bugün
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- tır şoförü olmayı istemek10
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek9
- kim kimi neden sevmiyor14
- evi ev yapan şeyler5
- bobby frontispiece2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ona bir şey söyle6
- yogartiksen40
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- 6 ayda bir yıkanmak4
- fon olayında spk'nın ihmalinin olmaması3
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun3
- 11 ocak 1812 napolyon'un rusya seferi2
- diyanetin fona para yatırması4
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- yogartiksen'in mod olması4
- nick değiştirilse alınacak nickler3
- atom bombası atılacak sıradaki ülke2
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- azerilerce tokatlanan akpli8
- adana hava durumu5
- kolye24
- 1 55 boya sahip kızlardaki özgüven kaynağı3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- anın görüntüsü23
- sözlük çirkinlerinin fotoğrafları3
- dincileri niçin öldürmeliyiz5
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek4
- can sıkıntısından yapılan en garip şeyler2
- nervio adlı yazara uyarı11
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- türküm doğruyum çalışkanım5
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- burçlara göre insan yargılamak2
- sevgi iyileştirir mi2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- antipanik5
- aşk11
- benim maaşım benimdir kocamın maaşı evindir2
- queen ravenna büyücülük okulu20
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- ev kızı olmak3
- sözlükte kim kimi seviyor3
- yağmurlu bir cumartesi sabahı3
- istanbul daki selin önlenebilirliği2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u3
- nervio18
populer olan her şeyin de kötü olmadığını insanlık alemine ispatlamış amerikalı korku yazarı, sinemacı, sanatçı.
king'de korku, insanları yiyen canavarların sağdan soldan "bööö" yapması şeklinde gelişmez.. önce her okuyana "oldukça tanıdık gelen" gerçek hayatlar, gerçek insanlar üzerinden inşa edilir. bu hayatlar o kadar "gerçek"tir ki dinlediğimiz şarkıcılar dinlenir(örn frank sinatra) yediğimiz şeyler yenir (örn big mac) içtiğimiz şeyleri içilir (örn coca cola). hayatlar kurulurken en küçük bir ayrıntı dahi ihmal edilmez.
king bu hayatları kurup bırakmaz, yavaştan başlayıp hızlıya doğru öyle bir tempoda hikayeyi götürür ki kişileri ve hayatları özümsemekte hiç zorluk çekmeyiz, ve onun da bizi yakalamak istediği (hep de yakaladığı) noktaya doğru ister istemez sürükleniriz; kendi hayatınız gibi gördüğünüz sıradan hayatlar öyle bir tersyüz olur ki; "lan bunlar benim de başıma gelebilir (hatta geliyor mudur nedirr??) lann!!" diye ister istemez yüz kaslarımız gerili bir şekilde hikayeyi okuruz ve "korku" edebiyatına kattığı 3. boyut nedeniyle ensemizdeki tüyler ürpermeden bitiremeyiz.
king'in yaptığını kısaca özetlemem gerekirse şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: king okuru kendi canavarıyla yüzleştirmektedir, ki king "korku"sunu sanata dönüştüren de budur..
asla eksik etmediği mizahın de gerçekten güldürdüğünü ihmal etmeyeyim, ki hikayenin bütünüyle beraber düşünüldüğünde bu durum grotesk bir tat bırakmaktadır damakta.
sonuç olarak iyi ki de vardır, iyi ki de yazıyordur, aman yazmayı kesmesindir.. (bkz: yaşasın kral)
king'de korku, insanları yiyen canavarların sağdan soldan "bööö" yapması şeklinde gelişmez.. önce her okuyana "oldukça tanıdık gelen" gerçek hayatlar, gerçek insanlar üzerinden inşa edilir. bu hayatlar o kadar "gerçek"tir ki dinlediğimiz şarkıcılar dinlenir(örn frank sinatra) yediğimiz şeyler yenir (örn big mac) içtiğimiz şeyleri içilir (örn coca cola). hayatlar kurulurken en küçük bir ayrıntı dahi ihmal edilmez.
king bu hayatları kurup bırakmaz, yavaştan başlayıp hızlıya doğru öyle bir tempoda hikayeyi götürür ki kişileri ve hayatları özümsemekte hiç zorluk çekmeyiz, ve onun da bizi yakalamak istediği (hep de yakaladığı) noktaya doğru ister istemez sürükleniriz; kendi hayatınız gibi gördüğünüz sıradan hayatlar öyle bir tersyüz olur ki; "lan bunlar benim de başıma gelebilir (hatta geliyor mudur nedirr??) lann!!" diye ister istemez yüz kaslarımız gerili bir şekilde hikayeyi okuruz ve "korku" edebiyatına kattığı 3. boyut nedeniyle ensemizdeki tüyler ürpermeden bitiremeyiz.
king'in yaptığını kısaca özetlemem gerekirse şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: king okuru kendi canavarıyla yüzleştirmektedir, ki king "korku"sunu sanata dönüştüren de budur..
asla eksik etmediği mizahın de gerçekten güldürdüğünü ihmal etmeyeyim, ki hikayenin bütünüyle beraber düşünüldüğünde bu durum grotesk bir tat bırakmaktadır damakta.
sonuç olarak iyi ki de vardır, iyi ki de yazıyordur, aman yazmayı kesmesindir.. (bkz: yaşasın kral)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar