bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- ya şeytan haklıysa5
- helin kandemir4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 2004 2011 arası fenerbahçe3
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- karaçulhaspor3
- bana aşık olan var mı3
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı4
- başkalarının hayatı dizisi4
- 15 kasım 20264
- 1990 1995 arası beşiktaş3
- duygu özaslan3
- 1997 2002 arası galatasaray3
- 90lar türkçe pop5
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor2
- binbir gece masalları dizisi2
- 80 yıl cumhuriyet şehir stadyumu2
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- askerde özlenen şeyler9
- sarı koala2
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- abdullah öcalan3
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- 8 kasım 2026 elazığspor şanlıurfaspor maçı3
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- gençler sakın büyümeyin3
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- centilmen dizisi3
- kanser2
- parmak kütletmek2
- kim daha cok seviyor2
- kalbine acı veren birini sevmek2
- gzt tv2
- inci sözlük2
- ceren ayruk3
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- starbucks'a giden adamın zeka seviyesi2
- 21 kasım 2026 galatasaray samsunspor maçı3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- bu koyden olsam ne olacak2
- meme5
- türk dizilerinin en büyük sorunu3
- yazarların işlediği günahlar15
- yörük kızı dizisi2
görsel
Sabbah, sürekli bir yakalanma ve taciz edilme korkusuyla toplanacakları gizli bir sığınak yerine Selçuklu imparatoruna karşı mücadelesini korunaklı bir şekilde yürütebileceği, uzak ve erişimi imkansız, müstahkem bir üs kurmanın peşindeydi.
Nihayet bu üs için, Elburz (Elbruz) Dağlarının kalbinde, yaklaşık elli kilometre uzunlukta ve en geniş yeri beş kilometre kadar olan, etrafı çevrili ve bayındır bir vadiye egemen konumdaki heybetli bir kaya üzerine inşa edilmiş Alamut Kalesi’nde karar kılmıştır.
Deniz seviyesinden iki bin metre kadar yüksekteki kale, kayanın tabanının yüzlerce metre üzerinde, yalnızca sarp ve dolambaçlı bir patikadan çıkılabilen bir yerde bulunmaktaydı.
Kayalığaysa ancak sarp ve kimi yerde üst üste binmiş tepeler arasında akan Alamut Nehri’nin dar boğazından geçerek ulaşılabiliyordu
Rivayete göre kale, Deylem krallarından biri tarafından inşa ettirilmişti. Ava çıktığı bir gün kral kartallarından birini salıvermiş, kartal da bu kayaya konmuştu.
Bunun üzerine kral, kayalığın stratejik öneminin farkına vararak derhal buraya bir kale inşa ettirmişti. “Ve bu kaleye Deylem dilinde ‘kartalın öğretisi’ anlamına gelen Aluh Amut ismini vermişti.”
Kale, 860 senesinde bir Alevi hükümdarı tarafından yeniden inşa ettirilmişti ve Hasan’ın buraya vardığı sırada onu Selçuklu sultanından almış olan Mehdi adlı bir diğer Alevi hükümdarının elindeydi.
Böylelikle yandaşlarını kaleye konuşlandırmış olan Hasan, Kazvin’den ayrılarak bir süre gizleneceği Alamut yakınlarına gitmiştir. Ardından, 4 Eylül 1090 günü gizlice kalenin içine getirilmiş, bir müddet kalede tebdili kıyafet dolaşmışsa da zamanla kimliğini açık etmiştir. Kalenin önceki sahibi olan bitenin farkına varmışsa da gidişatı değiştirebilmek için elinden hiçbir şey gelmemiştir.
Bu sayede Hasan Sabbah, Alamut’un efendisi ilan edilmiştir. Kaleye girişinden ölümüne dek geçen otuz beş yıllık süre zarfında bir kez bile kayalıktan aşağıya inmemiş, ikamet ettiği evin dışındaysa yalnızca iki kez bulunmuş ve her iki seferde de çatıya çıkmıştır. Reşidüddin bu durumu şöyle anlatıyor:
“Ölümüne dek geçen zamanın tamamında, oturduğu evin içerisinde kitap okumakla, ‘davet’in’ kelamını yazıya dökmekle ve hükümranlığının meselelerini idare etmekle meşgul olmuş; dünyevi zevklerden uzak, kanaatkar ve dindar bir yaşam sürmüştü.”
Sabbah, sürekli bir yakalanma ve taciz edilme korkusuyla toplanacakları gizli bir sığınak yerine Selçuklu imparatoruna karşı mücadelesini korunaklı bir şekilde yürütebileceği, uzak ve erişimi imkansız, müstahkem bir üs kurmanın peşindeydi.
Nihayet bu üs için, Elburz (Elbruz) Dağlarının kalbinde, yaklaşık elli kilometre uzunlukta ve en geniş yeri beş kilometre kadar olan, etrafı çevrili ve bayındır bir vadiye egemen konumdaki heybetli bir kaya üzerine inşa edilmiş Alamut Kalesi’nde karar kılmıştır.
Deniz seviyesinden iki bin metre kadar yüksekteki kale, kayanın tabanının yüzlerce metre üzerinde, yalnızca sarp ve dolambaçlı bir patikadan çıkılabilen bir yerde bulunmaktaydı.
Kayalığaysa ancak sarp ve kimi yerde üst üste binmiş tepeler arasında akan Alamut Nehri’nin dar boğazından geçerek ulaşılabiliyordu
Rivayete göre kale, Deylem krallarından biri tarafından inşa ettirilmişti. Ava çıktığı bir gün kral kartallarından birini salıvermiş, kartal da bu kayaya konmuştu.
Bunun üzerine kral, kayalığın stratejik öneminin farkına vararak derhal buraya bir kale inşa ettirmişti. “Ve bu kaleye Deylem dilinde ‘kartalın öğretisi’ anlamına gelen Aluh Amut ismini vermişti.”
Kale, 860 senesinde bir Alevi hükümdarı tarafından yeniden inşa ettirilmişti ve Hasan’ın buraya vardığı sırada onu Selçuklu sultanından almış olan Mehdi adlı bir diğer Alevi hükümdarının elindeydi.
Böylelikle yandaşlarını kaleye konuşlandırmış olan Hasan, Kazvin’den ayrılarak bir süre gizleneceği Alamut yakınlarına gitmiştir. Ardından, 4 Eylül 1090 günü gizlice kalenin içine getirilmiş, bir müddet kalede tebdili kıyafet dolaşmışsa da zamanla kimliğini açık etmiştir. Kalenin önceki sahibi olan bitenin farkına varmışsa da gidişatı değiştirebilmek için elinden hiçbir şey gelmemiştir.
Bu sayede Hasan Sabbah, Alamut’un efendisi ilan edilmiştir. Kaleye girişinden ölümüne dek geçen otuz beş yıllık süre zarfında bir kez bile kayalıktan aşağıya inmemiş, ikamet ettiği evin dışındaysa yalnızca iki kez bulunmuş ve her iki seferde de çatıya çıkmıştır. Reşidüddin bu durumu şöyle anlatıyor:
“Ölümüne dek geçen zamanın tamamında, oturduğu evin içerisinde kitap okumakla, ‘davet’in’ kelamını yazıya dökmekle ve hükümranlığının meselelerini idare etmekle meşgul olmuş; dünyevi zevklerden uzak, kanaatkar ve dindar bir yaşam sürmüştü.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com