bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri27
- bir bela geliyor8
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- ellerim bos gonlum hos31
- habire1220
- arif kocabıyık15
- mazota zam geldi3
- trakyalı yazarlar6
- kamos3
- lahmacun9
- boşnak olmak ister miydiniz5
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar11
- ismet gürbüz9
- seri eksiciyi tenhada yakalamak5
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- kaan sezyum7
- şekerul şeker bey2
- ay diyen erkek9
- basmane tren garı7
- hayatında hiç deri ceket giymemiş kız3
- silvermist9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte ne yollamalı2
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- tekerlek toplayan cocuk4
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- sarapci koala63
- sobadan kurtulmak5
- biraderin koşturması3
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte yazılmalı mıdır2
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı16
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- gocu37
- vexillarius the slayer8
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- köylü kızın size aşık olması2
- ateist ve deist arkadaşları olan müslüman2
- ben sizin anonim11
- ben geldim naneler15
- renkli rüyalar oteli5
- raikagetokatlayan4
- betray me2
- habire12nin çaylak olması5
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- mantı8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
toplumsal gelişmişliğin, nitelikli eğitimin, aydınlanmış bir toplumun inşaa edilmesinin çok güç bir şey olduğu yanılgısına sakın kapılmayalım. her devlet ihtiyaç duyduğu toplum modelini istediği gibi dizayn eder ve onu işine geldiği ölçüde o seviyede sabit tutar. insanlarımız çok bilgili ve kültürlü değiller bunun sebebi kötü eğitim değil, sistemli geri bırakılmışlık politikasıdır.
*nitelikli eğitilmiş insanları yönlendirmek ve kontrol etmek güçtür. geri bırakılmış, niteliksiz eğitilmiş insanları yönlendirmek kolaydır. örnek olarak bilinçli tüketici ve bilinçsiz tüketici gösterilebilir.
*eğitimli insanlar otoritelerin kararlarını eleştirebilir ve karşı tavır sergileyebilirler. örnek gezi olayları, fransada sarı yelekliler.
*geri bırakılmış kitleler ise otoritenin her beyanına inanır ve eleştirecek bir şey göremezler. otoriteye karşı gelme eğiliminde değildirler. otoriteye karşı her hangi bir saldırıya büyük bir tepki verebilirler. örnek tankların önüne yatmak.
*eğitimli insanlar milliyetçi değerlere yeterli bağlılığı göstermezler. çağdaşlık özgürlük ve demokrasi gibi kavramlardan yanadırlar.
*geri bırakılmış insanlar ise milliyetçi değerleri kutsal kabul ederler. gelenekçidirler, değişime açık değillerdir.
*eğitim seviyesi yüksek toplumların milli iradesi ve gücü zayıflar, kimse ülkesi için fedakarlıkta bulunmak için hevesli değildir. eğitim seviyesi yükseldikçe insanlar bireyselleşir. aile, vatan, millet gibi kavramlara karşı fazla bağlılık hissetmez.
*eğitim seviyesi düşük toplumlarda ise halk dış bir tehdide karşı hemen otoritenin yanında pozisyon alır. milli irade ve güç yüksektir. biraz propaganda ile ordu millet seviyesine dahi getirilebilir. herkes ülkesi için fedakarlıkta bulunmak ister. toplumsal değerleri koruma eğiliminde olurlar. vatan millet ve aile gibi kavramlar kutsaldır.
*eğitim politikası sadece okulları ve öğrencileri kapsamaz. insanlar okullardan ziyade medya aracılığı ile eğitilir. okulda sosyal bilimler ve fen bilimleri gibi eğitimler verilir, ama insanlara nasıl giyinecekleri, konuşacakları, davranacakları, nasıl düşünecekleri , ideolojileri, tüketim alışkanlıkları, idealleri vs hepsi medya aracılığı ile dizi ve filmlerle empoze edilir.
*tamamı aynı seviyede eğitimli ve kültürlü bir kitle işlevsiz hale gelir. burda önemli olan ihtiyaca göre belirli oranlarda gelişmiş ve geri bırakılmış kitlelere ihtiyaç vardır. buda ekonomik seviye ile ilişkilendirilir. ekonomik denge ile eğitim seviyesi kısmen doğru orantılıdır.
*hiç bir ülke durduk yere geri kalmış bir halka ihtiyaç duymaz. bunu ancak tehlike altında olan, güçlü kalması gereken ülkeler tercih eder. hindistan örneğine bakacak olursak halkın büyük bir kısmı geri bırakılmışlık politikasına uygun şekilde dizayn edilmiştir. bunun öncelikli sebebi kalabalık nufusu kontrol altında tutabilmektir. ülkemizde ise bunun tercih edilme sebebi dış tehditlere karşı güçlü bir yapı oluşturması gerektiğindendir.
*otoriteler isterse eğitim seviyesini yükseltip güçlü bir ekonomiye sahip olabilir, refah seviyesi yükseltilip sosyal haklar üst düzey bir hale getirilebilir. burda önemli olan bu seviyeye çıkarılan toplumları gerektiğinde daha aşağı bir seviyeye çekmek çok büyük riskler teşkil eder. japonya örneğinde eğitim ekonomi ve refah seviyesi yüksektir fakat ülkenin askeri gücü çok zayıftır hatta yoktur desek yeridir. savunması amerikan himayesindedir. japonya veya avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde milli gücü arttırmak için seviyeyi aşağı çekmeniz gerekir ama bunu yaparsanızda eğitimli toplumun tepkisiyle baş edemezsiniz. ilerlemek geri dönüşü çok zorlu bir süreç olur. nazi almanyası örneğinde ise dikta bir yönetimle hem eğitimde ileri hemde milli güç açısından kuvvetli bir ulus kurulmuştu fakat demokratik yönetimlerde bu mümkün değildir. hukuğun üstünlüğü ve uluslararası anlaşmalar sizi kısıtlar.
*özetle toparlayacak olursak kitleleri dizyan etmemizi sağlayan sosyolojik çözümlemeler doğrultusunda, istenilen toplumu oluşturabileceğimiz politikalara göre gelişir toplumlar.
*nitelikli eğitilmiş insanları yönlendirmek ve kontrol etmek güçtür. geri bırakılmış, niteliksiz eğitilmiş insanları yönlendirmek kolaydır. örnek olarak bilinçli tüketici ve bilinçsiz tüketici gösterilebilir.
*eğitimli insanlar otoritelerin kararlarını eleştirebilir ve karşı tavır sergileyebilirler. örnek gezi olayları, fransada sarı yelekliler.
*geri bırakılmış kitleler ise otoritenin her beyanına inanır ve eleştirecek bir şey göremezler. otoriteye karşı gelme eğiliminde değildirler. otoriteye karşı her hangi bir saldırıya büyük bir tepki verebilirler. örnek tankların önüne yatmak.
*eğitimli insanlar milliyetçi değerlere yeterli bağlılığı göstermezler. çağdaşlık özgürlük ve demokrasi gibi kavramlardan yanadırlar.
*geri bırakılmış insanlar ise milliyetçi değerleri kutsal kabul ederler. gelenekçidirler, değişime açık değillerdir.
*eğitim seviyesi yüksek toplumların milli iradesi ve gücü zayıflar, kimse ülkesi için fedakarlıkta bulunmak için hevesli değildir. eğitim seviyesi yükseldikçe insanlar bireyselleşir. aile, vatan, millet gibi kavramlara karşı fazla bağlılık hissetmez.
*eğitim seviyesi düşük toplumlarda ise halk dış bir tehdide karşı hemen otoritenin yanında pozisyon alır. milli irade ve güç yüksektir. biraz propaganda ile ordu millet seviyesine dahi getirilebilir. herkes ülkesi için fedakarlıkta bulunmak ister. toplumsal değerleri koruma eğiliminde olurlar. vatan millet ve aile gibi kavramlar kutsaldır.
*eğitim politikası sadece okulları ve öğrencileri kapsamaz. insanlar okullardan ziyade medya aracılığı ile eğitilir. okulda sosyal bilimler ve fen bilimleri gibi eğitimler verilir, ama insanlara nasıl giyinecekleri, konuşacakları, davranacakları, nasıl düşünecekleri , ideolojileri, tüketim alışkanlıkları, idealleri vs hepsi medya aracılığı ile dizi ve filmlerle empoze edilir.
*tamamı aynı seviyede eğitimli ve kültürlü bir kitle işlevsiz hale gelir. burda önemli olan ihtiyaca göre belirli oranlarda gelişmiş ve geri bırakılmış kitlelere ihtiyaç vardır. buda ekonomik seviye ile ilişkilendirilir. ekonomik denge ile eğitim seviyesi kısmen doğru orantılıdır.
*hiç bir ülke durduk yere geri kalmış bir halka ihtiyaç duymaz. bunu ancak tehlike altında olan, güçlü kalması gereken ülkeler tercih eder. hindistan örneğine bakacak olursak halkın büyük bir kısmı geri bırakılmışlık politikasına uygun şekilde dizayn edilmiştir. bunun öncelikli sebebi kalabalık nufusu kontrol altında tutabilmektir. ülkemizde ise bunun tercih edilme sebebi dış tehditlere karşı güçlü bir yapı oluşturması gerektiğindendir.
*otoriteler isterse eğitim seviyesini yükseltip güçlü bir ekonomiye sahip olabilir, refah seviyesi yükseltilip sosyal haklar üst düzey bir hale getirilebilir. burda önemli olan bu seviyeye çıkarılan toplumları gerektiğinde daha aşağı bir seviyeye çekmek çok büyük riskler teşkil eder. japonya örneğinde eğitim ekonomi ve refah seviyesi yüksektir fakat ülkenin askeri gücü çok zayıftır hatta yoktur desek yeridir. savunması amerikan himayesindedir. japonya veya avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde milli gücü arttırmak için seviyeyi aşağı çekmeniz gerekir ama bunu yaparsanızda eğitimli toplumun tepkisiyle baş edemezsiniz. ilerlemek geri dönüşü çok zorlu bir süreç olur. nazi almanyası örneğinde ise dikta bir yönetimle hem eğitimde ileri hemde milli güç açısından kuvvetli bir ulus kurulmuştu fakat demokratik yönetimlerde bu mümkün değildir. hukuğun üstünlüğü ve uluslararası anlaşmalar sizi kısıtlar.
*özetle toparlayacak olursak kitleleri dizyan etmemizi sağlayan sosyolojik çözümlemeler doğrultusunda, istenilen toplumu oluşturabileceğimiz politikalara göre gelişir toplumlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar