bugün
- sssilvermist11
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- izmirli kızların verici olması6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- yorgun mermi13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- habire12 adamdır15
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- burhaniye3
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- nazar değdi sözlük4
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- arabadan anlamayan erkek4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- erkek yazarlar bana mesaj atmasın2
- yahudi şapkası3
- beybi leydi2
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi5
- sözlük bebeleri4
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- akaryakıt2
- kadın olmak4
- gocu bak bi6
- habire1241
- bugün gelen kitaplar4
- galaxy ace3
- retro oyuncu bilgisayarı3
- büyük baştankara kuşu2
- aylık 484 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- gizli gizli sözlüğü okuyan boykotçular3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- birader bay efendiler3
- gece denize girmek12
- manyak olmaya karar verdim8
- isveçlilerin dünyaya kattıkları3
- sözlüğün geri zekalı kaynaması2
- başak burcu8
- erkek yazarlardaki eğilim3
- voleybol maçı izleyen erkek5
- öyle bir geçer zaman ki2
- sözlüğe fotoğraf atan kadın8
- online olupta entry atmayan yazarlar2
- nickten isim tahmini yapmak25
Az önce aldığım kitaptır. Açıkçası yıllardır alıntılarını görünce cidden bu çok can yakıcı bir kitap diye düşündüğüm kitaptır.
Oğuz Atay kanımca kafasının içerisinde fırtınalar kopan; ama belki de bunu etraftan özellikle suskunluğuna sığınarak saklayan biriydi. Bu bağlamda kendime çok benzetiyorum. Dolayısıyla bu kitapla ilgili ilk çekincem, kafamın içerisinde dönüp duran ama seslendirmeye cesaret edemediğim şeyleri dile getirmiş olması sebepliydi.
Genellikle son birkaç yıldır yazdığım yazıları okumuyorum mesela, hatta bazen yok ediyorum. Çoğu zaman yazdıklarımın ağırlığına dayanamayacağını düşündüğüm kalemim ise beni her defasında şaşırtıyor. Bu bakıma bana ne kadar da benziyor.
Konuyu çok dağıttım. ikinci çekincem ise kitabın okuyuşunu hiç rahat bulmayacak olmamı bilmem. Bazıları yalın bir dil kullanımı olmaması, kitabın uzun olması gibi sebeplerle benimkine benzer fikir belirtmiş olabilir; ama benim dile getirdiğim husus sadece kitap üzerine fazla kafa yoracağımı ve bu düşünmeler üzerine içsel bir hesaplaşmaya girişip; son zamanlarda büyük bir özenle kaçındığım gözden geçirmeleri yapacak olmamla ilgili.
Üçüncü ve bana göre en önemsiz çekincem ise oldukça az zamanım olan bu senede bu işe girişecek olmam.
Kitabı ilk defa elime neredeyse tam 1 yıl önce bu tarihlerde ve oldukça uygunsuz bir zamanda almıştım. Başından ve sonra da ortasından rastgele yaptığım okumalar ilk iki çekincemde ne kadar olduğumu kanıtlayıvermişti.
Neyse ne artık bu yola giriştik bir kere. Bir bakıma korktuğum ve kendime iyi gelmeyeceğini bildiğim bir yola...Objektif olarak taşıdığı edebi değerin haricinde, benim için taşıdığı bireysel değeri de bir hayli yüksek olan bu kitaptan sonsuza kadar kaçamazdım ne de olsa.
Dipnot: iletşim yayınlarından bir önceki kullanılan kapak fotoğrafı; bence hem eserin, hem de yazarın ruhuna çok daha uygun.
Oğuz Atay kanımca kafasının içerisinde fırtınalar kopan; ama belki de bunu etraftan özellikle suskunluğuna sığınarak saklayan biriydi. Bu bağlamda kendime çok benzetiyorum. Dolayısıyla bu kitapla ilgili ilk çekincem, kafamın içerisinde dönüp duran ama seslendirmeye cesaret edemediğim şeyleri dile getirmiş olması sebepliydi.
Genellikle son birkaç yıldır yazdığım yazıları okumuyorum mesela, hatta bazen yok ediyorum. Çoğu zaman yazdıklarımın ağırlığına dayanamayacağını düşündüğüm kalemim ise beni her defasında şaşırtıyor. Bu bakıma bana ne kadar da benziyor.
Konuyu çok dağıttım. ikinci çekincem ise kitabın okuyuşunu hiç rahat bulmayacak olmamı bilmem. Bazıları yalın bir dil kullanımı olmaması, kitabın uzun olması gibi sebeplerle benimkine benzer fikir belirtmiş olabilir; ama benim dile getirdiğim husus sadece kitap üzerine fazla kafa yoracağımı ve bu düşünmeler üzerine içsel bir hesaplaşmaya girişip; son zamanlarda büyük bir özenle kaçındığım gözden geçirmeleri yapacak olmamla ilgili.
Üçüncü ve bana göre en önemsiz çekincem ise oldukça az zamanım olan bu senede bu işe girişecek olmam.
Kitabı ilk defa elime neredeyse tam 1 yıl önce bu tarihlerde ve oldukça uygunsuz bir zamanda almıştım. Başından ve sonra da ortasından rastgele yaptığım okumalar ilk iki çekincemde ne kadar olduğumu kanıtlayıvermişti.
Neyse ne artık bu yola giriştik bir kere. Bir bakıma korktuğum ve kendime iyi gelmeyeceğini bildiğim bir yola...Objektif olarak taşıdığı edebi değerin haricinde, benim için taşıdığı bireysel değeri de bir hayli yüksek olan bu kitaptan sonsuza kadar kaçamazdım ne de olsa.
Dipnot: iletşim yayınlarından bir önceki kullanılan kapak fotoğrafı; bence hem eserin, hem de yazarın ruhuna çok daha uygun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar