bugün
- pandela 318
- velvet47
- elektriği ödeyen adam8
- kürt hareketinin devşirme olması15
- ciguli kral16
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı14
- sözlükte kavga olacak hissi5
- mony tontana11
- allah rahmet eylesin üstad kadir mısıroğlu3
- amedspor12
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar3
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- iki ayyaş5
- yunanistan milli futbol takımı5
- ciddi ciddi aşure seven insan21
- yürüyüş flörtü9
- memduh bashgan9
- izmirde cami yakma girişimi3
- sözlüğü 25 yaş üstü teyzelerin basması3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek3
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- 5 temmuz 20262
- 2026 dünya kupası32
- yeşil burun adaları futbol takımı4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- atatürk ün çocuğunun olmaması4
- sözlüğü mallardan arındırma projesi2
- evde kalmış kız kurusu7
- paraguay fransa maçı saat 00 00 da trt 1 de2
- ahtapot yemek9
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- bik bik kaç yaşında10
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- fas6
- kanada7
- sikmek icin entry ni beğendi6
- evlilikte dikkat edilecek hususlar3
- bilgehan koyuncu2
- hard seks sonrası kıçının üstüne oturamayan kız2
- futbol27
- türklerin çocuklarını hayvan gibi yetiştirmesi2
- herkesin fakir vs herkesin zengin olması2
- aleviler2
- dünya15
- ktç2
- sahi bir ara teğmenler vardı ne oldu onlara3
- kamos6
- yunanistan2
- arkadaşlar mutlu musunuz3
Türk casus ve istihbaratçı. Osmanlı istihbaratı teşkilatı mahsusasın kurucusu göz bebeği ve 1 numaralı adamıdır. Kuşçubaşı eşref sencer bey. ingiliz ajanı lawrence i alt eden türk.
--spoiler--
Eşref Sencer Kuşçubaşı ya da bilinen adıyla Kuşçubaşı Eşref Çerkez Ubıh asıllı Türk istihbaratçı ve gerilla savaşçısı. Vikipedi.
KUŞÇUBAŞI, Eşref Sencer
(1873-1964)
Osmanlı Devleti’nin ilk istihbarat kurumu olan Teşkîlât-ı Mahsûsa’nın kurucusu ve ilk başkanı.
istanbul’da doğdu. Babası Sultan Abdülaziz’in kuşçubaşısı Mustafa Nûri Bey’dir. Dedesi de Osmanlı sarayında kuşçubaşı olan Eşref Sencer bunu önce unvan, daha sonra soyadı olarak aldı. Ailesi baba tarafından Çerkezler’in Ubıh koluna, anne tarafından Sultan Sencer’e bağlıdır. Öğrenimini askerî okulda yaptı. Mekteb-i Harbiye’nin son sınıfında iken Sultan Abdülhamid’e karşı olan Yeni Osmanlılar’la iş birliği yapan babasıyla birlikte Hicaz’a sürüldü. Bir yıl kadar Tâif’te kaldı; buradan firar ederek kardeşi Selim Sâmi Bey’le birlikte mücadeleye başladı. Etrafına topladığı genç subaylarla isyan edip üzerine gönderilen kuvvetleri yendi, bu sırada pek çok silâh, para ve malzeme ele geçirdi. Kendisi gibi sürgünde bulunan veteriner Miralay Râsim Bey’in telkiniyle Teşkîlât-ı Mahsûsa’yı kurdu (1898) ve ilk başkanı oldu. Bir ara Kıbrıs’a ve Avrupa’ya gitti. Avrupa’da Jön Türkler’le temas kurdu. Hoca kılığında Makedonya’ya geçip Üçüncü Ordu’nun kadrosuna girdi. Burada faaliyet gösteren ittihatçılar’dan Niyâzi, Enver ve Eyüp Sabri beylerle sıkı iş birliği yaptı. Meşrutiyet’in 1908’de yeniden yürürlüğe girmesinde hizmeti geçti. Faaliyetlerini Meşrutiyet döneminde de sürdürdü. Bu arada Teşkîlât-ı Mahsûsa, Sultan Reşad tarafından onaylanarak resmiyet kazandı ve başkumandanlığa bağlandı (1910). Bu teşkilâtın başkanı olarak 1914 yılı başlarında Hint Hilâfet Komitesi’nin Zürih’teki toplantısına gitti. Trablusgarp ve Balkan savaşlarına da katılan Eşref Sencer, gönüllü milis kuvvetlerinin başında Edirne’nin geri alınmasında ve Bâbıâli’ye rağmen Batı Trakya’da müstakil bir Türk cumhuriyetinin kurulmasında önemli rol oynadı (1913).
Teşkîlât-ı Mahsûsa reisi olarak I. Dünya Savaşı’nın ilk yılında beş arkadaşıyla birlikte gizlice Hindistan’a giderek Pamir’den Türkistan’a geçti. Burada Ruslar’ı çok zor durumda bırakan Yedisu-Kırgız ayaklanmasını başlattı. Büyük devletlerin ve Araplar’ın Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtmalarına karşı teskin edici faaliyetlerde bulunmak ve islâm birliği hareketini gerçekleştirmek için teşkilât üyelerinden Said Nursi ile birlikte bir Alman denizaltısıyla Kuzey Afrika’ya gitti. Libya, Cezayir ve Fas’ta dolaştı. Hayber’de muhasara altındaki Osmanlı ordusuna para ve mühimmat götüren kafilenin başında iken ingiliz ve âsi Şerif Hüseyin kuvvetlerinin pususuna düştü. Kahramanca bir çarpışmadan sonra ağır yaralı olarak ele geçti ve Malta’ya sürüldü. Mütareke’den sonra Malta’dan kaçtı. istanbul’da işgalcilere karşı ilk direniş hareketini hazırladı. Çerkez Ethem’in istiklâl Savaşı’na girmesini sağlayan Eşref Sencer, Cumhuriyet’in ilânı üzerine kardeşi Hacı Selim Sâmi Bey’le birlikte “Yüzellilikler” arasında yurt dışına çıkarıldı. Bu gurbet günlerinde yine kendisi gibi vatanından uzakta Mısır’da bulunan Mehmed Âkif’le (Ersoy) sürekli mektuplaştı. Türkiye’ye döndükten sonraki hayatını Salihli ve Söke’deki çiftliklerinde geçirdi, 1964 sonbaharında Söke’de vefat etti.
Çalışkan, cesur, teşkilâtçı bir kişi olan Eşref Sencer, uzun ömrü boyunca yaşadığı olayları ve yaptığı hizmetleri Tarihe Benden Haberler adı altında kaleme almıştır. imparatorluğun son çeyrek asrına ışık tutan birçok gerçeği otantik belgelerle ortaya koyan basılmamış bu hâtıratı Celal Bayar Ben de Yazdım adlı eserinde kısmen kaynak olarak kullanmıştır. Ancak Cemal Kutay, Bayar’ın bu hâtıratı ayıklayarak tarafgirane kullandığını öne sürer (Tarih Sohbetleri, I, 58 vd.). Tarihe Benden Haberler’in önemli bir kısmının Cemal Kutay’ın özel kütüphanesinde bulunduğu ve bu tarihçi tarafından kısım kısım değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
https://islamansiklopedis...tr/kuscubasi-esref-sencer
http://sahipkiran.org/2019/02/26/kuscubasi-esref/
--spoiler--
https://youtu.be/qWhFwBD7reI
görsel
--spoiler--
Eşref Sencer Kuşçubaşı ya da bilinen adıyla Kuşçubaşı Eşref Çerkez Ubıh asıllı Türk istihbaratçı ve gerilla savaşçısı. Vikipedi.
KUŞÇUBAŞI, Eşref Sencer
(1873-1964)
Osmanlı Devleti’nin ilk istihbarat kurumu olan Teşkîlât-ı Mahsûsa’nın kurucusu ve ilk başkanı.
istanbul’da doğdu. Babası Sultan Abdülaziz’in kuşçubaşısı Mustafa Nûri Bey’dir. Dedesi de Osmanlı sarayında kuşçubaşı olan Eşref Sencer bunu önce unvan, daha sonra soyadı olarak aldı. Ailesi baba tarafından Çerkezler’in Ubıh koluna, anne tarafından Sultan Sencer’e bağlıdır. Öğrenimini askerî okulda yaptı. Mekteb-i Harbiye’nin son sınıfında iken Sultan Abdülhamid’e karşı olan Yeni Osmanlılar’la iş birliği yapan babasıyla birlikte Hicaz’a sürüldü. Bir yıl kadar Tâif’te kaldı; buradan firar ederek kardeşi Selim Sâmi Bey’le birlikte mücadeleye başladı. Etrafına topladığı genç subaylarla isyan edip üzerine gönderilen kuvvetleri yendi, bu sırada pek çok silâh, para ve malzeme ele geçirdi. Kendisi gibi sürgünde bulunan veteriner Miralay Râsim Bey’in telkiniyle Teşkîlât-ı Mahsûsa’yı kurdu (1898) ve ilk başkanı oldu. Bir ara Kıbrıs’a ve Avrupa’ya gitti. Avrupa’da Jön Türkler’le temas kurdu. Hoca kılığında Makedonya’ya geçip Üçüncü Ordu’nun kadrosuna girdi. Burada faaliyet gösteren ittihatçılar’dan Niyâzi, Enver ve Eyüp Sabri beylerle sıkı iş birliği yaptı. Meşrutiyet’in 1908’de yeniden yürürlüğe girmesinde hizmeti geçti. Faaliyetlerini Meşrutiyet döneminde de sürdürdü. Bu arada Teşkîlât-ı Mahsûsa, Sultan Reşad tarafından onaylanarak resmiyet kazandı ve başkumandanlığa bağlandı (1910). Bu teşkilâtın başkanı olarak 1914 yılı başlarında Hint Hilâfet Komitesi’nin Zürih’teki toplantısına gitti. Trablusgarp ve Balkan savaşlarına da katılan Eşref Sencer, gönüllü milis kuvvetlerinin başında Edirne’nin geri alınmasında ve Bâbıâli’ye rağmen Batı Trakya’da müstakil bir Türk cumhuriyetinin kurulmasında önemli rol oynadı (1913).
Teşkîlât-ı Mahsûsa reisi olarak I. Dünya Savaşı’nın ilk yılında beş arkadaşıyla birlikte gizlice Hindistan’a giderek Pamir’den Türkistan’a geçti. Burada Ruslar’ı çok zor durumda bırakan Yedisu-Kırgız ayaklanmasını başlattı. Büyük devletlerin ve Araplar’ın Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtmalarına karşı teskin edici faaliyetlerde bulunmak ve islâm birliği hareketini gerçekleştirmek için teşkilât üyelerinden Said Nursi ile birlikte bir Alman denizaltısıyla Kuzey Afrika’ya gitti. Libya, Cezayir ve Fas’ta dolaştı. Hayber’de muhasara altındaki Osmanlı ordusuna para ve mühimmat götüren kafilenin başında iken ingiliz ve âsi Şerif Hüseyin kuvvetlerinin pususuna düştü. Kahramanca bir çarpışmadan sonra ağır yaralı olarak ele geçti ve Malta’ya sürüldü. Mütareke’den sonra Malta’dan kaçtı. istanbul’da işgalcilere karşı ilk direniş hareketini hazırladı. Çerkez Ethem’in istiklâl Savaşı’na girmesini sağlayan Eşref Sencer, Cumhuriyet’in ilânı üzerine kardeşi Hacı Selim Sâmi Bey’le birlikte “Yüzellilikler” arasında yurt dışına çıkarıldı. Bu gurbet günlerinde yine kendisi gibi vatanından uzakta Mısır’da bulunan Mehmed Âkif’le (Ersoy) sürekli mektuplaştı. Türkiye’ye döndükten sonraki hayatını Salihli ve Söke’deki çiftliklerinde geçirdi, 1964 sonbaharında Söke’de vefat etti.
Çalışkan, cesur, teşkilâtçı bir kişi olan Eşref Sencer, uzun ömrü boyunca yaşadığı olayları ve yaptığı hizmetleri Tarihe Benden Haberler adı altında kaleme almıştır. imparatorluğun son çeyrek asrına ışık tutan birçok gerçeği otantik belgelerle ortaya koyan basılmamış bu hâtıratı Celal Bayar Ben de Yazdım adlı eserinde kısmen kaynak olarak kullanmıştır. Ancak Cemal Kutay, Bayar’ın bu hâtıratı ayıklayarak tarafgirane kullandığını öne sürer (Tarih Sohbetleri, I, 58 vd.). Tarihe Benden Haberler’in önemli bir kısmının Cemal Kutay’ın özel kütüphanesinde bulunduğu ve bu tarihçi tarafından kısım kısım değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
https://islamansiklopedis...tr/kuscubasi-esref-sencer
http://sahipkiran.org/2019/02/26/kuscubasi-esref/
--spoiler--
https://youtu.be/qWhFwBD7reI
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar