bugün
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi3
- çü be3
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat16
- nervio17
- kedi sidiği kokmak3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- ellerim bos gonlum hos11
- aleksey batrakov4
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- sozlukteki olum sessizligi2
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- okan buruk12
- wilfried singo2
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- süleymancılar15
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- şener şen vs kemal sunal3
- devran dönecek8
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- cin musallatı3
- ahmet baran yazgan10
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü2
- pilav yapmak3
- sevilen kızın abi demesi3
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- butlancıların birbirine girmesi5
- galatasaray14
- bir şeyler söyle5
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- bağlama büyüleri3
- victor osimhen18
- babaların acayip huyları5
- yedi büyük günah2
- sözlük yazarlarının doğaüstü güçleri2
- yaratılmışların en üstünü4
- idam cezasının geri gelmesi6
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- garip başlıklar5
- alevi kızların alev alev yanması11
- monica bellucci bakışı4
- devran dönüyor mu2
- osurmandan önce ortanın akustiğine dikkat etmek2
edit: yazıyı bir blogtan aldım hoşuma gitti bilinçlenin istedim.
insan şikayetlerini internete yazınca direkt kanser belirtileri çıkar ya karşısına. bir doktora görünmek için çapa'ya gittim. doktorun yanına girdiğimde daha önceki muayenede istediği tahlil ve ultrason sonuçlarımı gösterdim. doktor hepsine baktı inceledi ve bana kanser olduğunu düşünmüyorum dedi kan tahlillerim çok normal çıkmış meğer.
ee peki benim neyim var o zaman?
doktor bana tekrar kan tahlilleri yazdı , ama bu tahlilleri temel bilimler binasında vermem gerekiyormuş. annem yanımda, temel bilimler binasına yürüyoruz yolda giderken hangi tahlilleri verdiğini okumaya çalışıyorum gözüm hiv’e çarptı. ne alaka dedim içimden.
kan verme işleminden sonra eve geldik sonuçlar 1 hafta sonra çıkıyormuş. o süre boyunca aids belirtileri, hiv belirtileri nelerdir diye araştırma yaptım. 1 hafta zor zar geçti bu sefer anneme benimle gelmemesini söyledim. ama beni dinlemedi tabi.
atladık arabaya tekrar çapaya geldik. tahlil sonuçlarımı aldım, annemle ikimiz tahlil sonuçlarını inceliyoruz, hepatit b negatif, hepatit c negatif ,vdrl negatif, elisa hiv labratuvarda görüşülecek....
işte her şey böyle başladı.
biri sanki kafama balyozla vurdu, gözlerim karardı tekrar okudum… labratuvarda görüşülecek. annemle birbirimize bakıyoruz. sanırım kanım yetmedi tekrar yapacaklar deyip geçiştiriyorum. ama bunu söylerken kendim bile inanmıyorum tabi.
doktor test sonuçlarımı alıp, bakıyor, bana hiv pozitiflikten bahsediyor. ama ben hiç bir şey duymuyorum sanki kafamı bir akvaryumun içine sokmuşum ve doktoru suyun altından dinliyorum. bana artık hiv’in bir şeker ya da tansiyon hastalığı gibi olduğunu her gün 1 hapla çok uzun bir süre sağlıklı yaşayabileceğimi hayatın sonu olmadığını falan söylüyor.
ben o sıra rüya gördüğümü düşünüyorum içimden. hani bazen kötü rüya görürüz de bu kadar kötü olamaz hayır, kesin rüyadayım deyip uyanmaya çalışırsın ya, işte aynen öyle kendimi uyandırmaya çalışıyorum. ama uyanamadım.
ağlıyorum… hem de ilk defa bir yabancının karşısında. bana hastalığını kimseye söyleme diyor toplumun ön yargılarından bahsediyor. elimi tutuyor şaşkınlıkla elime bakıyorum.
Sonra birden konuşmak istedim " acaba yalancı pozitif olabilir mi " O güleç yüzlü doktor bana 2. bir doğrulama testinden bahsediyordu... ve bir dernekten kendilerine Pozitif Yaşam derneği diyorlardı.. Ne kadar güzel bir isim POZiTiF YAŞAM....
Doğrulama için kan verdim. Güleç yüzlü doktor Westernblod testini kendi yapacağını ve sonucun 1 hafta içinde çıkacağını gelip tekrar kendisinden sonucu almam gerektiğini söyledi..
Tabi insan böyle durumlarda biraz ümit besliyor.. Belki yalancı pozitifliktir, bu kadar ender görünen bir hastalık beni mi bulacak, kesin bişey çıkmayacak gibi gecelerden sabahlara düşünüp duruyordum.
Ogün geldi çattı tabi annem gene yanımda, bugun benimle gelmesini istemiyorum onu artık üzmek istemiyorum. Fakat beni dinlemiyor. Ben arabada ölümden bahsediyorum kötü hastalıklardan anneme bana bişey olmayacağını aids in artık kronik bir hastalık oldugunu söylüyorum. Çapaya gitmek için köprüyü geçince Tem otoyolunda birden kullandıgım arabanın sol ön tekeri patlıyor.. Tabi birden bir telaş arabayı zor zar sağ tarafa çekiyorum. Az kalsın büyük tırların altında kalacaktık..
Sanırım bu bir işaret.. Annem çok korktu bende çok korktum. Sağ şeritte birbirimize sarıldık ağladık... 1 saat otobanda kasko yardımı bekledik ve nihayet hastaneye ulaştık.
Annemde hep bir umut var. Doğrulama testinde negatif sonuç alacagımıza o kadar çok inandırmış ki kendini bana KORKMA diyor. Hastane bahçesinde anneme burda bankta beklemesini söylüyorum.. Yukarı güleç yüzlü doktorumun yanına çıkıyorum.. ilk şok o gün benim güleç yüzlü doktorum izinli:((( yerine bakan doktorla konuşuyorum.. Çok bakımsız bir adam. Saçları biraz uzun yağ içinde hoşlanmıyorum ondan ve pek az konuşuyor..
Westernblod sonucumu almaya geldim diyorum.. Otur bakalım diyor. içimde bir balon var sanki göğsümü yarım dışarı çıkmak istiyor.
Meğer Hiv+ olunca kodlanıyormuşsun artık bir kodum var. Bilgisaya giriyor bakıyor ve pat diye malesef diyor Hiv+ siniz.
Geçen hafta gördüğüm Güleç yüzlü doktorumun orada olmasını o kadar çok istiyorum ki gözlerim onu arıyor. Bana hiv+ liği o kadar güzel anlatmıştı ki. 80 yaşıma kadar yaşayağımı düşünmüştüm. Ama şimdi gerçekten KORKTUM.
Fazla durmuyorum yanında aşağıya bahçeye inmek istiyorum hava çok güzel masmavi gökyüzü temiz hava Labratuvarın kasvetli havası dahada boğuyor beni..
Kapıdan çıkmak istemiyorum aslında. Annemle karşılaşmayı hiç istemiyorum ona bunu yapmaya hiç hakkım yok. Kendimin yediği bokların cezasını dünyada en sevdiğim varlıga çektirmek bana iki kat daha acı veriyor.
Uzaktan anneme bakıyorum bankta tek başına oturuyor. 2 simit alıyor simitçiden içim cız ediyor. Çünkü hastaneden başka testler isterler diye aç gelmiştim beni düşünüyor...
Ben kapıdan bakarken göz göze geliyoruz. Beni görüyor ayağa kalkıyor ona doğru yürürken sanırım suratımdan anlıyor daha onun yanına gitmeden ağlamaya başlıyor... Bende ağlıyorum..
insan sevdiği birisinin ağlamasına dayanamıyor.
Arabaya bindiğimizde hiç konuşmuyoruz. Sürekli düşünüyorum ne olacak ne olacak diye sanırım annemde öyle düşünüyor.. Birden ikimizde yanlış yolda oldugumuzu farkediyoruz.
Anadolu yakasına geçmemiz gerekirken biz Edirne istikametine gidiyormuşuz.
Eve vardığımda pozitif yaşam derneğini arıyorum. Karşıma bir ses çıkıyor Alo PYD. diyor. içimi bir korku ve ümit kaplıyor.
Telefonda ki ses çok tok bir erkek sesi Güven verici.
Merhaba ben hiv+ tanısı aldım diyorum.. Ağlıyorum ÖLMEK istemiyorum diyorum..
Beni sakinleştiriyor.. Ölmeyeceksin diyor. Hiv in Dünya Sağlık örgütü tarafından Kronik hastalıklar listesine alındıgından bahsediyor.. ilaçlarla kontrol altında tutuldugundan bahsediyor.. Kendisininde 12 yıldır hiv+ oldugunu söylüyor.. Rahatlıyorum, dernekte görüşmek üzere randevulaşıyoruz...
Anneme anlatıyorum çünkü şuan benim duygularımdan çok onun duygularına önem veriyorum.. Oda biraz rahatlıyor. Hemen evimi boşaltıp onun evine taşınmamı istiyor. Düşünmek istediğimi söylüyorum..
insan şikayetlerini internete yazınca direkt kanser belirtileri çıkar ya karşısına. bir doktora görünmek için çapa'ya gittim. doktorun yanına girdiğimde daha önceki muayenede istediği tahlil ve ultrason sonuçlarımı gösterdim. doktor hepsine baktı inceledi ve bana kanser olduğunu düşünmüyorum dedi kan tahlillerim çok normal çıkmış meğer.
ee peki benim neyim var o zaman?
doktor bana tekrar kan tahlilleri yazdı , ama bu tahlilleri temel bilimler binasında vermem gerekiyormuş. annem yanımda, temel bilimler binasına yürüyoruz yolda giderken hangi tahlilleri verdiğini okumaya çalışıyorum gözüm hiv’e çarptı. ne alaka dedim içimden.
kan verme işleminden sonra eve geldik sonuçlar 1 hafta sonra çıkıyormuş. o süre boyunca aids belirtileri, hiv belirtileri nelerdir diye araştırma yaptım. 1 hafta zor zar geçti bu sefer anneme benimle gelmemesini söyledim. ama beni dinlemedi tabi.
atladık arabaya tekrar çapaya geldik. tahlil sonuçlarımı aldım, annemle ikimiz tahlil sonuçlarını inceliyoruz, hepatit b negatif, hepatit c negatif ,vdrl negatif, elisa hiv labratuvarda görüşülecek....
işte her şey böyle başladı.
biri sanki kafama balyozla vurdu, gözlerim karardı tekrar okudum… labratuvarda görüşülecek. annemle birbirimize bakıyoruz. sanırım kanım yetmedi tekrar yapacaklar deyip geçiştiriyorum. ama bunu söylerken kendim bile inanmıyorum tabi.
doktor test sonuçlarımı alıp, bakıyor, bana hiv pozitiflikten bahsediyor. ama ben hiç bir şey duymuyorum sanki kafamı bir akvaryumun içine sokmuşum ve doktoru suyun altından dinliyorum. bana artık hiv’in bir şeker ya da tansiyon hastalığı gibi olduğunu her gün 1 hapla çok uzun bir süre sağlıklı yaşayabileceğimi hayatın sonu olmadığını falan söylüyor.
ben o sıra rüya gördüğümü düşünüyorum içimden. hani bazen kötü rüya görürüz de bu kadar kötü olamaz hayır, kesin rüyadayım deyip uyanmaya çalışırsın ya, işte aynen öyle kendimi uyandırmaya çalışıyorum. ama uyanamadım.
ağlıyorum… hem de ilk defa bir yabancının karşısında. bana hastalığını kimseye söyleme diyor toplumun ön yargılarından bahsediyor. elimi tutuyor şaşkınlıkla elime bakıyorum.
Sonra birden konuşmak istedim " acaba yalancı pozitif olabilir mi " O güleç yüzlü doktor bana 2. bir doğrulama testinden bahsediyordu... ve bir dernekten kendilerine Pozitif Yaşam derneği diyorlardı.. Ne kadar güzel bir isim POZiTiF YAŞAM....
Doğrulama için kan verdim. Güleç yüzlü doktor Westernblod testini kendi yapacağını ve sonucun 1 hafta içinde çıkacağını gelip tekrar kendisinden sonucu almam gerektiğini söyledi..
Tabi insan böyle durumlarda biraz ümit besliyor.. Belki yalancı pozitifliktir, bu kadar ender görünen bir hastalık beni mi bulacak, kesin bişey çıkmayacak gibi gecelerden sabahlara düşünüp duruyordum.
Ogün geldi çattı tabi annem gene yanımda, bugun benimle gelmesini istemiyorum onu artık üzmek istemiyorum. Fakat beni dinlemiyor. Ben arabada ölümden bahsediyorum kötü hastalıklardan anneme bana bişey olmayacağını aids in artık kronik bir hastalık oldugunu söylüyorum. Çapaya gitmek için köprüyü geçince Tem otoyolunda birden kullandıgım arabanın sol ön tekeri patlıyor.. Tabi birden bir telaş arabayı zor zar sağ tarafa çekiyorum. Az kalsın büyük tırların altında kalacaktık..
Sanırım bu bir işaret.. Annem çok korktu bende çok korktum. Sağ şeritte birbirimize sarıldık ağladık... 1 saat otobanda kasko yardımı bekledik ve nihayet hastaneye ulaştık.
Annemde hep bir umut var. Doğrulama testinde negatif sonuç alacagımıza o kadar çok inandırmış ki kendini bana KORKMA diyor. Hastane bahçesinde anneme burda bankta beklemesini söylüyorum.. Yukarı güleç yüzlü doktorumun yanına çıkıyorum.. ilk şok o gün benim güleç yüzlü doktorum izinli:((( yerine bakan doktorla konuşuyorum.. Çok bakımsız bir adam. Saçları biraz uzun yağ içinde hoşlanmıyorum ondan ve pek az konuşuyor..
Westernblod sonucumu almaya geldim diyorum.. Otur bakalım diyor. içimde bir balon var sanki göğsümü yarım dışarı çıkmak istiyor.
Meğer Hiv+ olunca kodlanıyormuşsun artık bir kodum var. Bilgisaya giriyor bakıyor ve pat diye malesef diyor Hiv+ siniz.
Geçen hafta gördüğüm Güleç yüzlü doktorumun orada olmasını o kadar çok istiyorum ki gözlerim onu arıyor. Bana hiv+ liği o kadar güzel anlatmıştı ki. 80 yaşıma kadar yaşayağımı düşünmüştüm. Ama şimdi gerçekten KORKTUM.
Fazla durmuyorum yanında aşağıya bahçeye inmek istiyorum hava çok güzel masmavi gökyüzü temiz hava Labratuvarın kasvetli havası dahada boğuyor beni..
Kapıdan çıkmak istemiyorum aslında. Annemle karşılaşmayı hiç istemiyorum ona bunu yapmaya hiç hakkım yok. Kendimin yediği bokların cezasını dünyada en sevdiğim varlıga çektirmek bana iki kat daha acı veriyor.
Uzaktan anneme bakıyorum bankta tek başına oturuyor. 2 simit alıyor simitçiden içim cız ediyor. Çünkü hastaneden başka testler isterler diye aç gelmiştim beni düşünüyor...
Ben kapıdan bakarken göz göze geliyoruz. Beni görüyor ayağa kalkıyor ona doğru yürürken sanırım suratımdan anlıyor daha onun yanına gitmeden ağlamaya başlıyor... Bende ağlıyorum..
insan sevdiği birisinin ağlamasına dayanamıyor.
Arabaya bindiğimizde hiç konuşmuyoruz. Sürekli düşünüyorum ne olacak ne olacak diye sanırım annemde öyle düşünüyor.. Birden ikimizde yanlış yolda oldugumuzu farkediyoruz.
Anadolu yakasına geçmemiz gerekirken biz Edirne istikametine gidiyormuşuz.
Eve vardığımda pozitif yaşam derneğini arıyorum. Karşıma bir ses çıkıyor Alo PYD. diyor. içimi bir korku ve ümit kaplıyor.
Telefonda ki ses çok tok bir erkek sesi Güven verici.
Merhaba ben hiv+ tanısı aldım diyorum.. Ağlıyorum ÖLMEK istemiyorum diyorum..
Beni sakinleştiriyor.. Ölmeyeceksin diyor. Hiv in Dünya Sağlık örgütü tarafından Kronik hastalıklar listesine alındıgından bahsediyor.. ilaçlarla kontrol altında tutuldugundan bahsediyor.. Kendisininde 12 yıldır hiv+ oldugunu söylüyor.. Rahatlıyorum, dernekte görüşmek üzere randevulaşıyoruz...
Anneme anlatıyorum çünkü şuan benim duygularımdan çok onun duygularına önem veriyorum.. Oda biraz rahatlıyor. Hemen evimi boşaltıp onun evine taşınmamı istiyor. Düşünmek istediğimi söylüyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar