olsa yerleştirilmezdi. Kişide aşk duygusu varsa, bir karşı cins olmalıydı ve oldu. Kişide binlerce yıldır özgürce uçma hissi varsa, bu bir gün gerçekleşecekti ve gerçekleşti. Tüm duyguları ruhumuza işleyen, bunların karşılığını da yaratmıştır. Sonsuzluk hissi de böyledir ve yaratılmıştır. Ölüm kapısıyla sonsuzluğa açılacaktır.
Ölüm kapısının ardını bilmemek, korkunun sebeplerinden biridir. Anne karnında bir sıvı içinde yaşayan insan, kordon vasıtasıyla göbeğinden beslenen insan, aklı erseydi muhtemelen diyecekti ki; "Yaşamımı sürdüren bu kordon kesilirse ve bu nefes aldığım sıvı atmosferden çıkarsam, nasıl yaşamaya devam ederim? Burdan ötesi yok, bu benim sonum olur!" Aklımız olsaydı ve dış dünyayı bilmeseydik, muhtemelen böyle bir çığlığımız olabilirdi. Aslında bir süre ana rahminde yaşamamız, hem de şu an yapamayacağımız şekilde su içinde ağız yerinde göbekten beslenerek yaşamamız, imkansız sandığımız şeylerin aslında bizi yaratan ve ruh veren için hiç de zor olmadığını göstermektedir.
Matematikte hipotezler vardır. Örneğin; "x=1 iken, y pozitiftir. x=2 için y pozitiftir. .... O zaman x=n için de y pozitiftir" sonucuna ulaşılır. Ölümden sonra da yaşamın devam edeceğine dair dünyada ipuçları vardır: Ana rahminde ölümi tadıp dünya alemine gelmek, her uykuda ruhun ayrılıp uyandığımızda geri gelmesi, kışın aylarca buz içinde yaşam fonksiyonları durup baharda buzun çözülmesiyle yaşama dönen kurbağa türü, kışın yapraklarını döküp yaşam fonksiyonları kısmen durup baharda tekrar canlanan ağaçlar, kış ve baharın bizzat kendisi vs. Bunların hepsi, bize sunulmuş ipuçlarıdır.
Son olarak şunu tekrar edeyim; dünyada nice ölüm ve yeniden doğuş örnekleri vardır. Bunların hepsi, Yaratıcının bizzat verdiği ve kendisine bunlarla ulaşmamızı istediği, aklederek perde arkasını anlamaya çalışmamızı istediği ipuçlarıdır. En büyük alem olarak bildiğimiz kainattan, en küçük alem olarak bildiğimiz hücreye kadar muntazam ve karmaşık nice alemi yaratan Allah'a ulaştığımızda, sekülerlikten ve korkularımızdan da kurtulacağız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar